'İMAR UYGULAMALARI TÜRKİYE'NİN KANAYAN YARASI'

'İMAR UYGULAMALARI TÜRKİYE'NİN KANAYAN YARASI'
banner22

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, CNN Türk Televizyonu’nda yayınlanan ‘Neler Oluyor?’ programında Şirin Payzın’ın konuğu oldu. Seçim öncesinde ekonomideki son durumun değerlendirildiği programda konuşan Bakan Zeybekci, “Bu kendi ekonomisini kendisi yaratacak olan bir alandır. İmar uygulamaları Türkiye’de kanayan bir yaradır. Türkiye’de kendi yapısı, kendi mülkü içinde kaçak olan insanlar var. Ama burada siz buna kimlik veremediğiniz için ileride yapacağınız kentsel dönüşümlere tabii tutamıyorsunuz. Çünkü onu yok varsayıyorsunuz. Vergi mükellefi yapamıyorsunuz, askere alamıyorsunuz, öğrenci yapamıyorsunuz. Hiçbir şeye tabi tutamıyorsunuz ama orada koca bir yapı var. Gerek hazine arazisi üzerine, gerekse imar geçmemiş olan kendi arazisi üzerine devasa bir yapıdan bahsediyoruz. Siz bu imar affını getirdiğinizde birincisi başlarken bu aftan dolayı sağlayacağınız bir gelir var. İkincisi siz bunları legal hale getirdiğiniz zaman artık ekonominin içine dönüşebilen bir kentsel dönüşüme tabi olabilen bir kimliğe tabi tutuyorsunuz. Yani orada ayrı bir ekonomi başlıyor. Diğer taraftan bunlara ‘seçim ekonomisi’ demeyelim. Gerek Ramazan, gerek Kurban Bayramı’nda emekliye verilen o 1000 liralık para veriliyor” dedi.

“BUNLARIN HESAPLARI BİR BİR YAPILDI”
Bayramlarda emeklilere verilecek primlerin kaynağı hakkında da açıklama yapan Bakan Zeybekci; “Çok daha fazlasıyla bunun getirileri var. İmar affıyla ilgili baktığımız zaman devasa bir gelir ve getirisi olacak. Diğer alanlarda vergi barışıyla ilgili getiriler mutlaka olacak. Ama bunları birbiriyle bütünleştirmeyelim. Büyüyen bir Türkiye var. Türkiye’nin 3 buçuk Trilyonluk Türkiye gayri safi milli hasılasının yüzde 7 büyüdüğü zaman ürettiği ekonomiye bakacak olursanız; bu zaten kendi kaynağını üreten bir ekonomi bunlarla ilgili hiç kimse endişe etmesin. Bir noktayı ıskalıyoruz. Emekli nüfusumuz bizim tüketim alışkanlığı en yüksek olan nüfusumuzdur yani artık belirli bir yaşa gelmiş, artık konut almayacak, artık okula gitmeyecek belirli alanlarda tasarruf ihtiyacı yok ve bu doğrudan tüketime girecek. Şuanda bizim verdiğimiz bu para otomatik olarak tüketime gideceği için tüketimin taleplenmesiyle Türkiye’de üretimi destekleyecek ve katma değer üretecek. Türkiye, hazine olarak da birçok alandan bunun ekonomiye kazandığını ve geriye geldiğini de hep beraber göreceğiz. Bunların hesapları bir bir yapıldı” şeklinde konuştu. 

 “BİZ TÜRKİYE’DE İŞSİZLİKLE MÜCADELE EDECEĞİZ”
Genç işsizlik rakamının yüzde 20’ler civarında olduğunu söyleyen Bakan Zeybekci; “Normal işsizliğimiz yüzde 10 buçuklar seviyesindeyken genç işsizliğimiz yüzde 20’lerde. Bunu bir şekilde üretime bir şekilde kanalize etmemiz lazım. Yani bir şekilde bizim birçok yerde baktığımız zaman da çalışan, personel, tekniker arayan birçok alanımız olmasına rağmen diğer taraftan iş arayan da bir şeyimiz var. Bunu buluşturmamız lazım. Bunu buluşturduğumuz zaman ben bu alanda önemli adımlar atacağımıza inanıyorum. Ama hep beraber bir önemli noktaya gelelim. Biz Türkiye’de işsizlikle mücadele edeceğiz. Ama bunu reel sektör eliyle ve özel sektör eliyle edeceğiz. Kamu veya belediyeler diğer alanlarda istihdamla ilgili çok planlı bir şekilde gitmemiz lazım. Eğitim, güvenlik, adliye, sağlık evet ama bunun dışında devlet istihdam kapısı olarak asla görülmemelidir. Şuanda verdiğimiz bütün destekler tarımdan başlamak üzere, tarım hizmetler, turizm artı sanayi, üretim bütün bu alanlarda verdiğimiz desteklerin tamamı istihdamla alakalı. Birincisi yatırımcıya destek, ikincisi istihdam artışıyla ilgili verdiğimiz destekler. 1 ay senden 1 ay benden olmak üzere karşılıklarını alıyoruz” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE 1 YILDA 1 MİLYON 350 BİN TANE YENİ İSTİHDAM YARATMIŞIZ”
“Türkiye’de 1 yılda 1 milyon 350 bin tane yeni istihdam yaratmışız” diyen Bakan Zeybekci, şöyle devam etti: “Bunun hemen hemen tamamını reel sektör eliyle yaratmışız. Biz bu büyüme hızını tutturmak zorundayız. Yani biz Türkiye olarak; yüzde 5’in üzerinde büyümek zorunda. Türkiye 6 buçuk ortalamaları tutturmak zorunda ki ondan sonra bu işsizlik rakamları aşağıya insin. Yani sonuçta şunu asla bekleyemezsiniz. Türkiye yüzde 6 buçuk ve üzerinde büyümek zorunda ve bu büyümesini tamamen reel sektör ve özel sektör eliyle gerçekleştirmek zorunda. Bu büyümesini ihracata dayalı bir şekilde üretime dayalı bir şekilde üretmek zorunda ve bunu da destekleyecek bütün mekanizmaları da şu anda kurguladık ve devam ediyoruz ve sonuçlarını da alıyoruz. Türkiye’deki konut stokumuzun ne kadarı depreme dayanıklı diye şöyle bir düşünelim. Türkiye kentsel dönüşümü gerçekleştirmek zorunda. Türkiye modernleşmek zorunda. Türkiye yapısal stokunu sağlıklı hale getirmek zorunda. Bunu bir fırsat olarak görmemiz gerekiyor.” 

“KİMSE BİZE KAMU BANKALARINI NASIL YÖNETİLECEĞYLE İLGİLİ BİR ŞEY SÖYLEMESİN”
Türkiye’deki 16 yıllık ekonomik gelişmeleri hakkında bilgi veren Bakan Zeybekci, “Türkiye’nin İMF’ye veya Dünya Bankası’na muhtaç edildiği dönemlerde; ilk verilen talimatlardan bir tanesi de Halk Bankası ve Ziraat Bankası’nın derhal kapatılması, vakıflar bankasının da derhal satılması, satılamıyorsa da kapatılmasıdır. O dönemde Halk Bankası ve Ziraat Bankası’nın görev zararları 20 milyar TL’ydi. Bize bu dayatma yapıldığında 380 tane banka şubesi 1 gecede kapatıldı. 46 milyar dolarlık bankaların battığı ve bu milletin üzerine fatura olarak kaldığı o dönemlerden bahsediyorum. Societe Generale Vakıflar Bankası’na bir teklifte bulundu. Vakıflar Bankası’nın tamamını alıp ama bunun üstüne ‘750 milyon dolar sermayesine nakit para koyarsanız hazine olarak ben bunu bedava alırım’ dedi. 2013 yılının Nisan ayında Türkiye olarak ‘biz Halk Bankası’yla Ziraat Bankası’nı kapatmıyoruz, Vakıf Bankı da satmıyoruz’ dedik. 2015 yılının sonunda üzerine para istenen Vakıflar Bankası 2013, 2014 ve 2015 yılında dünyanın en hızlı büyüyen bankası oldu. Ziraat ve Halk Bankası bugüne kadar bütçeye ödedikleri vergiler hariç yaklaşık olarak 40 milyar TL civarında kar payı aktardılar. Kimse bize kamu bankalarını nasıl yönetileceği ve bunların uğrayacağı zararlarla ilgili bir şey söylemesin. Başbakanımızın söylediği o konut stokunun eritilmesiyle ilgili onun 2 ayağı var. 1: Mevcut stokun tüketilmesiyle ilgili en önemli engellerden bir tanesi finansmanın yüksek olması insanların konut ihtiyacı var, konut ihtiyacı olan insanların en büyük sıkıntısı da para maliyetidir. Biz bununla ilgili de olabilen maksimum seviyede bunun aşağıya indirilmesi için baskı kurma hakkımız da var. Kamu bankalarının faiz oranlarıyla ilgili desteklenmesi gerekiyorsa da biz bunu destekleriz. Ama bunun 2. Ayağı da var. diğer taraftan konut üretimiyle ilgili de belirli yerlerdeki aşırı üretimin de bir şekilde tekrar gözden geçirilmesinde fayda var” diye konuştu.

“TÜRKİYE ARTIK TEKNOLOJİ ÜRETEN BİR ÜLKE HALİNE GELECEK”
“AK Parti iktidarları olarak 15 yıldan bugüne kadar söz verip de yapmadığımız hiçbir şey yok” diyen Bakan Zeybekci; şunları söyledi: “Vaatlerle ilgili bölüme gelecek olursak muhalefetin vaatleriyle bizim vaatlerimiz arasında çok büyük bir fark var. Muhalefetin vaatlerini biz çok rahat bir şekilde görüyoruz. Onlar ne veriyorsa 5 fazlası bizden mantığıyla gelip de Türkiye’nin ekonomisinin de geleceğinin altına dinamit koyan ve Türkiye’yi ipotek altına bırakan hiçbir vaatte olamayacağız. Ama biz vaat olarak bugün kadar Türkiye’yi 3,5 kat büyüttük. Türkiye’nin ihracatını 5 kat büyüttük, Türkiye’nin istihdam sayısını getirdiğimiz yer belli, Türkiye’yi bugün satın alma paritesine göre dünyanın 13’üncü büyük ekonomisi yaptık. Milli gelire göre dünyanın 17’nci büyük ekonomisi Avrupa’nın da 6’ncı büyük ekonomisi yaptık. Türkiye’yi dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde yapacağız. Avrupa’nın ilk 3 büyük ekonomisinden birisi yapacağız. Milli gelirimizi yüksek gelir seviyesindeki ülkeler seviyesine çıkaracağız. Enflasyonla mücadeleyi bitireceğiz. Cari açığı Türkiye’nin gündeminde sürdürülebilir bir noktaya getireceğiz. İşsizliği de istediğimiz noktaya getireceğiz. Tarımsal üretimde Türkiye ihracatını da arttıracak. Tarımsal üretim güvenliğini de mutlaka Türkiye güvence altına alacak. Ama en önemlisi Türkiye artık orta ileri teknoloji seviyesinden ileri teknoloji üreten bir ülke haline gelecek. Türkiye enerji ve ham madde geleceğini garanti altına alan, tüketim alışkanlıklarını belirleyen, marka patent tasarım, teknoloji bilgiyi üreten bir ülke. Dağıtım ve tüketim kanallarına egemen olan bir Türkiye kendi finans güvenliğini ve kendi güvenliğini de sağlayan bir ülke olacak.” 

“YAŞADIĞIMIZ BU GEÇİCİ SÜREÇ, KESİNLİKLE GEÇECEKTİR”
Türkiye’deki özgürlükler ve demokrasi alanındaki gelişmeleri değerlendiren Bakan Zeybekci; “Türkiye’de olağan üstü hali bu parti kaldırdı. Türkiye’de insanları inanç ve ibadet özgürlükleriyle ilgili tüm engelleri AK Parti iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan yaptı. Türkiye’nin ekonomik standartlarının yanında demokratik standartlarını bir noktaya getiren her alanda reformları gerçekleştiren AK Parti iktidarlarıydı. Bugün yaşadığımız bu geçici süreç, kesinlikle geçecektir. Türkiye yeniden o normal istediğimiz noktaya, bizim de hedeflediğimiz o noktaya, özgürlüklerin ve demokrasinin dünyanın en yüksek standartlarına doğru geldiği o sürece mutlaka girecektir. Şuanda Türkiye’nin yaşadığı bu terör ortamının 15 Temmuz’un Türkiye ekonomisi üzerine bir maliyeti olduğunu biliyoruz. Bunların bize bir maliyet getirdiğini de biliyoruz. Şuanda içinde olduğumuz bu yapının Türkiye’ye yüksek faiz olarak da yansıdığını birazcık da ‘ekopolitik’ dediğim o alanın daha geniş bir alana yansıdığını biz biliyoruz. Faik Özturak şuanda terör tehtidi kalkmış diyor mu? Türkiye’de 15 Temmuz kabusunu bu millete yaşatan o tehdit kalkmıştır diyor mu? Diyorsa gelin hep beraber bunun gereğini yapalım. Diyemiyorlar, diyemezler de. Türkiye’de bu tehdit var ama en kısa sürede Türkiye bu tehdit ortamından geçmeli yani şuandaki bu ortamı gerektiren o tehdit ortamlarını Türkiye bertaraf etmeli ve normale dönmeli. Normale dönmeden de Türkiye bazı adımları tek ayakla atıyor ama buna rağmen gerçekleştirdiğimiz gelişmeleri de ne olur görmezden gelmeyelim. 2017 büyümesini, ihracat rakamlarımızı, istihdamdaki başarılarımızı, Türkiye’deki yatırım ortamını, Türkiye’deki kapasite kullanım ortamına hep beraber bir bakalım. Bunları bitirdiğimiz anda Türkiye şahlanacak” şeklinde ifade etti.

“HİÇ KİMSE ÜLKESİNİ TERK ETMEK İSTEMEZ”
Suriye’den Türkiye’ye giriş yapan mültecilerin durumu hakkında da açıklama yapan bakan Zeybekci, şunları söyledi: “Hiç kimse ülkesini terk etmek istemez. Bu millet tarihi boyunca başta Museviler olmak üzere hiçbir mülteciye bugüne kadar kendine sığınana kapılarını kapatmadı. Biz kapılarımızı kapatmayacağız. Bunu bütün dünya takdir ediyor. Onun için ben bugün siyasi tartışmalar içinde o tartışmaları döndürüp dolaştırıp oraya getirmeye çalışacaklar. Ne olur bunu tartışma dışı bıraksınlar. O kadar parayı nereden buldun da verdin. Türkiye’nin sivil toplum kuruluşlarıyla beraber Suriyeli mültecilerle ilgili harcadığı toplam tutar 30 Milyar doların üzerinde. Bu milletin başının gözünün sadakası olsun.” 
 

HABER MERKEZİ

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner21

banner20