'KALKIŞMAYI İLK ORADA DURDURDUK'

'KALKIŞMAYI İLK ORADA DURDURDUK'

15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi’ne karşı oluşturulan “barikatlardan” en önemli ve etkili olanlarından biri Denizli’nin Çardak ilçesinde kuruldu. Darbeye karşı Çardak barikatı ve direnişi; Ankara’da Beştepe Kampüsü’nü hedef alan komando birliklerinin Başkente ulaşmasını da engelledi ve “Külliye Saldırısını” daha başlamadan Denizli’de çökertti.

Başkan Öztürk o sıcak anları; “Biz de Ford Ranger bir araç vardı. Şoförüm aracımızın refüjden geçemeyeceğini söyledi. Ben de ‘bir seferlik geçsin’ diye talimat verdim ve aracı karşıya atlattım. Karşı yolu geçtiğimde bir kamyonla çarpışmamıza ramak kalmıştı. Ancak bu hareketle kalkışmanın Çardak bölümünü orada durdurmuş olduk” diye anlattı.

“ARACI ORTA REFÜJDEN ATLATTIK VE  KALKIŞMAYI İLK ORADA DURDURDUK”
Durdurulan konvoydaki askerlerin ifadelerinden şüphelenen Çardak Belediye Başkanı askerlere, ‘Devlet Hava Meydanları’nın askeri kısmında en az 100 tane asker olduğunu’ söyledi. Ayrıca Çardak’taki Hava Meydanı’nda 100 civarında da özel güvenlik görevlisi vardı ve bu söylenenler ona hiç de inandırıcı gelmemişti. Tartışma uzayınca; ilk baştaki asker sürücü aracını Başkan Mahmut Öztürk ve beraberindekilerin üzerine sürdü. Yolu kesen siviller ve başkan bunun üzerine geri çekilmek zorunda kaldı. İlçede oluşturulan sivil araç konvoyu askeri araçların hemen arkasında havaalanına doğru takibe başladı. Bu arada yavaş yavaş belediye başkanının kafasında şekillenmeye başlamıştı.  Daha belediyenin arkasında toplanıp hava limanına doğru hareket etmeden önce yanına gelen ilçe emniyet amiri Gökhan Özdemir ile görüşmüşler ve  “Başkanım ne yapıyoruz” diyen polis şefine “siz buradan havaalanı sivil kapısına gidin. Orada bariyerler barikatlar var, onları devreye sokun, en azından ilk önlemleri almış alalım” demişti.. Kısacası Belediye Başkanı Mahmut Öztürk ve Çardaklılardan oluşan sivil araç askerlerin hemen ensesinde takibe devam etti.

MAHMUT ÖZTÜRK; Aslında ben askerliği Şırnak Çakırsöğüt'te yaptım ve Tugay Harekat Merkezi’nde görevliydim. Askeri harekatın ne demek olduğunu çok iyi bilirim. Nasıl yapıldığını çok iyi bilirim. Bundan dolayı soğukkanlılıkla konvoyu peşlerinden takibe devam ettik. Sürekli telefonla da görüştüğümüz Çardak Emniyet Amiri ve oraya bizden önce havaalanı kapısına ulaşan vatandaşlarımız bariyerleri kapatmışlar ve konvoyun girmesini engellemişlerdi bile. Bu arada konvoy tekrar geriye dönüp havaalanının askeri kısmına intikal etmek istedi. Bunu önlemek amacıyla aracımla yolun sağından, daha doğrusu gidiş yolundan gitmeme rağmen duble yolun soldaki geliş bölümüne geçmek için hem Gençlik Kolları Başkanı hem de şoförüm olan İsmail Efe'den aracı orta refüjden karşıya geçirmesini, atlatmasını istedim. Biz de Ford Ranger bir araç vardı. Şoförüm aracımızın refüjden geçemeyeceğini söyledi. Ben de ‘bir seferlik geçsin’ diye talimat verdim ve aracı karşıya atlattım. Karşı yolu geçtiğimde bir kamyonla çarpışmamıza ramak kalmıştı. Ancak bu hareketle kalkışmanın Çardak bölümünü orada durdurmuş olduk.  Artık olayı anlamış ve hakimiyeti bize geçirmiştik. Kaldı ki kaç tane belediye başkanı bilmiyorum aracını ucunda ölüm olduğunu bile bile askeri konvoyun önüne çeker? Araçlarda silahlı askerler var sonuçta. Biz bütün bunları düşünmeden evden helalleştik çıktık. Çardak’ın yerlisi olan tüm personelim Büyükşehir’e ait olan itfaiyeler ve DESKİ’ye ait araçlarla hiç düşünmeden yanımızda oldular.

KAHRAMAN BAŞKAN DARBECİLERİ  HAVAALANI ÖNÜNDE DURDURDU

Belediye Başkanı ve Çardaklı vatandaşlar yavaş yavaş üstünlüğü ele geçirmeye başlamış ve hemen bir organizasyon planı yapılmıştı. Askeri araçlara karşı Başkan öncülüğündeki sivil araçların yarısı “sivil” havaalanında, bir kısmı da askeri havaalanına bölüştürüldü. Askeri havaalanında yol iki tane iş makinasıyla sağını solu kazılmak suretiyle geçilmez hale geldi. Ve oraya büyük hacimli bir itfaiye aracı bırakılarak tamamen kapatıldı. Böylece havaalanına giriş çıkışlar tamamen durdurulmuş oldu. Sivil kısımda ise zaten itfaiye araçlarıyla iş makineleriyle yollar kapatılmıştı ve böylece kalkışma kısmen kontrol altına alınmış oldu. Ancak askeri konvoyun önünde sivil araçların olduğu giriş kapısında sürekli bir baskı, tartışmalar ve itiş kakış ile gerilim vardı. Bu arada vatandaşlarımız kol kola girdi, kenetlendi ve adeta etten bir duvar ördü.

MAHMUT ÖZTÜRK; Havaalanı girişinde Emniyet Amiri de ve polisler var ama bu kuvvet sayıca yetersiz kaldı.  Üç dört polisle bir emniyet amiri çok fazla bir şey yapamazdı. Emniyet Amiri sürekli bize telefon açıyor ve ‘Başkanım aman bir yere gitmeyelim. Vatandaş dağılmasın. Vatandaş çok önemli’ diyordu. Çünkü Kahraman Çardaklıdan başka orada herhangi bir güç kalmamıştı. Cumhurbaşkanımız diyor ya; ‘Milletin üstünde bir güç tanımadım..’ İşte millet orada demokrasisine sahip çıkmak adına kenetlendi ve yerinden kıpırdamadı. Daha sonraki gelişen olaylarda artık biz yavaş yavaş duruma hakim olduk. Arkadaşlarla sürekli koordine halinde olduk. Bize bu durumda yol gösterecek herhangi bir üstümüz ve önderimiz yoktu. Kimse yoktu bize tavsiye verecek kimse yok. Tamamen kendimiz ve biz vardık. Bu durumda öncülüğü biz kendimiz ele aldık.

Saat 02:30.. Başkan ve ilçe halkı daha harekete geçmeden ve olaylara hakim olmadan önce, valilik tarafından ilçenin ve havaalanının elektriği kesilmişti. Belediye de buna ilave olarak her ihtimale karşı havaalanının suyunu da kesti.

BAKAN ZEYBEKCİ’DEN KESİN TALİMAT;  “CANINIZI VERİN AMA O ASKERLERİ O HAVAALANINDAN GÖNDERMEYİN”

MAHMUT ÖZTÜRK; Saat 02:30 sularında artık bunu birilerine sormak gerektiğini düşündüm. Bir üstümüze siyasi lidere sormanın gerektiği geldi aklıma. Hemen Sayın Bakanım Nihat Zeybekci'yi aradım ve Çardak’taki durumu detaylı olarak arz ettim. ‘Sayın Bakanım biz darbeci askerleri Çardak Havaalanı girişinde durdurduk ve bloke ettik. Bu dakikadan sonra ne yapmamızı istersiniz’ dedim. Bakanım ‘onlar orada kalsın, kesinlikle çıkarmayın onları. Canınızı verin ama, askerleri kesinlikle havaalanına sokmayın’ diyordu. Biz de ’Peki Bakanım’ dedik ve gereğini yaptık.


Bu talimat Emniyet Amiri’ne ve özellikle siviller ile gönüllülere tebliğ edildikten sonra darbe karşıtı ilçe halkı duruma tam olarak hakim oldu ve süreç yerini gergin bir bekleyişe bıraktı. Aradan yarım saat daha geçti. Saat 03:00 civarında havada kargo uçakları belirdi. Daha önce Çardak Havaalanı’na hiç kargo uçağı gelmemişti. Bu uçakların havada tur atmaya başlaması akıllarda soru işaretlerine yol açtı. 

Mustafa KAYA

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner220

banner221