KUTSAL DAĞDA 300 YIL... ORAYI HİÇ TERK ETMEDİLER

Tunceli, Bingöl ve Erzincan il sınırlarının kesiştiği 2 bin 500 rakımlı kutsal kabul edilen Hoşan Dağı'nın zirvesine yakın bir yamaçta bir ailenin ilginç yaşam öyküsü, duyanları hayrete düşürdü.

80 yaşındaki Hüseyin Teşar, eşi Emine ve 5 çocuğu ile izole bir şekilde mağara gibi evde ilkel şartlarda yaşıyor. Burada dünyaya geldiğini ve 80 yıldır ayrılmadığını belirten Hüseyin Taşer, akrabası olan Emine Taşer ile evliliğinden 10 çocuklarının dünyaya geldiğini söyledi. 5 çocuğundan 30 yıldır haber alamadığı belirten baba Taşer, diğer 5 çocuğunun ise yanlarından hiç bir zaman ayrılmadığını kaydetti. Teşar ailesinde hiçbir fert okula gitmezken, çocukların, insanlarla konuşamadıkları için konuşma yetilerini yitirip kendi aralarında geliştirdikleri işaret dili ile anlaşabildiği gözlendi. Hüseyin Teşar, Türkçe bile bilmiyorlar. Televizyon bile izlemediler, hayatları boyunca kendileri dışında insan yüzü bile görmediler dedi.

Erzincan sınırları içerisinde bulunan Tunceli ile Bingöl sınırlarındaki Hoşan Dağı, Aleviler için kutsal sayılan bir dağ olarak biliniyor. O dağda, mağaraya benzer bir yapıyı ev olarak kullanılan Teşar ailesi, 80 yıldır kesintsizi yaşamlarını sürdürüyor. Ailenin reisi Hüseyin Teşar, yaşadığı mağara evi, dedelerinin döneminde kaldığı, 300 yıldır burada yaşamın sürdüğü ve önemlisi Hoşan Dağı'nın aleviler için kutsal sayılmasından ötürü hiç bir zaman burayı terk etmediğini ve ölene dek burada yaşamlarını sürdürmeye kararlı olduğunu söyledi.

Bölgede gezi yapan Tuncelili dağcılar İsmail Ateş ve Haydar Çetinkaya, Teşer ailesinin, 2 bin 500 rakımlı dağda yaşadığını fark ederek, gördüklerini gazetecilerlerle paylaşması üzerine ailenin varlığı ortaya çıkarken, gazeteciler, Erzincan'ın Tercan ilçesine bağlı Konarlı köyündeki Hoşan Dağı'nda yaşayan Teşar ailesiyle görüşmek için dağcılarla çıktıkları yolculuk 3 saat araçla 2 saat ise yürüyerek sürdü.

5 ÇOCUĞUNDAN 30 YILDIR HABER ALAMIYOR

Gazetecileri karşısında görünce şaşkına dönen Hüseyin Teşar, görüşmeyi ikna sonucu zorla kabul ederken, burada neden yaşadığını gazetecilere anlattı. 80 yaşındaki Hüseyin Teşar, dedelerinin de burada yaşam sürdürdüklerini ve Hoşan Dağı'nın aleviler için kutsal oluşundan dolayı burada yaşamlarını sürdürdüklerini ifade ederek, 50 yıl önce Emine Taşar ile yaşadığı mağarada dünya evine girdiğini söyledi. Teşar, 10 çocuğunun olduğunu, çok küçük yaşlarda olan Sezgin, Dogan, Mülkinaz, Cevahir, Yazgül adlı 5 çocuğunun 30 yıl önce, hatırlamadığı kişiler tarafından evlatlık nedeniyle alındığını ve kendilerinden bir daha haber alamadığını ifade etti.  Eşi Emine, çocukları Ayten (30), Hüsniye (32) Sis Ali (28) Metin (35) ve Zeynep (37) ile birlikte burada yaşadığını anlatan Teşar, çocuklarının okula gitmediğini, teknolojinin ne olduğunu bilmediklerini söyledi.

'BUGÜNE KADAR DEVLETLE HİÇ GÖRÜŞMEDİK'

Yaşadıkları 2 bin 500 rakımlı Hoşan Dağı'nda geçimlerini sadece besledikleri hayvanlarla sağladığını dile getiren Teşar, Biz şimdiye kadar hiçbir devlet yetkilisiyle ne konuştuk ne görüştük. Bu ev dedemizden bize kalmış 300 yıllık bir ev. Yaşadığımız ev artık özelliğini yitirmiş yıkılmaya yüz tutmuş taşlar artık birbirinin üzerinde duramaz hale gelmiş. Devlet bize bir ev yapsın burada. Biz yıllardır ilkel şekilde yaşıyoruz. Suyumuzu dışarıdan taşıyarak getiriyoruz, yolumuz yok elektrik yok, televizyon nedir bilmeyiz hiçbir şeyimiz yok buzdolabı yok. Yakın köyleri arada da olsa belki uğruyoruz, bakıyoruz herkesin evi çatısı, suyu eve gelmiş elektrik var, televizyon var bizde hiçbir şey yok. Çocuklarım okuma yazma bilmiyorlar. Türkçe konuşmayı öğrenemediler. 5 çocuğum 30 yıl önce birileri tarafından götürüldü. Hiç birinden haber alamıyorum, öldüler mi, yaşıyorlar m dedi.

İHTİYAÇLARINI PARA İLE GİDERMİYORLAR

Teşar ailesi, yıllarca yaşadığı Hoşan Dağı'nda para ile hiç bir zaman alışveriş yapmadığını, kendi ihtiyaçlarını, mağara evlerinde besledikleri keçi, koyun, tavuk gibi hayvanları komşu köylere götürüp, değiş tokuş sistemiyle alışveriş yaptığını söyledi. Teknolojiden tamamen uzak olan ailenin hiçbir ferdi Türkiye'de yaşanan hiçbir olaydan haberdar olmaz iken, 15 Temmuz darbesinden de haberlerinin olmadığı gözlendi. Evde yaşayan çocuklar, Türkiye'de iktidar ve Cumhurbaşkanının kim olduğunu bilmedikleri, evde toz ve çamur içinde yaşayan ailenin en büyük kızı Zeynep, ekmek yapmasını öğrendiği için evin ekmek ihtiyacını, evdeki kurduğu sacın üzerinde yapıyor. Yemek yapmasını bilmeyen aile soğan, patates, yağ ve çökelek dışında hiçbir gıda almazken, zaman zaman besledikleri hayvanları keserek et yediklerini belirtiler.

10 KİLOMETRE UZAKLIKTA KÖYDE GÖRDÜĞÜ GÜNEŞ PANELİ EVİNE YERLEŞTİRDİ

Evde teknolojiye dair tek bir malzeme olarak güneş enerjisi paneli bulunurken, evin tek Türkçe bilen ortanca oğlu Metin Teşar, 10 kilometre uzaklıkta bulanan Konarlı köyünde gördüğü güneş enerji panelinin ne işe yaradığını köylülere sorması üzerine, faydasını olduğunu düşünerek, köylülerden yardım alarak evlerine güneş paneli kurduğunu söyledi. Düşük kapasiteyle kurduğu güneş paneli evlerinin 2 odasını kısmen aydınlatan aile, bu enerjiyi de sadece 6 ay kullanabildiklerini belirtiler.

YAŞAMLARI BOYUNCA SEÇİMLERDE OY KULLANMADILAR

Devletin varlığından habersiz olduğu Teşar ailesi hiç bir zaman seçimlerde oy kullanmadıklarını, hiç bir nüfus sayımına da dahil olmadıklarını ifede etti. Hiç birinin okuma yazması olmayan Teşar ailesi, ilk kez yabancı olarak kendilerini haber yapmaya gelen gazetecileri gördüklerini belirtirken, evlerine gelen gazetecileri fark eden 3 kız, korkudan saklandıkları görüldü.

HAYVAN DIŞINDA BAŞKA CANLI GÖRMÜYORUZ, DEVLET BİZİ GÖRSÜN

Tezar ailesi, yaşadığı ilkel hayatı anlatan ailenin Türkçe bilen tek evladı Metin Teşar, hayvanlar dışında başka canlı görmediklerini dile getirerek, devletin kendilerinin artık görmesi gerektiği çağrısında bulanarak, “Biz burada çok zor şartlarda yaşıyoruz. Biz burada sadece hayvanlarımız ile birlikte yaşıyoruz başka canlı göremiyoruz bile. Bu şartlarda yaşamak çok zor. Vicdanı olan bize bir el atsın bize bir yardım etsin bu şartlarda yaşamak artık çok zor. Artık yaşamaya gücümüz yok. Dayanma gücümüz kalmadı ne olur bize birileri yardım etsin.” dedi.

'2 BİN 500 RAKIMLI DAĞDA YAŞAMIN OLABİLECEĞİNE İHTİMAL VEREMEDİK'

Teşar ailesini yaptıkları dağ ziyaretinde keşfettiklerini anlatan dağcı İsmail Ateş, ilk görüşte 2 bin 500 rakımlı bir dağda yaşamın çok zoru olduğundan böylesi bir yerde kimsenin yaşamayacağını fakat Teşar ailesinin orada gördüğünde şaşırdığını dile getirerek, şunları söyledi, “Tunceli  ve Türkiye'nin her yerinde dağcılık faaliyeti yapıyoruz. Arkadaşım Haydar Çetinkaya ile birlikte Hoşan Dağı'na tırmanış yaparken buradan tesadüfen geçtik. Evi görünce burada yaşamanın olabileceğine ihtimal vermedik. Çünkü, en yakın yerleşim birimi kilometrelerce uzakta ve bu rakımda 2500 rakımda insanların yaşayacağına ihtimal vermedik. Tırmanış sonrası eve geldik insanları gördük. Bizi gördükleri gibi kaçtılar.  Zazaca konuşarak aile ile irtibat kurduk. Yaşam şartlarını görünce çok etkilendik. Çok ilkel koşullarda yaşıyorlar. Hiç insan yüzü görmemişler. Adata mağara devrinde yaşıyorlar. Birilerinin bu aileye destek olması gerekiyordu. Gazeteci arkadaşlarla görüşüp, bu durumun duyurulmasını birilerinin bu insanlara yardım etmesini sağlamak için bir çaba içine girdik. Türkiye'nin hiçbir yerinde bu rakımda insan yaşayamaz.” dedi.

Güncelleme Tarihi: 02 Kasım 2018, 14:11
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER