TÜRKİYE UN İHRACATINDA DÜNYA İKİNCİSİ

TÜRKİYE UN İHRACATINDA DÜNYA İKİNCİSİ

TÜRKİYE UN İHRACATINDA DÜNYA İKİNCİSİ
banner22

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, CNN Türk Televizyonu’nda yayınlanan ‘Neler Oluyor?’ programında Şirin Payzın’ın konuğu oldu. Seçim öncesinde ekonomideki son durumun değerlendirildiği programda konuşan Bakan Zeybekci, tarımsal alanda yapılan ihracatı değerlendirdi.  Bakan Zeybekci; “Tarım politikaları ve tarım destekleri ayrıdır. Tarım; ekonomidir. Tarımsal ürün ihracatımız 20 milyar doların üzerinde ve tarımsal gayri milli hâsılada Avrupa'da şu anda dünyada ilk 10’larda. Avrupa'da ilk 3’lerdeyiz. Türkiye'nin her ürünü ithal ettiği konusuna gelirsek… Evet, Türkiye'de bizim dezavantajları alanlarımız var. İki iklimsel anlamında dezavantajlarımız var. Türkiye’de et tüketimi son 15 yılda yaklaşık olarak 4 kat arttı. 4 kat ve tüketiminde artırırken de maalesef bir artış oranı da büyükbaş hayvanda et tüketiminde artış alanımız var. Birçok sebepler sayılabilir. Artan nüfus, artan tüketiminizi karşılamakta ilgili zorluk çeken büyükbaş hayvan üretimi var. İklimsel zorluklarımız da var. Türkiye bir Uruguay, Brezilya değil. Macaristan da değil, Avrupa ülkesi. Diğer ülkeler gibi avantajlı iklimsel anlamda bir ülke değil” şeklinde ifade etti.

“TÜRKİYE UN İHRACATINDA DÜNYADA İLK 2’DE YER ALIYOR”
Büyükbaş hayvanda üretiminde maliyetlerin yüksek olduğunu söyleyen Bakan Zeybekci; “Dünya fiyatlarına bakarsak eğer; burada bir ithalatımız var. Türkiye, yaklaşık olarak 2 milyon ton civarındaki büyükbaş hayvan tüketimine, kırmızı et tüketimine 200-300 bin ton ithal etmek zorunda. Hayvansal üretimle ilgili verdiğimiz destekler de 10 hayvan 100 hayvan 50 hayvan… Bunlar son derece önemli ve katkısı olabilir. Ama asıl bizim bu alana yapacağımız müdahaledir. Türkiye’nin 20-30 muhtelif yerinde; her biri 100 bin hayvana kadar kendi çatısı altında 20 bin civarında ama etrafında kendi iklimiyle beraber üretim güzel bir hayvanı üretebilen alanları bizim destek vermemiz gerekiyor. Dikkat ederseniz ‘Proje Bazlı Yatırım Teşvik Sistemi’nin içinde tarımsal üretimde tarım teknolojileri ile ilgili vermiş olduğumuz desteklerdir. Bunlardan yakınlarımızdan bir tanesi; Bingöl'de. Çok önemli büyük bir yatırımın süt ve hayvancılıkla ilgili verdiğimiz yatırımlardır. Onun dışında hayvansal diğer ürünlerde tavuk ve beyaz etle ilgili ihracatçı ülkedir. Türkiye kendine yeter. Kuru tarım tahılla ilgili arpa ile ilgili buğday ile ilgili hiçbir sıkıntısı yoktur. Türkiye dünyada ilk ikide yer alan un ihracatı olan bir ülkedir” diye konuştu.

“TARIMSAL ÜRETİMDE CARİ FAZLA VEREN BİR ÜLKEYİZ”
Dolayısıyla Türkiye dâhilde İşleme İzin Belgesi kapsamında yani re-export şartıyla buğday ithal eder. Bu da yaklaşık olarak 4-5 milyon ton civarında… Bunun bir kısmını un, bir kısmını makarnalık buğday olarak ithal eder. Çünkü biz dünyada sayılı ülkelerden bir tanesiyiz. Türkiye aynı zamanda yağlık ayçiçek tohumu ithal eder. Bunu da Dâhili İşleme Belgesi kapsamında ihraç kaydı ile ithal eder. Biz bugün birçok coğrafyadaki birçok ülkenin ta ki güney Afrika'ya ve güney Amerika’ya kadar her yerde her şeyde ihracatçı bir ülkeyiz. Bu anlamda dünyada ilk 5’teyiz. Yani biz tarımsal üretimde cari fazla veren bir ülkeyiz. İthalat da yaparız, ihracat da yaparız. Enflasyonda mücadele gerektiğinde bazı alanlarda ve bazı zamanlarda spekülatif hareketlenmeleri engelleyecek müdahaleler de yaparız.  Bizim kutsal ürünler var. Bunlarla ilgili Türkiye ne pahasına olursa olsun fındıkla ilgili incirle ilgili üzüm ve kurum üzümle ilgili zeytinle ilgili hiçbir zaman içinde ithalatımızı müsaade etmez. Etme niyetinde de değiliz. Belki bazı yerlerde tonluk üretimin içinde belki 300-500 tonluk bazı ülkelere ‘jest olsun’ diye bazı şeyler yapılır. Ama bunun da hiçbir etkisi de yoktur. Zaten tarımsal üretim ile ilgili bugüne kadar verdiğimiz her sene bir 15 milyar TL civarında tarımsal desteklerimiz var. Gübre, mazot desteğimiz var. ‘Deponun yarısını sen yarısını bizden’ verdiğimiz desteklerden biri” dedi.

“AVRUPA BİRLİĞİ İLE BİR ENTEGRASYONA DOĞRU GİDİYORUZ”
Türkiye’nin devasa ekonomiye sahip olduğunu söyleyen Bakan Zeybekci; “Türkiye 3.5 trilyonluk geliri olan bir ülke. Türkiye yaklaşık 900 milyar dolarlık milli geliri olan bir ülke. Bazı alanlara destek veriyoruz. Bunlar hakikaten çok önemli. Şimdi bir alan söyleyeceğim; Türkiye'nin Avrupa birliği ile Gümrük Birliği anlaşması var. Bunu güncellenmesi ile ilgili çok önemli noktalar var. Bizim 160 milyar dolar Avrupa Birliği ile ticaret hacmimiz var. Doğrudan yabancı sermaye girişinin yüzde 72’sini Avrupa Birliği'nden alıyoruz. Yani 2002’de 2017'ye kadar 194,5 milyar dolarlık yabancı sermaye yatırım sermayesinin yüzde 72’sini Avrupa Birliği’nden almışız. Avrupa Birliği ile bir entegrasyona doğru gidiyoruz. Gümrük Birliği’nin güncellenmesindeki maddelerden bir tanesi de ‘tarım ürünlerinde Gümrük Birliği kapsama alınması’dır” şeklinde ifade etti.

“TARIMSAL DESTEKLER İKİ TÜRLÜ”
Tarımsal desteklerin iki türlü olduğunun altını çizen Bakan Zeybekci; şöyle devam etti: “Bir, verdiğimiz Bütçe Kaynaklardaki destekler; iki, gümrük vergileri ile tarımsal üretimi koruyarak verdiğimiz destekler. Dünyada diyelim ki buğday 750 Lira ortalama fiyatta. Biz onu günlük vergileri ile koruyarak tonu 950-1000 Lira’ya getirerek buğday üreticilerimizi koruyoruz. Et üretimi de öyle… Avrupa Birliği'nde üretim düşük ama Avrupa Birliği'nde et fiyatları diyelim ki 30 TL iken biz de 40 TL ise biz bunu gümrük vergileri ile 40 Lira’ya doğru getiriyoruz. Çünkü içerideki üretimi de bu şekilde desteklemek korumak anlamında bunu yapıyoruz.”

“ÇİFTÇİYE VERDİĞİMİZ DESTEKLER ARTMAYA DEVAM EDECEK”
Avrupa Birliği’yle Gümrük Birliği güncellendiğinde nlerin olacağı konusunda bilgi veren Bakan Zeybekci; “Tarımsal üretimi biz bütçe imkan kaynaklarıyla koruyacağız. Türkiye’ye diyelim ki et geldi. Türkiye'de fiyatlar belki tüketici açısından son derece olumlu olacak. Üreticiye diyeceğiz ki ‘üretim maliyetinin kaçı senin?’ 40 TL… ‘Piyasaya kaça veriyorsun?’ 30 TL. Kim veriyor sana? Biz. 11 Lira da destek veriyoruz. Sattın malın faturasını getir, biz sana bütçe kaynaklarından bunu destekleyeceğiz. ‘Buğdaya da böyle, Ayçiçek yağında böyle’ diyeceğiz. Mısırda da bunu söyleyeceğiz. Yani destek sistemi değişecek, çiftçiye verdiğimiz destekler artmaya devam edecek. Tarımsal ürüne verdiğimiz destek artmaya devam edecek. ‘Al sana bununla ilgili destek veriyorum’ değil; tarımsal üretimi destekleyecek sera yatırımları, hayvancılık yatırımları entegre embriyo çalışmalarından başlayıp laboratuvar çalışmaları ve ırk gelişmeleri dahil olmak üzere ve en son paketlenmiş et süt ürünleri… Neden biz doğu ve güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde o alanlarda bunu desteklemeye çalışıyoruz? O coğrafya en avantajlı bölge. Tarımsal gıda güvenliğini garanti altına almak zorundadır. Bunu gerektirecek olan tüm destekleri en sonuna kadar vereceğiz” dedi.

“HAK GEÇİRMEDEN BİR ŞEKİLDE GERÇEKLEŞTİRMEK ZORUNDAYIM”
Türkiye'de tarımsal sulamayla ilgili yaşanan gelişmeleri de anlatan Bakan Zeybekci, şunları söyledi: “Cazibe ile yapılabilen sulama alanları var. Elektrik kullanılarak yapılan sulama alanları var. ‘Vahşi sulama’ dediğimiz salma sulama teknolojileri konusundaki tartışmalara girmeyeceğim. Belirli bir bölgedeki toplam tarımsal sulamayla ilgili elektrik ödenmeyen bölümü yaklaşık 3-4 milyar TL civarındadır. Bunun desteklenmesi, karşılanması ve dolayısıyla sulamanın bu şekilde devam etmesi dendiğinde fedakârlık yapmak durumundayız. Yani bir kısmını vatandaşlarımız, bir kısmını da devlet imkan kaynaklarından… 81 milyonun bize emanet ettiği bütçe, imkan ve kaynakları ile biz; bunları destekliyoruz, sürdürüyoruz ve sürdürmeye de devam edeceğiz. Kamu vicdanını rahatsız edecek. Hak geçirmeden bunu bir şekilde gerçekleştirmek zorundayım. Bu coğrafya bizim.”

“DOSTLARIMIZA BAZI ŞEYLERİ ANLATMAKTA ZORLANIYORUZ”
 Barajlar, hidroelektrik ve sulama ile ilgili yatırımlar yapıldığının altını çizen Bakan Zeybekci; “Bunlar tamamlandı. Elektrikle ilgili son aşamalarına gelindi. Bitiriliyor. Dostlarımıza bazı şeyleri anlatmakta zorlanıyoruz. Almanya'da Alman hükümeti ile yetkililerle ilgili görüşmelerimiz vardı. Benim meslektaşımla da diyaloglarım son derece iyi noktalarda devam ediyor. Almanya Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ile ilgili yaşadığımız o sıkıntılı dönemlerde hızlı bir şekilde geride bırakıyoruz. 2018'de çok da önemli mesafeler kat edeceğimize inanıyorum. Peki bunlar oluyor da Türkiye az şey yaşamadı” dedi.

YARIN; “KEŞKE TÜRKİYE'DE HİÇ KİMSE ‘GAZETECİ’ KİMLİĞİ ADI ALTINDA MAHKEMEYE DAHİ GİTMESEYDİ”

 


HABER MERKEZİ

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER