Orhan Abalıoğlu; “Hedefimiz 10 bin öğrencinin okuduğu okullar açmak”

Cafer Sadık Abalıoğlu Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından 2013 yılında yayınlanan ‘Denizli Dergisi’nde Şerif Kutludağ, Ercüment Erdem ve Özge Altınoklu imzası ile yer alan “Bir Sanayi Duayeni; Orhan Abalıoğlu” başlıklı röportajının üçüncü ve son bölümünü Orhan Abalıoğlu’nun anısına Denizli Gazetesi’nde veriyoruz. Bir eğitim sevdalısı hayırsever olan Orhan Abalıoğlu bu röportajda, “Açtığımız okullarda 6-7 bin öğrenci var, hedef bu sayıyı 10.000’e çıkarmak” diyordu.

Orhan Abalıoğlu; “Hedefimiz 10 bin öğrencinin okuduğu okullar açmak”
banner92

Cafer Sadık Abalıoğlu Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından 2013 yılında yayınlanan ‘Denizli Dergisi’nde Şerif Kutludağ, Ercüment Erdem ve Özge Altınoklu imzası ile yer alan “Bir Sanayi Duayeni; Orhan Abalıoğlu” başlıklı röportajının üçüncü ve son bölümünü Orhan Abalıoğlu’nun anısına Denizli Gazetesi’nde veriyoruz. Bir eğitim sevdalısı hayırsever olan Orhan Abalıoğlu bu röportajda, “Açtığımız okullarda 6-7 bin öğrenci var, hedef bu sayıyı 10.000’e çıkarmak” diyordu.

Geçmişten paylaşmak istediğiniz özel duygular…

Teknoloji eskiye göre çok ilerledi. Yem fabrikamızın ilk dönemlerinde çalışanlarımızdan Turan Konyalıoğlu vardı, Yem fabrikamızda mısırın kalite kontrolünü yapan kişi idi. Mısır tanelerini eliyle avuçlardı. Yukardan aşağı doğru bırakarak mısırın masaya düşmesindeki zıplamayla rutubetini ölçerdi. 1980 yılında 75 ton yem çıkarırdık. Konyalıoğlu o yıl vefat etti. Çok çalışkan biri idi, iki üç kişinin yaptığı işi tek başına yapardı.

O dönemlerde çalışanlarımızla aramızda farklı bir ilişki vardı. Bizde 24 kişi çalışırdı, maaşlarını aldıklarında benim elimi öpmeye gelirdi her biri. Şimdi 2.200 çalışanımız var.

Bizim fabrikadan 100 kadar kişi emekli oldu. Cuma günleri emeklilerden beni ziyarete gelenler olur halen. Emeklilerimizden Süleyman Durmuş’u da ben halen ziyaret ederdim, ancak kendisi maalesef çok yakın bir zamanda aramızdan ayrıldı.

Bu çalışmalar içerisinde çok güzel değerleriniz, ilkeleriniz var. İnsanla ilgili! Sanayi tamam. Üretim tamam. Kurumsal olarak, hayata genel anlamda devletimize ve milletimize Türkiye’ye güzel insan kazandırma çabalarınız da var. Bu konulardaki görüşlerinizi alabilir miyiz?

Evet. Açtığımız okullarda 6.400 öğrencimiz var, hedef bu sayıyı 10.000’e çıkarmak. İlköğretim okulunda 960 öğrenci ile başladık şimdi orada 1.700 öğrenci var. Ardından Endüstri Meslek Lisesi geldi.3.000 öğrenci kapasiteli büyük bir okul,43 dersliği var. Bir de eşimin adını taşıyan Anadolu İmam Hatip Lisesi yaptırdık.1.700 öğrenci kapasiteli. Bu yıl, 32’şer derslikli Anadolu Öğretmen Lisesi,Anadolu Sağlık Meslek Lisesi, Anadolu Ticaret Meslek Lisesi ve yine bir Anadolu veya Fen Lisesi olmak üzere 4 okulun daha temelini atacağız.Bu arada “toplum ve biz” diyerek öğrencilere burs da veriyoruz.

Bir de Denizli horozunu desteklemek için bir çabamız var. Proje kapsamında Tarım İl Müdürlüğü’ne ihtiyaç duyulan alet-edevatları aldık, kümesleri yaptık, laboratuvarı kurduk. Onlar şimdi Denizli horozu üretiyorlar.

Türkiye Yemciler Derneği’ni 6 kişi ile birlikte kurduk, bugün halen üyesiyim.

Yaptığımız çalışmalarla 2009 yılında Denizli’de Kurumlar Vergisi rekortmeni olduk. 15 Temmuz 2010 tarihinde ise Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden “TBMM üstün hizmet ödülü” verdiler. Ödül aldığımızda gözlerim yaşardı.

Değerli Ailem…

Eskiden bütün sülale hısım akraba ile evlenirdi. Ben hısım akraba ile evlenmeyeceğim dedim. Aydın’dan annem bir kız baktı bana, enstitü son sınıfta okuyordu o dönemde eşim. Nasip oldu, 1 Mayıs 1960 tarihinde eşim Cedide Hanımla evlendik. Bu evliliğimizden 3 erkek,1 kız olmak üzere 4 tane pırlanta gibi çocuğumuz oldu. Çocuklarımın istikballerinin parlak olması için hep çabaladım. İşlerimizin büyük kısmını oğullarım yürütüyorlar. Kendi aralarında iyi bir iş bölümü yaptılar. Kızım ise ev hanımı, çocuklarını büyütüyor. Eşim Cedide tüm bu çalışmalarımda bana hep destek oldu. Onlarla gurur duyuyorum.

Hiç unutmam bir gün, dil bilmediğim için Hamburg’da ağladım, dil öğrenemedim diye. Ben bütün bu işleri dil bilmeden yaptım. Yirmikez Hamburg’a, yirmikez de Zürih’e gittim. Dil bilmeden yaptığım pazarlıkla makineler aldım. Ant içtim kendi kendime o gün, çocuklarıma yüksek tahsil yaptıracağım diye. Dört çocuğum da tahsillerini tamamladıktan sonra bir yıl süre ile Amerika’da kalarak dil öğrendiler.

Son olarak genç girişimcilere tavsiyeleriniz neler olacaktır?

Söylemek istediğim İlk şey; hayatınızda doğruluktan ve dürüstlükten ayrılmayacaksın. Haram yemeyeceksin, üçüncüsü kaliteden ödün vermeyeceksin. Ben yem fabrikasını kurduğum zaman yemin en iyisini biz yaptık. O zamanlar yemin “y” sini dahi bilmiyorduk, fakat çok çalıştık.

İş hayatında başarılı olmak için çok çalışmak, iyi bir lider olarak takımınızı motive edebilmek, neler bildiğinizi değil neleri bilmediğinizi bilmek, insanlardan enerji almak yerine insanlara enerji vermek, kendinizi sürekli yenilemek ve tüm insanları sevmek çok önemlidir. Unutmayın başarı yolu herkese açıktır. Önemli olan doğru yolu bulabilmektir.

Babam,“Oğlum bir alışveriş edeceğiniz zaman önce hısım akrabaya gideceksiniz, sonra en yakın komşulara, sonra aynı vilayette olduklarınıza, sonra komşu vilayetlerdeki yakınlarınıza.” diye nasihat ederdi.

SON

YORUM EKLE
YORUMLAR
Kemal TASALI
Kemal TASALI - 3 ay Önce

Mekanı Cennet Olsun ...ACİPAYAM Yem Fabrikasında çalışırken tanışmıştık ..Muhteşem bir iş Adamıydı...

SIRADAKİ HABER

banner21

banner124