“Galip Hoca” yani Celal Bayar’ın stratejisi Müftü Ahmet Hulusi Efendi ve Demirci Mehmet Efe üzerine kuruluydu

Celal Bayar’ın, ‘Galip Hoca’ takma adıyla giriştiği Kuvayı Milliye çalışmaları tüm Batı Anadolu’da etkili oldu. En büyük etki ise, şüphesiz, Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi ile Demirci Mehmet Efe üzerindeki etki idi. Denizli-Aydın arasındaki Kuvayı Milliye hareketi bu iki isim üzerine ku-rulmuştu.

“Galip Hoca” yani Celal Bayar’ın stratejisi  Müftü Ahmet Hulusi Efendi ve Demirci Mehmet Efe üzerine kuruluydu

Celal Bayar’ın, ‘Galip Hoca’ takma adıyla giriştiği Kuvayı Milliye çalışmaları tüm Batı Anadolu’da etkili oldu. En büyük etki ise, şüphesiz, Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi ile Demirci Mehmet Efe üzerindeki etki idi. Denizli-Aydın arasındaki Kuvayı Milliye hareketi bu iki isim üzerine kurulmuştu.

Denizli merkez ve ilçelerinde din adamları etrafında örgütlenen direniş hareketi ( Kuvayı Milliye ), Mustafa Kemal Paşa ve Sivas Kongresi kararları ile belirlenen Heyeti Temsiliye ile sıkı bir bağ içerisine girdi.

Bu nedenle Sivas Kongresi’ne Denizli’den, Belevili Büyükağazade Yusuf (Başkaya) Bey, Dalamanlızade Mehmet Şükrü Bey, Küçükağazade Necip Ali (Küçüka) Bey’den oluşan üç kişilik bir delege ekibi katıldı.

İstanbul’da yayınlanan ve Anadolu’da başlatılan Ulusal Mücadele’yi destekleyen İleri Gazetesi’nin 9 Teşrinevvel 1335 (9 Ekim 1919) tarihli nüshasında “Kuvayı Milliye Ricalinden Bazı Simalar” başlıklı bir yazı yer alır. Bu yazıda, okurlara, Kuvayı Milliye yöneticileri tanıtılmaktadır.

Gazeteye göre Kuvayı Milliye’yi yöneten isimler şöyledir: “Mustafa Kemal Paşa, Kazım Paşa, Ali Fuat Paşa, Miralay Refet Bey, Miralay Köprülülü Kazım Bey, Temurcu Efe.”

Temurcu Efe ismi dışındakiler tanınan isimlerdir. Kazım Paşa, ileride Karabekir soyadını, Miralay Köprülülü Kazım Bey Özalp soyadını, Ali Fuat Paşa Cebesoy soyadını, Miralay Refet Bey ise Bele soyadını alacaktır.

Gazete, İstanbul’da tanınmayan Temurcu Efe’yi şöyle tanıtıyor okurlarına; “…..Temurcu Mehmet Efe, Aydın faciası üzerine vatanı için mücadeleye atılan, kadın, erkek onbinlerce maiyeti ile Yunan fırkalarını defeden eşsiz kahramanımızdır”.

DEMİRCİ, KUVAYI MİLLİYE’NİN ÖNDE GELEN ALTI İSMİNDEN BİRİDİR

Milliye haberleri, Nazilli’den İstanbul’a ulaşıncaya kadar şekil değiştirmiş, Demirci Mehmet Efe’nin adı telgrafhanede, Temurcu Mehmet Efe olmuştur. Ve gazeteye göre, Temurcu Mehmet Efe, Kuvayı Milliye’nin, başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere, önde gelen altı isminden biridir. İstanbul Mebusan Meclisi 21 Aralık 1919 tarihinde kapatıldı. Damat Ferit Paşa hükümetinin istifasından sonra kurulan Ali Rıza Paşa hükümeti ile Sivas’ta kurulan Temsil Heyeti arasında yürütülen görüşmeler sonucu Mebusan Meclisi’nin açılmasına ve bunun için de ülkede seçimlerin yapılmasına karar verildi. Ülke genelinde seçimler yapıldı ve İstanbul Meclis’ine gidecek mebuslar belirlendi. Bu Meclis’e Denizli’yi temsilen Çal Ortaköy’lü Müftüzade Emin Efendi ile Hakkı Behiç (Bayiç) Bey seçildiler.

‘İŞTE HAKİKİ BİR KAHRAMAN; DEMİRCİ MEHMET EFE’

Demirci Efe’nin eylemleri, İstanbul Meclisi Mebusanı’nda zaman zaman gündeme gelmiş ve alkışlanmıştır. Meclis’te, 13 Mart günü yapılan görüşmelerde, Demirci Mehmet Efe’nin 5 Mart günü gönderdiği bir telgraf okundu. Bu telgrafta Efe, Padişah Hükümeti’nin Yunan saldırılarına karşı konulmaması yönündeki politikasını eleştiriyordu.13 Mart tarihli aynı oturumda söz alan Sinop Mebusu Rıza Nur Bey, Avrupa ülkelerinin insan hakları konusunda sınıfta kaldığından bahsettiği konuşmasının sonunda, konuyu cephelerdeki savunma eylemlerine getirir ve şunları söyler; “…..Cenabı Hak bu milletten büyük kahramanlar yaratmayı murat etmiştir ve yaratmıştır. İşte hakiki bir kahraman, Demirci Mehmet Efe. Millet kahramanı, millî bir kahraman. Varolsun. Başarıları ziyade olsun. O’na ve onun gibilere dayanmaktan başka çaremiz yoktur”.

Meclis’in 14 Şubat tarihli oturumunda söz alan Sivas Mebusu ve Heyeti Temsiliye üyesi Rauf Bey, İzmir’in işgalinden sonra hükümetin bölgede yaşanan zulümlere ve olaylara olan kayıtsızlığına dikkat çekip, bölgedeki direniş hareketinden bahsederken şöyle konuşur; “…..8-9 ay evvel başlayıp bugüne kadar devam eden eylemler, hiçbir zaman şahısların veyahut siyasi zümrelerin veyahut hariçten herhangi bir kuvvetin tesiriyle ortaya çıkmış bir şey değildir. İşte buna en açık bir örnek, orada savunma tedbirlerini düşünen ve ilk adımı atan, şimdiye kadar tanımadığımız, o bölgenin öz evladı Demirci Mehmet Efe’dir.”

MÜFTÜZADE EMİN EFENDİ MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN DAVETİNE UYMADI

İstanbul’un 16 Mart 1920 günü işgal edilmesi ve bazı mebusların tutuklanması üzerine Meclisi Mebusan, 11 Nisan 1920 günü, kapatıldı.

İstanbul’un işgalinden sonra, 19 Mart günü Mustafa Kemal Paşa bir genelge yayınlayarak, Meclis’in Ankara’da toplanacağını duyurmuştu. Genelgeye göre yurdun her köşesindeki her liva’dan (şehir) 5 milletvekili seçilerek Ankara’da toplanacak Meclis’e gönderilecek, ayrıca kapatılan İstanbul Mebusan Meclisi’nin üyeleri Ankara Meclisi’ne doğal milletvekili olarak katılacaklardı.

Meclisi Mebusan’da Denizli’yi temsil eden Çal Ortaköy’lü Müftüzade Emin Efendi Mustafa Kemal Paşa’nın davetine uymayarak Ankara’ya gitmemiş Denizli’ye dönmüştür.

Milletvekilleri, her liva’da, İl Genel Meclisi üyeleri, Belediye Meclisi üyeleri ve Müdafai Hukuk Cemiyeti yöneticilerinden oluşan bir büyük heyet tarafından belirlenecekti. Bu Meclis’e Denizli’den, Bektaşi şeyhi Hacı Hüseyin Mazlum Baba, Belevli Başağazade Yusuf Bey, Tavaslıoğlu Mustafa Bey, Buldanlıoğlu Necip Bey, Hasan Hilmi Efendi ve Hakkı Behiç Bey katıldılar.

Aydın’dan ise, Dr. Mazhar Bey, Mehmed Esad Bey, Hasan Tahsin Bey, Sadık Bey, Sarayköy Müftüsü Ahmet Şükrü Efendi seçilerek Ankara’ya gittiler. Meclisi Mebusan’da Aydın’ı temsil eden Abdülkadir Cami Bey ve Mehmet Emin Bey de Büyük Millet Meclisi’ne İstanbul’dan katıldılar.

Demirci Mehmet Efe’den dolayı, Aydın liva’sının dışında Nazilli bölgesinden de Ankara’ya bir milletvekili gonderilmesi istenir. Bu özel bir istektir. Ankara’nın bu isteği üzerine Nazilli Heyeti Merkeziye’si tarafından daha önce Sivas’a gönderilen heyet içinde bulunan Hacı Süleyman Efendi seçilir.

Mehmet Efe, Aydın’dan ve Nazilli’den seçilen milletvekillerini özel trenine bindirerek önce Sarayköy istasyonuna gelir. Oradan Ahmet Şükrü (Yavuzyılmaz) Efendi’yi alır, Goncalı istasyonunda Denizli Kuvayı Milliye Reisi Müftü Ahmet Hulusi Efendi ve seçilen Denizli milletvekilleri ile buluşur. Milletvekillerini Çardak istasyonuna kadar uğurlayan Efe, Nazilli’ye döndükten sonra Mustafa Kemal Paşa’ya bir telgraf çekerek Aydın, Nazilli ve Denizli milletvekillerini Ankara’ya gönderdiğini bildirir.

DENİZLİ MİLLETVEKİLLERİNİN DAĞILIMI ÇOK İLGİNÇ

Dikkat edilirse, Denizli milletvekillerinin dağılımı çok ilginçtir. Hüseyin Mazlum Baba Denizli Merkez’den, Yusuf Bey Çal’dan, Mustafa Bey Tavas’tan, Necip Bey Buldan’dan, Hasan Hilmi Efendi Acıpayam’dan, Hakkı Behiç Bey Ankara kontenjanından temsilci olmuşlardır. Ahmet Şükrü Efendi de, Aydın temsilcisi olarak da olsa, Sarayköy’den Meclis’e katılmış olmaktadır. Ankara’da toplanan Büyük Millet Meclisi, milletvekillerinin çoğu farkında olmasalar bile, Anadolu’da yeni ve bağımsız bir devletin kuruluşunun müjdecisi idi.

YARIN: MUSTAFA KEMAL’İ KORUYAN ZEYBEKLER DENİZLİ VE AYDIN’DAN GÖNDERİLDİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER