DARBECİ BAŞÇAVUŞ'TAN 'VURUN ONU' EMRİ

DARBECİ BAŞÇAVUŞ'TAN 'VURUN ONU' EMRİ

15 Temmuz Darbe Girişimi’ne karşı kurulan “barikatlardan” en önemli ve etkili olanlarından biri de Denizli’de ve Denizli’nin Çardak ilçesinde oluşturuldu. O akşam Denizli’de bulunan tek milletvekili ve parlamenter olan Şahin Tin “Şükür Şafağı Gördük” belgeselinde darbe gecesini anlattı.

Denizli’de direnişin örgütlenmesinde Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan ile omuz omuza hareket eden Tin için o gece askerlere “Şahin Tin’i vurun” emri verildiği ortaya çıktı. Şahin Tin,“Sonradan öğrendim bir başçavuş ‘bu Şahin Tin’i vurun, bu bizim işimizi engelliyor’ talimatını vermiş ama talimatı yerine getirilmemiş” dedi.

DARBECİ BAŞÇAVUŞ ‘ŞAHİN TİN’İ VURUN’ EMRİ VERMİŞ
15 Temmuz Darbe Girişimi’ne karşı kurulan “barikatlardan” en önemli ve etkili olanlarından biri de Denizli’de ve Denizli’nin Çardak ilçesinde oluşturuldu. O akşam Denizli’de bulunan tek milletvekili ve parlamenter olan Şahin Tin “Şükür Şafağı Gördük” belgeselinde darbe gecesini anlattı. Denizli’de direnişin örgütlenmesinde Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan ile omuz omuza hareket eden Tin için o gece askerlere “Şahin Tin’i vurun” emri verildiği ortaya çıktı. Şahin Tin, “Sonradan öğrendim bir başçavuş ‘bu Şahin Tin’i vurun, bu bizim işimizi engelliyor’ talimatını vermiş ama talimatı yerine getirilmemiş” dedi.

HAVA AYDINLANINCA VATANDAŞLAR  ASKERİN ÖNÜNE ETTEN DUVAR ÖRDÜ
Saat 04:30.. Çardak Havaalanı Girişi.. Hava aydınlanmadan önce pistin tamamen kapatılmasına dönük bir çalışma yapılması gerektiği kararı alındı. Hızlıca organize olarak vatandaşlarla birlikte “askerler tarafından vurulma tehlikesine” rağmen Çardak ve Honaz Belediyelerine ait iş makineleri ve özel ağır araçlar havaalanı pistine kadar çıkartıldı. Pist tamamen iniş-kalkışlara kapatılmıştı.

Bu gelişmeler yaşanırken orada vatandaşlarla birlikte ciddi tehlikeler atlatıldı.

Böyle bir çalışma yapılmasaydı gün ağardığında uçaklar aydınlanan piste inecek ve havaalanı girişinde bekleyen yaklaşık 580 mavi bereli komandoyu Ankara’ya darbeye destek vermek amacıyla götürecekti.

ŞAHİN TİN; Ben askeri araçların olduğu yere doğru yürüdüm arkadaşlarla beraber. Beni uyardılar ‘rehin alırlar, vururlar’ dediler.  Ben de ‘bir çok arkadaşımız şu an şehit olmakta, gazi olmakta,  ya adam gibi savaşacağız şehit olacağız, ya yaralanıp gazi olacağız, ya da bu zaferi kazanacağız.. Askeri konvoyun yanına vardığımda ilginç bir diyalog gerçekleşti. Dedim burada komutanınız kim? Bir yarbay ‘benim’ dedi.  Ne yapıyorsunuz siz burada, dedim. Tatbikata gidiyoruz, dedi,  İnanmıyorum, dedim. Çıkardı intikal belgesini gösterdi. Tatbikata gidiyoruz, dedi tekrar.  Bakın, dedim. Siz bana ve kendinize yalan söylüyorsunuz. Sizin göreviniz buradan kalkıp gidip Ankara’daki insanları öldürmek olacak. Siz nasıl bacınıza, kardeşinize, ananıza babanıza silah sıkacaksınız. Bunun üzerine biz ayaklanma olduğunu bilmiyoruz, dediler.  Ama ben inanmamıştım. Daha sonra aldığımız bilgiye göre 300’e yakın komando Domuz Deresi’ne geliyor, 3 gün önce daha sonra Denizli’deki 250 komandoyla birleşiyorlar. Gündüz yatırılıyor bu insanlar, gece vakti de 01:00 civarında Çardak’a  intikale başlıyorlar. Büyük bir planın parçası bu. Tabi böyle olunca önce bize bir karşı çıkış yapmak istediler. Tabi biz kalabalık ve inançlıyız, direncimizi gördüler. Dedim; bu yaptığınız çok yanlış, kendi halkınıza kurşun sıkmamanız lazım, düşmanınıza kurşun sıkmanız lazım. Bu hevesinizden vazgeçin, silahınızı teslim edin böylece daha az ceza alırsınız. Sonradan öğrendim bir başçavuş ‘bu Şahin Tin’i vurun, bu bizim işimizi engelliyor’ talimatını vermiş bu emri yerine getirilmiyor. Bu arada bizim Denizli Askeri Karargahla görüşmemiz devam ediyor. Diyorlar ki ‘biz yarbayla görüşüyoruz , silahlarını bıraktırmaya çalışıyoruz, pazarlıklara devam ediyoruz,’ Ben de şunu söyledim; ‘biz burada bunları kuşattık, ölsek de bunları bırakmayacağız.’ Oradaki en öndeki askeri aracın önüne oturduk. Bu araçlar bizi çiğnemeden geçemeyecek, dedik, siper olduk,  halkımızla beraber. Bu inancı görünce onlar da geri adım attılar. 

ŞAFAK SÖKTÜ VE TÜM KARANLIĞI DAĞITTI

İşte o sıralarda tek isteği “günün ağarması ve sabahın olmasıydı”, kısacası şafağın sökmesini bekliyordu. Çünkü inanıyordu ki; şafağı gördüğünde yeni bir ışık ve güneş bu millet için tekrar doğacaktı. Umutluydu, çünkü saatler ilerledikçe iyi haberler geliyor ve bu arada darbe girişimi için bekleyen askerlerin umudu da yavaş yavaş azalıyordu. Vatandaşlarla birlikte sabahın ilk ışıklarına kadar bekleyiş, koşuşturma, organizasyon ve direniş böyle sürdü gitti. Günün ilk ışıklarıyla birlikte derin bir “ohh” çekildi. Güneş karanlığı ve pek çok soru işaretini bir anda dağıtmış içlerini aydınlık bir sıcaklık kaplamıştı. Vali Altıparmak ile il Jandarma Komutanı;  havaalanı içinde bulunan askeri yetkililerle ve Ege Ordu Komutanlığı’yla sürekli temas halinde olduklarını, söyledi.  Bu arada Milletvekili Tin, Çardak Havaalanı girişinde önlerini kestikleri askerler ve başlarındaki Yarbay Rütbeli sözde askeri yetkiyle bu yoldan dönmeleri, vazgeçmeleri yönündeki görüşmelerini sürdürdü..

ŞAHİN TİN; Tabi, o arada seher vakti hava da biraz ayaz çaldı, güneş hafif doğmaya başladı. dedim ki; Allahın izniyle tek dileğim olan ‘şafağı görmemiz’ gerçekleşecek. İçim biraz daha rahatlamıştı. Halkımız da biraz rahatlamıştı. Bu arada Çardak’daki operasyonumuz devam ediyordu, mücadele ve tartışmalarımız devam ediyordu. Ama burayı iyi bir şekilde diyalogla çözmemiz ve sonuca ulaştırmamız gerekiyordu. Bir yandan da Jandarma komutanımız Cengiz Albayımla da konuşmalarımız devam ediyordu. Sanki Denizli’nin o andaki komutanı, yöneticisi gibi, oradaki askerlerle halkımızla darbecilerle iletişim kurup, orada en az zayiatla darbeyi nasıl başarısız kılarız diye uğraşıyorduk. Arkadaşlarımızla bu düşünceler ve yorumlar ve istişareler sürüp gidiyordu.  Artık insanlar acıktı. Kimse saatlerdir hiçbir şey yemedi çünkü. Fırından ekmek getirttik, simit getirttik halka dağıttık. Hatta askerlere de dağıttık. Sigarası olmayan askerlere sigara verdik. Ama Subaylar ekmek almadı, ikramlarımızı kabul etmedi. Demek ki onlar da darbenin içinde, dedik kendi kendimize. Darbenin içinde olduklarını gördük bu hareketleriyle. Biz sürekli yanlarına gidip ‘vazgeçin’ diye ikna etmeye çalıştık. ‘Sizin de aileniz var, geleceğinizi karartmayın’ diye telkinlerde bulunmaya çalıştık. Bu arada güneş de doğuyordu.  Şafağı görünce ve Allaha şükrettim.

DARBECİ BİRLİK ÇARDAK BARİKATI’NDA TESLİM ALINDI

Saat 08:00.. Çardak Barikatı..  AK PARTİ İl Başkanı Necip Filiz ve beraberinde il teşkilat mensupları, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan ve Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin Gürlesin Çınar Meydanı’ndan ayrılıp Çardak Havaalanı girişine, askeri konvoyun durdurulduğu barikata geldiler. Şahin Tin tüm bu gelişmeler yaşarken Denizli Jandarma İl Alay Komutanıyla ile bir telefon görüşmesi daha yaptı ve havaalanı yolundaki darbeci askerlerin teslim olmaya hazır olduklarını söyledi. Jandarma Komutanı da havaalanı içinde bulunan darbeci askerlerin de ikna edildiğini ve onlarında silahlarını teslim etmeye hazır olduklarını söyledi.  Şahin Tin, Vali Altıparmak’ı bilgilendirerek o ana kadar “gerilim çıkmaması” için oraya gelmeyen polisleri de havaalanı bölgesine çağırdı. Saat 11.00 sıraların da Jandarma Komutanı Cengiz Albay ve beraberindeki jandarma birliği ile emniyet yetkilileri ve polis ekipleri askeri konvoyun bulunduğu yere geldiler. Tepeden tırnağa silahlı komandoların silahları ve teçhizatı hiçbir sorun yaşanmadan teslim alındı ve silahsız askerler gözaltına alınıp otobüslerle Denizli merkeze taşınmaya başlandı..  

ŞAHİN TİN; Bu arada hiç polis yok ortada. Bir tane polis aracı var, iki polis var. Neden, çünkü, biz bir kargaşa çıksın istemedik. Dedik ki; Polis ve Jandarma getirmeyin buraya. Bizim Karşılıklı pazarlık ve görüşmelerimiz devam ediyor. Onların da görüşmeleri devam ediyor. Hatta oranın en rütbelisi dedi ki ‘Ben üstümden emir gelmeden bırakmam.’ Ama onun üstü Ege Ordu Komutanı kimin yanındaydı, bilmiyorduk ki. Ama biz en sonunda onlara dedik ki; ‘gelin teslim olun.’ Bu mücadeleler devam ederken Yarbayın yanına bir daha gittim, ‘Darbe bitti. Siz kaybettiniz, bakın artık insanlar teslim oluyor’ dedim. ‘Vatandaşımızın üzerine ateş açan, bombalayanların hepsi Yargı önünde hesap verecek. Bakın, siz de gelin teslim olun ve daha az ceza alın’ dedim. Bunlar kabullendiler ve silahlarını teslim ettiler. Daha sonra otobüslere bindirilip götürüldüler.

VATANDAŞLARIMIZIN DİK DURUŞU DARBECİLERİ DURDURDU

Milletvekili Şahin Tin; vatanımızın gerçek kahramanı olan güvenlik güçlerimize hainlerin teslim edilmesinin ardından hızla Ankara’ya hareket ederek Gazi Meclisimize doğru yol aldı. Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılan özel oturuma katıldı.

ŞAHİN TİN; Çardak ta güneş doğdu gündüz vakti 10:30 saatlerinde askerler teslim oldu. Telefon geldi, tüm milletvekillerini Ankara’ya çağırıyorlar. Biz de evlerimize gittik 2 rekat  Şükür Namazımızı kıldık. Allah’a şükrettik.  Aslında Türkiye büyük bir zafer kazanmıştı, 2. bir Kurtuluş Savaşı’nı 15 Temmuzda vermişti. Ve yola çıktık, bazı hareketlilikler devam ediyor, Cumhurbaşkanımıza yapılan saldırı, Ankara’da hava meydanlarındaki saldırılar devam ediyor.  Biz yola çıktık, bizim mecliste olmamız lazım, dedik. Polatlı yakınlarına geldiğimizde yoldaki askeri hareketlilik devam ettiğinden dağ yollarından giderek meclise ulaştık.  Şehrin içerisinde o gece yaşananların sıcak izlerini gördük. Mecliste bombalanan yerleri gördük, insanların yüzündeki korku ve belirsizliği gördük.  Korkuları da vardı herkesin. Korkmak demek kaçmak; demek değil. Biz memleketimiz için korktuk o gün.

MECLİS SAVAŞ ALANI GİBİYDİ
ŞAHİN TİN; Meclise girerken kamyon ve otobüslerle barikatlar oluşturulmuş ve kapılar kapatılmış, polisler silahlı bir şekilde bekliyordu. Vatandaşlar da yüce meclisi korumak için, kuşatmış durumdaydı. Bir saatte, bir gecede neler değişebileceğini orada görüyor ve anlıyorduk. Ülkemize daha çok sahip çıkmamız gerektiğini, vatandaşlarımızın ülkesini, bayrağını, liderini ne kadar çok sevdiğini orada bir kez daha görüyorduk.  O insanların coşkusu ve cesareti ile vatanı ve milleti için meydanlarda olduğunu görmek büyük mutluluktu. Her kesimden insanların varolduğunu ve cesaret içinde, ülkelerine kasteden hainlere karşı  milletini, bayrağını, istikballerini savunmak için her şeyi  yapabileceklerini de orada görebiliyordum.  Meclise girdik, Sayın Başbakanımız oradaydı, muhalefet genel başkanları aynı şekilde, darbeye karşı olduklarını, halkımızın yanında olduklarını mesajları ile gösteriyorlardı.

ŞAHİN TİN; 15 Temmuz şehitlerimize Allahtan rahmet diliyoruz. Türk Milletinin başı sağolsun. Yakınlarının da başı sağolsun, diyoruz. Tekrar ekrar, sabır versin Rabbim diyoruz. Gazilerimize de Allah sabır versin, şifa versin, cesaret versin diyoruz.  Şehitlerimizin ve gazilerimizin o cesaretiyle bu darbe engellenmiştir. Artık biz kesinlikle darbelere izin vermeyeceğiz. İşte; Türkiye gerçek demokrasi ve özgürlüğünü artık 15 Temmuzda yakalamıştır. Bu çok önemlidir.

İLK “DARBE GİRİŞİMİ İDDİANAMESİ”Nİ DENİZLİ HAZIRLADI
ŞAHİN TİN; Darbe girişiminden sonra Denizli ilk Darbe İddianamesi’ni hazırlayan ilimizdir. Sayın başsavcımız Mustafa Alper’in gayretleriyle iddianame hazırlanıp Yargıya sunuldu.  Ve büyük Millet Meclisi’nde kurulan Darbeleri Araştırma Komisyonu’na ilk çağrılan milletvekili de ben oldum.  Denizli’de yaşanan olayları, Çardak’daki operasyonu halkımızın kahramanlıklarını; teşkilat başkanları, belediye başkanlarımızla, kamu kurumlarımızla nasıl tek yumruk olup bu ayaklanmaya birlik ve beraberlik içinde savuşturduğumuzu anlattık. Türkiye ve Denizli Halkına çok teşekkür ediyorum. Hem bizleri yalnız bırakmadılar, hem de öğünebilecekleri, çocuklarına anlatabilecekleri bir destanları var şimdi. Bizim babalarımız, dedelerimiz şunları söylerdi hep; Biz daha önceki darbelerde sokağa çıkamadık, liderlerimizi koruyamadık, demokrasiyi koruyamadık, ama siz gidin meydanlara; demokrasinize, geleceğinize ülkenize sahip çıkın. Bu talimatı işte orada gördük. Başkumandanımız Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu talimatı büyük bir aşkla meydanlara çıkmamıza vesile olmuştu..

 Mustafa KAYA

 

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER