'YERALTI SULARI DAHA KONTROLLÜ KULLANILMALI'

'YERALTI SULARI DAHA KONTROLLÜ KULLANILMALI'
banner22

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Teknoloji Fakültesi Dekanı ve Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Aydın, yeraltı sularının daha kontrollü kullanılması gerektiğine dikkat çekerek, hem yerel hem ulusal anlamda yeraltı su kaynakları için uygulanabilecek teknik ve teknolojik yöntemlerin neler olabileceğine değindi.

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Teknoloji Fakültesi Dekanı ve Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Aydın, yeraltı suları hakkında açıklamalarda bulundu. Su savaşlarının bile gündeme geldiği günümüzde yeraltı sularının kontrolsüz kullanıldığı bilinen gerçeklerden biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aydın, yeraltı su kaynaklarının öneminin giderek daha da öneminin artacağını ifade etti.  Prof. Dr. Ali Aydın yaptığı açıklamada; “Türkiye yer altı su kaynağı açısından fakir bir ülke olmakla birlikte yeraltı su kaynaklarının kontrollü kullanılması konusuna hem ülkemiz açısından hem de Denizlimiz açısından maalesef gerektiği kadar önem verilmemektedir. Bölgemizdeki yeraltı ve yer üstü sularıyla ilgili üniversitemizde de konu ile ilgili inşaat, jeoloji ve jeofizik mühendisliği bölümlerindeki ilgili bilim dallarında çalışmalar sürdürmekteyiz. Bu bölümlerimizdeki araştırmacılarımız ilgili kurum ve kuruluşlarla ortak çalışmalar yürütmektedir. Pamukkale Üniversitesi’nde konuyla ilgili ileriye yönelik neler yapılabilir ve yapmamız gereken nelerdir gibi konularda gerekli toplantı ve aktiviteler yapıyoruz. Konuyla ilgili kurumlarımız olan DESKİ ve DSİ gereğinden fazla hassas çalışmalar yapıyorlar. Suyun yetmediği durumlarda yeraltı suyunu plansızca kullandığımız bir gerçektir. Denizli bu konuda ne yazık ki kötü bir örnek teşkil etmekte olup, yeraltındaki suyu açtığımız kuyular ile içme ve tüketim suyu olarak kullanılmaktadır. Bunlar aslında bizlerin yeraltındaki doğal su kaynaklarımızın depolarıdır. Beslenim miktarından çok daha fazla yer altı suyunu tükettiğimizden dolayı son yıllarda yeraltı suyu miktarında çok ciddi düşüşler yaşandı. Yeraltı suları çok elzem ihtiyaç olduğu zamanlarda kullanılması gereken sulardır. Göstergeler şunu söylüyor; Denizli’de yeraltı suları çok ciddi anlamda azaldı ve seviye olarak nemli bir düşüş yaşandı. Gelecekte bu konuda alternatif yollara başvurmamız gerekecek. Şu anda ortalama derinlik 70-150 m aralığında yer altından kuyularda su alınırken, bundan beş yıl sonra durumda bu derinlik 30-50 metre artarak ortalama 200 m derinliklere erişecektir. Yeraltı suları kontrollü kullanırken yer üstü sularını faydalı şekilde kullanmamız gerekiyor” şeklinde konuşu.

“BİLİNÇLİ YAŞAM ALANLARI OLUŞTURMAK ZORUNDAYIZ”
Avrupa’da çatı suları toplanılarak bahçe sulama gibi işlerde kullanıldığına değinen Prof. Dr. Aydın, ülke olarak yağmur sularını heba edilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Yağmur sularına yönelik depoların kullanılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Aydın, yağmur suyunu belli artırma işlemlerinden geçirerek evlerde içme suyu dışında gündelik işlerde ve bahçe sulamalarında kullanılabileceğini ifade etti. Yağmur sularının tasarrufu konusundaki fikirlerini açıklayan Prof. Dr. Aydın, “Mimari ve inşaat projelerinde yağmur suyunu depolayan sistemler, otopark gibi güneş enerjisi gibi zorunlu hale getirilebilir. Zemindeki su tablasının derinliğinin artması, bir tek zemin kalitesini sağlamlığını arttırılmasına fayda sağlar. Ancak bu da doğru bir yaklaşım değildir. Çok daha bilinçli toplumlar oluşturmak ve bilinçli yaşam alanları oluşturmak zorundayız. Bu açından tavsiyem bu konuyu daha cazip hale getirecek çözüm projeleri geliştirmesi gerekiyor. Her bir apartmanın yağmur suyunu depolamaya yönelik depo için bütçe ayırması gerekir. Yer altı suyunun bu kadar hızlı azalması böylelikle önlemiş oluruz. Ayrıca, park ve bahçeler her ne olursa olsun depolanan yağmur sularıyla sulanmalıdır. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi biz de bu konuya hassasiyet göstermemiz gerekir. Gri su tüketimi özendirilmeli, apartman bazlı arıtmalar özendirilmeli, atık suyun değerlendirilmesi gerekmektedir. Çatı suları değerlendirilmiyorsa asla kanalizasyon sularına verilmemelidir. Yağmur suyu şebekesinden ziyade binanın bulunduğu yere akıtılmalıdır” dedi.

“DENİZLİ’DE SU BOLLUĞUNDAN ADINI ALMIŞ MAHALLELERİMİZ VAR”
Denizli’nin su kaynağı açısından zengin bir il olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Aydın, yeraltı sularının daha dikkatli kullanılması konusunda il bazında alınabilecek önlemlere değindi. Prof. Dr. Aydın, “Denizli’de nereye dönüp baksanız su bolluğundan adını almış mahallelerimiz var. Peki, Denizli’de bu yer altındaki sular nasıl azaldı sorusuna cevap olarak yeraltındaki sular üst kotlardan kuyular ile yer üstüne çıkarılarak, bu suların daha alt kotlara, şehrin daha alt kısımlarına taşınarak, havzanın dışına çıkarılmasıyla sağlanmaktadır. Günümüzden 10-15 yıl önce Sevindik, Topraklık, Çaybaşı gibi düşük kodlu mahallerde elimize kazma alıp toprağı kazdığımızda yer altı suyu çıkarabilir iken, günümüzde bu yerleşim yerlerinde su bulunma derinliği 20-40 metreye yükseldi” şeklinde ifade etti.

“SU EN DEĞERLİ MADENDİR”
Havza yönetmeliği konusunda Pamukkale Üniversitesi’nin DESKİ Genel Müdürlüğü ile ortak projeleri olduğunu aktaran ve buna yönelik yerel yönetimlerin ciddi yatırımlarının olduğuna değinen Prof. Dr. Aydın, yeraltı suyunu kullanırken yağış suyunun da depolanması gerektiği vurguladı. Buna yönelik halk olarak bilinçlenmek gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Aydın, “Akbaş Barajı Denizli’nin büyük oranda su ihtiyacını karşılayacak bir doğru proje olduğunu ileri sürerek, topluma yönelik bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır. Günümüzde artık bahçeleri damlama yöntemi ile suluyoruz, bununla birlikte park ve bahçelerde aşırı su tüketimi gerektiren düzenlemelerden kaçınılmalıdır. İklimler çok ciddi şekilde değişiyor, bu yıl yağış oranı alarm veriyor ve bu süreci çok iyi kurgulamamız gerekir. Bizler uyarma noktasındayız. Son 15 yılda, sanayi olarak da nüfus olarak da Denizli üç kat büyüyen bir şehir olmakla birlikte, bu noktada tüketim de katlanarak artmaktadır. Birçok işletme kullanacağı suyu kendi imkânları ile bulunduğu yerde çıkartmaktadır. Ama bu da bulundukları yerdeki yeraltı suyunun tükenmesine neden oluyor. Suyun bulunması ve suyun kalitesi açısından Denizlimiz ve ülkemiz açısından şanslıyız. Bunun değerini bilmeli ve kullanıma yönelik projeler geliştirmeliyiz. Su ihtiyacımızı karşılayan birçok barajlarımız var, bunları gözümüz gibi koruyup kirlilik kaynaklarından uzak tutmalı ve gelecek nesillere temiz bir şekilde bırakmak zorundayız. Üniversite su kaynaklarını koruması için üzerine düşen görevleri yapıyor ve yapmaya devam edecektir. Slogan olarak ‘Su En Değerli Madendir’ demeliyiz” diye konuştu.

HABER MERKEZİ

 

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner21

banner20