Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni yasakları açıkladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Bakanlar Kurulu Toplantısı sonrası önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, (Korana virüs kısıtlamaları ile ilgili) ''Özel sektör ve kamuda esnek mesai teşvik edilecek. Paket servis hariç olmak üzere lokanta, restoran, pastane ile berber, kuaför, nikah-düğün salonu, yüzme havuzu, hamam, kaplıca, sauna, internet kafe, halı saha, tiyatro, sinema, konser salonu ve benzeri tüm işyerlerinde hizmetler saat 22.00’de sona erecektir' dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni yasakları açıkladı

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı sonrasında kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir'de yaşanan depremin ardından yaşanan gelişmelere ilişkin konuşurken, özellikle CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nu eleştirerek, Kılıçdaroğlu'nun sözlerinin iftira olduğunun altını çizdi. Ekonomik gelişmeler, korona virüs ve dış politikaya ilişkin de konuşan Erdoğan, özellikle İstanbullulara uyarıda bulundu: “Özellikle İstanbul'da yaşayan vatandaşlarımızdan bu konuda daha fazla dikkat, daha fazla hassasiyet bekliyorum. Son haftalarda salgının bu şehrimizdeki artışının önüne ancak bu şekilde geçebiliriz'' ifadelerini kullandı. 

“İnsanlarımızın canı hiçbir şeyden daha kıymetli değildir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şuana kadar, yükselen deniz suyu sebebiyle boğulan bir vatandaşımızla birlikte 110 kişinin enkaz altından cansız bedeni çıkartılmıştır. Yaralılarımızın sayısı bin 27'dir. Bunların 883'ünün tedavisi tamamlanıp taburcu edilirken 5'i ağır, diğerleri yoğum bakımda olmak üzere 144'ünün tedavisi sürmektedir. Arama kurtarma çalışmaları ile enkaz altında sağ çıkartılan kişi sayısı şuan itibariyle 107'dir. Yıkıntıların altından sağ olarak çıkartılan her insanımız, her evladımız bizi tarifsiz bir sevince boğarken ölü bedenlerin hüznünü de hep birlikte yaşıyoruz. Arama kurtarma çalışmalarında enkaz altındaki son kişiye de ulaşana kadar umudumuzu kaybetmeyeceğiz. İlk depremin ardından bölgede 44 tanesi 4'ün üzerinde olmak üzere bin 600'e yakın artçı sarsıntı kaydedilmiştir. Yükselen deniz Seferihisar'ın Sığacık Mahallesini 1 metrelik suyun altında bırakmıştır. Bu bölgedeki limanlarda bulunan 43 tekne karaya oturmuş, bunlardan 40'ı kurtarılmıştır” diye konuştu.

Devletin tüm kurumları ile çalışmalarda yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet Bakanlığımızın yakın takibi ile yargı, yıkılan ve ağır hasar gören binalarla ilgili soruşturmalara başlamıştır. Bölge belediyeleri de İzmir halkına yardım için her türlü gayreti göstermektedir. Milletimizin kara gün dostu Kızılay ile çok sayıda STK, İzmir halkına destek vermek için gece gündüz sahadadır. Deprem ile ilgili çalışmalar için çeşitli kamu kurumlarımızın 8 bin personeli ve bin 200 aracı İzmir'de görevlendirilmiştir. Evleri hasar gören veya evlerine girmek istemeyen depremzedeler için 2 bin 700 çadır kurulmuş, yeteri kadar battaniye ve diğer ihtiyaç malzemesi gönderilmiştir. Hali hazırda faal olan 11 bin kişi kapasiteli çadır kentlerde 6 bin 700 civarında vatandaşımız barınıyor.

Bu kapasiteyi ihtiyaca göre istediğimiz kadar artırabiliyoruz. Kamuya ait tüm yataklı kurumların imkanları da İzmir halkının istifadesine sunulmuştur. Yıkımın yoğun olduğu Bayraklı'da bin adet birimden oluşan bir konteyner kent kurmaya bugün itibariyle başladık. Burayı 20 gün içinde kullanıma hazır hale getiriyoruz. Yıkılmış veya yıkılacak durumdaki binalarda bulunan eşyalarını kurtaramayan vatandaşlarımıza 30 bin lira eşya yardımı yapıyoruz, aynı şekilde evlerini taşıyacak mülk sahiplerine 13 bin lira, kiracılara 5 bin lira taşınma yardımı veriyoruz. Kurumlarımıza bu tür hibe çalışmalarında kullanılmak üzere z29 milyon liralık kaynak gönderilmiştir. Beslenme ihtiyaçları için her öğünde 233 bin kişiye hizmet verebilecek mobil sistemler, 280 personel ve 40 araçla çalışmalarını sürdürüyor. İzmir depreminde işyeri yıkılan veya ağır hasar gören, denizin taşması sebebiyle işyeri sular altında kalan esnafımıza TESKOMB vasıtasıyla 50 bin liraya kadar hibe desteği verilecektir. Ayrıca, depremden zarar gören esnaf ve sanatkarlarımızın TESKOMB aracılığı ile Halkbank'tan kullandığı kredilerin taksit ödemeleri de faizsiz olarak 1 yıl süreyle ertelendi” şeklinde konuştu.

Yapılan tespitlere göre İzmir'de çeşitli derecelerde hasarlı ve yıkılmış 530'a yakın, Manisa'da ise 16 bina bulunduğunu söyleyen Erdoğan, “En çok Hasar Bayraklı'dayken onu Bornova, Aliağa ve Seferihisar ilçelerimiz takip ediyor. Tespiti tamamlanan binalara hasar derecelerine göre gereken işlemler süratle yapılmaktadır. Deprem konutlarının inşasına 1 ay içinde başlamayı planlıyoruz. TOKİ'nin İzmir'de halen süren 50 bin sosyal konut projesi kapsamında 2 bin 584 konutluk, 100 bin sosyal konut projesi kapsamında 3 bin 500 konutluk, yatırım bedeli 2,5 milyar lirayı geçen inşaatları bulunuyor. Bugüne kadar İzmir'de TOKİ vasıtasıyla yapılıp teslim edilen konut sayısı da 16 bin 776'dır. Kentsel dönüşüm projeleri kapsamında İzmir'de 19 bin 474 bina tespit edilmişti, bunlardan 17 bin 464'ünün yıkımı gerçekleştirilmişti. Yapılan tespitlere göre yeteri sayada deprem konutunu da bina ilave edeceğiz. Deprem bizi beklemiyor. İnşallah kalan riskli binaların yıkımını da en kısa sürede bitireceğiz. Hastanelerimiz başta olmak üzere tüm kamu binalarında bazı az hasar tespitleri dışında herhangi bir sıkıntı olmadığı görülmüştür.

Yaşadığımız bu son felaket bize doğusundan batısına kadar hemen her bölgesiyle bir deprem hattı üzerinde bulunduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Sadece 50 yılda yaşadığımız depremler bile karşımızdaki tehlikenin büyüklüğünü göstermeye yeterlidir. İzmir'den önce Elazığ ve Malatya depremlerini yaşadık, daha evvel Van depremi ile sarsılmıştık, büyük Marmara depreminin yol açtığı felaketin izleri hala hafızalarımızda canlıdır. Biraz daha geriye gittiğimizde Erzincan, Ceyhan, Erzurum, Çaldıran, Lice, Bingöl, Gediz depremlerini görüyoruz. Yerkürenin işleyiş kanunlarının bir neticesi olan depremlerin önüne elbette geçemeyiz ama felaket öncesinde ve sonrasında yapabileceğimiz hazırlıklar vardır. Bu çerçevede kentsel dönüşüm çalışmalarını hızlandırarak, imar inşa standartlarını yükselterek, denetimleri sıklaştırarak, insanlarımızı bilinçlendirerek, binalarımızı sağlama almak mecburiyetindeyiz. Bugüne kadar riskli yapı olarak belirlediğimiz ve yenileme kararı aldığımız 688 bin adet konut ve işyerinden 670 bininin tahliye ve yıkım işlemini tamamladık. Dönüşüm alanlarında yer alan 1 milyon 395 bin bağımsız birimde ikamet eden 5 milyon vatandaşımıza 15,5 milyar lira kaynak kullanarak destek olduk. Önümüzdeki 5 yıllık dönemde acil olarak 1,5 milyon konutun dönüşümünü hedefliyoruz.

TOKİ'nin bugüne kadar tamamladığı inşa halinde olan veya projelendirdiği konut toplamı 970 bini bulmuştur. Bu yıl 100 bin konut üretimi hedefine ulaştık. Önümüzdeki 100 bin yeni konutun daha üretimine başlamayı planlıyoruz. Hiç şüphesiz bu sadece devletin konut üretimi ile çözülebilecek bir sorun değildir. Vatandaşlarımızdan kendi oturdukları binaların depreme dayanaklılığı ve gerekiyorsa dönüştürülmesi konusunda daha fazla gayret bekliyoruz. Felaketin ardından yapılacak müdahalelerin ardından güçlü bir acil durum altyapısı kurmamız gerekiyor. Hamdolsun her iki hususta da önemli bir yere geldik. Vatandaşlarımızın desteği ile bu çalışmaları hızlandırmak ve bir an önce binalarımızı, şehirlerimizi, mahallelerimizi güvenli hale getirmek zorundayız. İnsanlarımızın canı hiçbir şeyden daha kıymetli değildir. Tek bir kardeşimizin canının ve malının zarar görmemesi için imkanlar dahilinde yapılabilecek her şeyi süratle neticelendirmekte kararlıyız” ifadelerini kullandı.

“İstanbul'da yaşayan vatandaşlarımızdan daha fazla dikkat ve hassasiyet bekliyorum”

Korona virüs salgını nedeniyle bazı hususları kamuoyu ile paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aşı çalışmaları dünyada ve ülkemizde hızla ilerliyor. Yıl sonuna kadar yabancı ülkelerde geliştirilen bir veya birden fazla aşıyı ülkemizde uygulayabilir hale getirmeyi planlıyoruz. Kendi geliştirdiğimiz aşıları da bahar ayları ile birlikte vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Bu konuda arzu ettiğimiz seviyeye gelene kadar kurallara riayet ederek kendi kendimizi korumaktan daha etkili bir aracımız yoktur. Özellikle İstanbul'da yaşayan vatandaşlarımızdan bu konuda daha fazla dikkat, daha fazla hassasiyet bekliyorum. Son haftalarda salgının bu şehrimizdeki artışının önüne ancak bu şekilde geçebiliriz.

Bu çerçevede Türkiye genelinde geçerli olacak şekilde şu hususları kamuoyu ile paylaşmak istiyorum; özel sektör ve kamuda esnek mesai uygulaması teşvik edilecektir, pazar yeri ve market gibi yoğun insan hareketliliğinin olduğu yerdeki denetimler artırılacaktır. Paket servis hariç olmak üzere lokanta, restoran, pastane ile berber, kuaför, nikah-düğün salonu, yüzme havuzu, hamam, kaplıca, sauna, internet kafe, halı saha, tiyatro, sinema, konser salonu ve benzeri tüm işyerlerinde hizmetler saat 22.00'de sona erecektir. Vatandaşlarımızdan kalabalık ortamlardan kaçınmalarını, ev ziyaretlerini dahi mecbur olmadıkça yapmamalarını rica ediyorum” açıklamasında bulundu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER