'MÜSLÜMANI MÜSLÜMANA KÜSTÜRMEYE ÇALIŞIYORLAR'

'MÜSLÜMANI MÜSLÜMANA KÜSTÜRMEYE ÇALIŞIYORLAR'

DRT Denizli ekranlarında yayınlanan ‘Güne Bakış’ programına konuk olan Pamukkale Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Hasan Kazdağlı; “Bizim Katar’la ekonomik ilişkilerimiz gelişmiş durumda. Ama Suudi Arabistan’la da iyiydi. Müslümanı Müslümana küstürmeye çalışıyorlar” dedi.

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Eski Rektörü Prof. Dr. Hasan Kazdağlı DRT Denizli ekranlarında yayınlanan ve Ümit Yakuphan tarafından hazırlanıp sunulan ‘Güne Bakış’ programına konuk oldu. Prof. Dr. Kazdağlı programda ülke ve bölge gündemine dair önemli değerlendirmelerde bulundu.  

“ESAS OYUNCU İSRAİL”

Kuzey Irak’ta 25 Eylül’de yapılacak referandumu ele alan Prof. Dr. Kazdağlı; “Suriye halkı kendi kararlarını keşke kendi verebilse. Öyle bir ortam ve imkân yok. Suriye ve Irak birlikte ele alınıyor. Kuzey Irak’taki 25 Eylül’de yapılacak olan referandum ele alınırsa, bunları birbirinden bağımsız düşünmemek lazım. Bu ülkelerle bizim sınırlarımız var. Orada yaşayan insanların burada, aynı şekilde Türkiye’de yaşayan insanlarında oralarda akrabaları var. Bu bölge Amerika ve Rusya için uzakta bir yer. Ama Türkiye için sıcaklığı hala devam eden, canımızı yakan ve artık hayatımızın bir parçası olmuş bir olay. Yani işin içinde büyük güçler var. Rusya, Amerika ve İran bu işin içerisinde. Türkiye’de bir şekilde müdahil, ama mültecileri kabul ederek en büyük yükü taşıyan taraf oluyor. Avrupa Birliği de çıkarları doğrultusunda hareket ediyor. Artık kendi aralarında ‘Suriye’yi nasıl paylaşırız’ diye anlaşma yapmaya çalışıyorlar. Esas oyuncunun ise İsrail olduğunu söylememiz gerekir. İsrail’de bu bölgede yaşayan bir ülkedir. Doğrudan kendi güvenliğinin garantisini istiyor. Amerika’yı kullanarak hatta Rusya ile de başka ilişkiler geliştirerek bu doğrultuda nasıl yönlendirebileceğinin hesapları içerisinde. İsrail’in büyük Kürdistan hayali var. Bunlar planlı hareket etmezler. Kendi içlerinde seçenekleri vardır. Biri olmazsa diğerine geçerler. Çünkü bir ülkenin parçalanması veya yeniden sınırları çizilmesi durumunda tabi ki birden fazla seçenek olmalı” diye konuştu.

“SİLAHLARIN PKK ÜZERİNDEN TÜRKİYE’YE KULLANILMASI SÖZ KONUSU”

Suriye konusunda yalnız kaldığımızı belirten Prof. Dr. Kazdağlı;“Bizim planlarımız, bizim müttefik olduğumuz ülkelere göre de bir değişiklik gösterir. Obama döneminde biz Amerika’yla birlikte hareket ediyorduk. Ama Amerika Suriye’deki bu duruma uzak kalmayı tercih etti. Yani oradaki rejimin devrilme operasyonuna destek vermeyi bıraktı. Belki Türkiye biraz öne çıktığı için bıraktı ama buradaki esas faktörün İsrail olduğu konusunda birçok kişi hemfikir. Orada bizim kontrol edemeyeceğimiz bir rejim iş başına gelirse biz onunla uğraşmayalım diye kontrollü bir geçiş yaptı. Böyle olunca biz Suriye konusunda yalnız kaldık. Daha sonra Amerika’yla mesafeli hale geldik. Daha sonra biz Fırat Kalkanı Harekâtı ile şeridi temizledik. Aslında bundan sonra IŞİD’e karşı Amerika’yla birlikte hareket edecektik. O sırada 15 Temmuz girdi araya ve bizim beraber yürüyemeyeceğimiz anlaşıldı. Daha sonra Amerika YPG ve PYD’yi kendisine müttefik olarak seçti. Onları silahlandırdı. Ama silah verince hemen bir ordu olmuyor. Askeri gerçek bir ordu olabilmesi için onların o eğitime sahip olması lazım. Nitekim Rakka’daki operasyonun aylar sürebileceğini duyuyoruz. Tabi bu süreçte biz de ister istemez Amerika ve Rusya ile konuşuyoruz. Çünkü o silahların PKK üzerinden Türkiye’ye kullanılması söz konusu” dedi.

“BÜYÜK KÜRDİSTAN MEYDANA GETİRMEYİ PLANLIYORLAR”

Rusya ile Amerika’nın belirli noktalarda uzlaşması gerektiğini düşünen Prof. Dr. Kazdağlı şunları söyledi: “Rusya’nın bu anlaşmada belirli menfaatleri olabilir. Bu durumda Türkiye‘yi tamamen dışlamazlar. Ama Türkiye’nin bilmediği bir şey olursa zararına olur. Tabi bunu gidermek için Türkiye’nin, Rusya ve Amerika’yla görüşmesi gerekiyor. Ama bu risk hala devam ediyor. Bir koridor açmak ve bu koridorla Türkiye’yi aşağıdan ayırmak düşüncesindeler. Koridorun içerisine ise Kürt unsurlar yerleşecek. O koridor iki tane Kürt devletini kaldırmayacağına göre, Kuzey Irak’la orayı birleştirme düşünceleri var. Böylelikle Büyük Kürdistan dedikleri olayı meydana getirmeyi planlıyorlar. Bunun sonrasında ‘Türkiye’den de bir parça koparabilir miyiz’ gibi haince bir plan işin içerisine giriyor. Buda bölgedeki istikrarsızlığı artırır.”

“ASLINDA BU Şİİ-SÜNNİ SAVAŞI, HEDEF İSE İRAN”

Kürdistan devleti kurulmuş olsa dahi bağımsız bir devlet olamayacağını vurgulayan Prof. Dr. Kazdağlı sözlerine şöyle devam etti: “Onlarda bir anlamda o büyük devletlerin kölesi gibi olurlar. Orada kimsenin bağımsız hareket etmesine Amerika izin vermez. Harita düzenlemesi gerçekler üzerine, yani o zamanki harita gerçekler üzerine oturmamış. Mesela Irak ayrı bir bölgeydi. Irak yarattılar. Kuzey’de Sünni Kürtler, Orta’da Sünni Araplar, Güney’de Şii Arap’lar. Bu üçü Osmanlı döneminde zaten anlaşamıyordu. Osmanlı bu üçüne bir özerklik vermiş. Bunlar bir denge içerisinde giderken İngilizler gelmiş ‘sizi birleştirdik’ demişler. Başlarına da bir diktatör koymuşlar. İşte bu böyle yürümedi. Diktatörler gitti, tekrar aralarında savaşlar başladı. Aslında bu bir ‘Şii-Sünni Savaşı’ ve hedefte de İran var. Suudi Arabistan’da bunu zaten baştan beri bunu istiyor ve Amerika’nın yanında yer alıyor.”

“IŞİD’İN SAVAŞ KAYNAĞI MÜSLÜMANLARDAN SEÇİLİYORDU”

PAÜ Eski Rektörü Prof. Dr. Hasan Kazdağlı, “IŞİD diye başlayan bir olay var. IŞİD bitirilirse terörist olarak İran’ı tanımladılar. IŞİD’in savaş kaynağı Müslümanlardan seçiliyordu. Bir kısmı Avrupa kökenli de olabiliyordu. İnternetten savaşçı arıyoruz diye ilan veriyorlardı. Bunun emperyal bir oyun olduğunu görmek lazım. Bölge ülkelerinin bu oyuna sürekli düştüğünü görüyoruz. Şimdi de bu Katar Krizi’nde Araplar birbirine girdi. Suudi Arabistan yanına Birleşik Arap Emirlikleri’ni bir de Mısır’ı aldı. ‘Biz Katar ile ilişkilerimizi kesiyoruz, Katar kötüdür’ dedi. Katar’ın suçu olabilir ya da olmayabilir, orayı terörizmle suçluyorlar. Suudi Arabistan’ı ele alalım. IŞİD’in yıllarca desteklerini yaptığı biliniyor. 11 Eylül’de yakalananların 19’undan 15’i Suudi Arabistanlı çıktı. Amerika bunun için ne yaptı? Yakınlar tazminat isteyebilir diye Suudi Arabistan’ın Amerika’daki mal varlığını durdurdu. Yani suçlu ilan etti bir anlamda. Amerika, Suudi Arabistan’la 350 milyar dolarlık bir silah satış anlaşması imzaladı. Bunun 110 milyar dolarlık ilk paketini de teslim edecekler yakında. Bunun da kararı çıktı” ifadelerine yer verdi.

“ÜS İÇİN YARIŞIYORLAR”

Prof. Dr. Kazdağlı sözlerinin devamında ise şunları aktardı: “Katar’la sorun nereden çıktı? Katar’a dediler ki; ‘El Cezire televizyonu kapat, sen IŞİD’e destek veriyorsun, İran’la ilişkileri kes.’ En son ekledikleri madde de ‘Türkiye ile askeri anlaşmayı sonlandır’ ifadesi kullanıldı. ‘Askeri üssü kapat’ dediler. Katar’da 10 bin Amerikan askeri var ve hava üssü var. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu derler. Yani Katar’da 10 bin asker var ve diyor ki; ‘Suudi Arabistan Amerika’ya bırak onları, gel bizim ülkeye koy şu üssünü.’ Üs için yarışıyorlar.”

“MÜSLÜMANI MÜSLÜMANA KÜSTÜRMEYE ÇALIŞIYORLAR”

Katar’ın Türkiye için önemine değinen Prof. Dr. Kazdağlı; “ Bizim de Katar’la ekonomik ilişkilerimiz gelişmiş durumda. Ama Suudi Arabistan’la da iyiydi. ‘Siz Müslüman kardeşler ilişkileri kesin” deniliyor. Müslümanı Müslümana küstürmeye çalışıyorlar. O zaman insanlar El Kaide gibi örgütlere kayıyor. İsrail, Suudi Arabistan, Mısır dahil olmak üzere bu ülkeleri İsrail’le aynı çizgiye getirmeye çalışıyor. Bunu yaparken de İran karşıtlığını kullanıyor. Bu politika ABD’nin de gücüyle Suudi Arabistan’ın desteğiyle devam ediyor. Bunun sonucunda ‘sıcak savaş çıkmaz’ denilse de bundan zarar görecek insanlar var” dedi.  

 

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner220

banner221