ÇEVRE DOSTU ÇOK DAMLACIKLI MEMBRAN SİSTEMİ

ÇEVRE DOSTU ÇOK DAMLACIKLI MEMBRAN SİSTEMİ

Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ramazan Donat’ın geliştirdiği ‘Çok Damlacıklı Membran Sistemi’ ile endüstriyel atıklarda bulunan bor, bakır, demir, krom, mangan gibi ağır metallerin geri kazanımları sağlanırken bir yandan da bu atıkların çevreye verdiği zararlar en aza indiriliyor.

Dünya çapında çevreye verilen zararların giderilmesi ve kalıcı çözümler üretmek için yapılan bilimsel çalışmaların bir örneği olan ‘Çok Damlacıklı Membran Sistemi’ni geliştiren Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Ramazan Donat yine Kimya Bölümü Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Halil Cetişli’nin de desteğiyle geliştirdiği bu arıtma sistemiyle atık sularda yer alan bakır, kadmiyum, mangan, demir, molibden, civa, krom ve kurşun gibi bazı ağır metaller arıtılabiliyor. Böylece hem çevrenin hem de o çevrede yaşayan canlıların zarar görmesine büyük ölçüde engel olunuyor.

DAHA HIZLI, DAHA AZ MALİYETLİ, MODÜLER VE ENERJİ TASARRUFLU
Özellikle metalürji sanayi alanında çevreye ve canlılara zarar veren ağır metal iyon atıkların arıtılmasının önemine değinen Yrd. Doç. Dr. Ramazan Donat, geliştirdiği bu membran sistemi ile kısa sürede yüzde 100’e yakın oranda ağır metallerin tekrar geri kazanılabildiğini ifade etti. Geliştirilen bu membran sistem ile atık sulardan seçimli olarak neredeyse tüm ağır metallerin yanında cevherden ve anot çamurlarından diğer değerli metal iyonlarında (altın, platin, gümüş vb.) büyük bir oranda arıtılabildiğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Donat,  fazla enerji gerektirmeden, daha hızlı, daha az maliyetle diğer arıtma ve saflaştırma sistemlerine göre alternatif bir arıtma sistemi olduğunun altını çizdi.

JEOTERMAL SULAR ARTIK TARIM ARAZİLERİNDE KULLANILABİLECEK
Ayrıca, geliştirilen ‘Çok Damlacıklı Membran Sistemi’ sayesinde jeotermal sularda, önemli miktarda bor ve arseniğin standartların üzerinde mevcut olduğunu belirten Yrd. Doç Dr. Donat, özellikle sulama sularında arseniğin yüksek olması durumunda bitki bünyesine geçtiğini ve inorganik arsenik olarak depolandığını, bitkinin kurumasına, bor bileşiğinin de toprağın gözenekliliğini düşürdüğünü ve bitki köklerinin hava almasını engelleyerek,  kurumalarına neden olmasından dolayı bu suların çıkarıldıktan sonra tarım arazilerinde sulama amaçlı kullanılamadığını belirtti. Yrd. Doç. Dr. Donat, yine bu sistem ile diğer arıtma yöntemlerine göre daha az maliyetli ve hızlı bir şekilde bertaraf edilebileceğini ve böylelikle jeotermal suların tarım alanlarında sulama suyu olarak kullanılabileceğini vurguladı.

HABER MERKEZİ

 

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner220

banner221