'FETÖ/PDY İLE SAVAŞTA EN DİK DURUŞ DENİZLİ'DEN'

'FETÖ/PDY İLE SAVAŞTA EN DİK DURUŞ DENİZLİ'DEN'

Bir Şehir Halkı Darbe Ve Darbecilere Karşı  Müthiş Bir Direniş Örneği Verdi.. Cuntacı Yönetimin Tüm Planlarını Bozdu.. Kahraman Denizli O Gece Darbecilere Karşı Destan Yazdı.. O karanlık gecenin ilk anından itibaren meydanlarda olan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan yine en ön saflardaydı.

DRT Denizli ekranlarında yayınlanan ‘Haberin Merkezi’ programına konuk olan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, programda 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını ve Denizli’de demokrasi destanının nasıl yazıldığını tüm ayrıntıları ile anlattı.

“FETÖ/PDY İLE SAVAŞTA EN  DİK DURUŞ DENİZLİ’DEN”
Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, DRT Denizli ekranlarında yayınlanan ve Tolga Alp Düzgören tarafından hazırlanıp sunulan ‘Haberin Merkezi’ programına konuk oldu. Başkan Zolan programda 15 Temmuz gecesi yaşadıklarına ve Denizli’de demokrasi destanının nasıl yazıldığına dair değerlendirmelerde bulundu.

DENİZLİ: Sayın Başkanım sancak ellerinizde dalgalanırken neler hissetiniz?

OSMAN ZOLAN:
 Sancak çıktığı zaman önemli bir şey var demektir. Milletin, vatanın bekası ile ilgili sıkıntı var demektir. Sancak bu şehrin namusu ve şerefidir. Onun için korunması ve sahip çıkılması gerekir. Ülkemiz 98 yıl sonra 15 Temmuz’da paramparça olmakla karşı karşıya kaldı. Sancağımızı bu kalkışmayı bertaraf edebilmek adına 15 Temmuz akşamı 98 yıl sonra ilk defa Delikliçınar Meydanı’nda çıkardık. Sancağımız çıktığında vatandaşlarımızın bayrak sevgisi farklı bir boyuta ulaştı. Tarih tekerrür etti. Ve nasıl 15 Mayıs 1919’da sancak çıktı, Denizli işgale uğramadı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde ülkemiz Kurtuluş Savaşı’ndan kurtuldu. Aynı şekilde bu da bir Kurtuluş Savaşı’ydı. Bayrağımız tekrar meydanlardaydı. O saldırı, başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bütün milletimizle birlikte bertaraf edildi. Sancağımızın ve bayrağımızın yanında onurlu bir şekilde bu girişimi bertaraf ettik. 98 yıl sonra bayrağımızın o acı maneviyatını hissettik. Ödenen bedeller düşünüldüğünde sancağımızı taşımak çok zor. Bunun için bayrağa ve sancağa sahip çıkmak gerekiyordu. 15 Temmuz akşamında yaptığımız karşı duruş da bunun içindi.

AKİF’İN ÖNEMLİ BİR SÖZÜ GELDİ AKLIMA

DENİZLİ: Sizce bizi ayakta tutan edilen dualar mıydı?

OSMAN ZOLAN:
“ Sayın Müftümüz Mehmet Aşık o gün bizlere çok yardımcı oldu. O gün sabah namazına kadar bizimle beraberdi. İlk meydana geldiğimde müftümüz oradaydı. Bizim nefesimizin etkisi geçtiğinde müftümüz mikrofonu alıyordu, binlerce insan dua ediyordu. Sonra mikrofonu biz alıp söyleyeceklerimizi söylüyorduk. Ankara’dan gelen haberleri halkımıza aktarıyorduk. Sayın Müftümüzden Allah razı olsun. İlk salanın Denizli’den verildiğini düşünüyorum. Bu da meydanın kalabalıklaşması açısından çok büyük fayda sağladı. O gün ki, meydanların dolup taştığı sabah namazında yaşadığım manevi duyguyu hiç yaşamamıştım. Cuma namazları kalabalık olur ama o gün ki sabah namazını Cuma namazlarından kat kat fazla kişiyle eda ettik. Ayrı bir manevi atmosfer yaşattı bize. Mehmet Akif Ersoy’a ‘Bu ülke ne zaman kurtulur?’ diye sormuşlar. O da; ‘Cuma namazına gelen cemaat, sabah namazına geldiğinde bu ülke kurtulur’ demiş.”

DENİZLİ: FETÖ ve PDY terör örgütü mensuplarıyla mücadele kararlılıkla devam ediyor. Bu konuda ne söyleyeceksiniz?

OSMAN ZOLAN:
15 Temmuz hakkında toplum olarak biz o fotoğrafı tam olarak göremiyorduk. 15 Temmuz’dan sonra Batı’nın gerçek yüzü tamamıyla ortaya çıkmıştır. Aslında bu Türkiye’nin kazancıdır. Avrupa’nın maskesi düşmüştür. Batı ve Avrupa ülkeleri 15 Temmuz’dan sonra bir hafta boyunca ne açıklayacağını bilememiştir. Çünkü onlar darbenin başarılı olacağına inanıyorlardı ve darbeden sonra başa geçecek olan kişi hakkında konuşma hazırlamışlardı. Ama olay ters olunca onlar şoka girdiler ve bir hafta boyunca şoktan çıkamadılar. Avrupa ve Batı için önemli olan tek bir olay vardır, o da menfaat. Menfaati nerdeyse oradalar. Artık bunu herkes biliyor. Avrupa’nın bir ilkesi yok. Maddiyat ve menfaat üzerine kurulmuş yapılardır. Bunu Mısır’da gördük. Darbe yapan kişiyi kırmızı halılarla karşıladılar. Demokrasi ve insan haklarını savunan bu devlet ve kurumlar nasıl olurda bir darbeciyi ülkesinde kırmızı halılarla karşılar? Demek ki menfaati o darbecinin yanında olmak. Bunu bütün Türkiye’nin bilmesi gerekir. Avrupa’nın menfaati yoksa senin yanında değildir. Bu terör örgütleri aslında birer maşa. Ama maşayı tutan eller var. Sadece isimler değişiyor. Aslında baktığımız zaman bütün terör örgütlerinin bir elden yönetildiğini, sahibin tek olduğunu görüyoruz. 15 Temmuz’dan sonra bu fotoğraf daha net ortaya çıktı. Belki siyasi görüşleri hakkında, savundukları düşünce hakkında veya sempati toplayan terör örgütlerine bir baktık bu hepsinin sahibi tek. Aynı bir yelpaze gibi; hepsi ayrı tarafa bakıyor ama toplandıkları yer tek. Bunları kurmuş, beslemiş, silah vermiş, onları illegalleşme konusunda desteklemişler. İşte bu 15 Temmuz’dan sonra ortaya çıktı. Ben vatandaşlarımıza şunu söylüyorum; terör örgütünün adı ne olursa olsun, ne zaman çıktığının hiçbir önemi yok. Bunlar Batı’nın kurmuş ve kuracak olduğu örgütlerdir. Bunlara böyle bakmak gerekir.

CEPHE SAVAŞLARININ YERİNİ ARTIK VEKALET SAVAŞLARI;

“TERÖR ÖRGÜTLERİNİ DESTEKLEME” STRATEJİLERİ ALDI

OSMAN ZOLAN;
Artık Batı ve diğer ülkeler direk cephe savaşları yapmıyor. Kendi askeriyle, topuyla, tüfeğiyle yapılan mert savaşlar yok artık. Terör örgütlerini besliyorlar, onları kendi orduları gibi kullanıyorlar. Aslında vekalet savaşları başlamış durumda. Bir ülkeyi zayıflatacaksa, bir ülkeyi sıkıntıya sokacaksa bunları kullanıyorlar. Tabi bunlar halka çok farklı lanse ediliyor. Sanki hakkı varmış, haklı bire sebebi varmış gibi lanse ediliyor. Ama içte ve dışta maşalarla bu örgütler hem finans ediliyor hem de başka ülkelerin üzerine salınıyor. Ama bu ülkeler her zaman temiz olarak kalıyor. Bir şey olduğu zaman da terör örgütü diye bağırıyorlar. Avrupa’nın birçok ülkesi terör örgütlerinin sığınağı, korunağı haline gelmiştir. Avrupa bu teröristlere bu şekilde açık açık destek verirken bizim millet olarak uyanmış olmamız lazım. Bizim milli birliğimizi sağlamamız lazım. Bizim A partisi B partisi diye ayrılmak yerine birlik olmamız lazım. Mevzu bahis vatan olduğunda, bayrak olduğunda, millet olduğunda, ülkemin menfaati olduğunda ve ülkemin geleceği olduğunda kendi çıkarlarımızı, grup çıkarlarımızı, parti çıkarlarımızı gerekirse ayaklarımızın altına alıp 80 milyon olarak tek vücut olmamız lazım. Eğer bunu başarırsak bize güçleri yetmez.

BAŞKAN ZOLAN’DAN BİR DEMOKRASİ DESTANI ÖYKÜSÜ

OSMAN ZOLAN;
Bu güne kadar hiçbir Türk devleti kaybetmemiş. Buradan tüm kardeşlerime sesleniyorum, hangi partiden olursa olsun, bu vatan yoksa zaten bizim o partilerimiz o gruplarımız, o düşüncelerimiz, ne evladımız, ne evimiz, ne geleceğimiz hiçbir şeyimiz kalmaz. Bunun için oyunlara gelmememiz gerekiyor. Ülke menfaati olduğunda bir araya gelmeyi bilmemiz gerekiyor. Batı’nın düşen maskesinden sonra terör örgütünün kendiliğinden kurulmayıp birileri tarafından kurulduğunu ve bütün terör örgütlerinin tek bir elden yönetildiğini bilmemiz lazım. Bu gerçekler 15 Temmuz sonrası ortaya çıkmıştır ve bu gerçekleri bilerek hareket etmemiz gerekiyor.

DENİZLİ: Kandırılarak bu terör örgütlerine dahil olan kişiler hakkında ne düşünüyorsunuz?

OSMAN ZOLAN:
Hasbelkader burada bulunmuş insanlarımız vardır. Böyle bir şey olsa bile zararın neresinden dönersen kardır. Dağa çıkmış bir terörist bile olsa gelip teslim olması gerekir. Bunun sonu yok. Sempati duyuyorsan artık o sempatini kesmen gerekiyor. Orayı besliyorsan beslemeyi kesmen gerekiyor. Her ne derece bağın varsa o bağını koparman gerekiyor. Eğer bu ülkede yaşıyorsak, ülkemizin menfaatini düşünüyorsak ve ülkemizi seviyorsak bağlantımızı kesmemiz gerekiyor. Ben Batı gibi düşünüyorum, onların maşası olmak istiyorum diyorsan o konuda yapacak bir şey yok.  (SON)

Tolga Alp DÜZGÖREN​

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner220

banner221