Kadınların seçme ve seçilme hakkı 85 yaşında

Kadın cinayetleri, kadına karşı şiddet ve cinsiyet ayrımcılığı gibi sorunların gündeminde yer alan Türkiye’de kadına seçme ve seçilme hakkının verilişinin 85. yılını kutlandı.

Kadınların seçme-seçilme hakkını elde ettikleri tarihten sonra 1935 yılında gerçekleşen ilk seçimlerde meclisteki 395 vekilin 18’i kadın idi ve bu da yüzde 4,6’lık bir oranla dünyada ikinci sıraya karşılık geliyordu. İlk kadın milletvekilleri arasında Hatice Özgener, Ferruh Güpgüp, Şekibe İnsel, Sabiha Gökçül, Mihri Pektaş, Nakiye Elgün gibi isimler öne çıkıyordu. Sonraki yıllarda ise Halide Edip Adıvar gibi milletvekilleri de Meclis kürsülerinde siyaset yapmaya devam ettiler.

85 yıllık mücadelenin ardından halihazırda Meclis’teki 600 milletvekilinin sadece 102’si, yani yüzde 17’si kadınlardan oluşuyor ve bu oranla Türkiye dünya çapında 118.sırada yer alıyor. İsviçre’de ise bu oran yüzde 42. Türkiye’de sadece 63 kadın büyükelçi bulunuyor.

Denizli Kadın Platformu başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşu bu anlamlı günde Denizli Valiliği Atatürk Anıtı önünde çelenk bırakma töreni düzenledi.

Denizli Kadın Platformu adına konuşan Avukat Zehra Demirci; “Cumhuriyet rejiminin kadınlara hak ettiği itibarı vereceğini Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk yaptığı konuşmalarda sıklıkla dile getirmiştir. Bir konuşmasında ‘ bir toplum, cinsinden yalnız birinin zamanın gereklerini kazanmasıyla yetinirse o toplum yarıdan fazla eksiklik içinde kalır. Bir millet gelişmek ve medenileşmek isterse özellikle bu noktayı temel olarak kabul etmek mecburiyetindedir. Bizim toplumumuzun başarısızlığının nedeni, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlik ve kusurdan doğmaktadır. Bundan dolayı bizim toplumumuz için ilim ve fen gerekli ise bunları aynı derecede hem erkek hem de kadınlarımızın kazanmaları gerekir. Milletimiz, kuvvetli bir millet olmaya karar vermiştir’ sözleri ile toplumsal ilerlemenin yolunu göstermiştir kadınlar haklarının tanınması için Atatürk İnkılapları’nın açtığı yolda mücadelelerini sürdürmüş, fikri ve fiili çalışmalar yürütmüşlerdir. 1930 yılından itibaren bir dizi yasa ile kadınların belediye seçimlerine katılma, köylerde muhtar olma, ihtiyar meclislerine seçilme hakkı yasalaşmıştır. Kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakları ise 5 Aralık 1934 yılında Anayasa ve Seçim Kanununda yapılan yasa değişikliği ile tanınmıştır. Yasa değişikliğinin kabulü ile bir grup kadın, TBMM’ye bir mektup göndermiştir. Türkiye’de kadın istismarı, kadınlara uygulanan şiddet, erken yaşta evlilikler, ekonomik-sosyal ve siyasi alanlarda süren cinsiyet ayrımcılığı hala kanayan yara olmaya devam etmektedir. Hakların yasalarla tanınması büyük ve zorlu mücadelelerin toplumsal aydınlanmanın ve bireysel duyarlılığın kazanımlarıdır. Hiçbir ayrımcılığı kabul etmeyen onurlu ve insanca yaşama ulaşma inancımızı koruyarak, kadınların insan hakları mücadelesini azim ve kararlılıkla sürdürmekte olduğumuzu bu vesile ile bir kez daha yineliyoruz. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü ve mücadelede yılgınlığa düşmeyen demokrasi kahramanı kadınlarımızı sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER