“Sibel Hanım efsane yardımcıydı”

Geçtiğimiz hafta kanser nedeniyle yaşama veda eden Sibel Sayarlı Ege’yi anan Denizli Belediyesi eski Başkanı Ziya Tıkıroğlu, Ege’nin efsane bir yardımcı olduğunu belirtti.

“Sibel Hanım efsane yardımcıydı”

Denizli Belediyesi eski Başkanı Ziya Tıkıroğlu, geçtiğimiz hafta yaşamını kaybeden Sibel Sayarlı Ege’nin ardından duygularını DRT Denizli ve Denizli Gazetesi’ne anlattı. Eski Başkan Tıkıroğlu, iki çocuk annesi merhume Sibel Sayarlı Ege’nin efsane bir yardımcı olduğunu belirterek, “Tabii herkes gibi üzgünüz. Sibel Hanım gerçekten çalışkandı. Ben 1984 yılında belediye başkanlığına başladığım gün tanıdım. Herhangi bir tanışıklığımızda yoktu. Bir hanım sekreter memur istemiştim. Onu getirdiler. ‘Ufacık tefecik nasıl sekreterlik yapar?’ diye düşündüğüm bir insandı. Ama ilerleyen günlerde gerçekten basın halkla ilişkiler mezunu olduğu için başarılı oldu. Ummadığımız gibi herkesin takdir ettiği çalışkanlığı ve pratik zekâsıyla bize çok yardımları oldu. 5 sene hiç aralıksız çalıştık. Geldiğim gün göreve başladı, ayrıldığım gün ayrıldı. O kadar bir aralıksız birlikteliğimiz vardı. Tabii onun bu yoğun çalışmalarını bazı insanlar yanlış yorumladı. Yalnız sekreterlik değildi Sibel Hanım’ın çalışmaları. Benim aynı zamanda Halkla İlişkiler Danışmanımdı. Son 2-3 yıl da Halkla İlişkiler Danışmanı olarak çalıştırdım. Sibel Hanım’ın gerçekleştirdiğimiz hizmetlerin çoğunda imzası vardı” diye konuştu.

“PROJE ÜRETMESİNİ SEVERDİ”

Eski Başkan Tıkıroğlu, Denizli Belediyesi’nin önemli projeleri olan Açıkhava Tiyatrosu, Denizli Belediyesi Konservatuarı, Dünya Gençler Ormanlığı ve Dünya Konut Resim Sergisi projelerinin hala konuşulduğunu söyledi. Tıkıroğlu, “Sibel Hanım öneriyi getirir, ben takdir eder ve devreye sokardım. Hepsinde de başarılı olduk. Takdir edilen hizmetler oldu. Mesela Açık Hava Tiyatrosu’nda onun desteklerini çok almıştık. Herkes bize o konuda eleştiri getirirken o bize destek olmuştur. Hatta bugün Açıkhava Tiyatrosu ve çevresindeki parkın yeşil alanını, o günlerdekiyle kıyas bile edemez. Kadın derneklerini harekete geçirip, oraların ağaçlandırılmasında rolü olmuştu. 1985 Dünya Gençlik yılı münasebetiyle Orman İdaresiyle temasa geçip, bugünkü Yenişehir’in batı bölgesindeki Şirinköy’e giderken ki 700 dönümlük ormanı, Dünya Gençlik Ormanı olarak fidanları toprakla buluşturduk. Hatta hemen akabinde 1986 Dünya Konut Yılı gene pek çok reaksiyonlar aldık. Denizli Belediyesi olarak Uluslararası bir resim yarışması düzenledik. Dışişleri’ne bağlı yurtdışı kuruluşlarından reaksiyonlar geldi. Neticede 750 tane resimle belki de rekor kırıldı. O dönemde herkes şaşırdı. Bunların hepsinin altında Sibel Hanım’ın düşünceleri fikirleri gayretleri ve çalışmaları olmuştur. Bu günkü belediye konservatuarının fikir temelinde Sibel Hanım’ın çok büyük gayretleri olmuştur. Ben her cumartesi prova çalışmalarında ‘herhangi bir aksilik olmasın’ diye başlarında otururdum. Çalışanları o zaman meclis salonunda çalışıyorduk. Başka yerimiz de yoktu. Sibel Hanım da gelirdi. O da görevlenirdi mesai tanımadan hatta hatta geç vakitlere kadar çalışıyorduk. Ben geç kalmasını istemediğim zaman ‘yok ben çalışırım’ derdi. Bir gün babasına rahmetli Albay Ömer Sayarlı’ya dedim; ‘eve geç geliyordur, benim için önemli değil ama çocuk çalışmayı seviyor’ dedi. Biz böyle çalıştık, ne cumartesimiz ne pazarımız vardı. İş varsa orada hepimiz beraber olurduk. Yalnız o değil diğer çalışanlarla da birlikte olurduk. Tabii onların önderleri Sibel Hanım’dı. Yorulmak çekinmek bilmezdi. Mesai bilmezdi, fikir üretmede kitap okuyup, fikir geliştirmede çok çok faydalarını gördüm. Allah rahmet eylesin. Yani biz ayrıldıktan sonra Sibel Hanım, ‘Ben gelecek olanlarla çalışamam’ diye ayrıldı” şeklinde konuştu.

“HASTALIK ONU BİZDEN ALDI”

Denizli Belediyesi eski Başkanı Tıkıroğlu, “Hatta Ali Marım arkadaşım bir gün bana onu söyledi. ‘Sibel Hanımı ayırdınız gittiniz’ diye. Benimle alakası yoktu. O kendisi istedi ayrıldı, öyle de kararlı bir arkadaşımızdı. Hani her insanda böyle konuların içine girebilecek insan, bir efsane, bulunmazdı. Maalesef belediye çalışmalarının sonrasında sıkıntılar çektiler. Bildiğim kadarıyla dostlarının ihanetine uğradılar. Mali sıkıntılarda geçirdiklerini de tahmin ediyorum. O sıkıntıların onun hastalığında büyük rolü olduğunu tahmin ediyorum. Her şey beyinde toplanıyor. Zavallı hamdolsun iki delikanlı oğlunu yetiştirdi. Ahmet Muhtar Ege gerçekten o da çok çok saygı değer bir arkadaşımız, çok didindiler iyileşmesi için ama bu kötü hastalık maalesef aldı götürdü. Allah rahmet eylesin diyoruz” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER