“Hedefimiz; toplumsal barışı kalıcı hale getirmek”

İzmir’de 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde düzenlenen ‘Barış, Demokrasi, İnsan Hakları Buluşması’nde konuşan CHP Genel Başkanı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca; hedeflerinin toplumsal barışı kalıcı hale getirmek olduğunu vurguladı.

CHP İzmir Teşkilatı, ‘1 Eylül Dünya Barış Günü’ dolayısıyla Tarihi Havagazı Fabrikası’nda ‘Barış, Demokrasi, İnsan Hakları Buluşması’ organize etti. CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, buluşmada konuşmacı olarak yer aldı. Buluşmaya; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, İlçe Belediye Başkanları ve partililer katıldı. Toplumsal barışın imkanları, insan hakları temelli politikalar, somut adımlar değerlendirildiği etkinlikte konuşan Karaca, CHP’nin barış ve insan hakları konusundaki temel prensiplerini anlattı. Hedeflerinin toplumsal barışı kalıcı hale getirmek olduğunu vurgula yan Karaca, şunları söyledi: “Toplumun yüzde 50’sinden fazlası ‘yargının kişiye göre karar verdiğini’ düşünüyor. Her 10 kişiden 3’ü yargının doğru karar vereceğine inanmıyor. Yüzde 50’sinden fazlası yargının siyasallaştığını, yargı mensuplarının baskı altında olduğunu, her 5 kişiden biri kanunların kendini koruyamaz hale geldiğini düşünüyor. Her 5 kişiden 3’ü kendinin ötekileştirildiğini, ayrımcılığa maruz kaldığını, kendini ikinci sınıf vatandaş olarak gördüğünü söylüyor. Basın özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkında, eğitim, sağlık, çalışma, barınma hakkında gelinen nokta, ne yazık ki verilen rakamlardan çok farklı değil. Bizler barışı, yeniden tanımlamak sorumluluğu taşıyoruz. Savaşın olmadığı, silahların sustuğu sözde barış zamanlarında gerçekten toplumda kalıcı bir barış havası hakim midir? Özgürlüklerden, toplumsal huzurdan, insan haklarından söz edebilmek ne yazık ki mümkün değil. 5 temel sorunumuzdan biri toplumsal barış, toplumsal barışın tesisi için ise demokrasi ve insan hakları olmazsa olmazımızdır. Hiç kimse CHP anlayışında, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, dini, inancı, kimliği, cinsiyeti her ne olursa olsun ötekileştirilemez. Yoksulluk yüzünden eğitim hakkına erişemeyen, sağlıklı beslenmeden mahrum kalan parasızlık yüzünden mahrum olan çocuklarımızın olduğu bir ülkede toplumsal barıştan söz edemeyiz. Tedavi edilme hakkına erişmek isteyen kanser hastalarımızın yaşadığı hasta hakları ihlalleri varken, engelli vatandaşlarımızın yerleşmesi gereken engelli kadroları boş tutulup çalışma hakkından mahrum bırakılıyorken, bakım yükünün yüklendiği kadınlar çalışma hayatından koparılıyorken, halkın haber alma özgürlüğüne ipotek konuyorken toplumsal barışın tesisinden söz etmek mümkün değildir.”

Güncelleme Tarihi: 02 Eylül 2020, 16:38
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER