Ekonomi Yazarı Uğur Gürses; “Daha önce görmediğimiz türde bir kriz yaşıyoruz”

Denizli Sanayiciler ve İşadamları Derneği (DESİAD) tarafından düzenlenen ‘2019 Ekonomide Bir Eşik Mi?’ konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Ekonomi Yazarı Uğur Gürses; “Şu anda daha önce görmediğimiz bir tür kriz yaşıyoruz. Benim Denizli’deki iş kesimine söyleyebileceğim tek şey; birçok şeyi bu kriz dönemlerinde kendi bilançolarına göre yönetmeleri gerekiyor” dedi.

Ekonomi Yazarı Uğur Gürses; “Daha önce görmediğimiz türde bir kriz yaşıyoruz”
banner92

Denizli Sanayiciler ve İşadamları Derneği (DESİAD) tarafından, ‘2019 Ekonomide Bir Eşik Mi?’ konulu konferans gerçekleştirildi. Anemon Otel’de gerçekleştirilen konferansa Ekonomi Yazarı Uğur Gürses, konuşmacı olarak katıldı. Konferans öncesinde konuşan DESİAD Başkanı Okan Konyalıoğlu, “Bildiğiniz gibi Denizli Sanayiciler ve İşadamları Derneği olarak yıl içerisinde muhtelif zamanlarda çeşitli konferanslar ve etkinlikler düzenliyoruz. Bu etkinliklere sanayicilerimizin, üreticilerimizin pozitif etkileşimde bulunabileceği, ekonomi ile ilgili sözü olan arkadaşlarımızı davet ediyoruz. Bugün de Ekonomist Uğur Gürses misafirimiz olacak. İş insanlarının vizyonunda yatay bir seyir olmazda işler ya aşağıya ya da yukarıya gider. Bu sebeple ya yatırım yapacağız ve işlerimizi büyüteceğiz veya küçülüp bu işten geriye duracağız. Denizli’nin genel gidişatı ile ilgili rakamlara baktığımızda, elimizdeki datalar son dönemde biraz sıkıntı gösteriyor. Fakat bu günlerde geçecek. Onun için de çözüm arıyoruz. Vekillerimiz, yerel ve genel yöneticilerimizle bu konuları paylaşıp ortak bir akılla çözüm üreteceğimize inanıyoruz” dedi.

“TÜRKİYE’NİN BU KRİZİ AÇACAĞI NOKTASINDA İYİMSERİM”

Türkiye’nin ekonomik kriz içerisinde olduğunu ve 1994 ve 2001 krizlerine göre daha sert bir kriz olarak görüldüğünü söyleyen Ekonomi Yazarı Uğur Gürses, “Diğerlerinden farkı ise şirketler kesiminin çok daha fazla borçlu olması. Dolayısı ile ekonomik bir durgunluk anında şirketler kesiminin bu borcu geri ödemekte zorlanacağı çok açık. Bu borç sadece Türk Lirası olsa ki yine zor ama aynı zamanda döviz borcu olduğu için ve döviz kurları da yukarı gittiği için ve Türkiye’nin döviz arz-talep dengesi arz eksiği gösterdiği için kurlar yukarı gidiyor. Kur artışı da aynı şekilde reel sektör şirketleri vurduğu için bu çift yönlü bir ekonomik etki yaratıyor. Bu krizden çıkışta sadece ekonomik değil aynı zamanda siyasi olarak da Türkiye’nin normalleşmesini gerektiriyor. Daha önce görmediğimiz bir tür kriz yaşıyoruz şu anda. Benim Denizli’deki iş kesimine söyleyebileceğim tek şey; birçok şeyi bu kriz dönemlerinde kendi bilançolarına göre yönetmeleri gerekiyor. Genel makro ekonomik durumda önemli tabi ki ama her şirketin durumu farklı. Kimi şirket daha fazla borçlu, kimi şirket döviz borcu yok, kimi şirketin nakit durumu daha iyi. Bu sebeple her şirketin kendi durumuna göre karar vermesi gerekiyor. Bu kriz bir şekilde atlatılacak. Çünkü kriz içinde uzun süre yaşamak mümkün değil. Türkiye’nin bu krizi açacağı noktasında iyimserim” diye konuştu.

“KRİZDE YAPILAN EN BÜYÜK HATALARDAN BİRİ; ELEMAN ÇIKARMAK”

Herkes için bir süre sancılı ve sıkıntılı bir dönem olacağını söyleyen Gürses, şunları aktardı: “Şirketlerin en çok yaptığı şey; kriz döneminde eleman çıkarmak. Ancak yetişmiş eleman sıkıntısı olduğunu hesaba katarak da kendi paydaşlarıyla bu krizi beraber göğüslemelerinin yararlı olacağını düşünüyorum. Yarın kriz geçtikten sonra aynı elemanları tekrar bulamayacaklarından eminim. Onun için krizde yapılan en büyük hatalardan biri eleman çıkarmak diye düşünüyorum. Bazı şirketler kriz ortamına rağmen yatırım yapacaklardır. Türkiye’deki ekonomik büyümenin önemli bir kısmı tüketimden geliyordu. Bizim bir şekilde Türkiye’deki yatırım ortamını iyileştirmemiz lazım. Bunun için de sadece ekonomik faktörler yok. Siyasi ve hukuka dayalı unsurlarda var. Türkiye’nin bir an önce hukukun üstünlüğünü ve adalete olan güveni bir şekilde tesis etmesi gerekiyor. Bu olduğu sürece Türkiye’nin önündeki dönemde yatırımlarının artacağı çok açık. Türkiye önümüzdeki 20-30 yıl içerisinde doğuya kayan ekonomik büyüme merkezlerine yaklaşacağı için ne kadar çok yatırım yapılırsa önümüzdeki dönemde o kadar Türkiye’nin ekonomik olarak daha güçlü olacağını düşünüyorum. Eğer hukukun üstünlüğü sağlanırsa üzerine yapısal reformları eklemleştirebilirsiniz.”

Güncelleme Tarihi: 03 Mayıs 2019, 16:03
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner21

banner124