'KÜÇÜKKEN ORUÇ TUTMAYA ÖZENİRDİK'

'KÜÇÜKKEN ORUÇ TUTMAYA ÖZENİRDİK'

DRT Denizli ekranlarında yayınlanan ‘Güne Bakış’ programında eski Ramazanlarla ilgili hatıralarını paylaşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, eskiden Ramazanlara özel menülerin olduğunu belirterek; çocukken en çok oruç tutmayı özendiğini dile getirdi.

Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, DRT Denizli Televizyonu’nda yayınlanan ve İrfan Atasoy tarafından hazırlanıp sunulan ‘Güne Bakış’ programına konuk oldu. Ramazan ayının manevi güzelliği olduğunun altını çizen Başkan Zolan; “Ramazan; huzur bulduğumuz, kardeşliğin pekiştiği, dayanışmanın en üste çıktığı bir aydır. Ramazan ayında buna katkı sağlamak için var gücümüzle hem ramazanımızı şehrimize hissettirmek hem de vatandaşlarımıza gençlerimize çocuklarımıza o tadı tattırabilmek için birçok etkinlikler yapıyoruz. Mahallelerimize oradaki vatandaşlarımızla aynı sofrada aynı sokakta buluşuyoruz. Onlarla iftarımızı acıyoruz ve her gün bir mahalleye gidiyoruz. Her mahallede 2 binler 5 binlere kadar katılım söz konusu. Orada gelen insanların herkesin evinde iftarını açacak mutlaka Allah’ın verdiği rızk var. Önemli olan aynı sofrada komsularımızla mahallerimizle birlikte orada buluşabilmek. Mahallelere gittiğimizde orada hem mahallemizin eksikliklerini vatandaşlarımızın taleplerini dinleme imkanı buluyoruz. Kendi yaptıklarımızı, yapacak olduklarımızı aktırıyoruz. Her zaman olduğu gibi itfaiyemizin olduğu yerde çadırımız var. Orada her gün sabit 5 bin kişiye sabit iftar yemeği veriliyor. Orada hayırsever iş adamlarımız her gün sponsor oluyorlar. Onları biz organize ediyoruz. Orada vatandaşlarımıza iftar vererek, o mutluluğu ve dayanışmayı yaşıyoruz. Bunun yanında camilerde ikramlarımız var sahurlara zaman zaman program yapıyoruz” dedi.

“MAHALLEYİ, SOKAĞI BİR ARAYA GETİRMEK GEREKİYOR”
Teknoloji insanların kendi kabuğuna çekilmesine neden olduğunu vurgulayan Başkan Zolan, “Elinde bir telefon, internet dünyasında… Kimse kimseyle konuşmuyor. Sanal dünyada, gerçek olmayan alemde dolaşıp duruyor. Bu noktada sokakta buluşabilmek beraber olabilmek önemli. Ailelerin bile bir araya gelemediği durumlar var. Mahalleyi, sokağı bir araya getirmek gerekiyor. İftarda bir araya getirmek, sahurda bir araya getirmek, o güzelliği yaşayabilmek ne güzel bir duygu. İnsanlarımızla sohbet ettiğimizde gerçek hayatın sanal dünyadan daha da farklı olduğunu daha güzel olduğunu görebiliyoruz” diye konuştu. 

“İFTARLARA EŞİMLE BERABER KATILIYORUM”
Ramazanların güzel olduğu kadar yorucu da olduğunu vurgulayan Başkan Zolan, şunları söyledi: “Ramazan tabi yorucu oluyor, koşturma içinde oluyor ama motivasyonla, vatandaşlarımızın sevgisi ve o gözlerindeki ışıltıyı gördüğünüzde ne yorgunluk kalıyor, ne sıkıntı. Her şey güzelleşiyor. Her gün değişik mahalleye gidiyoruz. Her mahalleye gittiğimizde değişik yemek değil, her mahalleye gittiğimizde aynı yemeği veriyoruz. Adaletli bir şekilde olması için de aynı yemeği veriyoruz. Tabi biz sabit olunca ve her mahallede olunca tabi biz aynı yemeği yemek durumundayız. Çok şükür Allah’ın nimeti şükürler olsun. Benim için de ayrı bir güzellik. İftarlara eşimle beraber katılıyorum. Biz de Ramazan ayını gözlüyoruz. Akşam yemeğinde beraber olmak adına aslında bir eşimle ailecek orada yemekte bir arada olmuş oluyoruz. Diğer günlerde böyle bir imkanı bulamıyoruz. Bizim için ekstra eşimle beraber olmak, yemekte beraber olmak, anlamında gayet güzel oluyor.”

“KÜÇÜKKEN ORUÇ TUTMAYA ÖZENİRDİK”
Çocukluğunda yaşadığı Ramazanlar hakkında da konuşan Başkan Zolan, “Çocukluğumda Ramazan hatırası olarak gece sahura kalkma noktasında çok merak ederdik. Rahmetli annem, babam sahura kalktığında biz de onlarla olmak isterdik. O zamanlar o günkü menüye göre özel şeyler de olurdu. Onu merak ederdik. Bazen küçükken de oruç tutmaya özenirdik. En fazla sahurda kaldırma taleplerimiz olurdu. Tabi bize kıyamazlardı. Küçük olduğumuz için kızardık. Kaldırdıklarında ise mutlu olurduk. Bazen kendimiz uyanırdık. O rahmetli annemin yapmış olduğu ev makarnasının kokusu gelirdi burnumuza. Tabi simdi o güzellikleri arzu ediyoruz. Ezan okunduğunda herkes camide olurdu. Köyün meydanında herkes ne varsa getirirdi. Kimi meyve kimi de tatlı getirirdi. Ezan okunduktan sonra onca vatandaşlar orada iki üç dakika hemen iftarını yapardı, orucunu açardı. Sonra hemen akşam namazına gidilirdi. Tabi biz oradaki menüyü görünce çocukluğumuzda da onun etrafında dönerdik. Biz istiyoruz ki bu günkü çocuklarımızda onları yaşasın ve zihninde böyle güzel şeyler kalsın” dedi.

 

ALPER PARLAK-DOĞAN AKŞİT  

 

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER