ÖZGÜRLÜK SANCAĞI 98 YIL SONRA YİNE YÜKSELDİ

ÖZGÜRLÜK SANCAĞI 98 YIL SONRA YİNE YÜKSELDİ

Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan 1’inci yılında 15 Temmuz Darbe Girişimi’nde Denizli’yi Ve Çınar Meydanı’nda yazılan Denizli Destanı’nı DRT Denizli’ye anlattı.. 1 yıl önce elinde Denizli Sancağı İle Sokağa Çıkan Ve Kitlelerin Önünde Delikliçınar 15 Temmuz Şehitler Meydanı’na Yürüyen Başkan Zolan, 1 yıl sonra yine en ön saflardaydı.

15 TEMMUZ’DA 1 MİLYON DENİZLİLİ DİRENDİ
Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan 1’inci yılında 15 Temmuz Darbe Girişimi’nde Denizli’yi Ve Çınar Meydanı’nda yazılan Denizli Destanı’nı DRT Denizli’ye anlattı.. 1 yıl önce elinde Denizli Sancağı İle Sokağa Çıkan Ve Kitlelerin Önünde Delikliçınar 15 Temmuz Şehitler Meydanı’na Yürüyen Başkan Zolan, 1 yıl sonra yine en ön saflardaydı.

OSMAN ZOLAN; Sonuç olarak sesi devreye aldık.  Oradan halkımıza seslenmeye başladık. İyi ki oradaydık. Vatandaş meydanı doldurdu ve Büyükşehir Belediye Başkanı olarak onları bilgilendirmek, dimdik durarak onlara önderlik etmek benim görevimdi. Vatandaşımız bizim varlığımızdan, duruşumuzdan güç aldı. Bizler de bize verilen emanete sahip çıktık. Herhangi bir şey olsa ilk hedef bizdik. Biz onu göze aldık. Orada sürekli şunu dedim; ‘Türkiye’nin neresinde olursa olsun ama Denizli’de darbe olmayacak. Denizli’deki darbeyi biz göğüsleyeceğiz. Tek bir yer kalsa bile o Denizli olacak.’ Benim üzerimdeki sorumluluk çok ağırdı. Orada önde olmanız ve doğru karar vermeniz gerekiyor. O meydanı dolduran insanları da koruyup kollamanız gerekiyor. Yanlışa yönlendirmemeniz gerekiyor.

DENİZLİ: O gece meydanda bulunmanız, kalabalığa öncülük etmeniz Denizli’nin hain darbe girişimine karşı direnişinde büyük rol oynamıştır. Değil mi?

OSMAN ZOLAN:  Lise Caddesi’nden askeri kışlaya doğru 2-3 bin kişilik bir grup askeriyeyi basmak ve orada eylem yapmak üzere hareket etti. Kalabalığın hareketini durdurmak çok zordur. Hele ki o heyecanla. Kalabalığa meydanlardan ayrılmamaları ve geri dönmeleri noktasında anonslar yaptık. Talebimizi kırmadılar ve geri döndüler. Şimdi düşünüyorum da doğru bir karar vermişiz. Eğer onların gidişine sessiz kalsaydık, onlar da oraya gidip bir askerle ağız dalaşına girselerdi, içeri girmeye çalışsalardı, askerler de panik yapıp silahlarını ateşleselerdi, çok daha ağır sonuçlar yaşanırdı. Orada yaşanacak en küçük kıvılcım dağ gibi büyüyerek Denizli’nin dik duruşunu, direnişini tehlikeye sokabilirdi. Bu tür kararlarla kalabalığı koordine ettik. Ankara’dan gelen haberleri orada paylaştık. O sevinci de orada paylaştık. Ankara’da, İstanbul’da neler olduğunu o alana da aktarıyoruz. Onları da bilgi sahibi yapıyoruz. Hem onları rahatlatmak adına hem de herhangi bir olumsuzluk olmaması adına. Gerçekten çok uzun bir geceydi. Stresi zaten sonsuzdu. Tabi burada görünmeyen tarafları da var. Ekrana ve fotoğraflara yansıyan görüntüler veya sözlerimiz var. Yaptığımız işler içinde görüntüye yansımayanlar da çok fazladır.

ASKERİ KONVOY ÇARDAK YOLUNDA..

DENİZLİ:  O gece Sayın Valimiz, Emniyet Müdürümüz, Jandarma Komutanımız ve rahmetli Başsavcımız ile koordine halindeydiniz. Sonrasında yaşanan gelişmeler nelerdir?

OSMAN ZOLAN:
 Vali Bey ile biz koordineydik. Telefonda görüşüyorduk. Vali Bey bir karargâh kurdu. Emniyet Müdürümüz, Jandarma Komutanımız ve rahmetli Başsavcımız oradaydı. Oradan da bilgi almak adına, ilk temasım Vali Bey ile oldu. Oradan aldığım bilgi jandarma ve emniyetin bizim yanımızda olduğu doğrultusundaydı. Çünkü cephede kiminle neyle mücadele edeceksin, kim yanında bilmen gerekiyor. Tabi benim bulunmam gereken yer de meydandı. Benim meydanlara hakim olmam gerekiyordu. Meydanların enerjisini düşürmeden diri tutmam, yanlış yapılmasını engellemem gerekiyordu. Vali Bey o zaman ilimize daha yeni gelmişti. Bana Çardak’tan sonra bir ilçemiz olup olmadığını sordu.  Ben de olmadığını söyledim. Ankara yolundaki son ilçemizin Çardak olduğunu belirttim.

AFYON BELEDİYE BAŞKANI İLE KOORDİNASYON KURDUK

OSMAN ZOLAN; O gece askerden sonra çıkan komando birliği Çardak’ın içinden geçerken havaalanın askeri giriş yolunu kaçırıp, Çardak’ı geçip, Dazkırı yoluna doğru devam etmişti. Vali Bey de bu soruyu yolu kestirmek amaçlı sordu.  Vali Bey, ‘O zaman Afyon Belediye Başkanını arayın’ dedi. Ben de aradım ve durumu anlattım.  ‘Askeri araçların çıktı, geliyor. Onları sakın Ankara’ya göndermeyin, yolu kapatın’ dedim. Onlar da hemen karayolunu kapattılar. Sonrasında onların amaçlarının Ankara’ya gitmek olmadığını anladık. Gittikleri yoldan geri dönmüşler. Bu sefer de sivil girişe katılmışlardı. O arada Sayın Valimizin verdiği direktifler de oldukça başarılıydı. Orada elektriklerin tamamının kesilmesi, yedek jeneratörleri çalıştıracak olan akaryakıtların tümüyle, uçak akaryakıtlarının boşaltılmasıyla ilgili birçok başarılı komutlar verildi. Havaalanındaki görevlilerimiz de talimatla boşalttırıldı. Sivil kısmına giriş bariyerle kapatıldı ve girişleri engellendi. Dönüş yapma noktasında da bizlerin koyduğu araçlar arasında sıkıştılar. Orada bulunan vatandaşlarımıza da çok teşekkür ediyorum. Tabii bu 60-70 kişilik askeri bir gruptu. Esas büyük grup askeri kısımda bulunuyormuş. Onlar öğleye doğru ancak teslim alınabildi.

DENİZLİ: Siz de Çardak’a gittiniz. Orada yaşananları öğrendiniz. Çardak’taki gözlemleriniz nelerdi?

OSMAN ZOLAN:
Askerler, özellikle erler ‘bizi tatbikata getirdiler’ dediler. Ancak bir gün öncesinden Söke’den, buraya birçok askeri sevk etmişler. Ön hazırlıklara aslında çok önceden başlamışlar. O gece yapılan en güzel işlerden biri de, havaalanındaki ışıkların kapatılıp, kargo uçağının inişinin engellenmesiydi. Uçakların kendi ışıklarıyla inme riski de vardı. O yüzden araçların piste park edilmesi talimatını verdik.  Hem Büyükşehir’den, hem Honaz’dan hem de Çardak’tan gelen araçlar belirli aralıklarla piste park edildi. Yani uçak kendi imkanlarıyla inmek istese bile inemezdi. İnse dahi paramparça olurdu. Oradaki amaç Denizli’den Ankara’ya olumsuz bir durumun gitmemesiydi. Yani bu darbe girişimine Denizli’nin olumsuz bir katkı sağlamamasıydı. Sevkiyata engel olmaktı. Çok şükür buna da engel olundu.

DENİZLİ: 15 Temmuz gecesi Denizli’de adeta bir demokrasi destanı yazıldı. Vatandaş meydanları boş bırakmadı. Siz de oradan ayrılmadınız.

DENİZLİ VE ÇARDAK DİRENİŞİ 1 MİLYON DENİZLİLİ’NİN İŞİYDİ

OSMAN ZOLAN:
  Emeği geçen, isimsiz kahramanlar var. Biz onların sesiyiz. Bizlerin tek başına yaptığı bir iş değil. Denizli’de yaşayan 1 milyon insan bunu başardı. Denizli’nin adı olumsuz bir şekilde anılmadan, bilakis artılar koyarak vatan, bayrak sevgisi ve darbeye karşı duruş, demokrasi anlayışını ortaya koymuş oldu. Biz görevimiz gereği sözcülük yaptık. Emaneti taşımanın onurunu yaşadık. Görevimi yerine getirdim. Herkes bulunduğu yerde görevini tam olarak yerine getirdikten sonra ne ülkemizde ne de şehrimizde bir sıkıntı olur. Eğer komandolar Çardak’tan Ankara’ya gitselerdi belki çok daha vahim sonuçlar olabilirdi. Çok şükür bunun önüne geçildi. Bu başarıda tüm Denizlililerin büyük payı var. Siyasi görüşü ne olursa olsun o gece bu millet tek yürek oldu. Sayın Valimizin de çok net bir duruşu vardı. Koordinasyon anlamında iyi bir iş yaptı.  Bu başarıda Emniyet Müdürümüzün tecrübeleri de oldukça etkiliydi. Jandarma Komutanımızın da destekleriyle o gece başarılı bir şekilde atlatıldı.

DENİZLİ: O kanlı gecede 249 şehit verdik. 2 bin 196 yaralımız vardı. Canını hiçe sayarak tankların önlerine yatanlar da oldu, sokağa çıkıp, vatanı için göğsünü siper edenler de. Bomba sesleri tüm ülkede yankılandı. Milyonlarca insan sabahlara kadar demokrasi nöbetleri tuttu. 15 Temmuz gecesi hafızalarımıza saniye saniye işlendi. Bu anlamda neler söyleyeceksiniz?

OSMAN ZOLAN:
  Çok şükür ülkemiz böyle hadiseleri çok yaşamıyor. Esas korkuyu bertaraf eden, canını ortaya koyan Kızılay’daki, köprüdeki şehitlerimiz. Onlar hiç görevi olmaksızın, sadece vatandaş olarak, bayrak ve vatan sevgisiyle yola çıktılar. Şehitlerimiz o gece vatan için canlarını feda ettiler. 2 binin üzerinde gazimiz var. Onlar için ne yapsak ne etsek azdır. Esas bu işin kahramanı onlardır. Tabii ki Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız duruşlarıyla, güven vermesiyle, bizleri ve milletimizi ayağa kaldırmışlardır. Bu işin kahramanı da millettir. Millet o çağrıya cevap veriyorsa, ayaklandıysa, millet darbeye karşı darbe yaptıysa bu çok önemlidir. Biz o günü Milli Mücadele olarak gördük. Aslında bu girişimin amacı Türkiye’nin işgaliydi. Darbe gerçekleşmiş olsaydı ülke parçalara bölünecekti. Eğer darbe gerçekleşmiş olsaydı ülkem çok kötü yerlere giderdi. Ne bayrağımız ne de Türkiye haritamız kalırdı. Hiçbir şeyin anlamı kalmazdı. Bu kalkışma öyle bir kalkışmaydı. Darbe demek çok hafif kalır.

HİÇ İŞGAL EDİLEMEYEN ŞEHİR: DENİZLİ
Denizli Büşükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan önemli yorumlarını şöyle sürdürdü; “Denizli Türk Yurdu olduktan sonra hiçbir zaman işgal edilmemiş ve edilememiştir. Onun için ‘neden bizim kurtuluş günümüz yok’ diye hayıflanır, Denizlililer. Oysa olaya hiç işgal edilemeyen bir il olarak bakılması gerekir. Bu da gurur kaynağıdır. Bu anlamda, mücadele konusunda 15 Mayıs 1919’da Yunanlılar İzmir’e çıkıp ülkemizi işgal etmeye kalktığında ilk itiraz da Denizli’den gelmiştir. Denizli’de işgalin başladığı andan 5-6 saat sonra o günün Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi nasıl Denizli sancağını alarak, Bayramyeri Meydanı’nda fetva verdiyse ve Denizli o Yunan işgaline uğramadıysa, Kurtuluş Savaşı’nda  ordumuza nasıl destek verdiyse; 15 Temmuz 2016 günü de milletimiz (98 yıl sonra) aynı duruşu sergilemiştir.”

Tolga Alp DÜZGÖREN

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner212

banner211