Cem Seymen, Denizli'de konuştu: “Pandemi kartları yeniden dağıttı”

Gazeteci, Televizyon Programcısı ve Ekonomist Cem Seymen, Denizli Sanayici ve İşadamları Derneği’nce ‘Anadolu 500 Yereldeki Yüzümüz’ adıyla düzenlenen ödül töreninde ‘Yeni Ekonomi Dinamikleri ve Sürdürülebilirlik’ konusunda seminer verdi. Seymen; “Anadolu coğrafyası olarak kültürel olarak değil aynı zamanda biyolojik çeşitlilik olarak da çok zengin bir ülkeyiz. Dünya ekonomik dar boğazdan geçiyor. Pandeminin etkilemediği hiçbir ülke, hiçbir toplum, hiçbir şirket yok. Pandemi kartları yeniden dağıttı” dedi.

Cem Seymen, Denizli'de konuştu: “Pandemi kartları yeniden dağıttı”

Denizli Sanayici ve İşadamları Derneği, Merkezefendi Kültür Merkezi’nde ‘Anadolu 500 Yereldeki Yüzümüz’ adıyla düzenlediği törenle, Ekonomist Dergisi tarafından belirlenen Anadolu’nun en büyük 500 şirketi arasına giren 23 Denizlili firmayı ödüllendirdi. Ödül töreni öncesinde Gazeteci, Televizyon Programcısı ve Ekonomist Cem Seymen, ‘Yeni Ekonomi Dinamikleri ve Sürdürülebilirlik’ konusunda katılımcılara seminer verdi.

Seymen, “Muhteşem bir ülkede yaşıyoruz. Muazzam bir coğrafya, müthiş bir tarih, inanılmaz bir insan zenginliği ve geçmişe yolculuk ettiğimiz her anda tüylerimizi diken diken eden bir tarihsel görkem var. Laodikya, dünyada herhangi başka bir ülkenin toprakları içinde yer alsa herhâlde oraya senede 60 milyon turist rahatlıkla gelirdi. Anadolu coğrafyası olarak sadece kültürel olarak değil aynı zamanda biyolojik çeşitlilik olarak da çok zengin bir ülkeyiz. Dünya çok ekonomik bir dar boğazdan geçiyor. Yani baktığımız zaman pandeminin etkilemediği hiçbir ülke, hiçbir toplum, hiçbir şirket yok. Pandemi kartları yeniden dağıttı. Yıllarca Türkiye’nin ekolojik zenginliğini en büyük korumacı kanat olarak gördüm. Bana kalırsa tarım, Türkiye’nin sahip olduğu en kıymetli sektör. Birincisi gıda güvenliği, gıda güvenliği milli güvenlik demek, ikincisi sanayi hammadde, yani tarımın hammaddeye dönüşecek ürünleri üretebiliyor şekilde stratejik olarak konumlanması ve kurgulanması müthiş bir matematik” diye konuştu.

“BOLLUK VE BEREKET TOHUMUN İÇİNDE”

Türkiye’de dünyanın hiçbir yerinde olmayan ekolojik zenginliğin bulunduğunu ifade eden Seymen, “Türkiye bu fırsatı kaçırıyor. Dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir ekolojik zenginlik var. Ata tohumu çeşitliliği var ama Türkiye ata tohumlarını verimli kılmaktansa daha çok verim verecek. Daha çok ilaç atılmasıyla daha fazla kimyasal gübreyle daha çok üretim yolunu seçti. Bolluk ve bereket yolunu seçti. Hâlbuki bolluk ve bereketin kendisi tohumun içinde. Bağışıklık sistemimiz güçsüz hele bu tür virüslere karşı o kadar dayanıksız toplumlar var ki, Türkiye en dayanıklı toplumlardan birisi olabilirdi. Hiçbir ilaca gerek kalmayabilirdi. Bağışıklık sisteminin temeli; gıda, iyi gıda yani üstünde kimyasalı olmayan. Bugün Türkiye’nin neresine gidersem gideyim uçaklarla atılan kimyasal ilaçları görüyorum. Bunlar zehir. Bundan sonra kendime, karşı çıktığım ve ata tohumlarıyla üretimin olmasına mücadele ettiğim bir hayat kurguladım. Ben gazeteci olarak her şeyi aldım. Bir televizyoncu olarak gitmediğim ülke kalmadı. 86 ülkeye gitmişim, görüşmediğim tepe yönetici kalmadı. Büyük şirketlerin CEO’larıyla konuştum. Türkiye’de siyasetçilerle bir araya geldim. Yani muhabirlik zamanımdan itibaren bir şeyler öğrenmeye çalıştım. Öğrendiğim en temel bilgi şu; Anadolu, dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir zenginliğe sahip bir coğrafya. Laodikya ilk finans ve iş merkezidir. ‘Laodikya’ dediğiniz zaman büyük bir ticaret merkezinden bahsediyoruz. Türkiye’de dünyanın hiçbir ülkesinde olmadığı kadar biyolojik çeşitlilik, tohum çeşitliliği var. Her gelişmiş ülke Anadolu’dan tohum topluyor ve bunları ıslah ederek bize tekrar satıyor. Türkiye’den istediğim şey şu; ileri teknoloji geliştirerek, ıslah ederek ata tohumlarımızı dünyanın en önemli gücü haline getirelim” şeklinde konuştu.

“UKRAYNA BİZİM İÇİN ÇOK İYİ BİR ORTAK”

Rusya-Ukrayna krizi hakkında da konuşan Seymen; “Ukrayna krizi tam önümüzde. Böyle bir durumda toplum olarak, ülke olarak bizim; hem beraberliğe hem barışa hem birlikteliğe hem de çözüm üretimine ihtiyacımız var. Ukrayna bizim için çok iyi bir ortak. Asıl mesele Ukrayna ile savaşa girersek, Rusya işgal ederse Ukrayna’yı, Türkiye’nin kaybedeceği şey çok fazla. Çünkü ihracat yaptığımız bir ülke” dedi.

“PARA EN GÜVENLİ OLDUĞU YERE GİDER”

Türkiye ekonomisinin negatif yönleri üzerinde konuşan Seymen; “Bizim en güçsüz olduğumuz nokta şuanda, Türkiye Ekonomisine baktığımızda yüksek dış finansman ihtiyacımız devam ediyor. Dolarizasyon hala çok yüksek, bunun dengelenmesi şart. Jeopolitik riskler giderek artıyor, seçimler var. Zayıf politika güvenilirliği, öngörülebilirlik eksik, yüksek enflasyon sorun olmaya devam ediyor, düşük dış likidite. Bir de Amerikan Merkez Bankası’nın 7 kez faiz yükseltecek olmayı dünyaya açıklamış olması. Para nereye gider? En güvenli olduğu yere gider, faiz yükselten Amerika’ya gider. Türkiye gibi ülkelerde bugüne kadar bol bol yabancı sermaye gördük. Yatırım için değil ama burada likidite yaratan yabancı sermaye gördük, bundan sonra göremeyebiliriz” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE, YÜKSEK BÜYÜMEYİ KORUMAYI BAŞARDI”

Türkiye ekonomisinin pozitif yönleri üzerinde de açıklama yapan Seymen, şunları kaydetti: “Pozitiflerimiz ne? Görece düşük kamu borcu ve açığı. Kendi kategorisinde Türkiye’nin eline su dökebilecek hiçbir ülke yok. Şuanda en azından düşük kamu borcu ve açığımız var. Yönetilebilir kamu finansman ihtiyaçlarımız, elimizi güçlendiren bir unsur. Yüksek büyüme, her şeye rağmen pandemiden sonra da Türkiye korumayı başardı ve bu büyük bir başarıdır. Sadece bugün bir fabrikaya gittim; bakır fabrikası. Gerçekten çok etkilendim. Yani tek bir cümle bile beni çok etkiledi. Dünyada gümüşle bakırı, magnezyumla bakırı birleştirerek işleyen, bunu katma değere dönüştüren zaten toplam 4-5 firma varmış. Türkiye’de tekmiş. Bu ‘katma değerli ihracat’ demek, içine akıl koyuyorsun, zeka koyuyorsun ve bunu satıyorsun. Yani 1 liralık malı 10 liraya satıyorsun, bazen 50 liraya satıyorsun. Hele dünyada uzun süre bunu işleyip de bu kadar yatırım yapıp, bu kadar Ar-Ge geliştirip inovatif bir şekilde bunu ürün olarak işleyip dünyaya satan tek firma olarak devam edersen, dünyayı ele geçirirsin.”

“TÜRKİYE’YE ÇOK CİDDİ BİR TURİZM PATLAMASI VAR”

Seymen, şunları söyledi: “Sabah ön rezervasyonlara baktım, Avrupa’dan Orta Doğu’dan ve İskandinavya’dan ve hatta Amerika’dan bu güne kadar olmadığı kadar yüksek bir hızda ön rezervasyon var. Çok ciddi bir Turizm patlaması geliyor Türkiye’ye. Bu gelir demek, güzel. Şöyle de bir madalyonun öteki tarafı var. Maliyetler çok yükseldiği için bu gelen yüksek sayıdaki turiste otelde sağladığımız hizmetler ya maliyetleri kurtarmazsa en çok bundan şimdilik dert yanıyorlar.”

Güncelleme Tarihi: 16 Şubat 2022, 17:23
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER