“MENDERES HAVZASI’NIN TALANINA DUR DİYELİM”

Gazeteci Yaşar Tok, ‘Menderes Havzası’nın Talanına Dur Diyelim’ başlıklı sunumuyla Menderes Havzası’ndaki mevcut kirlilik sorunlarına ilişkin gerçekleştirilen söyleşide konu hakkında duyarlı vatandaşlarla bir araya geldi.

“MENDERES HAVZASI’NIN TALANINA DUR DİYELİM”
banner22

‘Büyük Menderes Su Yolu Uygarlıkları’ başlıklı söyleşide Menderes Havzası’ndaki kirlilik sorunlarıyla ilgili, konu hakkında duyarlı vatandaşlarla bir araya gelen Gazeteci Yaşar Tok, önemli bir sunum gerçekleştirdi. Gazeteci Tok’un ‘Menderes Havzası’nın Talanına Dur Diyelim’ başlıklı sunumuyla katılımcıların karşısına geçtiği söyleşi, Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Sunumdan önce DRT Denizli Televizyonu ve Denizli Gazetesi’ne açıklamalar yapan Tok, söyleşi ve amacı hakkında şunları belirtti: ”Türkiye’nin dördüncü büyük havzası olan Büyük Menderes, aynı zamanda en kirli havza. Bölgedeki kirliliğin en önemli unsurlarından biri sanayi atıkları. Aydın bölgesinde bulunan jeotermal enerji tesisleri de kirlilik nedenleri arasında. Onun dışında işletmeler, tarım kimyasalları gibi faktörler de var. Bugün bu sorunları irdelemek için toplandık. Ben bir gazeteciyim ve söz konusu sorun hakkında çözüm öneremem. Ancak çözüm yolu önerileri geliştirebiliriz. Onların başında da sanayi atıklarının terbiyesi geliyor. Bu noktada önemli unsurlardan birisi Denizli sanayi atıklarıdır. Suyun, Çürüksu’dan başlayıp Sarayköy’de Büyük Menderes ile birleşmesine kadar olan mesafe çok önemli bir kirlilik unsuru. İkinci unsur: Uşak sanayi atıkları. Tarım kimyasallarının denetimsizliği de çözülmesi gereken sorunlar arasında öylece duruyor. Çok daha önemlisi de su kaynaklarının giderek kuruması. Bu konuda izlenen su politikaları da bu kaynakların kurumasına çanak tutuyor. Menderes’in nasıl kurtulacağına ve nasıl kurtarılacağına ilişkin başlıkları konuşacağız.”

“SU OLMAZSA YERLEŞİK HAYAT SON BULUR”

Belgesel gazetecilik yaptığına ve bu tür çalışmaları geçmişte de yaptığına dikkat çeken Tok,”Denizli tarihine ve arkeolojisine yönelik çalışmalar da yapmıştım. Denizli turizmine yönelik uzun soluklu bir çalışma daha yapmıştık. Bu ve benzeri çalışmalar benim alanım diyebilirim. Ondan dolayı Menderes Havzası konusunda da çalışma yapmak ve farkındalık oluşturmak istedim. Menderes varsa biz de varız. Çünkü insanoğlu, ilk yerleşmelerini suyun olduğu bölgelere kurmuştur. Su ve kaynaklar olmazsa biz de yerleşik hayatımıza son verebiliriz. 9 bin yıl önceki gibi yeniden göçebe hayatına geri döneriz. Modernizmin bize sunduğu olanaklar var ama bizden götürdüğü su ve hava gibi önemli hayati şeyler de var” diye konuştu.

SERDAR KİRİŞ – DOĞAN AKŞİT

Güncelleme Tarihi: 11 Kasım 2018, 13:50
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER