Yeni DSO binasında ‘Sürdürülebilirlik’ dokunuşları

Sürdürülebilirlik konusunda Türkiye’de ilk aksiyon alan kurumlardan biri olan Denizli Sanayi Odası, 16 yıllık hayali olan yeni hizmet binasında da bu konuda adımlar attı. Binanın çatısında güneş enerji sisteminin kurulmasıyla ilgili çalışmalarının devam ettiğini, aynı zamanda yağmur suyu depolama sisteminin bulunduğunu ifade eden Odanın Genel Sekreteri Zeren Gerelioğlu; peyzajda da kuru peyzaj uygulamasını tercih ettiklerini ifade etti.

Yeni DSO binasında ‘Sürdürülebilirlik’ dokunuşları

Denizli Sanayi Odası’nın (DSO), 16 yıllık hayali olan yeni hizmet binası, TBMM eski Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi Cemil Çiçek ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da katıldığı törenle açıldı. Sürdürülebilirlik konusunda Türkiye’de ilk aksiyon alan kurumlardan biri olan DSO, 16 yıllık hayali olan yeni hizmet binasında da bu konuda da adımlar attı. DRT ekranlarında yayınlanan ve İrfan Atasoy tarafından hazırlanıp sunulan ‘Haftaya Bakış’ programında yeniz hizmet binasının yapım aşamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan DSO Genel Sekreteri Zeren Gerelioğlu, sürdürülebilirlik konusunun DSO’nun üzerinde çalıştığı bir konu olduğunu ifade etti. Odanın sürdürülebilirlik konusunda yaklaşık 4-5 senedir yoğun olarak çalıştığının altını çizen Genel Sekreter Gerelioğlu, şunları kaydetti: “Üzerinde bu kadar yoğun çalışırken; binada bu dokunuşu yamasak olmazdı. Bir takım şeylerin ilk yatırım maliyetleri çok yüksekti ama çok konuşuldu, değerlendirildi, çok analiz edildi. Şu anda çatımızda güneş enerji sisteminin kurulmasıyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Önümüzdeki aylarda bu sistem devreye girecek. Burada tüketilen elektriğin tamamına yakını güneş enerji sistemi tarafından sağlanacak. Aynı zamanda yağmur suyu depolama sistemimiz var. Peyzajda kuru peyzaj uygulamasını tercih ettik. Çünkü yine 4-5 senedir yaptığımız projelerde hep suyun önemine değiniyoruz. Bu nedenle projede çim alanı olmasına rağmen, çim alanlarını iptal ettik ve kuru peyzaja yöneldik. Mevcut bitkiler de damlama sulama yöntemiyle sulanıyorlar ve toplanan yağmur sularıyla destekleniyorlar. ‘Sürdürülebilirliğe binanın inşaat aşamasında dokunduk’ diyebiliriz.”

“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ANLAYIŞINI BİNAMIZA UYGULAMAYA ÇALIŞTIK”

DSO’nın sürdürülebilirlik konusunda Türkiye’de ilk aksiyon alan odalardan biri olduğunun altını çizen DSO Başkan Yardımcısı Selim Kasapoğlu; “Belki de ‘ilki’ diyebiliriz. 4 sene önce başladığımız ‘Temiz Menderes’ projesinde önemli çalışmalar yaptık. Denizli’de, bölgemizde ve Türkiye’de sürdürülebilirlik konusunda olumlu bir algı, farkındalık yarattık. Bu noktada Denizli Sanayi Odası’nın çalışmaları, önemli oldu. Bu konuda bu kadar hassas olan bir odanın bina yapımında bazı şeyleri de gözden geçirmesi gerekiyordu. Güneş enerji sistemini hayata geçiriyoruz. Yağmur suyu toplamayı yaptık. Peyzajlarımızı da mümkün olan minimum suyla sulama yapıyoruz. Birçok yerde kuru peyzaj kullandık. Bu sürdürülebilirlik anlayışını bir şekilde binamıza uygulamaya çalıştık. İçeride kullandığımız cihazlarda da sürdürülebilirlik anlamında tasarruflu cihazların kullanılmasına özen gösterdik. Bedelini arttıracağını bile bile bu tür cihazların kullanılması, bu tür yatırımların yapılması için de bunları ihale şartnamemizde ekledik ve böyle bir binayı oluşturduk” dedi.

“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ, YÖNETSEL YÖNDEN DE BAKMAK LAZIM”            

Sürdürülebilirlik algısının, dünyada ve Türkiye’de pandemi süreciyle daha da hızlandığını ifade eden Kasapoğlu; “Ben tekstil sektöründe olduğum için özellikle tekstil sektöründe sürdürülebilirlik, bir başka algılandı. Tekstil üretimi son tüketiciye, mağazaya ulaşan ürün üretiyor. Tekstil sektörü direk tüketiciyle temas halinde ve tüketicisinin sürekli sorguladığı bir sektördür. Bu noktada da sürdürülebilirlik konusunda en çok tekstil sektörü etkilendi ve onlar aksiyon aldı. Bu, hızlı modayla da birleşince elyaflardan proseslere kadar, ambalajından sevkiyatına kadar birçok yerde sürdürülebilirlik kavramını tekstil sektörü yaşamaya başladı. Biz de şirketimizde hızlı modaya üretim yapan bir şirketiz ve bu konulara kayıtsız kalamazdık. Aslı Tekstil bu konuda önemli çalışmalar yapıyor. Sürdürülebilirliği sadece çevresel değil, yönetsel yönden de bakmak lazım. Finansal yönden de bir sürdürülebilirlik anlayışı var. Pandemiden çıkılması, yaşanan enerji krizleri, lojistik krizler ve arkasına da Rusya-Ukrayna Savaşı eklenince dünya bu işte biraz firene bastı. ‘Kullanılmaması lazım’ dediğimiz bazı enerji kaynaklarını hala kullanmaya devam ediyoruz ve bu takvim biraz daha uzayacak gibi gözüküyor. 2023 yılında artık fosil yakıtların kullanılmasının sıfırlanacağı düşünülürken bu enerji kriziyle beraber, bu takvimin 2024’e 2025’e doğru uzayacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER