“HEDEFLERİMİZİN UZAĞINDA KALDIK, GERÇEKLEŞTİREMEDİK”

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Mahir Akbaba, DRT Denizli Televizyonu’nda yayınlanan ‘Özel Söyleşi’ programında 24 Haziran seçimlerini değerlendirdi.

“HEDEFLERİMİZİN UZAĞINDA KALDIK, GERÇEKLEŞTİREMEDİK”
banner92

İl Başkanı Akbaba “Türkiye’de de Meclis’te elde edeceğimiz Millet İttifakı çoğunluğuyla eğer kalırsa; ikinci turda Cumhurbaşkanlığı seçiminde İnce’yi Cumhurbaşkanı yapabilmekti. Bu hedeflerimizin uzağında kaldık, gerçekleştiremedik” dedi.Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Mahir Akbaba,DRT Denizli Televizyonu’nda yayınlanan ve Cansu Karacık tarafından hazırlanıp sunulan ‘Özel Söyleşi’ programına konuk oldu. Gündeme ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı programda konuşan Başkan Akbaba, ilk olarak 24 Haziran seçim süreci ve sonuçları hakkında konuştu. 24 Haziran’da hedefledikleri noktanın çok gerisinde kaldıklarının altını çizen Başkan Akbaba; “Umduğumuz oy oranını yakalayamadık. Halkımız ile bir araya geldiğimizde biz onlara haktan, hukuktan, adaletten, ekonomi ekseninde dış politikadan, toplumsal barıştan ve eğitimin öneminden bahsettik. Karşılığında da halkan çok güzel tepkiler almıştık.Bizim temel hedefimizin ekonomik kalkınma olduğu, işsizliğe son verecek projeler olduğu, en pahalı benzini artık kullanmaktan bıktığımız, vergiden alınan vergiye son verme arzumuzun olduğunu ilettik. Gerçektende hem merkezde hem de ilçelerde insanlar ile bir araya geldiğimizde hiç kimse bize ‘siz haksızsınız, sizin söyledikleriniz doğru değil, her şey çok güzel mükemmel bir ekonomimiz var veya dış politikada çok başarılıyız, toplum olarak huzurluyuz, eğitim kaliteli ve geleceğe çok rahat bakıyoruz’ demediler.Bizleri desteklediler. O anlamda ben hemşerilerime teşekkür ediyorum.Bu güne kadar açılmayan kapılar, açılmayan fabrikalar bizleri davet ettiler bizleri dinlediler. Biz gerek işçiye gerek işverene gerekse esnafa çiftçiye toplumun birçok kesimine vaatlerimizi ve bunları nasıl gerçekleştireceğimizi anlattığımız da aldığımız tepkiler olumluydu. Sandığın diline baktığımız zaman demek ki biz daha fazla kesime ulaşmak zorundayız.Demek ki biz çok daha fazla insan ile bir araya gelip sohbet edip, onların dertlerini dinleyip, onlara neler olduğunu, gelecekte neler olmasını istediğimizi anlatmak durumundayız. Bizim tabi ki gönlümüzden geçen; Denizli’de birinci parti olabilmek.Millet İttifakı’yla beraber en azından 5 tane vekili Ankara’ya gönderebilmek. Türkiye’de de Meclis’te elde edeceğimiz Millet İttifakı çoğunluğuyla eğer kalırsa; 2 inci tura Cumhurbaşkanlığı seçiminde Muharrem İnce’yi Cumhurbaşkanı yapabilmekti. Bu hedeflerimizin uzağında kaldık, gerçekleştiremedik” dedi.  

“BAŞKA İSTİFALAR OLMA İHTİMALİ VAR”
24 Haziran seçimlerinin ardından Beyağaç ve Acıpayam İlçe Teşkilatları’nda yaşanan istifaları da değerlendiren Başkan Akbaba; “2 tane ilçemizde istifa yaşadık.Oradaki ilçe başkanlarımız ve yöneticilerimizin ben Cumhuriyet Halk Partisi kimliğine kefilim. Bu tarihten sonrada zaten kendileriyle yaptığımı telefon görüşmelerinde parti içinde bir unvanları ve makamları olmasa da devam edeceklerini bana söylediler. Ben de onların samimiyetine ve Cumhuriyet Halk Partiliklerine gerçekten inanan bir insanım. Seçim öncesinde henüz daha erken seçim belli olduktan sonraki süreçte zaten başkanlarımızdan bir tanesinin sağlık problemlerinden dolayı bir mazereti vardı. Belli periyotlarda ve belli günlerde bu sağlık sıkıntılarını gidermek için Denizli dışında olabiliyordu. Biz kendisine desteği verdik.Onun yanında olduğumuzu oda hissetti ve devam etmesini talep ettik. Sağ olsun son gün, son ana kadar görevinin başındaydı.Ondan sonrada Cumhuriyet Halk Partisi için herhangi bir makam mevki beklemeksizin çalışmalarını sürdürecek Beyağaç ilçe başkanım için konuşuyorum. Acıpayam noktasında tabi listelerimiz belli olduğunda bir sıralama karışıklığı maalesef yaşadık.Bu bizlerin sebep olduğu, bizlerin onaylayacağı, destek vereceği, kabullenebileceği bir durum değildi.Hatta başkanım ile beraber genel merkeze gittik. Sıkıntılarımızı itirazlarımı tepkilerimizi çok açık ve net bir şekilde oradaki genel başkan yardımcılarımıza net bir şekilde aktardık. Ogün, o tarihte bu yapılanın doğru olmadığını kalplerinin kırıldığını bize belirttiler ve istifa etmek istediklerini söylediler. Başkanımız Baki Bey gerçekten Cumhuriyet Halk Partiliğiyle örnek teşkil edebilecek bir insan kişi. Cumhuriyete inanan gelecek güzel günlerin bu halka verilmesi gerektiğini inanan bir insan.Biz onunla da konuştuk.O gün ‘devam edelim, sonra tekrar değerlendiririz’ dedik. Seçimin bittiği sonuçların açıklanması noktasında oda gayet güzel bir şekilde hem nezaketen hem de bulunduğu kurumu temsilen bana telefonla ulaştı.Geçmişte söylediğini bugünde söyledi.‘Sayın Başkanım budur’ dedi. Benim de ona söylediğim şuydu;‘sizinle çalışmak benim için güzel bir andı.Ben onur duydum.Mutlu oldum.Bundan sonrada sizlerle çalışmayı istiyorum.’O da aynı şekilde ‘benim içinde geçerlidir başkanım’ dedi. Bundan sonra başka istifalar olur mu diye eğer merak ediyorsanız? Olma ihtimali var. onu da buradayken söyleyeyim. İlçe başkanlarımız ile görüştük.Tabi bazıları kaybettikleri oylardan dolayı bazıları gönül kırıklıklarından dolayı bunları düşünüyorlar. Kendilerine;‘bir süre daha düşünün, yönetimiz ile birlikte değerlendirin.İstifa da bir çözümdür ama bizler Cumhuriyet Halk Partisini temsil eden olarak mücadelemizi sürdürmek zorundayız. Susmayacağız, sustuğumuz noktada Türkiye’nin vicdanı susacak.Bunun da bilincinde olun buna göre değerlendirin’ dedik. Kendileriyle birlikte önümüzdeki günlerde tekrar bir araya geleceğiz” diye konuştu.

“ONLAR BENİM GÖZÜMDE SUÇLU DEĞİLLER”
Partisinin İl Gençlik Kolları Başkanı tarafından CHP Genel Merkez önünde yaptığı protesto hakkında da konuşan Başkan Akbaba, şunları söyledi: “Seçimin sonucu istediğimiz gibi gelmedi. İnsanlar bu sonuçları beklemiyorlardı ve herkes farklı bir şekilde seçim sonrası ruh haline büründü. Bizim il gençlik kolları başkanımız ve yanındaki il gençlik kollarından olan 3 partili görevli arkadaşımız ve bir meclis üyemiz kadın partilimiz Ankara’ya yola çıkmışlar. Bu bana; ‘Sayın Başkanım biz Ankara’ya geldik. Günaydın. Eylem için buradayız, bilginiz olsun’ diye mesaj ile bildirildi. Tabi ben kendilerine telefon ettim. Ben aradığımda Ankara’ya ulaşmışlar ve 24 saatlik oturma eylemine başlamış durumundaydılar. Tabi şimdi kimisi seçim sonucunu Cumhuriyet Halk Partili olarak evinde uyuyarak işyerinde sessizliğe bürünerek kimisi de gençliğinden gelen isyan ateşini dizginleyemeyerek eyleme giderek haykırarak veya sessiz bir şekilde oturarak dile getirdi. Şimdi tabi bende genç bir başkanım bu eylemin devamında 24 saatlik süre içinde bizim Denizli’den yaşça benden küçük olan genç başkanlarımızda oraya gittiler. Tabi bulunduğumuz makam gereği biz içimizdeki o gençlik ateşi yanıyor farkındayız. Oraya giden hem gençlik kolları başkanım, hem de ilçe başkanlarımla örgütün başka kademelerinde gençlik kollarından çalışa çalışa üstüne koya koya biriktire biriktire ve yani parti disiplinini özümsüye özümsüye geldiklerini biliyorum. Benim gözümde suçlu değiller. Benim gözümde onlar; içlerindeki o sıkıntıyı, içlerindeki o üzüntüyü, oraya giderek göstermeyi arzuladılar. 24 saatlik bir süre koymuşlardı. Bu sessiz bir oturma eylemiydi.Herhangi bir slogan, protesto, hakaret, kötü bir söz olmaksızın geldiler.”  

“DEĞİŞİMİN ÖNCELİKLE ZİHNİYETİMİZDE OLMASI GEREKİYOR”
24 Haziran seçimlerinin ardından Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun istifasına yönelik çıkışları da değerlendiren Başkan Akbaba; “Bir değişiklik olması gerekmiyor mu siz ne düşünüyorsunuz? neler olacak bundan sonra Muharrem İnce gelmeyecek mi? Kemal devam mı edecek? Şimdi bizim çocukluk dönemimiz de o zamanki parti büyüklüklerimiz buna annem ve babamda dâhildir. Rahmetli Erdal İnönü’nün artık gitmesi gerektiğini Sayın Deniz Baykal’ın gelerek; çok büyük bir değişim başlatacağını söyleyip, buna inanıyorlardı. Bir netim bir iki üç kurultay sonrasında Deniz Baykal geldi. Deniz Baykal elinden geleni yapmıştır. Ama ben hatırlıyorum, benim gençlik dönemimde partim barajın altında kaldı. Ben o tarihte İzmir’deyim fakültede okuyorum oyumu Cumhuriyet Halk Partisi’ne vermişim. Pazar günü sonuçlar açıklandı. Ben pazartesi günü sabah otobüsü ile Denizli’ye geldim. Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye oldum. ‘Bu parti bitmez, bitemez. Ayağa kaldıracağız’ dedim.Ben genç olarak gittim partime elimi uzattım ve şimdi Deniz Bey görevi Kemal Bey’e bıraktığında ben kurultaydaydım. İçerisi hınca hınç doluydu. Sayısının 10 bin 20 bin olduğunun otoparklardan taşıldığının kilometrelerce kuyruğun olduğu düşünülüyordu. 50 gün önce bende dâhil partililerimiz ve bize gönül verenler; Kemal Bey’i ayakta alkışlıyorduk. İşte budur. Demokrasinin gereği ittifak böyle kurulur. İttifakın yada milletin iradesinin sandığa yansımasını engellemeye çalışanlar, işte böyle derslerini alırlar.‘Demokrasiye inanan bir partiyiz’ dedik. Hemen akabinde Sayın İnce’nin Cumhurbaşkanı Adayı olarak açıklandığı noktada bir kere daha alkışlarla biz mutluluğumuzu, hedefe olan inancımızı göstermiştik. Seçim sonucunda geldiğimiz nokta da bu durumun arzuladığımız sonuçtan uzak kaldığımız noktada bizimsonuca tek bir şekilde tek bir kişiye bağlamamız, bir kişi gider bir kişi gelir, her şey değişir düşüncesinin ben doğru olmadığını düşünüyorum. Eğer biz gerçekten ve gerçekten Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir şeylerin değişmesini istiyorsak; bunun mahalleden, yani tabandan yerel örgütten başlayarak değişmesi gerektiğini inanıyorum.Değişiminde öncelikle zihniyetimizde, kafamızın içinde olması gerektiğini düşünüyorum” şeklinde ifade etti. 

“GİTTİĞİM ŞEHİT CENAZELERİNDE SİYASİ KİMLİĞİMİ ÖN PLANA ÇIKARMADIM”
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun şehit cenazelerine CHP’lilerin alınmaması yönündeki talimatı da değerlendiren Başkan Akbaba; şunları söyledi:

“Kimse kusura bakmasın Sayın Soylu’nun görevi terörü engellemek, bitirmek. Onların görevi, şehit cenazeleri geldiği zaman protokolde sen mi olacaksın, ben mi olacağım, diğerimi olacak değil.  Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi hiçbir zaman şehitler üzerinden siyaset yapmaya çalışan, prim yapmaya çalışan bir parti olmadı. Söylem şu; ‘şehitler ölmez vatan bölünmez.’ Benim söylemimde şu;  ‘Şehitlere Saygı.’ Şimdi öyle bir durumdayız ki bir zihniyet bizim camimizde bile imamın arkasında yer kapmak için gidip, oradaki boşluğu doldurmaya çalışıyor. Aynısını şehit cenazesinde de görüyoruz.Yani bu nasıl bir akıl tutulması, nasıl bir düşünce anlayamıyorum. O yapılan ifadeye ben ilk önce inanmadım.Bana izletildi, benim kabullenme şansım yok şimdi.Bu ülkede dönen dümenlerin haksızlıkların terörün şahidi olmuş, bir kenarda durmamış, gitmiş, fiilen orada ‘ben bu dönen dolapların karşısında olacağım’ demiş.Ruhuyla, kanıyla, bedeniyle bunu ödemiş bir insandan bahsediyoruz. Şimdi ben o kadar çok şehit cenazesine gittim. Ben gittiğim hiç bir şehit cenazesinde siyasi kimliğimi yada hukuki kimliğimi ön plana çıkarmadım” dedi. 

YEŞİM AYDEMİR 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER