Gümüşsu Arıtma Atıksı Geri Kazanım Tesisi açıldı

1995 yılında 7 farklı tekstil fabrikasının oluşturduğu Gümüşsu Arıtma’nın Güney Ege Kalkınma Ajansı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı işbirliğinde hayata geçirdiği ‘Atıksu Geri Kazanım Tesisi’, düzenlenen törenle hizmete başladı.

Gümüşsu Arıtma Atıksı Geri Kazanım Tesisi açıldı

1995 yılında yedi farklı tekstil fabrikası bir araya gelerek ortaklaşa oluşturduğu Gümüşsu Arıtma, çevreci tesisini oluşturdu. Gümüşsu Arıtma’nın Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde faaliyetlerini yürüten Güney Ege Kalkınma Ajansı’nın (GEKA) 2019 yılındaki ‘Temiz Üretim Mali Destek Programı’nda desteklenen ‘Atıksu Geri Kazanım Tesisi’ düzenlenen törenle hizmete girdi. Törene; Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Üyesi Nihat Zeybekci, Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı Su ve Toprak Yönetim Daire Başkanı Menderes İşcan, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Vali Yardımcısı Ali Nazım Balcıoğlu, Pamukkale Kaymakamı Uğur Bulut, Merkezefendi Kaymakamı Dr. Adem Uslu, Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki, Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Selim Kasapoğlu, AK Parti İl Başkanı Yücel Güngör, GEKA Genel Sekreteri Özgür Akdoğan, Denizli Organize Sanayi Bölge Müdürü Ahmet Taş, Gümüşsu Yönetim Kurulu Başkanı Remziye Güvenç ve davetliler katıldı. Törende konuşan Gümuşsu Arıtma Ar-Ge Yöneticisi Burcu Aktan Soykök; “Bu proje için yıllardır düşünülen bir şeydi, istenilen bir şeydi. Bir çevre mühendisi olarak kendimce yani zirve noktası diyebilirim artık. Suyun geri kazanılması, arıtılmasından sonra geri kullanılması önemli” dedi.

“27 YILDIR BENİM HAYALİMDİ”

Tesisin 27 yıldır hayali olduğunu ifade eden Gümüşsu Su Arıtma Genel Müdürü Ülkü Emer; “Gümüşsu kurulurken işe başladığımda Gümüş Çay rengarenk akıyordu. O dönemde fabrikalar, atıksularını direk olarak dereye veriyorlardı. O günlerde fabrikalar bir araya gelip kurulumu yapıldıktan bir süre sonra biz bu suyu arıtıyoruz. Yasal çerçevede suyu arıyoruz ama çektiğimiz yerleri besleyemiyoruz. Bu suyun bir gün geri kazanılması idealimde vardı. İlk çalışmalar TÜBİTAK Ar-Ge projesiyle 2009 yılında oldu. Orada arttığımız suyun boyahanede gayet verimli kullanılabildiğini gördük. Kuyudan çekilen su sert olduğu için tekrar yumuşatma için bir maliyet vardı.  O tarihlerde hedefimiz hep, biz bu suyun tamamını arıtmaktı. O günlerde pilot ölçekli 10 metreküplük tesisti. GEKA’nın temiz üretimle ilgili projesi aslında bir bahane oldu. Böyle bir destekle sanayicimize de bir start verdirmiş olduk. Bir çevre mühendisi olarak bunu isterken; bunun yapılması gerektiği konusunda başlangıç açısından çok güzel oldu. Hedefimiz de artık yer altından su çekilmesin. Biz, kapalı devre olarak boyahane arıttıktan sonra ben tekrar geri kazanım tesisinde bunu kazanıp, tekrar onlara göndereyim. Boyahanelerin de temiz üretim kapsamında kuyudan çektikleri suyun sertliğini gidermekle alakalı tuzlu suyla yıkama ile ilgili bir patentli çalışmamız var. Orada da bu çalışmalar yapıldığında boyahanelerimizin bize gönderdiği atıksu da azalacak. İnşallah sadece bu arıtma tesisinden arıtılmış bir su bir de mevcut tesisimizde oluşan susuzlaştırma ünitesinden çamur keki çıkar. Gümüş Çay artık, ayağımızı rahatlıkla dereye sokabileceğimiz ve balık tutabileceğimiz bir dere haline gelir diye ümit ediyorum” diye konuştu.

“MUTLUYUZ”

Yapılan projenin destek almış olması kendilerini mutlu ettiğini ifade eden Poyraz boya Yönetim Kurulu Başkanı Emin Şen; “Biz boyahane sektörü olarak istemesek de çevreyi kirletmek zorunda kalan sektörün içerisindeyiz. Gerek emisyon olarak gerek atık su olarak gerek diğer ekipmanlar olarak; biz, bunları uzun yıllardan beri tükettiğimiz ve uzun yıllar da tüketeceğimizi düşünerek böyle bir yatırıma Gümüşsu çatısı altında bir önderlik yaptık. Bu da o dinamizm sayesinde Türkiye’de ilk bu projeyi, patentini alarak suyun yüzde 70’lik kısmını geri kullanma şansına sahip olup burada hem tesisimizin kendi ihtiyacını karşılayabilecek suyu tasarruf edecek, kullanabilecek üretimi yapabiliyoruz. Hem de çevreye doğaya geleceğe daha iyi hazırlamış oluyoruz. Bunlar mutlulukla bu projeyi de hayırlısıyla devraldık, mutluyuz” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’YE ÖRNEK BİR PROJE”

Projeyi çok önce başlattıklarını ifade eden Güvenç Boya Yönetim Kurulu Başkanı Remziye Güvenç ise şunları kaydetti: “Bir dönem ara verdik. ‘Olurdu-olmazdı’ derken, Hüseyin Hocamla tekrar yola devam ettik. Bizim her çalışmamızda yanımızda oldu. Bir ara biz, Bakanlık düzeyinde destek arayışına girdik, olmadı. GEKA sağ olsun başlangıçta desteği oldu. Bu gerçekten Türkiye’ye örnek bir proje, Denizli zaten tekstil şehri, sanayileşme var, nüfus yoğunluğu var, suya talep zaten çok. İhracat, üretim arttıkça haliyle su kullanımı da artıyor. Biz o yüzden bu girişimin peşini bırakmadık ve bu günlere gelmek için çok uğraştık. Sonucu alacağımızı ümit ediyorduk. ‘Acaba’ diyorduk ama inşallah biz bunun neticesini alırız zaten mühim olan tuzu ayrıştırmaktı. Her şeyi bir şekilde arıtıyorduk. Sonuçta tuzu arıtamıyorduk, en zor olanı oydu. Şu an ayrıştırmayı başardık. Zaten beklediğimiz buydu.”

“TEKSTİL SEKTÖRÜMÜZ İÇİN ÖRNEK UYGULAMA OLACAK”

Ajansın son dönemde odaklandığı birkaç konu olduğunu ifade eden GEKA Genel Sekreteri Özgür Akdoğan, şunları söyledi: “Ajansımızın son dönemde odaklandığı birkaç konu var. Bunlardan birisi alternatif turizm, ikincisi kooperatif ve birlikler, üçüncüsü de sanayide temiz üretim, dijitalleşme ve kurumsallaşma. Bu anlamda Denizli Büyükşehir Belediyemizle beraber yıllar önce başladığımız Büyük Menderes Havzası ile ilgili, Doğal Hayatı Koruma Vakfı’yla yaptığımız çalışmalar, ‘Temiz Üretim Mali Destek Programı’nı ilan etmemize vesile oldu. Gerçekten örnek projeleri desteklememiz mümkün oldu. Bu anlamda tesisimiz zaten kendi çapında 5 farklı boyahanenin ortak tesisi olmakla örnek teşkil etmekle beraber, bundan sonraki süreçte geri dönüşüm tesisinin ortak kullanım olarak hayata geçmesi de Denizli tekstil sektörümüz için örnek bir uygulama olacak.”

“DİĞER İLLERE DE ÖRNEK TEŞKİL ETMESİNİ ARZU EDERİM”        

Çevre Haftası’nda böyle bir tesisin açılışına katılmaktan mutluluk duyduğunu belirten Vali Yardımcısı Ali Nazım Balcıoğlu; “Bizler, 1990 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından yurt dışına gönderilmiştik. İngiltere’de eğitim görmekte olduğumuz ilçe ölçeğinde bir kentte, yine eğitim sürecinin bir parçası olarak o yerin arıtma tesisine götürüldük. 30 yıl önce biz o arıtma tesisinin niteliğini özellikle vurgulamak için öğlen yemeğini arıtma tesisinin içerisinde vermişlerdi. Tabii o zamanlar bizim için özel bir durumdu. Yıllar sonra Türkiye’nin nadide bir kentinde yine ona benzer bir tesisin açılışında bulunmak, gerçekten çok anlamlı. Bu tesis, sadece bu bölge için örnek değil, Menderes Çayı’nın bütün kat ettiği iller boyunca diğer illere de örnek teşkil etmesini arzu ederim. Dünyamız iklim anlamında çok sıkıntılı bir sürece girmekte, iklim konusunu gündeme alan sözleşmeler çok önemli dönüşümler sağlayacaktır ama bu dönüşümler muhakkak ki hepsinin bir maliyeti olacaktır. Ülkemiz için, dünya ülkeleri için çok önemli maliyetler üstlenecektir” şeklinde ifade etti.

“SU; HAYAT, GELECEK DEMEKTİR”

Projenin kentin geleceğine yönelik yapılan bir proje olduğunun altını çizen Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan; “Su; hayat, gelecek demektir. Su olmadığı zaman hayatın sonu demektir. Bu noktada Gümüşsu Arıtma Tesisimiz, 24 yıldır hizmette. Çevreyi kirletmeme yönünde üzerine düşen vazifeleri yerine getirmişler. Küresel ısınmada artık yağmurların ve suyun yok olmaya ve kayıplar yaşamaya başladığımız dönemde mevcut olan suyumuzun en verimli şekilde kullanılması lazım. Dünyadaki en kıymetli olan şey; sudur. O kıymetli olanı da bir defa kullanıp atmak, müsrifliktir. Bizim o suyu birkaç defa kullanmamız gerekiyor. ‘Çevre Haftası’ başladı. ‘En Çevresi Belediye’ olarak Büyükşehir Belediyesi olarak arıtma tesislerimizden çıkan sularımızı tarıma vermek istiyoruz. Evde kullanılan suları, tarımda kullanılmasını sağlamak, suyun iki defa kullanılmasını sağlamak demektir. Burada 7 tesis var ve günlük 10 bin metreküp su kullanılıyor. 10 bin metreküp su, 25 bin aboneye ve 3 ile çarparsak aylık 75 bin kişinin evde kullandığı suyu burada boyahanelerimiz kullanıyor. Bu rakam devasa bir rakam” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE, SU ZENGİNİ BİR ÜLKE DEĞİL”

 Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı Su ve Toprak Yönetim Daire Başkanı Menderes İşcan; “Su, vazgeçilmez bir kaynak ama yenilenebilir bir kaynak. Maalesef sınırsız değil. Türkiye’de yıllık yenilenebilir su miktarımız, 112 milyar metreküp. Bu da nüfusa böldüğümüzde kişi başına yaklaşık bin 400 metreküpe denk geliyor. Bu rakamın karşılığı; Türkiye, su zengini bir ülke değil. Dolayısıyla suyumuzu çok akılcı bir şekilde kullanmamız gerekiyor. 2030 yılına ilişkin projeksiyonlara baktığımız zaman da hızlı nüfus artışı ve sanayileşmedeki bu hızlı artışın sonucu olarak kişi başı su kullanım oranlarının bin metreküp civarlarına düşeceği ve bunda bizim çok daha etkin önlemler almamızı gerektireceği anlamına geliyor” dedi. 

“SUYA SAYGIMIZI KAYBETTİK”

Tesisi kuranların önemli bir hassasiyeti ortaya koyduklarını ifade eden Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Üyesi Nihat Zeybekci; “Biz su zengini bir ülke değiliz. Çölleşme çok yakın. Suya saygımızı kaybettik. Denizli Belediye Başkanlığı görevine geldiğimizde ilk el attığımız konu su konusuydu. Birçok mahallede su kesintileri yaşanıyordu. Kayıp kaçak çoktu. Alt yapı seferberliği yaptık. Kimsenin suyu, toprağı kirletmeye hakkı yok. Çok yakında tekstilde ürettiğiniz ürünün kimliğine bakılacak. Dokuduğun ürün tabiatı ne kadar kirletti, suyun ne kadarı geri kazanıldı. Buna bakacaklar. Yeşil mutabakata uymayan ürünler kullanılmayacak, satılamayacak. Ne yapmalı, ne etmeli, toplu bir seferberlikle suyu tekrar kazanmak sağlanmalı. Denizli tekstil camiası, aynı bugünkü buradaki örnek gibi taşın altına elini koymalı” şeklinde ifade etti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER