“Güzel ve yalnız ülkemin gündeminde acıdan geçilmiyor”

TBMM Genel Kurulu’nda konuşan İyi Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, ülke gündemini değerlendirdi. Van’da yaşana çığ olayı, Suriye’nin İdlib kentinden gelen şehit haberleri ve Elazığ’daki depreme ilişkin konuşan Öztürk; “Güzel ve yalnız ülkemin gündeminde acıdan geçilmiyor” dedi.

“Güzel ve yalnız ülkemin gündeminde acıdan geçilmiyor”

İyi Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, TBMM Genel Kurulu’nda ülke gündemini değerlendirdi. Milletvekili Öztürk; “Güzel ve yalnız ülkemin gündeminde acıdan geçilmiyor. Geçtiğimiz hafta, imarsız, plansız, kaçak yapılaşmanın suratımıza bir tokat çarptığı deprem gerçeği nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımızın acısı dinmeden, Van’da ardı ardına yaşanan çığ felaketinde vefat eden askerlerimizin, güvenlik korucularımızın, itfaiyecilerimizin ve vatandaşlarımızın yakınlarına başsağlığı diliyorum. Geçen hafta Suriye bataklığında şehit olan askerlerimizin acısı hala yüreğimizde. Başta şehitlerimize ve Elazığ, Malatya ve Van’da hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Saldırıya uğradığımız yer, güya çatışmasızlık bölgesiydi. Saldırıyı rejim güçlerinin gerçekleştirdiği açıklansa da rejim güçlerinin operasyonlarını Rus komutanlar yönetiyor. Askerlerimiz İdlib’de kalleşçe şehit edildi. Rusya; ‘Türkiye bize koordinat bilgisi vermeden hareket etti’ diyerek bizi suçladı. Hükümetten ise ‘Rusya’nın haberi vardı’ savunması geldi. Dolayısıyla kendi verdiğimiz bilgilerle askerlerimiz kalleşçe şehit edildi. Türkiye girdiği Suriye bataklığında yapayalnız. Bir tarafta PKK’nın adı değiştirilmiş makyajlı örgütlerini destekleyen Amerika, diğer tarafta rejim güçlerine destek olan Rusya. İki emperyal arasına sıkıştırılmış yapayalnız bir Türkiye. Türk milletini düşürdüğünüz bataklıkta, en büyük hayali tarih boyunca sıcak denizlere inmek olan Rusya’ya güvenmenin sonucu budur. Emperyalist hayallerini Orta Doğu’da gerçekleştirmeye devam niyetinde olan Amerika’ya güvenmenin sonucu budur. Siz kandırılmaya devam ederken ana kuzularının düştüğü durum da ne acıdır ki budur” dedi.

“DEPREM, TÜRK MİLLETİNİN YÜKSEK KARAKTERİNİ BİR DAHA ORTAYA ÇIKARDI”

24 Ocak’ta merkezüssü Elazığ’ın Sivrice İlçesi olan 6.8 şiddetindeki depreme ilişkin konuşan Milletvekili Öztürk; “Elazığ merkezli deprem, Türk milletinin yüksek karakterini bir daha ortaya çıkardı. Zor zamanlarda hep birlikte olup yardımlaşma ve dayanışmayı gerçekleştirdik. Kederde, tasada, kıvançta birlikte olabilen yüce Türk milletinin önünde saygıyla eğiliyorum ama keşke Türk milletinin yaptığı yardımlarla ayakta duran bir kurum da bu fedakârlığa saygı gösterebilseydi” diye konuştu.

“KIZILAY RÜŞVETE ARACILIK ETMİŞTİR”

Milletvekili Özktürk; “Deprem kadar, çığ kadar içimizi acıtan bir durum da göz bebeğimiz Kızılay’ın düştüğü durum. Niyetimiz, asla, dar gününde, zor gününde, 152 yıldır insanların yardımına koşan Kızılay’ın yıpratılması değil, aksine, Kızılay’ın başındaki zatın Kızılay’ı yeterince yıprattığını gözler önüne sermek. Ancak, Kızılay yönetiminin, bir şirketin Hükümete hoş görünme, vergiden kaçınma veya vergi kaçırma girişimine aracılık etmesini de yüreğimiz kaldırmıyor. Sonunda, Amerika’da biten bir yurt yolculuğuna ‘bağış yap’ talimatının kim tarafından verildiği bellidir. Bu, Torunlara verilen imtiyazlı ihalenin rüşvetidir. Kızılay rüşvete aracılık etmiştir. Kızılay üzerinden önce Ensar’a, oradan TÜRKEN’e giden para, rüşvetin belgesidir. Eğer vakıf yöneticileri bir sorgulanırsa bu bağışın kime şirin görünmek adına yapıldığı ortadadır. Kızılay Tüzüğü’nde yapılan bağışı devretme, satma, aracılık etme hakkı bulunmuyor. Öyleyse, kurumun adını kirletme pahasına, böyle bir aracılık sorgulanmalı ve Kızılay yönetimi yapmıyorsa İçişleri Bakanlığı Kerem Kınık hakkında gereğini acilen yapmalıdır ama görüyoruz ki aksine; kurumun itibarını zedelediği yetmemiş, kendi itibarı için Kızılay’ın resmi twitter sayfasından hala cevap vermekle meşgul” dedi.

“KİŞİ YA DA KURUMLARIN TALEPLERİ DOĞRULTUSUNDA İMAR PLANI YAPAMAZLAR”

İmar mevzuatıyla ilgili bu düzenlemenin belediyelerin parsel bazlı plan değişikliğine kısıtlama getirdiğini belirten Öztürk, şunları söyledi: “Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere, çok sayıda kentte kendi dönemlerinde sayısız imar planı tadilatı yaparak, çok katlı binaların yapımına olanak sağlayan AK Parti’si, kişi ya da kurumlardan gelen imar planı değişikliği taleplerinin önünün kapatılmasını hedefliyor. Başından sonuna kadar da haklılar. Yerel yönetimler, kişi ya da kurumların talepleri doğrultusunda imar planı yapamazlar, yapmamalıdırlar da ama bunu sadece yerel yönetimler değil, yerel yönetimleri idare eden merkezi yönetim de yapmamalıdır. Diğer türlü, zihniyet değişmedikçe sadece yetki mercisini değiştirirsiniz.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER