DANIŞTAY SON NOKTAYI KOYDU: TAŞ BİNALAR YIKILMAYACAK

Danıştay Ondördüncü Dairesi, bir dönem Endüstri Meslek Lisesi atölyeleri olarak kullanılan taş binalar hakkında son noktayı koydu. Uzun soluklu dava süreci 2018 yılı Haziran ayında sonuca ulaştı;Taş Binaların yıkılmaması ve koruma altına alınması kararı verildi.

DANIŞTAY SON NOKTAYI KOYDU: TAŞ BİNALAR YIKILMAYACAK

1940’lı yıllarda Mimar Selçuk Milar tarafından yapılan ve Endüstri Meslek Lisesi olarak uzun yıllar Denizli’ye eğitim-öğretimine hizmet veren Taş Bina Atölyeleri’nin 2009-2010 yıllarında yıkılması ve yerine Valilik Binası ile müze yapılması gündeme gelmişti. Denizli Mimarlar Odası yıkım planına karşı çıkmış, ilk olarak Aydın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na başvuru yapılmıştı. Kuruldan ‘ret’ kararının çıkmasının ardından, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na karşı İdari Mahkemesi’ne ‘işlemin iptaline’ yönelik bir mahkeme kararı verilmesi için başvuruda bulunuldu. Yürütmenin durdurulması için 2014 yılı Ocak ayında ilk dava açıldı. Davanın açılmasından 1 ay sonra yürütmeyi durdurma kararı alındı.  4 yıl boyunca devam eden dava sürecinde 6 kez yürütmeyi durdurma kararı verildi.  Alanda 2 kez keşif yapıldı. Mahkeme biri Ankara biri İzmir olmak üzere iki ayrı bilirkişi heyeti oluşturdu. Akademisyen bilirkişiler alanda Taş Binaların sağlamlığıyla ve geçmişiyle ilgili incelemeler yaptı. Uzun soluklu dava süreci 2018 yılı Haziran ayında sonuca ulaştı. Taş Binaların yıkılmaması ve koruma altına alınması adına başlatılan dava, Denizli Mimarlar Odası’nın lehine sonuçlandı. Danıştay Ondördüncü Dairesi’nce Taş Bina Atölyelerinin yıkılmaması ve koruma altına alınması kararı verildi.

“TAŞ BİNA ATÖLYELERİ, 80 YILLIK BİR GEÇMİŞE SAHİP”
Taş Bina Atölyeleri’nin yıkılmaması ve koruma altına alınmasına ilişkin davanın avukatlığını üstlenen Av. Zafer Gönenç ; “Denizli, tarihine çok değer vermeyen, son dönemlerde belediyenin çabalarıyla bazı eski yapıları koruma çabasına giren bir şehir. 45 yıl öncesinin bile yapıları yok oldu. Oysa kentler tarihi değerlerini koruyarak kent kimliği kazanırlar.Bugün dünyanın yada gelişmiş ülkelerin kentlerine baktığımız zaman; 600 yıllık binalarda insanların hala yaşadıklarını, o binaların fonksiyonlarını koruduklarını görürüz. Denizli’de bizim korunması için yargı yoluyla çaba gösterdiğimiz Taş Bina Atölyeleri, 80 yıllık bir geçmişe sahip. Biz sadece 80 yıllık binalara ‘tarihi bina’ diyerek sahip çıkmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten üzücü” dedi.

“MİMARLAR ODASI VE ESKİ MEZUNLAR TAŞ ATÖLYELER YIKILMASIN DİYE HAREKETLENDİ”
Av. Gönenç sözlerinin devamında ise; “Endüstri Meslek Lisesi’nin eski taş atölyeleri daha önce tescilli korunması gereken bir yapıymış. Daha sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Aydın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu bununla ilgili tescil kararını kaldırıyor. 2009-2010 yıllarında o zamanın belediyesi buraya yönelik; ‘Meslek Lisesi’ni yıkalım, yerine Valilik Binası ve taş atölyelerin olduğu bölgeye müze ya da benzeri kültürel yapılar yapalım’ diyerek yola çıktı. Valilik Binası’nın yapıldığı yerde bulunan Endüstri Meslek Lisesi’nin idare ve derslikler binası daha yeni bir yapıydı. Hızla yıkıldı ve yerine bugünkü yeni Valilik Binası yapıldı. O dönemde Denizli Mimarlar Odası ve Endüstri Meslek Lisesi’nin eski mezunları hareketlendiler. Ben de eski mezunlarından biriyim. Taş atölyeleri koruma çabasına girdiler. Ben de davanın hukuki kısmını üstlendim” ifadelerine yer verdi.

“TAŞ BİNALAR ARTIK KORUNMAK ZORUNDA”
“Bizim davamızın temeli; taş atölyelerin Denizli için korunması gereken bir kültür varlığı olduğu, buranın tescil edilmesi ve korunması gerektiği, bu nedenle yapıların yıkımına yol açabilecek Bakanlık işleminin doğru olmadığı vardı” diyen Av. Gönenç, şunları aktardı: “Yaklaşık 5 yıl süren hukuk mücadelesinin sonunda bu sonuç elde edilmiş oldu. Danıştay Haziran ayında Denizli İdare Mahkemesi’nin kararını onayladı ve artık karar kesinleşti. Taş Binalar artık korunmak zorunda. Mimarlar Odası ve eski mezunlar adına yargısal mücadeleyi yürütürken amacımız müze yapımına engel olmak değildi.  Bu kentin elbette müzeye ihtiyacı var. Pamukkale Üniversitesi tarafındanTaş Atölyelerin depreme dayanırlığı test edildi ve net olarak raporla tespit edildi. Bu yapı restore edilerek, ister müze, sergi ve konferans salonu, ister nikah salonu ister kafeterya olarak değerlendirilebilir. Tarihi binalara insanlar girip, çıkmalı. Bu binalar yaşamalı.”

“TAŞ ATÖLYELER, KENT MÜZESİ OLARAK TASARLANDI”
Taş Atölyelerin şehre yeniden kazandırılması ile ilgili projelerden söz eden Denizli Mimarlar Odası Başkanı Serdar Alayont; “Taş Binalar 1940’lardan kalma bir yapıdır. Mimarı Selçuk Milar. O dönem burada Yahudi, Ermeni taş ustaları çalışıyordu. Cumhuriyet’in birinci döneminden kalma bir yapı. Mimarlar Odası olarak Cumhuriyet dönemi eserlerinin korunması noktasında her zaman için çaba vermeye çalıştık. Yani bu binaların korunmasını ve ileri nesillere aktarılmasını her zaman savunduk. Bu binanın da yaşaması için elimizden geleni yaptık ve sonunda kazandık. Denizlili Mimar Kayhan Çakanel burası ile ilgili bir proje hazırladı. Taş Binaların arka kısmında 8 bin metrekarelik Arkeoloji Müzesi çalışması yapmış ve bu binaları da Kent Müzesi olarak tasarlamış. Bundan sonraki süreçte biz bu projeleri elde etmeye çalıştık. Ancak şu anda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda yapmış olduğumuz bir başvuru var. Projeleri alırsak bir şekilde kentimizle tartışacağız. Ama umudumuz bu projenin bir an önce hayata geçmesidir” dedi.

“DENİZLİ EKONOMİSİNE DE KATKI SAĞLAYACAKTIR”
Taş Atölyelerin restorasyon yapılarak kültürel bir alan olarak kullanılmasının hem manevi hem maddi açıdan Denizli’ye katkı sağlayacağını belirten Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Zeytinci; “Denizli’ye özellikle günübirlik gelen yerli ya da yabancı turistlerin Denizli kent merkezi ile fazla diyalogu yoktur. Bunun nedeni; Denizli’nin geçmişiyle olan bağının yeterince korunamaması. Bu yapının korunarak müzeye dönüştürülmesi sonucunda; Denizli’ye gelen yerli ve yabancı turistlerin böyle bir kent müzesine ilgi duyacağını, bunun da ekonomik olarak kente gelir sağlayacağını düşünüyoruz.Özellikle Denizli’ye böyle bir yapıyı kazandırdığımız için Mimarlar Odası ve arkadaşlarım adına çok mutluyuz. Mimarlar Odası’nın Denizli’ye büyük bir katkısıdır. Emeği geçen tüm mimar arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

PINAR ÇANKAYA-ALPER PARLAK    

Güncelleme Tarihi: 14 Ağustos 2018, 17:21
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner187

banner186