EL AÇAN TÜRKİYE, AK PARTİ İLE 'EL AÇILAN TÜRKİYE' HALİNE GELDİ'

EL AÇAN TÜRKİYE, AK PARTİ İLE 'EL AÇILAN TÜRKİYE' HALİNE GELDİ'

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, DRT Denizli Televizyonu’nda yayınlanan ‘Seçime Doğru Özel’ programında; Haber Müdürü Cansu Karacık ve Ana Haber Sunucusu İrfan Atasoy’un gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. İYİ Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Meral Akşener’in Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı'nı (TİKA) kapatacağına yönelik sözlerine ilişkin sözlerini değerlendirdi. ‘TİKA’yı kapatacağım’ demenin milli bir vaat olmadığını söyleyen Bakan Zeybekci; “Ecdadın bize emaneti olan bu kültür coğrafyasına uygun bir vaat değildir. TİKA bugün Sırbistan’dan Bosna Hersek’e, Kosova’dan, Moldova’dan Makedonya’ya, Sudan’dan Etiyopya’ya, Kafkaslar’dan Orta Doğu’da Suriye’de bütün bu coğrafyanın tamamında muhteşem işler yapan bir kuruluştur. Cumhurbaşkanımızla gittiğimiz her yerde bütün o ülkelerin insanları devlet başkanları, Başbakanları yalvarırlar TİKA bize şuradaki köprümüzü yapıversin, TİKA falanca yerde sulamayla ilgili bize şunu yapıversin, TİKA şuradaki aş evimizi yapsın, TİKA şuradaki yolumuzu yapsın… İşte şu ve bunları yapıversin diye. Derin bir değerlendirme yapalım. Türkiye’de 2013’te gezi olayları niye başladı. Türkiye bütün borçlarını ödedi faizler yüzde 4,6’ya düştü, Enflasyon yüzde 7’den 6 buçuklar seviyesine düştü. El açan Türkiye el açılan Türkiye haline geldi. Dünya’da milli gelirine oranla en çok yardım eden ülke haline geldi. Şanlı Türk Bayrağımız TİKA gibi kurumlarımız sayesinde bizim ‘kültür coğrafyası’ dediğimiz bu coğrafyada herkesin bin bir türlü oyununun olduğu haritaların yeniden çizildiği bu coğrafyada Türk Bayrağı dalgalanmaya başladı. Bu faaliyetler sayesinde bu ülkenin Cumhurbaşkanı veya Başbakanı ciddi bu coğrafyadaki ülkelerde seçime girse seçimi kazanacak biçimde gittiğinde bu şekilde karşılanmaya başlandı” dedi. 

“GEZİ OLAYLARINDAKİLERİN KARŞI OLDUĞU TİKA’YDI”
 “Dünya’nın hiçbir lideri başka bir ülkeye gittiği zaman böyle bir sıcak karşılama, böyle bir algı yoktur” diyen Bakan Zeybekci; şöyle devam etti: “Bu birilerini rahatsız etti. Türkiye’nin bu hali birilerini rahatsız etti. Türkiye’nin bu hali birilerini rahatsız etti. Ecdadın bize emaneti olan bu kültür coğrafyasında yeniden bu algının oluşması, Yeniden Türkiye’nin bu coğrafyanın çadır direği haline gelmesi, yeniden eline bakılan, gözüne ve sözüne bakılan bir ülke haline gelmesi zaten bu işin patlama yeridir. Yoksa Gezi Olaylarında 3 – 5 tane ağaç böcek değildi durum. Gezi olaylarında gelen yaklaşık 160 - 170 tane yabancı ajan yakalandı ve sınır dışı edildi o dönemde. Gezi olaylarının başladığı gün orada Taksim Meydanı’na yerleşip de günlerce canlı yayın yapan yabancı canlı yayın organlarını biliyorsunuz. Beklentileri buradan bir hareketlenme, ateşlenmeyle ilgili. Zaten onların karşı olduğu TİKA’ydı. Bu ülkenin bu şekilde Yunus Emre Vakfı, TİKA, Maarif Vakfı gibi vakıflar. Meral Akşener mazeret beyan ederken niyetini göstermiş. Burada kendinin nerelere bağlı olduğunu; peki ne olacaktı hanımefendi? TİKA olmasın. Peki, ne olsun. Bağlı olduğunun efendinin okulları mı olsun? Aslında onu söylüyor. Bu milletin ve ecdadın bize emanet ettiği coğrafyada bayrağının dalgalanması, bu milletin, bu ülkenin sözünün ve gözünün içine bakıldığı bu atmosferin bozulması onun efendisinin okullarıyla bağlı olduğu asıl büyük noktalara hizmet etmek için. Söylenen söz budur. Milletimizin uyanık olması lazım. Milletimizin bunları çok net bir şekilde görmesi lazım.”  

“BİZİM VAADİMİZ; İCRAATLARIMIZ”
“Bizim vaadimiz; bizim icraatlarımız” diyen Bakan Zeybekci; “Biz zaten yapıyoruz. Onlarınki kuru vaatler. Hani vardır ya haliçler gazel okumak gibi daha başka şeylerde var. Çıkmış orada diyor ki tüm kredi kartlarının borçlarının tamamının bilmem nesini sileceğim. Kimin malını neye bağışlıyorsun? Bu memlekette asgari ücretle geçinip de veya çok kıt kanaat geçinip de hiçbir yerde borcu olmayan insanlar var” diye konuştu.  

“TÜRKİYE'NİN MAKRO EKONOMİK SONUÇLAR ANLAMINDAKİ KARNESİ MUHTEŞEM”
Türk ekonomisi hakkında da değerlendirme yapan Bakan Zeybekci; “Para politikaları ve finans piyasalarıyla diğer ekonomiyi birbirinden ayıralım. Türkiye’nin gerçek göstergesi, Türkiye’nin gerçek performansı, Türkiye’nin gerçek ekonomik karnesi reel ekonomidir. Büyümeyle ilgili bizim geçmiş yıllardaki 2016’nın son çeyreğinden başlayan 2017’nin tamamında dünyada G-20 ve OECD içerisinde 1 numara, Avrupa Birliği’nde İrlanda ile hemen hemen birinciliği paylaştığımız bir ortam var. İstihdama bakıyoruz. Geçen yıl 1 milyon 360 bin vatandaşımızı iş sahibi yapmışız ve işsizlikte 2 puanlık aşağı yönlü bir hareket var. İhracatımıza bakıyoruz. 20 aydan bu yana yüzde 10 civarındaki bir artışı gerçekleştirmişiz. Bütün bunları yaparken Türkiye olarak yatırımlarla ilgili, büyümeyle ilgili de 2017'de 7,4’lere ulaştık. Bunun yarısından fazlası reel sektör yatırımları, üretim ve ihracattan geliyor. Tabii bunun yanında kapasite kullanım oranları yüzde 80'lerin üzerine geçti. Sanayi üretim endeksine baktığımız zaman ki devamlı olarak yukarı yönlü. Yatırım teşvik belgesine bağlanan yatırımlara, özel sektörün yatırımlarına baktığımızda 2017 yılında verdiğimiz belgeler, 2016'ya göre yüzde 82 oranında rakamsal anlamda arttı. Arkadaşlarımızın yeni bir değerlendirmesine göre bu, yüzde 107, yani 2 kat arttı. En son verdiğimiz Proje Bazlı Yatırım Teşvik Sistemi’nde de yaklaşık 40 milyar dolarlık belge bunların hepsi 2018-2019 yılında yatırıma dönüştürülen şeyler. Türkiye'nin makro ekonomik sonuçlar anlamındaki karnesi muhteşem” dedi.
“YABANCI SERMAYE GİRİŞİNDE HEDEFİMİZ 20 MİLYAR DOLARLAR VE ÜZERİDİR”
Para ve finans piyasalarıyla ilgili de açıklama yapan Bakan Zeybekci; “böyle bir Türkiye'nin aslında doğrudan yabancı sermaye girişi olarak da geçen yılki performansı 14 milyar dolar. Türkiye'ye yatırım yapmaya geliyor, Türkiye'de Türk vatandaşları ile birlikte Türkiye'nin kaderini paylaşmaya geliyor. Doğrudan yabancı sermaye girişi… Bu yeterli mi? Bizim için hedef 20 milyar dolarlar ve üzeri bizim için hedef, daha fazla olsun. Ama 2002 yılına kadar toplam tarihimiz boyunca ki gelen doğrudan yabancı sermayeyi bugün bir yılda alıyoruz. Bu hale geldik” şeklinde ifade etti.

“KUR, FAİZ VE ENFLASYON TÜRKİYE’NİN REALİTESİNİ YANSITMIYOR”
Kur, faiz ve enflasyon Türkiye'nin realitesini yansıtıyor mu? Sorusuna yanıt veren Bakan Zeybekci, şunları söyledi: “Dönüp bakıyoruz. Türkiye'nin realitesini yansıtmıyor… Onun için şimdi bu Moody's ve Fitch, bunları Türkiye'nin gündeminden çıkarmamız lazım. Ne dedikleri değil, bizim elde ettiğimiz sonuçlar, yani bu saydığım reel ekonomi sonuçları, makro ekonomik sonuçlar, elde ettiğimiz ürünlere bakmamız lazım.”

“YÜZDE 7,5'LAR SEVİYESİNDE BİR BÜYÜME GELECEK”
2018'in ilk çeyrek büyümesi 11 Haziran'da açıklanacağının altını çizen Bakan Zeybekci; “yüzde 7,5'lar seviyesinde bir büyüme gelecek. İşsizlikle ilgili ayağı yönlü bir trendimiz var. İhracatla ilgili yine yukarı yönlü. Enflasyonla ilgili istediğimiz sonucu tam olarak alamadık. Bu da dünyadaki enerji ve hammadde piyasalarındaki yükseliş. Yani yaklaşık olarak yüzde 2 katına yakın son 1-1,5 yıl içinde yukarı yönlü bir hareketlenme oldu ve hammaddeyi de doğrudan etkileyen bir şey bu. Türkiye olarak yüzde 45 seviyesinde hammadde ve ara malı ithaline bağlıyız. İhracat olarak da ihracatımızın yüzde 60'ı ithalata bağlı. Dolayısıyla bu direkt kur yükselişleri, hammadde fiyatları, enerji fiyatlarındaki oynamalar, doğrudan bizim maliyetlerimizi etkiliyor. Maliyetlerimiz de enflasyon demek. Enflasyonun yüksek çıkması demek, faiz oranlarının yukarı çekiyor. Onun için bizim hem büyüme hem sürdürülebilir ve dengeli büyüme, aynı zamanda da enflasyonla etkin bir mücadele, asla ve asla ihmal etmeden etkin bir mücadeleyi sürdürüyoruz. Bundan asla vazgeçemiyoruz ve bununla ilgili tedbirlerimizi, özellikle gıda fiyatları ile ilgili, tarımsal üretimin artırılması ile ilgili, genel tüketim mallarındaki arzın artırılması ile ilgili müdahalelerimiz bütün hızıyla devam ediyor ve devam edecek” şeklinde ifade etti.  

“DOLAR, DÜNYADAKİ TÜM PARA BİRİMLERİ KARŞISINDA DEĞERLENDİ"
Doların dünyadaki bütün para birimleri karşısında değerlendiğini söyleyen Bakan Zeybekci; “Biz biraz farklı ayrıştık. Çünkü işte burada manipülasyon başlıyor. Türkiye'nin geçici seçim döneminde oluşturulmaya çalışılan o gürültü ve toz duman içinde spekülatörlerin Türkiye'den çok daha fazla bir şekilde rant sağlamaları, bu oyunları. Bunların hepsi de önümüzdeki 10 gün ve sonrası gelen süreçte bunun disipline edildiğini, makul bir seviyeye doğru geldiğini ama asıl 24 Haziran'dan sonra asıl alınacak olan makro ekonomik tedbirlerle, yapısal tedbirlerle alacağımız değer, tok disipline eden tedbirlerle… Şu anda disiplinsiz mi? Değil. Geçen seneyle ilgili ve şu anda bizim bütçe açığı yüzde 1.5 idi. Bu seneki hedefimiz yüzde 1,9” dedi.

“TL ÜZERİNDE OLUŞTURULMAYA ÇALIŞILAN BASKILARA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”
“Dönün Avrupa’ya bakın en iyisi biziz” diyen Bakan Zeybekci; şunları söyledi: “Borçlarımızın milli gelirine baktığımız zaman Avrupa Birliği’nin ortalaması yüzde 100’lere yakın. Bizim yüzde 28… Yüzde oranlarına baktığımız zaman Yunanistan’ın, ki hesap makinelerine sığmıyor. Fransa, İngiltere, Avrupa’nın tamamı öyle; içlerinde sadece Almanya durumu düzeltiyor. O da bize yakın. Onun için biz şuanda bu durumda sıkı para politikası… Zaten Merkez Bankası şuanda para politikalarını bu anlamda yeterli karşılığı veriyor. Vermeye de devam edecek. Buna müsaade edilmeyecek. Herkes şunu bilsin. Türkiye’de Türk Lirası üzerinde oluşturulmaya çalışılan bu baskıya müsaade etmeyeceğiz. Kamu maliyesinde şuanda kamu borçları anlamında baktığımız zaman hemen hemen 0 borç diyebiliriz.” 

YARIN: “YATIRIMCININ İHTİYAÇ DUYDUĞU BİR ALANDA FAİZ ORANLARINI AŞAĞIYA ÇEKEBİLİYORUZ”

HABER MERKEZİ

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER