“Denizli ihracatı, Türkiye ihracatının da üstüne çıkmış durumda”

DRT ekranlarında yayınlanan ‘Ajanda’ programına konuk olan Denizli Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DESİAD) Başkanı İbrahim Şenel, ihracat rakamlarına ilişkin; “Denizli ihracatı, Türkiye ihracatının da üstüne çıkmış durumda. Üretim olarak çok kıymetli bir yerde duruyoruz” dedi.

“Denizli ihracatı, Türkiye ihracatının da üstüne çıkmış durumda”

Denizli Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DESİAD) Başkanı İbrahim Şenel, DRT ekranlarında yayınlanan ve Kudret Çelebioğlu tarafından hazırlanıp sunulan ‘Ajanda’ programına konuk oldu. Programda geçtiğimiz günlerde açıklanan ihracat rakamlarına ilişkin konuşan Başkan Şenel, “Geçtiğimiz günlerde Sanayi Odamız ihracat rakamlarını paylaştı. Denizli’de bir önceki yıla göre ciddi bir artış söz konusu. Bunu zaten istatiksel veriler veya tablolara bakmadan, çevremizle yaptığımız sohbetlerle de görme şansımız oldu. Gerçekten Denizli ihracatı, Türkiye ihracatının da üstüne çıkmış durumda. Üretim olarak çok kıymetli bir yerde duruyoruz. Denizli’nin ihracattaki payı, ihracat oranları ve tekstil ihracatındaki rakamlar artmakla birlikte, tekstilin Denizli’nin genel ihracatı içerisindeki payının bir miktar daha azaldığını görüyoruz. Bu aslında bizim sektörel anlamda çeşitlendiğimizin de işareti. Tekstil sektörü güçleniyor, büyüyor ama Denizli ihracatı tekstil sektörünün büyüdüğünden daha fazla bir oranda büyüyor. Demek ki başka sektörlerde bu anlamda Denizli’nin ihracatında pay sahibi olmaya başlamış. DESİAD olarak bununla ilgili bir çalışma yapıyoruz. Önümüzdeki günlerde bu rakamları, oranları tek tek paylaşarak Denizli kamuoyuna ihracat rakamları ile ilgili yorumumuzu aktaracağız” dedi.

“Sürdürülebilir temiz çevre ve enerjiyle ilgili çalışmamız var”

Girdi maliyetlerinin yüksekliğinde bir sorun yaşadıklarını ifade eden Başkan Şenel, “Sanayicinin üretim anlamındaki en büyük problemlerinden birisi; girdi maliyetleri. Girdi maliyetleri içerisinden de en önemli yer tutanlardan birisi maalesef enerji. Son elektrik zamlarının bu sürdürülebilir büyüme içerisinde sanayicinin belini büktüğünü düşünüyorum. Bir tarif yapacak olursak; iş dünyası sırtında bir çuvalla yürüyor, bu çuvala bir yük daha bindirmenin anlamı yok. Bu çuvaldan yük almak lazım. Bu tarz zamlar, sanayicinin sırtındaki çuvala yük bindirmekten başka bir işe yaramıyor. Devletin bu anlamda biraz daha destekleyici olması lazım. Enerji maliyetlerindeki artış, sanayicinin alternatif enerjiye yönelmesi gibi bir seçeneği getirebilir. ‘Sürdürülebilirlik’ kavramı içerisinde temiz ve yenilenebilir enerji üretiminin de sanayicinin odak noktalarından biri olması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü artık temiz enerji, temiz çevre, su ayak izi, karbon ayak izi bunları konuştuğumuz vakit, bizim enerji maliyetlerimizin yanında, enerjiyi ne kadar temiz ürettiğimiz, ne kadar doğal yollarla ürettiğimiz meselesinin de önümüzde çok önemli bir konu başlığı olarak durması gerektiğini düşünüyorum. Bizim bu dönem sürdürülebilir temiz çevre ve enerjiyle ilgili bir çalışmamız var. Önümüze koyduğumuz bir rota var. Bu çok detaylı bir çalışma. Üniversitemizde, iş dünyasında, Sanayi Odası’nda, Ticaret Odası’nda bir şeyler yapılıyor. Bunun herkes tarafından bilinirliğiyle ilgili bir mesele var veya sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmasında bir sorun var. Biz belki de temiz çevre, temiz enerjiyle ilgili bir somut proje yapamasak bile, yapılmış projeler hakkında kamuoyunu ve iş dünyasını haberdar etmek gibi bir misyona evirebiliriz. Neticede dernekler ve STK’lar imkanları kısıtlı kurumlar, biz gücümüzü yönetilebilir bütçelerimizden almıyoruz, biz gücümüzü üyelerimizin gücünden alıyoruz. Bu gün Denizli ihracatının neredeyse yüzde 90’ını oluşturan firmalar, DESİAD’ın üyesi ama DESİAD’ın bütçesine bakarsanız oldukça komik. Çünkü bütün derneklerde ve STK’larda aynıdır durum. Bizim odağımız bu değil. Biz para vererek üretim yapmak iddiasında da değiliz zaten, o bizim işimiz değil. Biz belli yerlere soru işaretleri dikip, belli zihinlerde sorular sordurup, belli zihinleri belli noktalarda aydınlatarak, bölgemize ve kentimize katkı sağlamak niyetindeyiz” şeklinde ifade etti.

“Denizli üretmeyi biliyor”

“Denizli’nin katma değerli ürün üretmek konusunda kabuğunu kırmayı öğrenmesi lazım” diyen Başkan Şenel; “Buna bir nevi ‘markalaşma’ diyoruz. Bu dilimize pelesenk oldu, her yerde çıkıp da ‘markalaşmak’ diyoruz. Bu kelimeyi çok ve yersiz kullandığımız vakit kelimenin manasını zedeliyoruz. Denizli’de üretimcinin bence artık önüne koyması gereken hedef; gerçek anlamda markalaşma ve katma değerli ürün üretmek. Yoksa Denizli’nin milyon dolarlık firmaları markaların fason üretim fabrikaları halinde kalacak. Marka değerine sahip firmalar 10 liraya aldığı bir malı mağazasında 100 liraya satabiliyorsa bunu neden Denizli’deki üretici kendi başına yapamasın? Benim açıkçası beklentim listelere tabi ki daha çok firmanın girmesidir. Denizli’nin özellikle tekstil sektöründe katma değerli ürün ve marka değerler üretmek konusunda kabuğunu kırması lazım. Firmalar tabii ki bunun farkındalar. Un var, şeker var, yağ var, artık iyi bir helva yapılması lazım. Denizli’de bu birikim de var, Denizli üretmeyi biliyor. Denizli, bir malın nasıl üretileceğini, hangi yöntemlerle üretileceğini ve o prosesleri artık biliyor. Nasıl satacağını da biliyor. Nasıl daha katma değerli satılacağını da biliyor. Aslında firmaların kurumsallık anlamında, kendisini çağa uydurmak anlamında bir noktaya kendisini itmesi lazım. Katma değerli ürün ve marka üretimini Denizli’nin yapmaması için bir sebep görmüyorum.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER