Denizlili 'Sipsinin Kraliçesi’ni PAÜ keşfetti

‘Koca Usta’ olarak anılan ve 2018 yılında hayata veda eden Hayri Dev’in ardından ‘Sipsinin Sultanı’ olarak bilinen 72 yaşındaki Halime Özke de UNESCO tarafından Yaşayan İnsan Hazinesi ödülüne layık görüldü.

Sipsinin Sultanı Özke ödülü, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan aldı. Sipsinin sultanının listeye alınması, Denizli’de sevinçle karşılandı. Öte yandan Özke’yi ilk keşfedenin Pamukkale Üniversitesi’nin (PAÜ) olduğu ortaya çıktı. PAÜ Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Arslan ve Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkan Yardımcısı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Surur Çelebi, Özke ile ilgili ciddi bir araştırma yapmış ve sipsinin sultanını aday yaparak UNESCO’ya başvuru yapmışlardı.

“2016 YILINDA UNESCO ÜYELERİNİ DAVET EDİP, ÖZKE İLE TANIŞTIRDIK”

Beyağaç’lı Halime Özke’nin BM Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO’nun ilgi alanına girmesini Pamukkale Üniversitesi ve Öğretim Üyeleri sağladı. PAÜ Rektörü Hüseyin Bağ ödülle ilgili, “Üniversitemiz ve Denizli için çok önemli bir olay. Mutluyuz”derken, “Sipsi Yapımında ve İcrasında Yaşayan İnsan Hazinesi” ilan edilen Özke’nin bu önemli listeye girmesine ilişkin detaylı açıklama ise Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Arslan’dan geldi. Özke ile geniş çaplı araştırma, tez ve kitap yazımı çalışmaları yaptıklarını da anlatan Prof. Dr. Arslan; “Bu tür insanlar Denizli’de var. Onlar geleneksel kültürümüzün taşıyıcıları ve hala yaşatmaya devam ediyorlar. Hayri Dev ve Halime Özke gibi isimler kültürümüzün taşıyıcıları olarak önemli şahsiyetlerdir. Bu kişiler UNESCO’nun uluslararası düzeyde 2003 yılından itibaren bütün Birleşmiş Milletler ülkelerinde imza koyarak kararlaştırdığı somut olmayan kültürel miras unsuruna uygun kişiler. Bu somut olmayan kültürel miras unsurunun ana başlıklarından biri yaşayan insan hazineleridir. Geleneksel kültürü hem yaşayan hem yaşatan hem de aktaran bu kişilerin tespit edilerek bu listelere alınması gerekiyordu. 10 yıldır kendisiyle ilgileniyoruz. Üzerine tez yazdırdık. İlk defa 2014 yılında İl Kültür Turizm Müdürlüğü bünyesinde karar alarak bakanlığın somut olmayan kültürel miras tespit formunu hazırlayıp gönderdik. 2016 yılında UNESCO üyelerini davet edip Halime Özke ile tanıştırdık. Aday listesine alındı, bekliyorduk. Haber gelince çok sevindik. Denizli için hayırlı uğurlu olsun” dedi.

“DENİZLİ KÜLTÜREL ANLAMDA YAŞAN BİR MÜZEDİR”

Üniversite olarak bu kişileri tespit edip, faydalanabilir olarak kamuoyuna sunmak görevlerinin olduğunu belirten Prof. Dr. Arslan; “Bizim çalışma alanımız kültür alanı, folklor alanı. Kültürel envanterini ortaya çıkarmak bizim görevimiz. Makaleler yazdık, tezler çıkardık ve örnek olacak kişilerden biride Halime Özke’ydi. Geleneksel kültürün ne kadar canlı olarak yaşadığının bir örneği kendisi. Nasıl ki Hayri Dev geleneksel kültürü müzik alanında yansıtan önemli bir figür ise, Özke de kadınlar için sektör içinde becerileri üzerinde yer aldığının bir örneği. Bizde kadınlar da erkekler kadar üretkendir. Çobanlık yaparken kendi yaptığı sipsiyle kendini geliştirmiş ve bunu çevresine öğretmiş. Yeni nesillerle aktarmaya çalışan birisi. Kültür dediğimiz şeyde zaten nesiller arasında aktarıla gelen bir şey. Bölgemiz açısından böyle bir ödül çok önemli. Kültürel alanda farkındalık yaratmalıyız. Uluslararası alana taşımalıyız. Denizli kültürel anlamda yaşan bir müzedir. Denizli’nin pek çok ilçesinde geleneksel kültürü yaşayan ve yaşatan pek çok insan var. Müzik alanında, geleneksel kıyafet, sözlü edebiyat ve inançlar gibi alanlarda görürsünüz. Bizim gelecek dönemde geleneksel kültür ile turizm alanını birleştirip Denizli’ye ekonomi girdisi kazandırmak gerekir” şeklinde konuştu.

“GELENEĞİN DONDURULMADAN GELECEĞE AKTARILMASI GEREKİYOR”

Özke’nin Denizli için bir kültür olduğunu belirten PAÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkan Yardımcısı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Surur Çelebi; “UNESCO çeşitli anlaşmalarla he ülkenin kendi değerlerini koruması, geleceğe aktarması yönünde somut olmayan kültürel miras sözleşmesini hazırladı. Ülkemizde 2006 yılında TBMM’den geçen yasayla bu sözleşmeye taraf olduk. Bizde bütün üniversiteler kendi bulunduğumuz şehirlerdeki somut olmayan kültürel envanterini bir araya getirip çalışmamız istendi. Bizde bu çerçevede somut olmayan değeri biraraya getirmek, yaygınlaştırmak için çalışmalar yapıyoruz. Bahsettiğim bu kültürel miras sözleşmesinde 5 alandan biri gösteri sanatları olarak kabul ediliyor. Denizli Hayri Dev ve Halime Özke gibi önemli değerler yetiştirmiş. Biz Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ve Gençlik ve Spor Bakanlığı ile birlikte kitap hazırladık. Bu kitapta hem Hayri Dev hem de Halime Özke’yi tanıttık. Halime Özke’yi anlattık ve onun UNESCO Yaşayan İnsan Hazinesi ödülüne layık görülmesini istedik. İlk girişimimiz 2014 yılındaydı ve 2020 yılında ödüle layık görüldü. Bu Denizli için önemli bir şans. Biz bölüm olarak kendisi hakkında kitaplar, makaleler, tezler yazdık ve onu anlattık. Üniversite olarak gururluyuz. Hayri Dev ve Halime Özke birbirini tamamlayan bir ikiliydi. Üflemeli çalgı Denizli için önemlidir. Geleneğin dondurulmadan geleceğe aktarılması gerekiyor. Geleneği olduğu yerde yaşatmaya devam etmeliyiz. Yerelden ulusala aktarılması tanıtılması gerekiyor. Gençlerle Halime Özke’yi bir araya getirip sanatını tanıtmalıyız, aktarılmasını sağlamalıyız” dedi.

Güncelleme Tarihi: 13 Şubat 2020, 13:21
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER