Tarımda kalkınma için ümitlendiren öneriler

Avrupa Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın Finansal Danışmanlığı ile Raportörlüğü görevlerini yürüten Bağımsız Denetçi Mehmet Emin Tatlı, günümüz dünyasında çölün ortasında seralarının, dondurucu soğukların etkisindeki ülkelerin dağlarında ise gül bahçelerinin oluşturulduğunu hatırlatarak, Türkiye tarım üretimi ve ihracatını arttırabilmesi için yapılması gerekenler konusunda önerilerde bulundu.

Tarımda kalkınma için ümitlendiren öneriler

İndex Ekonomi Bağımsız Denetim A.Ş. Kurucusu ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM) Bağımsız Denetçi Mehmet Emin Tatlı, yaptığı açıklamada Türkiye'nin 734 milyar dolarlık tarımsal üretim ve ihracatı gerçekleştirmesinin hayal olmadığını belirterek, böyle bir hedefin ise yapılacak yatırım ve mevcut sorunların çözülmesi ile gerçekleşebileceğini kaydetti.

''KONYA'DAN SADECE 3 BİN KİLOMETREKARE BÜYÜK DÜNYA İKİNCİSİ''

Bağımsız Denetçi Mehmet Emin Tatlı, 2022 yılına gelindiğinde dünyada çölün ortasında devasa seraların, dondurucu soğukların etkili olduğu ülkelerin dağlarında ise gül bahçelerinin kurulduğunu hatırlatarak, 'Türkiye 734 milyar dolarlık tarımsal ürün üretebilir ve ihracatını gerçekleştirebilir. Türkiye kurak bölge diyorlar, su kıtlığı çeken bir ülke diyorlar. Gerçekten şaşırıyorum. Peki bu bilgileri biliyor ve bu sorunlara karşın hareket planlarınızı değiştirmiyorsak, ne olacak? Dünyadaki ülkelerde tarım nasıl ilerliyor örnek vereyim. Yıl 2022'de çölün ortasında devasa büyüklükte domates seraları var, Soğuk ülkelerin dağlarında gül bahçesi seraları var, Hollanda'yı hiç söylemiyorum. Hollanda'nın gerçekleştirdiği 116 milyar dolarlık tarımsal ürün ihracatıyla dünyada ikinci sırada iken Türkiye 19,4 milyar dolarla 23. sırada yer almıştır. Konya'dan sadece 3 bin kilometrekare büyük olan Hollanda, Türkiye'ye tarım üretiminde ve ihracatında fark atmaktadır. Hollanda'nın Tarım Bakanı'ndan ders almak lazım. Kızmaya gerek yok, ülkem için ders alırım'' dedi

''TÜRKİYE'DE GIDA SORUN OLMAYA DEVAM EDİYOR''

Türkiye'de ekilen arazi sayısının düşmeye devam etmesi nedeniyle gıda sorunun da sürdüğünü belirten Bağımsız Denetçi Tatlı, ''Türkiye de gıda gün geçtikçe daha da fazla sorun olmaya devam ediyor. Türkiye ekilebilir arazi bakımından zengin olmasına rağmen çiftçilere yeteri kadar verilemeyen veya verilmeyen destekler nedeniyle de tarıma elverişli topraklar verimsiz topraklara dönüşüyor. Dünya Bankası verilerine göre, Türkiye'nin (kişi başı / hektar) ekilebilir arazisi 1961 yılında yüzde 81,8 iken 2018 yılına gelindiğinde yüzde 24 ‘e kadar düşmüştür. Yani hala ekilebilir arazilerin neredeyse 5'te biri ekilmiyor. Bu verileri Hollanda ile kıyasladığımız da Türkiye'nin tarım ihracatı verimli olan toprakları Hollanda örneğinde olduğu gibi kullanabilirsek, 734 milyar dolarlık tarımsal ürün ihracatı yapabilir durumdadır. Türkiye'de tarım arazilerinin büyüklüğü 26,3 milyon hektardır. Bu rakamlar verimli kullanıldığında Dünyanın bir numaralı tarım ihracatı yapan ülkesi durumuna geçebiliriz. Bu hesaplama Hollanda ile Türkiye'nin tarım arazilerinin büyüklüğü esas alınarak hesap edilmiştir'' ifadelerini kullandı

TARIMSAL GİRDİ FİYATLARI

TÜİK verilerine göre Tarımsal girdi fiyatları 2020 Ocak ayında yüzde 8,99'dan 2022 Ocak ayında yüzde 57,26'ye çıktığını da hatırlatan Mehmet Emin Tatlı, ''Rakamlar yalan söylemez. Görülüyor ki, ülkemizde sanayiye harcanan paralar, yol ve köprülere harcanan paralar kadar tarıma da harcansaydı bu sorunlar bu kadar büyümezdi. Sorunları kök sebeplerini bulursanız, her şeyi çözersiniz. Son zamanlarda gökten taş düşse dahi sebebini Covid19 ‘a bağlıyoruz. Halbuki öyle olmadığı hepimiz biliyoruz'' dedi. Tatlı, tarımsal girdi fiyatlarının artmasına neden olan sorunlar ve çözümü ile ilgili ise şöyle devam etti:

''Öncelikle tarımsal ürünler ve hayvan ithalatlarının tamamını kotaya bağlamak, tarımsal ürünler ve hayvan ihracatlarının tamamını sınırlandırmak oldu. Çiftçinin kullanacağı tarım girdilerinin üretimini Türkiye de yapacak sanayicilere teşvik ve destek vermek gerekir. Çiftçinin kullanacağı alet ve ekipmanlar için vergi istisnaları uygulanmalı, çiftçinin kullanacağı akaryakıt için ÖTV muafiyeti sağlamalı, çiftçilere Tarım İl Müdürlüklerince yıllara yaygın ücretsiz eğitimler verilmelidir. Ayrıca zincir marketlere sınırlandırma uygulanmalı, zincir marketleri denetleyecek özel sistemler üretmeli, zincir marketlerin metrekarelerini sınırlandırmalı, zincir marketler işyeri kiralama maliyetlerini ürünün fiyatına yansıtmak zorunda oldukları için gayrimenkullerin değer artışlarını kontrol altında tutmak için yöntemler geliştirmelidir. Son olarak ise ziraat ve tarım hayvancılık liseleri kurarak veya mevcut liselerde bu yönde dersler vererek tarım bilinci arttırılabilir. Bu kök sebepleri düzeltir isek, Gıda sorunu mecburiyetten çıkar.''

''YATIRIM YAPMALIYIZ''

Türkiye'nin tarımsal üretimi ve ihracatı konusunda olumsuz tabloya rağmen ümidin yitirilmemesi gerektiğini de vurgulayan Tatlı, ''Ticaret kapitalistlerin elinde olduğundan bu tür problemler ancak devlet eliyle yani hükümetler tarafından çözüme kavuşturulabilir. Başka bir veri de SGK'dan 2009 yılında 180 bine yakın olan tarım sigortalı sayısı 2021 sonuna gelindiğinde 30 binin altına kadar düşmüştür. Bu verileri 'ümitsiz olalım' diye vermiyorum. Aksine ümidimizi kaybetmeden tarıma yatırım yapmalıyız. Tarıma yön vermek için çiftçimizi eğitmek ve korumak zorundayız'' diye konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER