ÇEVRECİ KÖYLÜLER, ÇED TOPLANTISINI ENGELLEDİ

Çevre ve Şehircilik Denizli İl Müdürlüğü’nce; Sarayköy İlçesi’nin Tekke Hamam Mevkii’nde bir özel sektör enerji şirketi tarafından yapılacak olan “Tekkehamam Jeotermal Enerji Santrali ÇED Toplantısı”, köylülerin protestosu yüzünden yapılamadı.

ÇEVRECİ KÖYLÜLER, ÇED TOPLANTISINI ENGELLEDİ
banner92

Çevre ve Şehircilik Denizli İl Müdürlüğü’nce; Sarayköy İlçesi’nin Tekkehamam Mevkii’nde bir özel sektör enerji firması tarafından yapılacak olan “Tekkehamam Jeotermal Enerji Santrali ÇED Toplantısı”, çevrede yaşayan köylülerin protestosu yüzünden yapılamadı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda görev yapan Hande Keskin, Çevre ve Şehircilik Denizli Müdürlüğü’nde görevli Ayşe Aydın ve İdil Uzunoğlu’nun Tekkehamam Mevkii’nde bulunan İnaltı Hamamı’nda düzenlediği bilgilendirme toplantısı tepkiler üzerine gerçekleştirilemedi. ÇED Bilgilendirme toplantısının engellenmesi üzerine Çevre ve Şehircilik Denizli İl Müdürlüğü yetkilileri, tutanak tuttu. Yetkililer “Amacımız burada yaşayan insanları bilgilendirmekti. Ancak programı gerçekleştiremedik.” dediler.

“BİZİ DE BİR ‘DİNLEYİN’ DEDİK, DİNLEMEDİLER”               

Çevrecilerin enerjiye karşı olmadıklarını belirten Denizli Barosu avukatlarından Ozan Orpak, “Aslında buradaki olay bizce bir çevre katliamı. Çünkü bulunduğumuz bölge, topraklar çok verimli topraklar. Jeotermal enerji ihtiyaç olabilir ama bunlar geri dönüşü olmayan bir sonuçlar ortaya çıkaracaksa her türlü enerjiye karşıyız. Denizli’de, Sarayköy Bölgesi’nde, Menderes Havzası’nda, Aydın’la birlikte orta noktadaki bu JES bu toprakların ölümüne sebep olacak ve bir daha önlenemeyecek sonuçları ortaya çıkaracak bir noktada. Bu emin olun Türkiye Cumhuriyeti üzerinde yaşayan hiçbir vatandaş enerjiye karşı değildir. Enerji en büyük ihtiyacımız. Ama karşılayacak güneş enerjisi, rüzgar enerjisi gibi enerjiler varken toprağımızı ve havamızı zehirlemeye kimsenin hakkı yoktur. Bu ona ilişkin bir toplantıydı. Buradaki vatandaşlar artık zehir solumak istemiyor. Artık doğal yemek ve gıda istiyorlar. Doğal içecek ve su istiyorlar. Buna ilişkin bir toplantıydı. Arkadaşlar gerçekleştirilmediğini iddia ettiler. Aslında toplantı devam ediyordu. Ona ilişkin biz de bir tutanağımızı verdik. Aslında bu konuda biz yeterince bilgiliyiz. Bizim ana noktamız kesinlikle buraya gelen arkadaşlar değildir. Sadece JES’E neden karşı olduğumuzu bizi de bir ‘dinleyin’ dedik. Onlar bizi bilgilendiremedi; biz onları bilgilendiremedik. Buna ilişkin hukuksal süreçte bundan sonra mutlaka devam edecektir” dedi.

“KÖYLÜLER GELECEKTE YAŞACAKLARI TEHLİKELERİ ANLATTI”

Menderes Havzası İnisiyatifi Denizli Bileşeni Sözcüsü Ahmet Ergun, “Buradaki toplantının amacı; Grup Şirketi’nin burada Döşeme Mevkii’nde yaptığı sondaj çalışması. Bu sondaj çalışmasından sonra belediyeden 30 yıllığına 340 dönüm araziyi kullanım hakkı olarak alıyor. Bunun dışındaki 5-6 parseli de alabilmek adına çalışmalar yürütüyor. Bu sondajların neticesinde burada bir reaktör, santral kurarak elektrik üretme aşamasına kadar getiriyor. Bununla ilgili de halkın bilgilendirme toplantısı olarak gerçekleşiyor. Bugün resmi bakanlık görevlilerinin gelmesiyle yapılan toplantının içeriği budur. Şuanda yörenin halkı yani Hasköy, Karakıran, Hamamaltı, Tırkas ve Tekke Köyleri’ndeki insanlar buraya gelerek kendi ürünlerinin yaşayacağı tehlike; kendi sağlıklarının görecek oldukları kanser ve solunum yolları enfeksiyonlarının artması, ölümlü bir durumla karşılaşma noktasında böyle bir toplantıyı istemeyerek santrale karşı geldiklerini belirttiler” diye konuştu.

“SÜREÇ DEVAM EDİYOR”

Süreç hakkında da açıklama yapan Ergun, şunları aktardı: “Genelde ÇED raporu var. Bunu hazırlayan çevre birlikleri var. Çevresel şirketler var. Bunlar bu raporu hazırlayıp olumluluk çıkması anlamında çalışmalarını yürütüyor. En son aşamada da halkı bilgilendirerek ‘bu işi yapıyoruz’ demeye getiriyorlar. O noktayı geçememiş oldular. Süreç devam ediyor. Borular yatmış durumda. Dışarıda büyük bir kirlilik var. Havaya salınan yoğunlaşmamış gazlar var. Enjekte edilmeyen, dışarı çıkıp da tekrar yer altına 2 bin 500 metre alta döndürülmeyen akışkanlar var. Her türlü asidik maddeler var. Bunlar açıkça belli. Ama bu süreci belki dönerek belik de tekrar ileri giderek yapmaya çalışacaklardır. Bunu bilemiyoruz. Bunu zaman gösterecek.”

MUHAMMET KARAÇAY- ALPER PARLAK

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner21

banner20