ÇAL VE BAKLAN YÖRESİ ÇİFTÇİLERİN 2017 YILI SU PARASI İSYANI

ÇAL VE BAKLAN YÖRESİ ÇİFTÇİLERİN 2017 YILI SU PARASI İSYANI

Çal ve Baklan Yöresi’nin Büyük Menderes kenarındaki çiftçiler, ‘Işıklı Gölü Sulamalarında 2017 Yılında Yapılacak Kısıtlı Sulama Programı’ toplantısında alınan kararları tepki göstererek; imza kampanyası başlattı. Çal Çiftçileri Platformu Basın Sözcüsü Hasan Akçin, “Devlet Su İşleri’nin bir komisyon aracılığıyla önümüze 2017 yılında aldığınız suların parasını talep etmektedir. Biz de diyoruz ki; bu parayı ödeyecek durumda değiliz” dedi.

Devlet Su İşleri tarafından ‘Işıklı Gölü Sulamalarında 2017 Yılında Yapılacak Kısıtlı Sulama Programı’ toplantısı yapıldı. Toplantıda; ‘Büyük Menderes yatağından su alan şebeke dışı arazilere Işıklı Gölü’ndeki su sıkıntısı nedeniyle 2017 yılı sulama sezonunda su kullandırılmayacaktır. Geçmiş yıllarda izinsiz olarak sulama yapan çiftçilere bu durum bildirilecek ve alternatif çözüm bulmaları istenecektir. Sulamalardan dönen sular ile yatağın ürettiği sular Çal sulamasının su kaynağını oluşturduğundan 2017 yılı sulama sezonu içerisinde Menderes yatağından yapılacak kaçak sulamanın önlenmesi için gerekirse güvenlik güçlerince kontroller yapılacaktır’ kararı alındı. Çal ve Baklan Yöresi’nin Büyük Menderes kenarında üretim yapan çiftçiler, duruma tepki gösterdi.

“BU PARAYI ÖDEYECEK DURUMDA DEĞİLİZ”
Sadece Çal ve mahallelerinden 191 imza toplayan ve Baklan’da da imza kampanyasının yapıldığının altını çizen Aşağıseyit Mahallesi eski Muhtarı, Çevre Meclisi eski Üyesi ve Çal Çiftçileri Platformu Basın Sözcüsü Hasan Akçin, yapılan çalışma hakkında bilgiler verdi. Yöredeki çiftçilerin yıllardır Menderes’ten suyu alarak üretime katkı sağladıklarını belirten Akçin; “Şimdi bir de baktık Devlet Su İşleri’nin bir komisyon aracılığıyla önümüze 2017 yılında aldığınız suların parasını talep etmektedir. Biz de diyoruz ki; bu parayı ödeyecek durumda değiliz. Önce Devlet Su İşleri asıl görevlerini yapsın.  Örneğin; Dinar’da kaynağından çıkan Söke Ovası’nda Ege Denizi’ne dökülen yere kadar sanayi ve kanalizasyon atıklarıyla, evsel atıklarla kirlenmiş durumdadır. Biz bunun temizlenmesi için Çevre Meclisi’nin yönetiminden beri bu mücadeleyi sürdürmekteyiz. Bu suların temiz tutulması doğrultusunda Devlet Su İşleri seyirci kalıp; hatta geriye çekilip, izlemektedir. Suların kirlenmesi, çevre müdürlüğünün de kimin görevidir? Ama şimdi bize ‘2017 yılında bu bedeli ödemezseniz su vermeyiz’ diyorlar” dedi.

“ÖNCE BİZİ İKNA EDİN, BİZE BİR ŞEYLERİ ANLATIN”
Muhtarlarla birlikte Çal Kaymakamlığı’nda toplantı yapıldığını belirten Akçin, “Biz köyden 1 minibüs gittik. Bizi toplantıya almadılar. Ben orada bekledim ve onlara neden üreticiden korktuklarını sordum. Önce bizi ikna edin, bize bir şeyleri anlatın, bize bir şeyleri kabul ettirin. Herhalde ‘bu toplumun çiftçilerin içinde sizlere gereken cevabı verecek birileri vardır’ dedim, oradan ayrıldım. Sonra imza kampanyası başlattık. Biz bu parayı ödeyemeyiz. İnsanların eşi ölmüş, geçim için yarım dekar ıspanak ekiyor, yarım dekar afyon ekiyor pazarda satabilmek için; bundan para isteniyor” diye konuştu.

“ÜRETİCİLER ALEYHİNDE KARARLAR GÜNDEME GELDİĞİNDE; ÇAL ÇİFTÇİ PLATFORMU DA GÜNDEME GELİR”
Kendisinin Çal Çiftçiler Platformu’nun Basın Sözcüsü olduğunu söyleyen Akçin, “Benim bir sorumluluğum var; insan olarak. Çiftçi olarak bir sorumluluğum var. Ne zaman tarımda üreticiler aleyhinde kararlar gündeme geldiği zaman çal çiftçi platformu da gündeme gelir. Aldığımız imzaları; Denizli’deki bütün sivil toplum örgütlerine, konuyla ilgili resmi kuruluşlara dağıtacağız. Zaten altına da not düştük. Tarafımıza bildirilmesi sonucu bu konuda basınında desteğini bekliyoruz” şeklinde ifade etti.

“BURNUMUN DİBİNDEN GEÇEN SUDAN ALIRIM”
Akçin, sözlerine şöyle devam etti: “Yalnız her şeyden önce Işıklı Gölü’nün ıslahı, Küfü Çayı’nın ıslahı ve sulama birliklerinin düzenli çalışabilmesi ve düzenli işleyebilmesi için Devlet Su İşleri’ne ve resmiyete büyük görev düşmektedir. Onu biz biliyoruz ama galiba bunlar bilmiyorlar gibi görüyorum. ‘Bu bedeli ödemezseniz size bundan sonra su göndermeyiz’ diyorlar ve bunu baskı olarak görüyorum.  DSİ Şube Müdürü ‘su devletin diyor.’ ‘Eğer su devletinse biz kiminiz? Burnumun dibinden geçen sudan ben su alırım. Suyun başına polis, jandarma diksin biz de ona göre tedbirimizi alırız.

“SORUNUN ÇÖZÜMÜ; SEMPOZYUM”
Sorunun çözümü hakkında da konuşan Akçin, “sorunun özümü; geniş bir sempozyum oluşturmak. Uzmanlar, üreticilere bu su olayını ikna etsinler, anlatsınlar. Bizim de görüşlerimizi alsınlar. Ondan sonra alacakları kararı bir daha gözden geçiririz” dedi.

 

DOĞAN AKŞİT-HATİCE DEMİR  

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner220

banner221