'KAZAN PATLAMALARININ ÇOĞUNLUĞU, KAZANLARIN SUSUZ KALMALARI NEDENİYLE OLUŞMAKTADIR'

'KAZAN PATLAMALARININ ÇOĞUNLUĞU,  KAZANLARIN SUSUZ KALMALARI NEDENİYLE OLUŞMAKTADIR'

Aydın’ın Söke İlçesi’nde, Zonguldak’ın Çaycuma İlçesi’nde ve son olarak Bursa Gürsu Organize Sanayi Bölgesi’nde kazan patlaması nedeniyle yaşanan kazalar hakkında açıklama yapan TMMOB Makina Mühendisleri Odası Denizli Şubesi Başkanı Tefik Demirçalı, “Kazan patlamalarının çoğunluğu, kazanların çeşitli nedenlerle susuz kalmaları nedeniyle oluşmaktadır” dedi.

2 Ekim Pazartesi günü Aydın’ın Söke İlçesinde faaliyet gösteren bir çırçır fabrikasında buhar kazanı patlamıştır. Kazada 1 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 3 vatandaşımızda yaralanmıştı. 7 Kasım Salı günü Zonguldak’ın Çaycuma İlçesi’nde bir lisenin kalorifer kazanı patlamış; 1 okul hizmetlisi yaşamını yitirmiş, okul müdürü, müdür yardımcısı, kalorifer görevlisi ve 4 öğrenci yaralanmıştı. Son olarak; 8 Kasım Çarşamba Günü Bursa Gürsu Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan bir tekstil fabrikasında bulunan buhar kazanı patlamıştı. 5 kişi hayatını kaybetmiş, 16  de yaralanmıştı. 3 ilde yaşanan patlamayla ilgili TMMOB Makina Mühendisleri Odası Denizli Şubesi Başkanı Tefik Demirçalı’dan açıklama geldi. Başkan Demirçalı açıklamasında; “Bu üç kazada da ortak nokta,uygun olarak işletilmediğinde oldukça tehlikeli olan ‘kazan’lardır. Sıkıştırılabilen bir akışkanla dolu olan kazan içerisindeki akışkanın; ısıtılarak iç enerjisi arttırılırsa, kazan içindeki basınç artar. Kazanın üretildiği malzemenin dayanabileceği bir basınç sınırı vardır. Bu sınır aşıldığında, kazan parçalanır ve içindeki akışkan büyük bir hızla çevreye yayılır. Kazan içi ve dışı basınç ve enerji farkı ne kadar büyükse,kazan kapasitesi ne kadar fazlaysa, patlama o denli şiddetli,etkileri okadar fazla olur. Yaşanan patlama olaylarında işletmelerin; bakım eksikliği ve uygunsuzluğu gibi zafiyetlerinin olduğu tahmin edilebilmektedir. Maalesef, bu üç acı olayın fotoğraflarını incelerseniz göreceksiniz, patlamanın meydana geldiği fabrika binaları ve okul binası yıkılmış, ortalık adeta savaş alanına dönmüştür. Kazan patlamalarının çoğunluğu, kazanların çeşitli nedenlerle susuz kalmaları nedeniyle oluşmaktadır. bu üç kazada yaşamını yitiren vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine baş sağlığı diliyorum. Yaralanan arkadaşlarımızın ise hızlıca sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyorum” dedi.

“YÜKSEK BASINÇ KAZANI PATLATABİLİR”
Kazanların basınç artması ile ilgili bilgiler veren Başkan Demirçalı, şunları aktardı: “Kazan besleme suyu çevriminde ve su seviye denetim sisteminde oluşan çeşitli arızalar sonucunda, kazanlar susuz kalabilmekte, kazan ocağı, alev duman boruları sıcaklığı 900-1.000 oCmertebelerine çıkabilmektedir. Bu durumdaki kazana belirli miktarda su verilirse kızgın yüzeylerle ilişkide olan su kütlesi, çok kısa sürede buharlaşır, genleşir ve basınç artışı oluşur. Bu yüksek basınç artışları, kazanı tümüyle parçalayarak büyük patlamaların oluşmasına sebep olur. Bir diğer neden ise kazan çalışma basıncının, kazan tasarım basıncının üzerine çıkmasıdır. Kazanda yakıt yakılması sürdürülmesine karşın, buhar harcamasının az olması, kazandaki basıncı sürekli yükseltir.Otomatik denetim elemanlarının olmaması, bozuk olması veya izlenmemesi nedeniyle kazan işletme basıncı, tasarım basıncının üzerine çıkabilir. Bu yüksek basınç kazanı patlatabilir.”

“İŞVERENLER YILDA EN AZ 1 KEZ CİHAZLARIN PERİYODİK KONTROLLERİNİ YAPTIRMALI”
Kazanların kanun gereği yılda en az bir kez yapılması gerektiğini hatırlatan Başkan Demirçalı, “Periyodik kontrollerde, kazan patlamalarının önüne geçecek emniyet donanımları denetlenmektedir. Makina Mühendisleri Odası olarak; kamusal denetimin en güçlü ve en önemli savunucu gücü olarak yine ve yeniden fabrika yöneticilerinin, teknik müdürlerin, iş güvenliği uzmanlarının ve bu basınçlı kapları kullanan her kuruluşun dikkatini maalesef bu olaylara çekmek isteriz. Denetimi yapılmayan bu ekipmanlar; insanlar ve işletmeler için bir tehdit durumundadır.  Bilindiği üzere, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na ek olarak çıkarılan ‘İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği’ gereği İşveren, iş yerinde kullanılacak ekipmanın yapılacak işe uygun olması ve bu ekipmanların çalışanlara sağlık ve güvenlik yönünden zarar vermemesi için gerekli tüm tedbirleri alır. Maddesi yer almaktadır. Makina Mühendisleri Odası’nın tüm şubelerinde bulunan ‘Periyodik Kontrol Birimleri’ bu kazanların kontrolünü ve sanayimizin hizmetinde kullanılan birçok cihazın kontrolünü TÜRKAK tarafından akredite olmuş şekilde yapmaktadır. İşverenlere ve teknik yöneticilere düşen görev yılda en az 1 kez bu cihazların periyodik kontrollerini yaptırmak ve cihaza uygun şekilde bakım faaliyetlerini yürütmektir” diye konuştu. 

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER