“Bu kadar kısa sürede bu kadar yangınla karşılaşmadım”

DRT’de yayınlanan Haberin Merkezi’ne konuk olan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, son günlere kentte ve ülke çapında ki yangınlara değindi. Başkan Zolan; “Hayatım boyunca bu kadar kısa sürede bu kadar yangınla karşılaşmadım. Yani gündüz de yangın çıkıyor gece de yangın çıkıyor, bunlara da anlam vermek çok çok zor” dedi.

“Bu kadar kısa sürede bu kadar yangınla karşılaşmadım”

Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, DRT’de yayınlanan ve Tolga Alp Düzgören’in hazırlayıp sunduğu Haberin Merkezi programına konuk oldu.  Son günlerde kentte ve ülke genelinde yaşanan yangınlara değinen Başkan Zolan, “Karşılaştığımız yangınlar ciğerlerimizi yakıyor. Aslında geleceğimizi kaybediyoruz, nefesimizi kaybediyoruz. Tabii Akdeniz Bölgesi’nde Antalya’da başlayan yangınlar il il artarak devam etti. Denizlimizde gerçekten ben hayatım boyunca bu kadar kısa sürede bu kadar yangınla karşılaşmadım. Yani gündüz de yangın çıkıyor gece de yangın çıkıyor, bunlara da anlam vermek çok çok zor. Denizli’de orman yangınları başlamadan önce itfaiye teşkilatlarıyla yapmış olduğumuz değerlendirmede komşu illerimize araçlar, su tankerleri, arazözler, itfaiye erleri ve iş makinelerimizi gönderdik. Sonuçta biz bir ülkeyiz ve bütünüz. Yani o noktada oralara elimizden gelen neyse en üst seviyede destek olmaya, yangınları söndürme konusunda elimizden geleni yapma gayreti gösterdik. Gerçekten arkadaşlarımız orada canhıraş şekilde gece gündüz çalıştılar. Zaman zaman yorulan ekiplerimiz yerine başka arkadaşlarımızı gönderdik araçlarımız orada kaldı yine yeni arkadaşlarımız çalışmaya devam etti. Olmamasını arzu ettiğimiz hususlar ama maalesef ülkemizde yaşandı, tabii ki bunun gerekçeleri nedir? Sebepleri nedir? Aynı anda bu kadar yangın olmasının sebepleri nedir? Mutlaka araştırılacaktır. Soruşturma devam ediyor şuanda ama baktığımızda tabii ki çok sıcak bir dönemden geçiyoruz. Nem oranı çok çok düşük noktaya gelmiş ve özellikle kışın yağmur, kar noktasında maalesef hem Denizlimiz hem bölgemiz özellikle yağmur konusunda mahrum kaldık. Tabi diğer noktadan bakınca da provokatif veya sabote anlamında da iddialar söz konusu. Yaz döneminde de turizm bölgelerine yönelik belli farklı yaklaşımlar olabiliyor işte bazı paylaşımlar, sahiplenmeler sosyal medyada oldu daha sonra da kaldırıldı. Bu konularda bilgi anlamında yetersiz olduğumuz için net bir söz söylememiz doğru olmaz” diye konuştu.

“TEYAKKUZ HALİNDEYDİK”

Komşu illerde yaşanan yangınlar için teyakkuz halinde olduklarını ifade eden Başkan Zolan, “Komşularımızda yangın varken biz teyakkuz halindeydik. Bizim araçlarımız itfaiye binasında duruyor. Orman Bölge Müdürlüğü’nün araçları da belli noktalarda toparlanmış vaziyette bekliyor. Orman Bölge Müdürlüğü’yle yapmış olduğumuz temasta dedik ki; ‘bu araçları dağıtalım. Orman Bölge Müdürlüğü’nün araçlarının bir kısmını Cankurtaran’a, Karataş Ormanı’na şehre yakın olan ormanlara dağıtalım.’ İtfaiye’nin araçlarını ise teleferik bölgesine, Servergazi Parkı’na, Şirinköy’e yakın bölgeye hem devriye görevi hem de parklanması için sevk ettik. Binalarda durması yerine sahalarda olmasını gerektiğini düşündük. Biz bu planlamayı Denizlimizde ilk yangın olmadan yaptık ve uygulamaya geçtikten 3-5 gün sonra ilk olarak Cankurtaran yangını oldu ve bu planlamanın neticesinde, orada araçların yakın olması sebebiyle hemen müdahale edildi. Vatandaşlarımızda sağ olsunlar elinde ne varsa kazmayla, kürekle, traktörün arkasındaki su tankeriyle yüklendi. Bizim tabii devasa su tankerlerimiz var yani ormanın arazözlerine veya itfaiye araçlarımıza su ihtiyacı hissettirmedik. ‘Su yok mu? Nerede kaldı su?’ dedirtmedik. Hemen yanlarında tonlarca suyu hep hazır halde beklettik. O arazözler yangından hiç uzaklaşmak zorunda kalmadı. Bu şekilde yanlarında hazır su olmadığı zaman o arazözlerin gidip su almaları lazım ve dönene kadar da yangın daha büyük bir alana dağılmış olabilir. Cankurtaran’daki ilk yangınımızı yaptığımız plan çerçevesinde ve vatandaşlarımızın gayreti, tüm kurumlarımızın gayretiyle çok şükür atlattık” şeklinde konuştu.

“EN AZ HASARLA KONTROL ALTINA ALMIŞ OLDUK”

Türlübey’de çıkan yangına değinen Başkan Zolan; “Sonrasında tabi başka yangınlar başladı. Türlübey yangını, arazinin çalılık olması ve rüzgarın şiddeti yayılmasına sebep oldu. Tabi bu oradaki örtü yapısıyla alakalı bir durum. Yangın sönüyor, bakıyorsunuz sönmüş hiçbir şey kalmamış, rahatlıyorsunuz. ‘Artık kontrol altına aldık’ diyorsunuz ama sonra bir rüzgar çıkıyor ve ummadığınız yerden öyle bir parlama, öyle bir alev topu oluşuyor ki bambaşka bir yerden yangın tekrar başlıyor. O alan 4-5 gün gözetim altında oldu ve o 4-5 günde hep yangınlar oluştu. Orada da Orman Bölge Müdürlüğü’nün araçları, itfaiyenin araçları su tankerlerimiz, iş makinelerimiz, çalışan arkadaşlarımız ve tabii ki vatandaşlarımızın gayreti en üst seviyedeydi. Bu yangını da olabilecek en az hasarla kontrol altına almış olduk” dedi.

“TAVAS YANGINI ÇOK OLUMSUZ SONUÇLAR DOĞURABİLİRDİ”

Tavas’ta çıkan yangınlara ilişkin de konuşan Başkan Zolan, şunları kaydetti: “Tavas yangını çok olumsuz sonuçlar doğurabilirdi. Orada alan çok geniş, o yangına ilk gidenlerdenim. Kale’de bir çalışma içerisindeydim, hemen yangına ulaştık. Orada da güzel bir iş birliğiyle Orman Bölge Müdürlüğü, itfaiye, iş makineleri ve vatandaşın gayretiyle o alanda tabi ki zayiatımız oldu. Anında gerekli güçlü müdahale yapılmamış olsaydı, belki 100 kat daha zayiat olabilirdi. Bunların dışında bilinmeyenler var. Yine çok çok önemli bir yerde, Honaz Dağı’nda 2 saat arayla, 2 ayrı önemli noktada yangın çıktı. Orada da helikopterlerimiz anında müdahale etti. Honaz’daki yangınları onlar söndürdü ve bizim araçlarımızla beraber vatandaşlarımızın getirdiği araçlarla soğutma çalışmaları yapıldı. Buldan’ın değişik noktalarında, Yaylada, Kaşıkçı’da, Buldan’ın merkezinde geceleri yangın olmaya başladı. Orada da arkadaşlarımız Orman Bölge Müdürlüğü ile birlikte sağ olsunlar anında müdahale ettiler.”

“HER YANGINDA ANINDA ORADA OLMAYA ÇALIŞTIM”

Denizli’de yangınları en az hasarla atlattıklarını söyleyen Başkan Zolan, şöyle konuştu: “Tabi ki her yangında anında orada olmaya çalıştım. Ekip arkadaşlarımızla beraber orada koordinasyonu yapmaya çalıştım. Orada çalışan arkadaşlarımızı motive ettik, yeri geldi ateşin içine daldık. Biz yürüdüğümüz zaman itfaiye arkadaşlarımız görevlilerimiz daha cesaretli girmek durumunda. Yani öyle beraber mücadele ettiğiniz zaman ekip arkadaşlarınız da daha çok gayret ediyor sağ olsunlar. Vatandaşlarımızın çok büyük gayreti var. Türlübey’de bir vatandaşımız yangına su götürürken traktörü yandı, kendisinin de kolları yandı, canını zor kurtardı. Traktör ve tankeri, demir yığınına döndü, işe yaramaz hale geldi. O vatandaşımızı gerçekten takdir etmek gerekiyor, teşekkür etmek gerekiyor. Onun için kaybını telafi ettik, ‘canı sağ olsun yeter ki’ dedik. Asıl bu olayı kamuoyuna aktarmamızın sebebi, vatandaşlarımıza vermek istediğimiz mesaj şu: ‘Devletimiz güçlüdür, belediyemiz güçlüdür. Vatandaşımız; vatanı, ormanı, çocuklarımızın geleceği yani değerlerimiz için, istikbalimiz için, bağımsızlığımız için, canını ortaya koyup mücadele ediyorsa orada yaşayacağı maddi kayıplar, Allah can kaybını tabii göstermesin ama yaşayacağı maddi kayıplarla ilgili devletimiz başta olmak üzere, belediyemiz ve diğer kurumlarımız bunun gidereceğini göstermemiz gerekiyor.’ Bu daha sonraki olaylarda tüm vatandaşlarımıza mesaj olsun noktasında yaptığımız bir şeydir. Biz bu traktörü sessizce alıp vatandaşımıza verebilirdik ama devletin sahip çıktığını fedakarlığın boşa gitmediğini, mağduriyet yaşamadığını tüm vatandaşlarımıza gösterelim ki yarın vatandaşlarımızın kafasında soru işareti olmasın.”

“DENİZLİMİZ BU YANGINLARI AZ KAYIPLA ATLATTI”

Çok şükür vatandaşlarımızla kenetlenmiş durumdayız” diyen Başkan Zolan; “Vatandaşımız vatanın kıymetini biliyor, kurumlarımız da dimdik ayakta. Akdeniz Bölgesi’nde de müdahale edilen yangınlarda devletimizin tüm bakanları orada, tüm kurumlar ayakta. O yüzden ben herkese teşekkür ediyorum. Sonuçta birlikte olursak başarıya ulaşıyoruz, ayrılık olduğu zaman azap ve başarısızlık var ayrılıkta. O yüzden Denizlimiz bu yangınları az kayıpla atlatmıştır, keşke hiç olmasaydı. Ormanda çalışan bir Denizlili kardeşimiz Türlübey yangınında alevlerin arasında kaldı ve yüzde 40’ı yandı, şuanda Eskişehir’de Yangın Tedavi Ünitesi’nde tedavi altında. Biz oğluyla iletişime geçebiliyoruz, kardeşimiz birkaç ameliyat oldu durumu şuan iyiye gidiyor. Allah’ım şifa versin inşallah. Ben herkesin dua etmesini temenni ediyorum çünkü kardeşimiz vatanı savunurcasına, ormanı korumak için alevlerin üzerine gidip mücadele eden bir kardeşimiz. O aslında bizim için, gelecek için, vatan için o yangının içine girdi, Allah’ım acil şifalar versin” dedi.

ÇAL VE TAVAS’A BAL ORMANI

Orman Bölge Müdürlüğü ile protokol yaptıklarını ifade eden Başkan Zolan; “Protokol çerçevesinde Denizli’de 2 tane bal ormanı yapıyoruz. Birisi Çal’da birisi Tavas’ta olacak. Bal ormanı arıcılarımızın gidip kovanlarını koyabileceği alanlar, kendi ihtiyaçlarını giderebileceği alanlar, Tavas’ta birçok bitki türünün olduğu 800-900 dönümlük bir alan arıların sevdiği bitki türlerinin yetiştiği bir yer. Arılar bazen istenmeyen bir varlık gibi gözüküyor ama şunu bilin ki arı bittiğinde hayatta bitebilir. Arı üretimi arttıran bir unsur çünkü çiçekten çiçeğe konuyor ve tozlanmaya yardımcı oluyor, tozlanma olmadığı zaman biliyorsunuz üretim olmaz. Çiçekten çiçeğe konarken ayaklarına konan tozları taşıyarak meyvenin üretimine yardımcı oluyor. Bazı ülkelerde çiftçilik yapan insanlar üstüne para vererek balcıların kovanlarını kendi bahçelerine koyduruyorlar. Bu konuda arıcılık yapan vatandaşlarımıza kolaylık sağlanması gerekir orada tozlanma sağlanacaktır ve daha fazla ürün elde edilmesini sağlayacaktır. Arılar hayatın devam etmesi için çok önemli varlıklardır. Buna benzer projelerle vatandaşa dokunabileceğimiz her yerde, çiftçimizin, üreten insanımızın yanında olmak için gayretlerimiz var, inşallah her zaman yanlarında olmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

“ÖĞRENCİLERİMİZE VERDİĞİMİZ BURSLARDAN TAVİZ VERMEDİK”

Pandemi nedeniyle öğrencilerin okullardan uzak kaldığını ifade eden Başkan Zolan, “İnşallah bu sene okullarına kavuşurlar, buluşurlar, yüz yüze eğitime başlarlar. Temennimiz budur. Yüz yüze eğitimin yapılamadığı dönemde ‘nasıl olsa okula gidilemiyor’ diyerek, eğitim yardımlarını kesmedik. Sanki okullar açıkmış, çocuklarımız okula gidiyormuş gibi çocuklarımızın burs ödemelerini yapmaya devam ettik, bize yakışan oydu. Biz yılda lise ve dengi okullarda okuyan 3 bin öğrencimize veriyorduk. Bu bursu artık 4 bin kişiye çıkardık. Bu bursu özellikle ihtiyaç sahiplerine veriyoruz. Bursu alacak kişinin evi var mı? Arabası var mı? Anne-baba çalışıyor mu? İşsiz mi? Anne, baba vefat etmiş mi? Birçok ölçüt var. Bilgisayar programı bu verileri işleyerek bir puanlama yapıyor ve bu puana göre sıralama yapılıyor. Benim en çok hassasiyet duyduğum konu budur. Arkadaşlarıma da sıkı sıkı tembihlerim. Ben de hiçbir zaman müdahale etmem. Şu kişiye burs verin noktasında müdahalem olmaz. Neden? İhtiyaç sahibi biri dururken, ihtiyacı olmayan birine burs verme noktasına gidersek ve ihtiyacı olan çocuğumuz eğitimini bırakırsa onun vebalini ödeyemeyiz. Ben buna vesile olamam bu vebali taşıyamam diyerek ben arkadaşlarımdan özellikle bu burs konusunda net mesajımı vermişimdir. Bizim en büyük kriterimiz çocuğun ihtiyaç sahibi olmasıdır. Yani ihtiyaç sahibi olan vatandaşlarımız başvursunlar, zamanımız var. Çok fazla da evrak istenmiyor zaten. İnşallah Lise 1. Sınıftan almaya başlarsa 4 yıl boyunca okuluna başarılı olarak devam ederse burs almaya da devam ediyor. Başarılı olması gerekiyor öğrencimizin. Başarıdan kastımız takdirname alması değil tabii, okuluna devam etmesi, derslerini takip etmesi ve bir olumsuzluk olmamasıdır. İnşallah bu bursu alan çocuklarımızın eğitimlerine katkı sağlayabiliriz. Onlar bizim geleceğimiz, onlar bizim gözbebeğimiz, onlara destek olmak bizler için ayrı bir vicdani sorumluluk, imkanlar ne kadar daralırsa daralsın biz öğrencilerimize verdiğimiz burslardan taviz vermedik” şeklinde ifade etti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER