‘Haftaya Bakış’ programı, DESİAD’ın yeni binasından yapıldı

DRT ekranlarının sevilen programı, Denizli Sanayiciler ve İş İnsanları Derneği’nin yeni hizmet binasında yapıldı. Dernek Başkanı İbrahim Şenel, “Denizli Sanayiciler ve İş İnsanları Derneği’nin yeni taşındığı mekanın çiçeği burnunda günlerini yaşıyoruz. Bu programda DRT’ye ev sahipliği yaparak bir ilki de gerçekleştiriyoruz. Hem siz bize konuk oldunuz, hem de biz size konuk olduk” dedi.

‘Haftaya Bakış’ programı, DESİAD’ın yeni binasından yapıldı

DRT ekranlarında yayınlanan ve İrfan Atasoy tarafından hazırlanıp sunulan ‘Haftaya Bakış’ programı, Denizli Sanayiciler ve İş İnsanları Derneği’nin (DESİAD) yeni hizmet binasında yapıldı. Programın canlı yayın konukları ise DESİAD Başkanı İbrahim Şenel, DESİAD Genel Sekreteri Orçun Alptekin, DESİAD Yönetim Kurulu Üyesi Nuri Turgut ile Denizli Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği (DETGİS) Başkan Yardımcısı ve DESİAD Üyesi Onur Tuğal oldu. Programda konuşan DESİAD Başkanı İbrahim Şenel; “Denizli Sanayiciler ve İş İnsanları Derneği’nin yeni taşındığı mekanın çiçeği burnunda günlerini yaşıyoruz. Bu programda DRT’ye ev sahipliği yaparak bir ilki de gerçekleştiriyoruz. İlk televizyon konuğumuz da siz oldunuz. Hem siz bize konuk oldunuz, hem de biz size konuk olduk” dedi.

“İHRACATIN YÜZDE 95’İNİ YAPANLAR DESİAD’IN ÜYESİ”

DESİAD’a üye olması ve başkanlığa giden yolu aktaran Başkan Şenel, şunları kaydetti: “Ben Sayın Ahmet Yavuzçehre’nin başkanlığı döneminde DESİAD’a üye oldum. Daha sonra DESİAD yönetim kurulu üyeliği, Sevgili Okan’ın başkanlığı döneminde yine yönetim kurulu üyeliği görevleriyle birlikte, Sevgili Okan’dan sonra arkadaşlarımızın da teveccühü ile yönetim Kurulu başkanlığını yürütüyorum. DESİAD, her bireri başkanlık yapabilecek kalitede arkadaşlarımızdan oluşan Denizli sanayisi ve ‘iş dünyasının ağır topları’ olarak adlandırılabilecek isimlerden oluşan bir yönetim kadromuz var. Zaten DESİAD üye profili de böyle. Okan’ın değimiyle Denizli ihracatının yüzde 95’ini yapan kurumlar ve kuruluşlar, DESİAD’ın üyesidir.”

“DÜNYADA EKONOMİK GİDİŞATA İLİŞKİN OLARAK BELİRSİZLİK VAR”

Dünyanın y deneyim yaşadığını ifade eden DESİAD Yönetim Kurulu Üyesi Nuri Turgut; “Yüz sene önce yaşadığı deneyim de bugüne hiçbir ışık tutmuyordu. Çünkü yüz sene önceki deneyimin dünyası ile bugünün dünyası arasında siyahla beyaz kadar fark var. İki sene boyunca insanlar önce panik, korku arkasından belirsizlik onun da arkasından endişe derken bir sürü şeyi yaşadı. Kapanmalar, üretimlerin durması, tedarik zincirlerinin kopması, lojistikteki problemler, bunların üzerine tam ortalık rahatlarken enerji savaşlarının getirdiği sıcak savaş gündeme girdi. Bütün bunlar bugünkü yaşadığımız ortamı oluşturdu. Şimdi, dünya bu konuya perişan vaziyette bakıyor ama biz şerbetliyiz. Yani 1980’li yıllardan itibaren aktif ticaret hayatının içerisinde olan birisi olarak sayamayacağım kadar enterasan ‘Bu da olmaz ki’ diyeceğimiz bir sürü süreçleri yaşadık. Her seferinde de ‘Bunu da yaşamamıştık’ diyoruz ama hakikaten bu sefer bunu yaşamadık. Dünyada ekonomik gidişata ilişkin olarak belirsizlik var. Bu iki senenin getirdiği hasar ve bunun ekonomilere yansıması tahmin ediyorum öyle 1-2-3 ayda toparlanacak bir durum değil. Normal şartlar altında emtia fiyatlarındaki artış, üretimdeki dengesizlikler, tedarik zincirleri bunların belki bir kısmı bir takım anlaşma ve görüşmelerle çözülebilir ama dengelerin oluşması tekrar bu su terazisindeki dengenin oluşabilmesi için 1 veya 2 senelik süreç gerekiyor” diye konuştu.

“HEİMTEXTİL, TEKNİK TEKSTİLLER VE ONU ÜRETMEYE YARAYAN MAKİNELER FUARIYDI”

Geçtiğimiz hafta Almanya’nın Frankfurt kentinde yapılan Heimtextil Fuarı’nı değerlendiren DETGİS Başkan Yardımcısı ve DESİAD Üyesi Onur Tuğal; “Takvim gereği Heimtextil dönemi değildi. Heimtextil dönemi ocak ayındaydı. Bu fuar takvimi itibarıyla teknik tekstiller ve onunla ilintili, onu üretmeye yarayan makineler fuarıydı. Teknik tekstiller tarafında durumu değerlendirecek olursak; tekstil tarafında durumun nereye gittiği çok açık ifade eden bir fuardı. Sağlamlaştırılmış, yanmak kumaşlar üzerine yoğunlukta olsa da nano teknolojinin kullanıldığı, içinde teknik tekstiller nüvelerinin tamamıyla bulunduğu bir fuardı. Aynı zamanda bunu işlemeye yarayan makinelerin de getirildiği bir fuardı. Teknik tekstiller talebi olan her kişinin fuarı gezdikten sonra kolaylıkla hem fikir sahibi, hem de yatırıma yönelik bilgi sahibi olmayı sağlayacağı bir fuardı. Ev tekstilleri tarafında bakacak olursak; evvelden aramızda çok mesafe olduğu için ticareti sürdürdüğümüz Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerinde stantlarını gezerek, onların neler yaptığını görme şansına sahip oldum. O coğrafyalarda teknoloji yatırımlarının fazlalaşmasıyla aramızdaki kalite farklılıklarını kapatmaya başladıklarını görüyorum. Kültürel farklılıkları aşmak için gerek firma sahiplerinin akrabaları, İngiltere ve Amerika’da okuyan çocuklarının geri çağrılmasıyla gerekse sadece bu nedenle o ülkelere gönderilmiş çocukların sisteme geri gelmesi, kültürel farklılıkların da yavaş yavaş azaldığını görüyorum. Bizim elimizde şu anda lojistik yakınlığımız var” ifadelerini kullandı.

Üretim yapan firmaların önünü görmek istediklerini ifade eden DESİAD Genel Sekreteri Orçun Alptekin, şunları kaydetti: “Daha stabil ortamlar ister ki bu dalgalanma ne kadar az olursa üretim ve gelecek planlamaları o kadar iyi olur. Bu kadar değişken ortam tabii ticaret yapmak başka bir şey üretim yapmak daha farklı. Hele Türkiye’deki gibi imalat yaparken, ithalata bağımlı olmanız, bunlar ağır işleyen süreçler. Bu kadar sık değişiklik sanayici için çok yıpratıcı oluyor. Gerçekten ben birçok sanayicinin bu zaman içerisinde çok dersler aldığı, çok yıprandığı, biraz yaşlandığını düşünüyorum. Kendi adıma da böyle bir sonuç çıkarabilirim. Gerçekten yorucu süreçler oldu. Çünkü hemen yarın ne olacağı ertesi hafta belli olmayan süreçler bunlar. Pandemi süreciyle başlayan zaman içerisinde tabii bu kapanmalarla toplumu bir şekilde aç bırakmadan idare etmek gerekiyordu. Bunun da yolu bir noktada herkesin hemfikir olduğu şekilde para basmaktı. Bunun yarattığı bir enflasyon oldu. Bu paranın piyasadan çekilmesi adına faiz artırıcı birtakım önlemler almaya başladı ülkeler.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER