ÇİFTE AMELİYATA ALINDI, 20 YAŞINDA YATAĞA MAHKUM KALDI

ÇİFTE AMELİYATA ALINDI, 20 YAŞINDA YATAĞA MAHKUM KALDI

16 yıl önce trafik kazası nedeniyle boynunda hasar oluşan ve bu nedenle vücudunun sol tarafında his kaybı yaşayan 20 yaşındaki ev hanımı Hatice Karaduman, Denizli Devlet Hastanesi’nde 2 ay önce 2 defa ameliyat oldu. Aynı gün içerisinde 1 saat arayla çifte ameliyat geçiren Karaduman yatağa mahkum kaldı.

16 yıl önce trafik kazası geçiren 20 yaşındaki ev hanımı Hatice Karaduman’ın, boynunda hasar oluştu. Vücudunun sol yanında his kaybı yaşayan Karaduman, rahatsızlığının giderek artması üzerine Denizli Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Yaklaşık 2 ay önce bir saat arayla 2 defa ameliyata alınan genç kadın, yatağa mahkum kaldı. Yaşadığı çileli günleri DRT Denizli Televizyonu ve Denizli Gazetesi’ne aktaran Karaduman; “16 sene önce bir trafik kazası geçirdim. Boynumun üzerinden teker geçti. Beni Ankara Hacettepe’ye götürmüşler. Hiçbir operasyon geçirmemişim. İlerleyen zamanlarda sol tarafımda aksaklıklar oluştu. Sol elimde güçsüzlük meydana geldi. Lise dönemimde biraz daha iyiydim. Ancak üniversite okuduğum yıllarda daha çok zorlanmaya başladım. 2016 yılında eşimle beraber doktora gitme kararı aldık. Doktora gittiğimizde 1 haftalık hamile olduğumu öğrendik. Doktor bebeği doğurduktan sonra tekrar gelmemi söyledi. Bebeğim doğdu. 3 ay sonra merdiven çıkamaz hale geldim. Tekrar doktora gittik. Denizli Devlet Hastanesi’nde farklı doktorlara muayene oldum. Pamukkale Üniversitesi’ne de göründüm. Muayene olduğumuz bütün doktorlar ameliyat olmam gerektiğini söyledi. Biz de ameliyat için karar kıldık” dedi.

“BENİ İKİNCİ AMELİYATA ALMIŞLAR”
Doktor seçimi yapacakları sırada Denizli Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Doktoru’ndan kaynanasına telefon geldiğini iddia eden Karaduman, “ Ameliyatı yapan doktordan eşimin annesine telefon geldi. ‘Hasta gelsin, yatışını yapalım ve ameliyata alalım’ demiş. Biz de aniden böyle bir gelişme yaşanınca ‘tamam’ dedik. Yatışımızı yaptırdık. Bebeğim 3 aylık olduğu için doktor bana ‘bir gün daha evinde kal, bebeğinle vakit geçir’ dedi ve beni tekrar eve gönderdi. Ertesi gün tekrar gittim. Yatış işlemlerimi yaptırdık. Ameliyata girdim. Çıktıktan sonra doktor muayeneye geldi.  O zaman hala narkozun etkisinde olduğum için hayal meyal hatırlıyorum. Ayaklarıma dokundu ve hissedip hissetmediğimi sordu. Hissetmediğimi söyleyince, beni tomografiye göndermiş.  Boynuma taktıkları platinin vidası sağ tarafımın sinirlerini sıkıştırdığı için beni ikinci bir ameliyata almış. Bünyem iyi ki narkozu kaldırmış. Kaldırmasaydı çok kötü şeyler olabilirdi” diye konuştu.

“İKİNCİ AMELİYATTAN SONRA YÜRÜYEMEZ OLDUM”
Yaklaşık 1 saat sonra ikinci ameliyata alındığının altını çizen Karaduman, şunları aktardı: “İkinci ameliyattan sonra yürüyemez oldum. Elim tutmadı. Sağ tarafım sapasağlamdı. Sağ tarafım da tutmaz oldu. Şu an birilerinin yardımına muhtaç durumdayım. Yeni doğum yaptım. Ellerim tutmadığı için bebeğimi kucağıma alamıyorum. Karşıdan sevmek zorunda kalıyorum. Büyük makamlardan rica ediyorum; gerekenin yapılmasını istiyorum. Hakkımı arıyorum.”

“DOKTOR BİZE AMELİYATA GİRMEDEN ÖNCE FELÇ KALMA RİSKİNDEN SÖZ ETMİŞTİ”
 “Doktor bize ameliyata girmeden önce felç kalma riskinden söz etmişti” diyen Hatice Karaduman’ın eşi Servet Karaduman sözlerinin devamında; “Biz bunu göze alarak ameliyatı kabul ettik. Ancak birinci ameliyatın ardından ikinci bir operasyona alınması bizim kafamızda soru işareti oluşturdu. Doktor bize ‘taktığımız platinin vidası sağ taraftaki sinirleri sıkıştırıyor’ dediği için aklımızda şüphe kaldı. Neden işini düzgün yapmadı? Neden böyle bir durumla karşılaştık? İlk ameliyatın ardından bu sıkıntıları yaşasaydık problem yoktu” ifadelerine yer verdi.

“EŞİME BAKABİLMEK İÇİN DÜKKÂNIMI KAPATMAK ZORUNDA KALDIM”
Eşinin geçirdiği ameliyatların ardından Devlet Hastanesi’nde 10 gün fizik tedavi gördüğünü söyleyen Karaduman; “Sonra Pamukkale Üniversitesi’ne sevkimiz oldu. Beyin Cerrahisi’nde çekilen MR’de omurilik kaymasıyla basının devam ettiğini söylediler. Acil bir ameliyata gerek olmadığını belirttiler. Fizik tedavisi bittikten sonra kontrol için tekrar polikliniğe gelmemiz gerektiğini söylediler. Biz ilgili makamlardan yardım bekliyoruz. Maddi durumum iyi değil.  2 aydır eşime bakmak zorundayım. Dükkânım vardı. Eşime bakabilmek için dükkânımı kapatmak zorunda kaldım. Geçimimizi eşimizin dostumuzun destekleriyle sağlıyoruz. Bu olay çözümsüz kalmasın” diye konuştu.

“İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜMÜZDEN SORUNUMUZUN ÇÖZÜMÜ İÇİN YARDIMLARINI BEKLİYORUZ”
Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER)’ne şikayet dilekçesi yazdıklarını da belirten Karaduman, şunları aktardı: “BİMER tarafından şikayet dilekçemiz Sağlık Bakanlığı’na gönderilmiş. Sağlık Bakanlığı da Denizli Devlet Hastanesi’ne göndermiş. Evrak doktorun eline geçmiş. Doktor bizi aradı. ‘Hayrola’ dedi. ‘Elime bir kağıt geldi, şikayet mi ettin’ diye sordu. Bende şikayet ettiğimi söyledim. Kendisi de ‘ben bunun cevabını yazar, gönderirim sana’ dedi. Bende ‘siz bilirsiniz, ne yazmak istiyorsanız yazabilirsiniz’ dedim. Telefonu kapattım. Ardından 184’ü aradım. Doktorun beni aradığını ve bize psikolojik baskı yapmaya hakkı olmadığını söyledim. İl Sağlık Müdürlüğümüzden de sorunumuzun çözümü için yardımlarını bekliyoruz.”dedi.

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER