“Cenaze evindeki yemekler kaldırılmalı!”

Cenaze sahibinin yemek vermemesi gerektiğini belirten Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Öğretim Görevlisi Necmi Özdemir, “Ailesinden birisini kaybeden kişi; kaybettiği yakınının üzüntüsünü mü yaşayacak, yasını mı tutacak, onun cenazesiyle mi ilgilenecek, yoksa cenazeyi kaldırdıktan sonra eve gelenlere verecekleri yemeği mi düşünecek?” dedi.

“Cenaze evindeki yemekler kaldırılmalı!”

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Öğretim Görevlisi Necmi Özdemir, cenaze evlerinde verilen yemeklere tepki gösterdi. Özdemir; “Bizim dinimizde ve geleneklerimizde cenaze sahibinin yemek vermesini bırak; üzüntüsünden yemek yiyemediği ve evlerinde yemek yapamadığı için komşuları, akrabaları, yakınları evde yaptıkları yemekleri alarak cenaze evine götürür hep birlikte, cenaze sahiplerinin de yemek yemesi sağlanırdı. Bu komşuluk göreviydi, komşuluk böyle günde belli olurdu. Ailesinden birisini kaybeden kişi; kaybettiği yakınının üzüntüsünü mü yaşayacak, yasını mı tutacak, onun cenazesiyle mi ilgilenecek, yoksa cenazeyi kaldırdıktan sonra eve gelenlere verecekleri yemeği mi düşünecek?” diye konuştu.

“YEMEK VERMEK, AİLE İÇİN ÖLÜM KADAR YIKIM OLUYOR”

“Ekonomik durumu iyi olanlara sözüm yok” diyen Özdemir, şunları aktardı: “Bu yemeğin masrafını kaldıramayacak ekonomik durumu iyi olmayanlar için yemek vermek, aile için ölüm kadar yıkım oluyor borca girerek bu yemeği vermeye çalışıyorlar. Ailesi, ölen kişi adına bir şeyler yapmak istiyorsa; şehrimizin, ilçemizin, köyümüzün, mahallemizin özel günlerinde yemek veriliyor. Kurtuluş Günleri, Hıdırellez Şenlikleri, fakir birisinin düğünü, sünneti için masraflara katılsın. Susuz bir köye su getirsin, çeşme yapsın. Bedensel engellilerimize bir tekerlekli sandalye alsın, bir bölgeyi ağaçlandırsın. Çocuk Esirgeme Kurumu’na, Kızılay’a, Mehmetçik Vakfı’na bağışta bulunsun.”

“CENAZE YEMEKLERİ SON 10 YILDA TÜREDİ”

Son 10 yılda böyle bir olayın türediğinin altını çizen Özdemir; “Bizim dinimizde de geleneklerimizde de böyle bir şey yok. Olsaydı 50 yıl önce de uygulanırdı. Ülkemizi, ilimizi, ilçemizi yönetenler ve dini konularda eğitim alanlar, imamlarımız, İl ve ilçe Müftülerimiz, İlahiyat Fakültesi Dekanlarımız ve Diyanet İşleri Başkanlığımızın bir açıklama yapması gerekiyor. Bu olay çözüm bekleyen ciddi bir sorundur” şeklinde konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER