PAMUKKALE KÜR KENTİ

PAMUKKALE KÜR KENTİ

Denizli'de yıllardır beklenen Pamukkale Üniversitesi'nin turizm bölgesi Karahayıt Mahallesi'ne yaptıracağı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi'nin inşaatına başlandı. İdari, poliklinik, havuz ve klinik bloğu şeklinde 96 yataklı olarak tasarlanan hastanenin 2019 yılı sonunda faaliyete geçmesi planlanıyor.  

DRT Denizli ekranlarında yayınlanan Haberin Merkezi programının konuğu olan PAÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İbrahim Türkçüer, PAÜ Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Hakan Alkan ve Nobel Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi Mesul Müdürü ve PAÜ Rektör Danışmanı Dr. Turgay Sehil, PAÜ’nün Pamukkale bölgesinin Kür Kenti olma yolunda yaptıkları inceleme gezileri ve çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu.

Uzun yıllardır Denizli'nin gündeminde olan, ülkenin termal tedavi ve terapi alanında önemli bir sağlık merkezi haline gelecek PAÜ Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi'nin inşaatı hızlı bir şeklide devam ediyor. Karahayıt bölgesinde yapılacak Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi ile Denizli modern bir termal kür ve sağlık merkezine kavuşacak. PAÜ Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi, 19 bin 746 metrekarelik arsa üzerinde, dört ayrı blok şeklinde 96 yataklı olarak tasarlandı. Toplam inşaat alanı 23 bin 326 metrekare olan projede 100 araçlık kapalı otopark alanı, 30 araçlık açık otopark alanı ve 8 bin metrekare de yeşil alan olacak şekilde planlandı.

DRT Denizli ekranlarında yayınlanan Haberin Merkezi programının konuğu olan PAÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İbrahim Türkçüer, PAÜ Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Hakan Alkan ve Nobel Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi Mesul Müdürü ve PAÜ Rektör Danışmanı Dr. Turgay Sehil, PAÜ’nün Pamukkale bölgesinin Kür Kenti olma yolunda yaptıkları inceleme gezileri ve çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu.

“DENİZLİ ARTIK MODERN BİR TERMAL KÜR VE SAĞLIK MERKEZİNE KAVUŞACAK”
PAÜ Hastanesi Başhekimi Acil Tıp Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Türkçüer, “ Pamukkale ve Karahayıt bölgesi tarihi ve doğal güzellikleri ve termal yeraltı suyu kaynaklarının çeşitliliği ile önemli bir potansiyele sahip. Bu bölge her yıl ortalama 2 buçuk milyon yerli ve yabancı turiste ev sahipliği yapıyor. Üniversite olarak Karahayıt’ta temellerini atmış olduğumuz Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi ile birlikte dünyadaki termal sağlık turizmi örneklerini incelemeye başladık.  İncelemelerimiz sonucu iyi potansiyele sahip olduğumuzu ancak hala ilk aşamada olduğumuzu gördük. Çünkü örneklere baktığımızda Termal Kür kentleri oluşturulmuş ve bir şehir olarak planlanmış. Çünkü bu ülkeler termalden, fizik tedavi ve rehabilitasyondan yararlanan kişileri sağlıklı yaşam için bu merkezlere yönlendiriyorlar. Bunun nedenlerinin en başında bir hastanın, hastane ortamında fiziksel ve ruhsal olarak rehabilite olması çok mümkün olmuyor.  Örneklerini gördüğümüz kür kentlerinde otel konforunda bu tedaviyi aldığınızda üç dört adım önde başlamış oluyorsunuz.  Bizim temellerini attığımız Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi görmüş olduğumuz bu örnek kür kentlerinin sadece bir ayağı. Beraberinde çevre düzenlemesi, yürüyüş yolları, parkları ve mimarisiyle bir kür kenti haline ve sağlık politikası haline getirildiğinde de hem yerli hem de yabancı turiste hitap edecek çok ciddi bir merkez olacağını düşünüyoruz. Bu çalışmalar gerçekleştiğinde Denizli’mizin yüz akı olacak. Bu bölgenin potansiyelini önemli ölçüde artıracak. Bölge ciddi anlamda turist çekiyor ancak bu turistlerin çoğunluğu günü birlikte hatta hiç konaklamadan bu bölgeyi ziyaret ediyor. Kentimizi tercih eden yerli ve yabancı turistler sağlık turizmi amacıyla bu bölgeye geldiklerinde hem konaklama gün sayımız artacak hem de sağlık turizmi gelirlerimiz artacak. Gelen turistler hem tedavisini olacak aynı zamanda da tarihi turistik yerlerimizi görme imkanına sahip olacak. Ülkemiz ve Denizli artık modern bir termal kür ve sağlık merkezine kavuşacak”

“TERMAL SULARIMIZIN SPESİFİK ÖZELLİKLERİ VAR”
PAÜ Hastanesi Başhekim Yardımcısı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Hakan Alkan, “Biz göreve geldiğimiz andan itibaren daha önce planlanmış olan Karahayıt Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nin proje aşaması için geçen yıl Almanya’da aynı kür merkezlerine bir gezi düzenlemiştik. O gezi sonrasında biz oradan aldığımız örnekler neticesinde projemizde revizyonlara gittik. Yaklaşık 100 yataklı bir Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi planlıyoruz. Temelini de attık. Yaklaşık 2 buçuk yıl içerisinde 2019 yılı sonlarına doğru hastaneyi faaliyete geçirmeyi planlıyoruz. Bu hastanemiz o bölge için, termal kür kenti için bir lokomotif olacak. Çünkü Termal Kür Kenti’nin yapısında sağlık turizmi önemli bir alan sağlık turistinin de en önemli aradığı nitelik iyi sağlık hizmetini alabilmesi. Bunun içinde bilimsel olarak üniversite, akademik, yatırımlar ve Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi anlamında Termal kür kentine elimizden gelen desteği sağlamak için çalışmalarımızı başlattık. Eylül ayı içerisinde 2. Uluslararası Termal Sağlık Turizmi Kongresi düzenlendi. Üniversite olarak bu kongreye ev sahipliği yaptık. Yaklaşık 52 ülkeden 250 yabancı katılımcının olduğu bir kongreydi. Hemen akabinde; Kasım ayı içerisinde, üniversite bünyesinde Denizli Termal Sağlık Turizmi Çalıştayı’nı düzenledik. Bu organizasyon sadece üniversitedeki akademisyenlere değil, aynı zamanda sivil toplum kuruluşları, diğer özel sektör temsilcileri, STK’lar, belediyeler, valilik desteğiyle yapılan bir çalıştaydı. Bu çalıştayda Termal Kür Kenti’nin yapılandırılması için neler yapabiliriz onları konuştuk. Alt komisyonlar kurduk. Ulaşım alt komisyonu, altyapı alt komisyonu, sağlık alt komisyonu ve mevzuat hukuk alt komisyonu gibi sağlık termal turizminde neler yapabiliriz onları konuştuk. Bununda bir rapor haline getirilip valiliğe sunulması planlandı. Termal Kür Kentinde bütün bileşenleri toplayıp bir çalıştay düzenledik ve rapor haline getirmeyi planlıyoruz. Yine aynı mimaride sağlık turizm derneği kuruldu. Bu sağlık turistini acaba kentimize nasıl getirebiliriz. Hem termal sağlık turizmi anlamında hem diğer medikal turizmi anlamında; bu anlamda da Pamukkale Sağlık Turizm Derneği’ni kurduk. Bu derneğin içerisinde de hem kurucu üyesi olarak yer almaktan hem de Pamukkale Üniversitesi’ni temsil etmekten onur duyuyorum. Bu çalışmalarımızı hep birlikte yapmaya devam etmeye ya da üniversite anlamında bizden istenen destekleri vermeye her zaman için hazırız. Bu anlamda da üniversitemizde yapılmış bilimsel çalışmalarımızda var. Uluslararası önemli dergilerde yayınladığımız kaplıcayla ilgili çalışmalarımız mevcut. Karahayıt Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nin açılmasıyla bu çalışmalarımızı hızlandırarak devam etmeyi planlıyoruz. Aslında termal sularımızın spesifik özellikleri var. Bazılarının mineral içerikleri farklı. Hangi termal suyun hangisine iyi geldiğine dair bilimsel yayınları yaparsak hastalar o bilimsel yayınlar sayesinde daha güvenilir hale gelecek. Kaplıcaların her şeye iyi geldiğini iddia etmekten ziyade bilimsel yayınlarla mesela sadece diz kireçlenmesine iyi geliyor ya da romatizmaya iyi geliyor gibi daha spesifik alanlara yönlendirirsek sağlık turistini buraya çekme anlamında daha kolay ikna etme şansımız olacaktır”

“SAĞLIKTA MARKALAŞMAK ÇOK ÖNEMLİ”
Nobel Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi Mesul Müdürü ve PAÜ Rektör Danışmanı Dr. Turgay Sehil, Sağlık turizmi Türkiye’de yaklaşık 15 yıldır çok gündemde olan bir konu. Devletinde 2023 yılı için stratejik bir hedefi var. Bence kritik hedef o biz stratejik hedefleri nasıl tutturacağız, nasıl bir sağlık bölgesini meydana getireceğiz gibi alt yapı unsurlarıyla hiç iştigal etmemişiz bence bütün sorun buradan kaynaklanıyor. Bizim Batı’daki kür kentleriyle farkımız buradan kaynaklanıyor. Yani biz çok profesyonel sağlık turizm bölgeleri kurmuşuz. Örneğin Bodrum, Marmaris, Fethiye gibi çok güzel turizm merkezlerimiz var ve profesyonel merkezler. Örneğin; Belek dediğiniz zaman golf akla geliyor, Kapadokya dediğiniz zaman kendi unsurları içinde turizm bölgesi akla geliyor. Ama biz profesyonel bir sağlık bölgesini hiç oluşturmamışız, biz hekimlerde belki burada suçluyuz diyeyim. Biz sağlıkçılar olarak hiç bu işe el atmamışız. Bakın biz hekimler turizmden bahsediyoruz. Diyoruz ki biz bu işi yaparsak, hastaneleri kurarsak, bu bölgeyi rehabilite edersek, turizm unsurlarını sağlıkla buluşturursak başarılı olur. Üniversite dediğimiz zaman ilk akla gelen unsur bu. Biz profesyonel sağlık hizmetini bilimsel standartlarıyla bir turizm bölgesine nasıl hazırlayacağız. Aslında yaptığımız iş bu yani Pamukkale üniversitesi Türkiye’de ilk defa bir bölgenin sağlık unsurlarına kavuşması için profesyonel ve bilimsel anlamda bir katkı sağlıyor. Bölgenin tanıtılması, eksiklerinin giderilmesi, peyzaj mimarisinden alt yapı sorunlarına oradaki suların analiz edilmesinden sağlık unsurlarının orada kazandırılmasına kadar birçok çalışmayı da beraber sürdürdü. Dolayısıyla Pamukkale Üniversitesi’nin yaptığı iş tıpkı bir organize sanayi bölgesine teknokentlerle üniversitenin bilimsel destek sağlaması gibi bölgeye destek sağlaması. Bu da bir organize sağlık kentinin bir kür kentinin Pamukkale’de meydana gelmesini sağlıyor. Türkiye’de de ilk oluyor. Bu çok büyük bir artı değer kazandıracak. Kuzey Afrika’ya, Orta Doğu’ya, Asya’ya, Avrupa’ya 3 saat mesafedeyiz. Mesela Denizli çok iyi iklim koşullarına sahip. Biz her türlü inceleme gezimizde genelde kış aylarına denk geldi ve inanın dışarıda kar yağıyor dışarı çıkamıyorsunuz. Onlar bunu 6 ayda yapıyorlar ve Almanya’da 230 tane kent kurmuşlar. Biz ilk kentimizi 12 ay hizmet veren hizmet anlayışıyla hazırlıyoruz, Pamukkale Üniversitesi’nin asıl şehre kazandırması gereken temel unsur bu iklim koşulları, doğal kaynakları, teknolojisi, tedavi yöntemleri ve turistik bileşenleri bir araya getiren bütün unsurları buluşturup kenti dönüştürmek. Bunun gerçekleşmesi demek model bir sağlık kentinin ortaya çıkması demek. O kadar turizm kentinin yanında bir sağlık kentimizin olması diğer sağlık kentlerini de bu anlamda harekete geçirecektir. Nasıl yapıldığını bu kentin nasıl kurulduğunu Pamukkale Üniversitesi öğretecektir. Dolayısıyla Denizli’de çok büyük bir iş üretiliyor. Yerel yönetimler, Denizli Valiliğimiz, Büyükşehir, Pamukkale Belediyesi bölgede olağanüstü çalışmalar gerçekleştiriyorlar. Ama üniversitenin öncülüğünde, üniversitenin bilimsel perspektifinde hem tedavi unsurlarında hem doğal kaynakların kullanımı konusunda hem rehabilitasyon olanaklarının daha iyi daha profesyonelce sunulması bütün kıtaların dikkatini çekecektir. Bu iklim koşulları içinde birçok hastanın da buraya gelip tedavi olmasını sağlayacaktır. Burada kilit nokta; bir sağlık turistinin getirisi ile bir turistin getirisi arasında çok fark var. yani örneğin bölgemizde ortalama bir turistin 20 dolara günü birlik konakladığını düşünelim ve bir sağlık turistinin tedavi rehabilitasyon hastanesinde günlük olarak tedavi edilecek ücreti bizim yaptığımız keşiflerde 150 Euro’dan başlayıp 800 Euro’ya kadar çıkan rakamlar olduğunu görüyoruz. Sağlıkta markalaşmak çok önemli. Rehabilitasyon şehirde olmuyor; tarihi, kültürel unsurların olduğu güzel ortamlarda rehabilitasyon oluyor. Burada kilit nokta bir artı değer oluşturmak yani bunu da markalaşarak yapabilirsiniz. Birkaç yıla kadar çok şey değişecek Denizli’de uluslararası bir marka olacak”

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner212

banner211