TÜRKİYE'NİN SAĞLIK TURİZMİNDE MARKA HASTANESİ DENİZLİ'DE YÜKSELİYOR

TÜRKİYE'NİN SAĞLIK TURİZMİNDE MARKA HASTANESİ DENİZLİ'DE YÜKSELİYOR

Denizli’nin Pamukkale ilçesi Karahayıt Bölgesi’ni dünyanın bir numaralı sağlık turizmi merkezi haline getirecek olan PAÜ Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi projesi hızla sürüyor.

DRT Denizli’de Haberin Merkezi programının konuğu olan PAÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İbrahim Türkçüer, PAÜ Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Hakan Alkan ve Nobel Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi Mesul Müdürü ve PAÜ Rektör Danışmanı Dr. Turgay Sehil; Denizli’nin geleceği olacak tesisi ve özelliklerini anlattı. 

PAÜ HASTANESİ TÜRKİYE’NİN SAĞLIK TURİZMİ MARKASI OLACAK
Denizli’nin Pamukkale ilçesi Karahayıt Bölgesi’ni dünyanın bir numaralı sağlık turizmi merkezi haline getirecek olan PAÜ Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi projesi hızla sürüyor. İşte bu aşamada; DRT Denizli’de Haberin Merkezi programının konuğu olan PAÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İbrahim Türkçüer, PAÜ Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Hakan Alkan ve Nobel Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi Mesul Müdürü ve PAÜ Rektör Danışmanı Dr. Turgay Sehil; Denizli’nin geleceği olacak tesisi ve özelliklerini anlattı.

“TERMAL SULARIMIZIN SPESİFİK ÖZELLİKLERİ VAR”
PAÜ Hastanesi Başhekim Yardımcısı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Hakan Alkan, “Biz göreve geldiğimiz andan itibaren daha önce planlanmış olan Karahayıt Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nin proje aşaması için geçen yıl Almanya’da aynı kür merkezlerine bir gezi düzenlemiştik. O gezi sonrasında biz oradan aldığımız örnekler neticesinde projemizde revizyonlara gittik. Yaklaşık 100 yataklı bir Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi planlıyoruz. Temelini de attık. Yaklaşık 2 buçuk yıl içerisinde 2019 yılı sonlarına doğru hastaneyi faaliyete geçirmeyi planlıyoruz. Bu hastanemiz o bölge için, termal kür kenti için bir lokomotif olacak. Çünkü Termal Kür Kenti’nin yapısında sağlık turizmi önemli bir alan sağlık turistinin de en önemli aradığı nitelik iyi sağlık hizmetini alabilmesi. Bunun içinde bilimsel olarak üniversite, akademik, yatırımlar ve Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi anlamında Termal kür kentine elimizden gelen desteği sağlamak için çalışmalarımızı başlattık. Eylül ayı içerisinde 2. Uluslararası Termal Sağlık Turizmi Kongresi düzenlendi. Üniversite olarak bu kongreye ev sahipliği yaptık. Yaklaşık 52 ülkeden 250 yabancı katılımcının olduğu bir kongreydi. Hemen akabinde; Kasım ayı içerisinde, üniversite bünyesinde Denizli Termal Sağlık Turizmi Çalıştayı’nı düzenledik. Bu organizasyon sadece üniversitedeki akademisyenlere değil, aynı zamanda sivil toplum kuruluşları, diğer özel sektör temsilcileri, STK’lar, belediyeler, valilik desteğiyle yapılan bir çalıştaydı. Bu çalıştayda Termal Kür Kenti’nin yapılandırılması için neler yapabiliriz onları konuştuk. Alt komisyonlar kurduk. Ulaşım alt komisyonu, altyapı alt komisyonu, sağlık alt komisyonu ve mevzuat hukuk alt komisyonu gibi sağlık termal turizminde neler yapabiliriz onları konuştuk. Bununda bir rapor haline getirilip valiliğe sunulması planlandı. Termal Kür Kentinde bütün bileşenleri toplayıp bir çalıştay düzenledik ve rapor haline getirmeyi planlıyoruz. Yine aynı mimaride sağlık turizm derneği kuruldu. Bu sağlık turistini acaba kentimize nasıl getirebiliriz. Hem termal sağlık turizmi anlamında hem diğer medikal turizmi anlamında; bu anlamda da Pamukkale Sağlık Turizm Derneği’ni kurduk. Bu derneğin içerisinde de hem kurucu üyesi olarak yer almaktan hem de Pamukkale Üniversitesi’ni temsil etmekten onur duyuyorum. Bu çalışmalarımızı hep birlikte yapmaya devam etmeye ya da üniversite anlamında bizden istenen destekleri vermeye her zaman için hazırız. Bu anlamda da üniversitemizde yapılmış bilimsel çalışmalarımızda var. Uluslararası önemli dergilerde yayınladığımız kaplıcayla ilgili çalışmalarımız mevcut. Karahayıt Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nin açılmasıyla bu çalışmalarımızı hızlandırarak devam etmeyi planlıyoruz. Aslında termal sularımızın spesifik özellikleri var. Bazılarının mineral içerikleri farklı. Hangi termal suyun hangisine iyi geldiğine dair bilimsel yayınları yaparsak hastalar o bilimsel yayınlar sayesinde daha güvenilir hale gelecek. Kaplıcaların her şeye iyi geldiğini iddia etmekten ziyade bilimsel yayınlarla mesela sadece diz kireçlenmesine iyi geliyor ya da romatizmaya iyi geliyor gibi daha spesifik alanlara yönlendirirsek sağlık turistini buraya çekme anlamında daha kolay ikna etme şansımız olacaktır” dedi.

“SAĞLIKTA MARKALAŞMAK ÇOK ÖNEMLİ”
Nobel Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi Mesul Müdürü ve PAÜ Rektör Danışmanı Dr. Turgay Sehil ise şunları söyledi; “Sağlık turizmi Türkiye’de yaklaşık 15 yıldır çok gündemde olan bir konu. Devletinde 2023 yılı için stratejik bir hedefi var. Bence kritik hedef o biz stratejik hedefleri nasıl tutturacağız, nasıl bir sağlık bölgesini meydana getireceğiz gibi alt yapı unsurlarıyla hiç iştigal etmemişiz bence bütün sorun buradan kaynaklanıyor. Bizim Batı’daki kür kentleriyle farkımız buradan kaynaklanıyor. Yani biz çok profesyonel sağlık turizm bölgeleri kurmuşuz. Örneğin Bodrum, Marmaris, Fethiye gibi çok güzel turizm merkezlerimiz var ve profesyonel merkezler. Örneğin; Belek dediğiniz zaman golf akla geliyor, Kapadokya dediğiniz zaman kendi unsurları içinde turizm bölgesi akla geliyor. Ama biz profesyonel bir sağlık bölgesini hiç oluşturmamışız, biz hekimlerde belki burada suçluyuz diyeyim. Biz sağlıkçılar olarak hiç bu işe el atmamışız. Bakın biz hekimler turizmden bahsediyoruz. Diyoruz ki biz bu işi yaparsak, hastaneleri kurarsak, bu bölgeyi rehabilite edersek, turizm unsurlarını sağlıkla buluşturursak başarılı olur. Üniversite dediğimiz zaman ilk akla gelen unsur bu. Biz profesyonel sağlık hizmetini bilimsel standartlarıyla bir turizm bölgesine nasıl hazırlayacağız. Aslında yaptığımız iş bu, yani Pamukkale üniversitesi Türkiye’de ilk defa bir bölgenin sağlık unsurlarına kavuşması için profesyonel ve bilimsel anlamda bir katkı sağlıyor” dedi.

PAÜ TÜRK TURİZMİNE BİR “KÜR KENTİ” KAZANDIRIYOR
PAÜ Rektör Danışmanı Dr. Turgay Sehil devamında konuyla ilgili şunları söyledi; “ Bölgenin tanıtılması, eksiklerinin giderilmesi, peyzaj mimarisinden alt yapı sorunlarına oradaki suların analiz edilmesinden sağlık unsurlarının orada kazandırılmasına kadar birçok çalışmayı da beraber sürdürdü. Dolayısıyla Pamukkale Üniversitesi’nin yaptığı iş tıpkı bir organize sanayi bölgesine teknokentlerle üniversitenin bilimsel destek sağlaması gibi bölgeye destek sağlaması. Bu da bir organize sağlık kentinin bir kür kentinin Pamukkale’de meydana gelmesini sağlıyor. Türkiye’de de ilk oluyor. Bu çok büyük bir artı değer kazandıracak. Kuzey Afrika’ya, Orta Doğu’ya, Asya’ya, Avrupa’ya 3 saat mesafedeyiz. Mesela Denizli çok iyi iklim koşullarına sahip. Biz her türlü inceleme gezimizde genelde kış aylarına denk geldi ve inanın dışarıda kar yağıyor dışarı çıkamıyorsunuz. Onlar bunu 6 ayda yapıyorlar ve Almanya’da 230 tane kent kurmuşlar. Biz ilk kentimizi 12 ay hizmet veren hizmet anlayışıyla hazırlıyoruz, Pamukkale Üniversitesi’nin asıl şehre kazandırması gereken temel unsur bu iklim koşulları, doğal kaynakları, teknolojisi, tedavi yöntemleri ve turistik bileşenleri bir araya getiren bütün unsurları buluşturup kenti dönüştürmek. Bunun gerçekleşmesi demek model bir sağlık kentinin ortaya çıkması demek. O kadar turizm kentinin yanında bir sağlık kentimizin olması diğer sağlık kentlerini de bu anlamda harekete geçirecektir. Nasıl yapıldığını bu kentin nasıl kurulduğunu Pamukkale Üniversitesi öğretecektir. Dolayısıyla Denizli’de çok büyük bir iş üretiliyor. Yerel yönetimler, Denizli Valiliğimiz, Büyükşehir, Pamukkale Belediyesi bölgede olağanüstü çalışmalar gerçekleştiriyorlar. Ama üniversitenin öncülüğünde, üniversitenin bilimsel perspektifinde hem tedavi unsurlarında hem doğal kaynakların kullanımı konusunda hem rehabilitasyon olanaklarının daha iyi daha profesyonelce sunulması bütün kıtaların dikkatini çekecektir. Bu iklim koşulları içinde birçok hastanın da buraya gelip tedavi olmasını sağlayacaktır. Burada kilit nokta; bir sağlık turistinin getirisi ile bir turistin getirisi arasında çok fark var. yani örneğin bölgemizde ortalama bir turistin 20 dolara günü birlik konakladığını düşünelim ve bir sağlık turistinin tedavi rehabilitasyon hastanesinde günlük olarak tedavi edilecek ücreti bizim yaptığımız keşiflerde 150 Euro’dan başlayıp 800 Euro’ya kadar çıkan rakamlar olduğunu görüyoruz. Sağlıkta markalaşmak çok önemli. Rehabilitasyon şehirde olmuyor; tarihi, kültürel unsurların olduğu güzel ortamlarda rehabilitasyon oluyor. Burada kilit nokta bir artı değer oluşturmak yani bunu da markalaşarak yapabilirsiniz. Birkaç yıla kadar çok şey değişecek Denizli’de uluslararası bir marka olacak.”

İlk yazı dizisi okumak için tıklayın!

HABER MERKEZİ 

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner220

banner221