İŞTE DRT DENİZLİ FARKI İLE “2’NCİ YILINDA 15 TEMMUZ DENİZLİ DESTANI”

Denizli, 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin 2’nci yıl dönümü etkinliklerini DRT Denizli Televizyonu’nun, Çardak Havaalanı’ndan yaptığı canlı yayınlardan izledi. DRT Denizli’nin Çardak Havaalanı’ndan 6 saat aralıksız yapılan canlı yayınına Denizli Valisi Hasan Karahan, Milletvekilleri ve Denizli ile Çardak protokol üyeleri de katıldı.

Denizli 15 Temmuz 2016’da gerçekleşen darbe girişiminin 2’nci yıldönümünü DRT Denizli Televizyonu’nun, Çardak Havaalanı’ndan yaptığı canlı yayından izledi. 15 Temmuz’un önemli beş noktasından birisi olan Çardak Havaalanı kapısından yapılan canlı yayına Denizli Valisi Hasan Karahan, Çardak Kaymakamı Murat Karaloğlu, Bozkurt Kaymakamı Barbaros Akbulak. AK Parti Grup Başkan Vekili Denizli Milletvekili Cahit Özkan, AK Parti Denizli Milletvekilleri Nilgün Ök, Ahmet Yıldız, AK Parti Denizli İl Başkanı Necip Filiz, Çardak Belediye Başkanı Mahmut Öztürk, AK Parti Denizli Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Mehmet Ali Yılmaz, Türk Kızılayı Denizli Şubesi Başkanı Erdal Otçu, Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Topuz, Merkezefendi Belediye Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, DTO Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Denizli Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili, Çardak’taki direnişin tanıklarından; Ali Koç, Vedat Karadağ, 15 Temmuz Gazisi Süleyman Duman, Yeşilay Denizli Şubesi Başkanı Bünyamin Yakar, Denizli Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Başkan Adayı Uğur Tatar, Ak Parti önceki Dönem Merkezefendi İlçe Başkanı Yücel Güngör,  Çardak Belediyespor Kulübü Başkanı Ahmet Aytekin, Baklan Belediye Başkanı Yusuf Gülveser, Ak Parti Merkezefendi İlçe Başkanı Ekrem Başer, AK Parti Pamukkale İlçe Başkanı Uğur Gökbel ve protokol üyeleri katıldı.

DRT Denizli’nin ‘15 Temmuz Destanı Denizli Özel’ programında konukları; Ana Haber Bülteni Sunucusu İrfan Atasoy ve  DRT Denizli ve Denizli Gazetesi Haber Müdürü Cansu Karacık, ağırladı.

“HEPİMİZ O ŞEHİTLERDEN, GAZİLERDEN BİRİ OLABİLİRDİK”
Denizli Valisi Hasan Karahan, “Sonunda kadar da o verdiği kararın ardında duruyor. Orada hepimiz o şehitlerden, gazilerden biri olabilirdik. Neticede direndik ve kazandık. Yedi düvele karşı verilen zaferdi. Bu hain darbe kalkışmasının ardında sadece bir hain örgüt yok. Şimdi daha ayrıntılı görüyoruz ki; yedi düvel var. Türkiye’yi kaosa sürüklemek, iç savaşa sürüklemek, kardeşi birbirine kırdırarak, bu memleketi param parça etmekti. Buna fırsat vermedik. Cenab-ı Allah’ın desteğiyle ve milletimizin cesaretiyle bu hain emele ulaşamadılar. Bundan sonra da ulaşamayacaklardır. Bir daha olmayacağını hesap ederdik. Tarihi masal gibi okurduk. Bu milletin derin hafızasında ve derin vicdanında çok canlı şekilde yaşıyor. Milletimiz aynı tehlikeyi sezdiği anda canını tehlikeye atarak, gerekirse canını vererek vatanını kurtarıyor. Milli iradeden üstün irade tanımıyoruz. Sadece Allah’ın huzurunda boyun eğer, secdeye varırız. Onun dışında hiç kimseye minnetimiz yok.” Dedi.

“O GECE BURADA YAŞANAN CAN PAZARIYDI”
Çardak Belediye Başkanı Mahmut Öztürk, “O gece burada yaşanan can pazarıydı. O gece yapılan direniş, canını hiçe sayarak yaptığımız tepkisel davranıştı. Kalkışmayı bastırmak için vatandaşlarımızın yoğun bir direnişi vardı. Söz edilmesi gereken 5 şehir varsa; bunlardan birisi de Kahraman Çardak’tır. Bu fotoğrafı daha önce incelediğimizde; biz bu işe çok vahim bir durumda müdahale etmişiz. Canab-ı Allah bunu bize hissettirmedi. O gece Canab-ı Allah Türk milletine, Kahraman Çardaklı’ya güç verdi ve bu sıkıntılı, sancılı dönemi atlatmış oldu. Geriye dönüp baktığımızda FETÖ’cülerin neler kaybettiğini, bizlerin de neler kazandığımızı gördük” dedi.

“KAHRAMAN ÇARDAK HALKI BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Başkan Öztürk; “Bu durumu iddianamede geçtiği gibi anlatmak istiyorum. Buradan Ankara’ya, Külliye’ye gideceklerdi. Beştepe’ye baskın düzenlemek gibi niyetlerinin olduğunu öğrendik. Çok şükür burada biz bunu fark ettik. Bizim yerimize kim olsa bunu yapardı. Bundan hiçbir şüphemiz yok.Kahraman Çardak halkı, bir destan yazmıştır. Bir avuç Çardaklı silahlara, mermilere, kafa tutmuştur. Burada bu darbeyi durdurmak için elinden geleni göstermiştir” diye konuştu.

28 ŞUBAT SÜRECİ, FETÖ İHANETİNİN ÖNCÜSÜ İDİ
AK Parti Grup Başkan Vekili ve Denizli Milletvekili Cahit Özkan, DRT Denizli canlı yayınında İrfan Atasoy’un sorularını yanıtladı. Grup Başkan Vekili Özkan,  “AK Parti hükümetleri olarak Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan’ın liderliğinde 15 Temmuz’a ilişkin tedbirleri aşama aşama almaya başlamıştık. Devletin içerisinde yaklaşık yarım asırdan beri çöreklenmiş bir ihanet örgütünün aşama aşama Türkiye’nin bütün kurumlarını yozlaştırma başladığını tespit etmiş ve buna ilişkin adımları da 2010’ların öncesinden gerçekleştirmeye başlamıştır. Bu ihanete sadece 15 Temmuz’u dikkate alarak bakarsak doğru olmaz. Bunun gerisine gitmek lazım. Çukur terörü 15 Temmuz’dan farklı değildi. Hemen gerisinde 7 Haziran’da yaşanan o süreçler 15 Temmuz’dan farklı değildi. Gezi Kalkışması, 17-25 Aralık Darbe teşebbüsü 15 Temmuz’un öncü depremleriydi. 7 Şubat 2012’de Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan’ı siyasi bir suikastla öldürme teşebbüsü bu FETÖ ihanetinin öncülerinden birisiydi. 2002 yılında Necip Hablemitoğlu’nun yazmış olduğu FETÖ ihanetini deşifre eden köstebek isimli kitabı nedeniyle öldürülme teşebbüsü yine FETÖ ihanetinin bir gereğiydi. FETÖ ihanetinin izlerini orada da görmüştük. Bu ülkede özellikle 28 Şubat sürecinde bu ülke üzerinde ihanet odaklarının, derin ve paralel yapılarının bunların ikisi de birbirinden ayrılmaz. Milli irade karşıtı, bu ülkenin medeniyet değerleriyle kavgalı ve ülkenin ekonomik, sosyal, siyasi ve bütün değerlerini Türkiye düşmanlarıyla paylaşmayı hedef alan ihanet örgütleridir. Gerek darbe planlarıyla, gerekse derin ve paralel yapıların FETÖ ihanetinin birlikte 28 Şubat süreçlerinde başlattığı ihanette bu 15 Temmuz ihanetinin bir öncüsüydü” dedi.

“BİZ BU ÜLKEYİ ÇAPULCULARA TESLİM ETMEDİK”
Özkan, değerlendirmesine şöyle devam etti: “Gezi Kalkışmasında biz bu ülkeyi çapulculara teslim etmedik. Gezi Kalkışmasını hala savununlar FETÖ’ye büyük bir destek içerisinde olduklarının farkında değiller. Gezi Kalkışmasıyla bu farklı değildi. 17 – 25 Aralık Darbe teşebbüsü de bundan farklı değildi. 15 Temmuz’a gelirken 12 Temmuz 2016’da bir televizyon programında röportaj verdim. Orada FETÖ terör örgütünün elebaşı diyor ki; “2017 yılında bütün yaş kararlarını biz imzalayacağız. Terfilere biz karar vereceğiz” diyor. Onun için bundan bugüne FETÖ’nün en çok örgütlendiği, sızdığı kurum olan Türk Silahlı Kuvvetlerinde en çok örgütlenmesini dikkate alarak alınacak yaş karalarında cesaretli olunması gerekir. Ne kadar FETÖ’cü unsur varsa bunların tasfiyesini gerçekleştirmek gerekir diye ifade ettik 3 gün öncesinde. Biz bu röportajı verirken darbenin cereyan etmeye başladığı bir süreci yaşıyormuşuz. Çardak Havalimanı girişinde o ihanetin gerçekleştiği akşam Denizli’den Ankara’ya sevkiyatı yapılacak o FETÖ unsurlarının Denizli’ye Söke’den gelip yerleştirmeye başladığı gün 12 Temmuz 2016’dır. Biz o röportajı verirken hali hazırda FETÖ’nün darbe teşebbüsünün aşamları hayata geçirilmeye başlanmıştır. Biz de bu röportajı verirken şunu ifade ediyoruz. Darbe teşebbüsünde saatin geriye alınması ve sürecin hızlandırılmasının da en büyük gerekçelerinden birisi Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan’ın liderliğinde toplanan milli güvenlik kurulu ve yaş toplantılarında özellikle ihracı istenen o akşam darbe teşebbüsüne kalkışan tüm isimler Türkiye genelinde tespit ediliyor ve yaş kararı hazırlıkları sürerken bunların ihracı ön görülüyor.”

 HABER MERKEZİ

Güncelleme Tarihi: 17 Temmuz 2018, 10:14
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner187

banner186