ŞAİR ERGUN, ŞİİR KİTAPLARINI İMZALADI

ŞAİR ERGUN, ŞİİR KİTAPLARINI İMZALADI

Çocukluğundan beri şiir yazdığını söyleyen ve 9 şiir kitabı bulunan Denizlili Şair Yaşar Oğuz Ergun, Halikarnas Kitabevi’nde Denizlili sanatseverlerle buluştu.

Denizlili Şair Yaşar Oğuz Ergun, Halikarnas Kitabevi’nde şiir kitaplarını, Denizlili sanatseverlere imzaladı. Şair Yaşar Oğuz Ergun, DRT Denizli ve Denizli Gazetesi’nin sorularını yanıtladı. Şair Ergun, “Şiir kitaplarımı, Denizli beşlisi kitaplarımızdan imzalıyorum. 9 kitabımız var. Onu henüz yayınevinden alamadım ama ileriki imza günlerimde, bu Denizli beşlisi serisinde yer almış olduğum 6’ncı ve 9’uncu kitabımı da mutlulukla imzaya açacağım. İsminden de anlaşılacağı gibi şiirde ritme, müzikselliğe, ses lezzetine ve ses akışına çok önem veririm. Burada zaten başlıca 2 bölüm var. 2’inci bölümde bir ‘Irmak’ şiiri var. ‘Irmak’ şiiri birçok şiirin, hem tek tek şiir hem de hep birlikte başka daha büyük şiir olduğu bir şiir şekli o da ‘Bir Balcı Serüven’ adı altında bunun son bölümünde bir ‘Irmak’ şiirim yer alıyor. O da tamamen varoluşçu felsefenin yaşamdaki izlerini aradığım şiirlerdir. Bu geçen haziran ayında çıkan yeni şiir kitabım. ‘Yazar Boncuğu’  çağrışımlı bir imgesel isim. Yazar Boncuğu’yla şiiri, çocukları kastediyorum. Yazar Boncuğu’yla arınmış kristalize olmuş her şeyi kastediyorum. Bu kitabımda yeni bir şiir tarzı denedim. Bu şiir tarzında da ele aldığım konuları doğa betimlemeleriyle meteforlandırdım. Buna göre bu kitabımda yeni bir şiir tarzı denedim” dedi.

“ŞİİR YAZMAYA ÇOCUKLUĞUNDA BAŞLADIM”
Şiir yazmaya çocukluğunda başladığını söyleyen Şair Ergun, “Ben aralıksız, kesintisiz olarak çocukluğumdan beridir şiir yazıyorum. Sadece üniversite yılarımdan birkaç yıl sonra bir ünlü şaire şiirlerimi götürdüğümde onun bana verdiği derslere binaen 5 yıl kadar şiire ara vermiş ve tümüyle estetik kuramları, yazım kuramları ve şiir kuramları üzerine bilgi birikimimi arttırmaya ağırlık vermiştim. Dolayısıyla kesintisiz olarak ilkokuldan beri şiir yazıyorum. Şiiri sanat dallarının en kolayı zannedilen ama aslında en zoru olarak tanımlarım. Benim için şiir art arda dizelerden daha büyük bir şeydir. Kendine göre bir büyüsü olan kendine göre bir evreni olan bildik şeylerle benzerlik arz eden ama aslında bambaşka bir şey olan farklı bir evrendir. Ben şiirde çok önem verdiğim şeyi söyleyeyim. Anlatımcı şiirlerimde var. Tamamen görsel, imgesel, sinematografik, fotoğrafik şiirlerim de var. Şiirsel anlatımın çok farklı teknikleri ve şekilleri var. Bu anlatımcı bir şekilde olabilir. Hiç anlatımcılığa başvurmadan doğrudan okurun gözünde canlandırılan sahnelerle de bir şeyler anlatabilirsiniz. Ama ben kesinlikle şiirimde toplumsal kalmaya önem veriyorum, özen gösteriyorum. Özellikle yereli de yansıtmaya önem veriyorum. Her 2 şiirimde de Denizli’ye ait Denizli’deki değişik yerleri, olguları anlatan şiirlerim var. Ben şairin kökleriyle, bağını şiirlerinde yansıtmasından yanayım” diye konuştu.  

“ESKİ DENİZLİ’Yİ ÖZLÜYORUM”
Eski Denizli’ye şahit olduğunu belirten Ergun şunları söyledi: “Eski Denizli’nin çok iyi bir şahidiyim. Eskilerin tadını, lezzetini, sosyal ilişkilerini, kentsel dokusunu, çok iyi tatma şansına erişmiş kişilerdenim ve şiirlerimi de eski Denizli’yi yansıttım. Değişim kaçınılmazdır ama mesleğime de gönderme yapmak zorundayım. Benim arzum; keşke Denizli aynen korunup, yepyeni çok planlı bir şehir olabilseydi. Oradaki arsalardan buradaki evlerin sahiplerine arsa verilebilirdi. Böylelikle belediyenin mülkiyetine buradaki evler geçebilirdi. Ya da tapulara şer konularak evlerinizi yıkmayacaksınız tamir edeceksiniz denebilirdi. Keşke eski Denizli olduğu gibi kalsaydı; keşke büyüme gelişme onun dışında şimdiki büyüme alanları olan bölgede çok daha planlı çok daha düzgün olabilseydi.”

 

MUHAMMET KARAÇAY- DOĞAN AKŞİT

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner212

banner211