'LİMANA GELEN MALIMIZI TREN YOLUYLA TAŞITAMIYORUZ'

'LİMANA GELEN MALIMIZI TREN YOLUYLA TAŞITAMIYORUZ'

DRT Denizli ekranlarında yayınlanan ‘Güne Bakış’ programının konuğu olan Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci, “Biz limana gelen malımızı tren yoluyla taşıtamıyoruz. Biz malı önce gemiden kamyona indiriyoruz. 5 kilometre ileride bir demiryolu var. Malı kamyondan alıp trenin üstüne bindiriyoruz. Ondan sonra mal Denizli’ye geliyor. Denizli’de istasyonda tekrar kamyona binip fabrikalarımıza gidiyor. Biz limanda geminin altına yanaştığı bir tren yolunu istiyoruz” dedi.

Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci, DRT Denizli ekranlarında yayınlanan İrfan Atasoy tarafından hazırlanıp sunulan ‘Güne Bakış’ programının konuğu oldu. Programda Denizli’nin ihracat ve ithalatının önemli rakamlarda olduğunun altını çizen Başkan Keçeci, “Dolayısıyla Denizli İhracatını da ithalatını da maalesef İzmir’den yapıyor. İzmir bize 220 km uzakta. Eğer İzmir’e ürünümüzü gelişmiş ülkelerdeki gibi lojistiğimizi geliştirsek. Ya gemiyle denizden veya nehirden göndeririz ya da demiryoluyla göndeririz. Bizim nehrimizde, denizimizde yok. Hala bizim Denizlere ulaşmamız söz konusu değil. Ben 12 senedir başkanım 12 senedir çalışmalar devam ediyor ama çalışmalar var olacak. Denizli’nin ulaşımının özellikle neden önemli olduğunu size şöyle anlatayım. Biz özellikle limandan kamyonlarla taşıttığımız ürünü 17 buçuk – 20 Dolar/ton taşıtıyoruz. Bizim kazanmak için ödediğimiz 2 – 3 Dolarların içinde lojistiğe veriyoruz. Onun için Denizli’nin şimdiki ve gelecekteki sorunu da Demiryoludur. Biz, limana gelen malımızı tren yoluyla taşıtamıyoruz” dedi.

“LİMANDA GEMİNİN ALTINA YANAŞTIĞI BİR TREN YOLUNU İSTİYORUZ”
“Eğer siz limandan malınızı alamazsanız. Limana da malınızı gönderemezseniz; o ulaşım değildir” diyen Başkan Keçeci, şunları söyledi: “Bugün Aliağa Limanı’na biz mal getirdiğimiz zaman normali; eğer trenle taşıtacaksanız tren onun altına gelir, vinçler o malı indirir ve tren hareket eder, Denizli’ye gelir. Öyle olmuyor. Biz malı önce gemiden kamyona indiriyoruz. 5 kilometre ileride bir demiryolu var. Malı kamyondan alıp trenin üstüne bindiriyoruz. Ondan sonra mal Denizli’ye geliyor. Denizli’de istasyonda tekrar kamyona binip fabrikalarımıza gidiyor. Taşıma bu değildir. Onun için biz limanda geminin altına yanaştığı bir tren yolunu istiyoruz. Rahatlıkla Fabrikalarımıza taşıma yapabileceğimiz İhtisas Organize Bölgesi’nde her şeyi bitmiş, her şeyi temizlenmiş sadece Devlet Demiryolları’nın bir hangar ve demiryolu döşeme işlemi kalmış ve oraya demiryolunu getirmesi lazım. Çünkü bizim ‘istasyon’ dediğimiz yerde yük limanı da var, insan limanı da var. Şimdi yük limanını düşündüğün zaman oraya 3 bin ton mal gelirse; 3 bin ton malı, 30’ar tondan 50’şer tondan 300 kamyon alır. 300 kamyon oraya girer çıkarsa zaten bugün istasyonun halini herkes biliyor. Denizli diye bir trafik kalmaz. Onun için o istasyonunda Denizli Büyükşehir Belediyesi’yle yapmış olduğumuz projeyle İhtisas Organize Bölgesi’ne taşınması gerektiğini planladık. Bütün prosedürünü tamamladık ama icraatını yaptıramıyoruz.” 

“DENİZLİ’YE DEMİRYOLU ÇÖZÜLMELİ, BİZ LİMANA DEMİRYOLUYLA ULAŞABİLMELİYİZ”
“Ulaşımda ve lojistikte ürününüzü trenle taşıtmak zorundasınız” diyen Keçeci; “Çünkü bir trenin bir makinisti var bir de yanında çalışan yardımcısı var. Bir de en sonra vagonun arkasında en sonda çalışan fenercisi var. 15 tane vagon bağlanıyor gidiyor. 15 vagon 15 tane kamyon demek. Tonaj itibariyle sayarsak; 30 – 40 tane kamyon demektir. Ama kamyonda her bir kamyona bir şoför, mazot tankı, 12 tane lastik çıkıyor yola otoban diye yaptığın yolun hepsi oyuk. Dolayısıyla aklın yolu bir. Sanayi Odası en önemli kavgasını burada veriyor. Benim için bu olmazsa olmaz kavganın en başıdır. Mutlaka Denizli’ye demiryolu çözülmeli biz limana demiryoluyla ulaşabilmeliyiz” şeklinde ifade etti. 

“DAHA UCUZA GETİRMELİYİZ DAHA UCUZA GÖTÜRMELİYİZ”
Başkan keçeci şunları söyledi: “ben bazen müşterime 1 – 2 Dolar’la iş alıyorum veya kaçırıyorum. 20 Dolar’a taşıtıyorum 20 Dolar az bir rakam değil. Tren yoluyla 20 Dolar’a değil de 10 Dolar’a taşıtsam daha iyi. ‘Verimlilik’ dediğimiz zaman bunun içerisine rekabet girer. Rekabet edebilecekseniz bunu yapmak zorundasınız. Organizeye geçtik bir de ulaşım… Bu ikisi sanayinin can damarı. Biz nasıl olsa üretiyoruz, biz nasıl olsa alıyoruz, satıyoruz ama aldığımız zaman ve satarken kazanmak zorundayız. Daha ucuza getirmeliyiz daha ucuza götürmeliyiz.” 

AHMET ACUR

 

 

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner220

banner221