'TÜRKİYE SU FAKİRİ ÜLKELER ARASINDA GÖRÜLEBİLİR'

'TÜRKİYE SU FAKİRİ ÜLKELER ARASINDA GÖRÜLEBİLİR'

22 Mart Dünya Su Günü nedeniyle yazılı açıklamada bulunan Doğa Haklarından Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Av. Gülizar Biçer Karaca; “Ülkemizde kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı bin 600 metreküptür. Türkiye kişi başına kullanılabilir su miktarı bakımından su fakiri ülkeler arasında görülebilir” dedi.

Doğa Haklarından Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Av. Gülizar Biçer Karaca, 22 Mart Dünya Su Günü nedeniyle yazılı açıklamada bulundu. Açıklamasında karaca; “Bir doğal varlık ve insan hakkı olan su, insanlığın temel gereksinimlerini karşılamakla birlikte aynı zamanda tarım, enerji üretimi, endüstri, ulaşım ve turizmin yanı sıra gelişmenin de kaynağıdır. Su tarım ve endüstri için bir üretim girdisidir. Su aynı zamanda bir enerji kaynağıdır. Bu nedenle su gelişmeyi belirleyen stratejik bir özellik taşımaktadır. Yılda kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 5 bin metreküpten fazla olan ülkeler su zengini kabul edilebilir. Kişi başına yıllık su tüketimi bin metreküpten az olan ülkeler, su fakiri olarak kabul edilmektedir. Ülkemizde kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı bin 600 metreküptür. Türkiye kişi başına kullanılabilir su miktarı bakımından su fakiri ülkeler arasında görülebilir. 2023 yılında nüfusumuzun 100 milyon olacağı öngörülmektedir. Bu durumda 2023 yılı için kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı bin 125 metreküp civarında olacaktır. Ayrıca tüm bu tahminler mevcut kaynakların tahrip edilmeden aktarılması durumunda olacaktır” diye konuştu.

“KAYNAKLARIN AKILCI KULLANILMASI GEREKMEKTEDİR”
“Türkiye'nin gelecek nesillere sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için kaynakların çok iyi korunup, akılcı kullanılması gerekmektedir” diyen Karaca, şunları söyledi: “Ülkemizin su potansiyelinin yüzde 59’lük büyük bir kısmı geliştirilmeyi beklemektedir. Küresel çok uluslu şirketler gelişmekte olan ve geri kalmış ülkelerdeki suyun geliştirilmesine talip olmuşlardır. Bu durum kamunun elinde bulunan su kaynaklarının sermayenin eline geçmesine neden olacaktır. Yani insanlığın ortak malı olan su, ticari bir mala dönüşecektir. Ülkemizde suyun her alanda özelleştirilmesi süreci hızla devam etmektedir. Su gibi toplumsal bir değerin, küresel su şirketlerinin kar hesabına terk edilmesi kabul edilemez, edilmemelidir.”

“SAĞLIKLI VE TEMİZ SUYA SAHİP OLMAK, HER İNSANIN HAKKIDIR”
Su kaynaklarının korunması için yapılması gerekenleri de sıralayan Karaca; “Canlıların temel yaşam hakkı olan temiz ve yeterli miktarda suya kavuşabilmeleri için; su toplumsal bir değer olarak kabul edilmeli, toplumsal değeri ticari değerden üstün tutulmalıdır. Su hizmetlerinin özelleştirilmesi ile su gelirlerini kamu finansman döngüsünden çıkararak piyasa-borsa finansman döngüsüne girmesi engellenmelidir. İklim, toprak, topografya şartları elverişli olan tüm alanlarda yağmurlama ve damla sulama yöntemlerinden biri seçilmelidir. Tarımda toprağın nemini muhafaza edici yöntemler kullanılmalıdır. Su havzaları, yerleşim ve sanayi tesisleri ile işgal edilmemeli, su kaynakları kirletilmemeli, temiz su kaynakları ve doğal baraj olarak görev yapan mera ve ormanlar azaltılmak yerine çoğaltılmalıdır. Sağlıklı ve temiz suya sahip olmak, her insanın hakkıdır” dedi.

HABER MERKEZİ

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER