'YERLİ OTOMOBİL PROJESİNDE MUTLAKA DENİZLİ DE OLUR'

'YERLİ OTOMOBİL PROJESİNDE MUTLAKA DENİZLİ DE OLUR'

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, DRT Denizli Televizyonu’nda yayınlanan ‘Seçime Doğru Özel’ programında; Haber Müdürü Cansu Karacık ve Ana Haber Sunucusu İrfan Atasoy’un gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Programda kendisine yöneltilen ‘Düşük faize iyi bir ekonominin sonucu olarak mı bakıyorsunuz? Sebebi olarak mı bakıyorsunuz?’ sorusunu yanıtlayan Bakan Zeybekci; şu ifadelere yer verdi: “Faiz çok şeyin sonucudur. Aslında düşük faiz ortamını illaki ekonomik sonuç olarak da düşük faiz, bazı gayretler yaratılabilir. Bizim bu en son verdiğimiz Proje Bazlı Yatırım Teşvik Sistemi’nde yatırımcılara sağladığımız bir düşük faiz ortamı var. Türkiye'de piyasada faizler istediğimiz seviyede olmamasına rağmen, yatırımcının ihtiyaç duyduğu bir alanda, faiz oranlarını aşağıya çekebiliyoruz. Diğer taraftan konut sektöründe değişti. 0,99 aylık faiz oranları… Piyasalarda yani sıkı para politikalarında faizleri o kadar düşürürseniz bu ekonomi için de iyi değildir. Bu Amerika'da ve Avrupa'da olduğu gibi Kullanılmaz para haline gelir. Eksi faizler var ama yatırım yok.  Eksi Faizler var ama yatırım yapan yatırımcı yok. Bir büyüme yok ya da tüketim yok. Şimdi bakıyorsunuz onlar da yüzde 3’ler seviyesinde bir enflasyon yaratmak için uğraşıyorlar. Çünkü çok aşırı bir durağanlık var. Türkiye’de bizim ortalama yaşımız; 31,7. Almanya'da ve Japonya’da 49-50 geliyor. Ortalama yaştan bahsediyorum. Türkiye gibi 31,7 yaşında olan genç insanların; tasarruf yapma ihtimali oldukça zordur. Diğerinin artık yapacak bir şey kalmamıştır. Artık Kazandığı parayı çok daha fazla tasarruf yapmaya başlar. Bu iki iklime baktığımız zaman Almanya'nın, Japonya'nın, Hollanda’nın veya Finlandiya'nın şartları ile ortaya çıkan bir ekonomi teorisini yatırıp de Türkiye uyguladığınız zaman o oturmaz olmaz oradaki doğru olan bize doğru değildir.”

“ENFLASYONUN BİZDE 4-5 SEVİYELERİNDE OLMASI, SAĞLIKLI BİR GÖSTERGEDİR”
Türkiye’deki durumdan bahseden Bakan Zeybekci; “Çok fazla tüketmek isteyen bir toplumun olması son derece normal. Tasarruf yapamayan, para biriktiremeyen bir toplumun olması bizde normal. Çünkü o yaştaki insanlar daha fazla tüketmek isterler daha fazla tüketim alanında olurlar. Genç bir bünyede; ateş biraz yüksek olursa, nasıl tansiyon, kalp atışları daha yüksek olursa; Türkiye'de aynı şekilde. Şu anda olduğu seviyeler normal mi? Değil. Bizde enflasyon 2-3 seviyelerinde olması biraz zordur. Enflasyonun bizde 4-5 seviyelerinde olması, aslında sağlık bir göstergedir. Faizlerin de kalkıp da çok aşırı düşük değerde olması, sıfır noktalarında olması da bizde bir şey değildir. Enflasyonun yüzde 4-5 seviyesinde faizle onun bir tık üstünde falandır ki oraya kadar düşürdük. Biz bunu 4,6 kadar düşürdük. Bütün bunlardan yola çıkaracak olursak; çok düşük faiz olduğu yerde süper ekonominin olması gibi bir beklenti içinde olmayın. Çok yüksek bir faiz olduğu yerde kötü ekonomi, daha doğrusu büyümenin olmaması, istihdamın olmaması, yatırımların olmaması gibi bir sonuç; doğrudur. Bizim burada yaptığımız şey; gerek Makro ekonomik denge veya sonuçları gerekse enflasyona aşağı çekici önlemlerle; faizleri aşağıya bastırmaya devam edeceğiz. İlk etaptaki hedefimiz; enflasyonu tek hane, olabildiğince de real faizde enflasyonun hemen hemen aynı seviye getirmek” dedi.

“YERLİ OTOMOBİLE MUTLAKA DENİZLİ’DEN DE KATKI GİDER”
Yerli otomobil konusunda da açıklama yapan Bakan Zeybekci, şöyle devam etti: “yerli otomobile mutlaka buradan da katkı gider. Bu konuda şirketlerimizin bazıları bu konuda başarı noktasına geliyor. Nasıl ki tekstilde bir kümelenme varsa nasıl ki başka bir yerde ise otomotiv ile ilgili bir kümelenme var. Yerli otomobil; Güney ve Doğu Marmara coğrafyası civarı ya da yakın bir yerde muhtemelen Batı Karadeniz bölgesinde muhtemelen bu üretim platformu oralarda çözülecektir diye düşünüyorum. Çünkü kümelenme oralarda ve limanlara yakın. Dolayısıyla biz Denizli olarak tabii ki Denizli Çardak Organize Sanayi Bölgesi olarak şuan da hakikaten iyi bir canlanma var. Burası ile ilgili çalışmalarımız da var. Bu proje bazlı yatırım teşvik sisteminde başka şeylerde öngörüyoruz” diye konuştu.

“DENİZLİ'YE BUNUN DA ESİNTİSİ GELECEKTİR”
Yerli otomobilin elektrikli otomobil olacağını söyleyen Bakan Zeybekci; “Belki dünyada en iddialı şirketlerden 1 tanesi; Türkiye'de Kobalt’dan başlayarak yüzde yüz 100’e kadar üretilecek olan bir araba aküleri yapacak. Bu elektrikli arabalarla ilgili akü sistemleri üretecek. Yatırımın zaten belgesini verdim. O da biliyorsunuz Denizlili; Zorlu şirketi. O da yaklaşık olarak 4 milyar dolar civarında bir yatırım. Bu da Denizli'ye mutlaka bunun da esintisi gelecektir. Denizli’nin bu yatırma mutlaka katkısı olacaktır. Denizli’de buna verecek destek vardır” şeklinde ifade etti.

“BİZ ZATEN YÜZDE YÜZ TÜRKİYE'DE BİR OTOMOBİL ÜRETİYORUZ”
Bakan Zeybekci söylerine şöyle devam etti: “Biz zaten Türkiye’de yüzde yüz bir otomobil üretiyoruz. Türkiye'de üretim yapan markalar bakarsak hemen hemen hepsi var. Bunları toplamını aldığımız zaman; motor yapıyoruz, defransiyel, şanzıman, aktarma organları gibi aklınıza gelen tüm yazılım dahil olmak üzere hepsi yapılabiliyor.  Artık son dönemlerde otomobil artık bir yazılım hale geldi. Yazılım olarak biz yüzde yüz otomobil üreten bir ülkeyiz. Hatta büyük araçlardan kamyonlardan otobüslerden iş makinalarına kadar burada çok büyük bir yerlilikle üretiyoruz. Asıl tanımlanması gereken şey; bir Türk markasıdır. O zaman gerek Türkiye’de gerekse Dünyada tüketim alışkanlıklarını belirlemek ile ilgili en büyük avantajımız almış olursunuz. Bugün dünyada en önemli güçlerden bir tanesi; tüketim alışkanlıkları belirlemektir. Dağıtım kanalına hakim olmaktır. Tüketim alışkanlıklarını belirlemek için de sizin o ülkelerde sizden bahsediliyor olması lazım. Ülkenizden, kültürümüzden bahsediliyor, dizilerinizin ve filmlerinizin televizyonlarında izleniyor olması lazım. Sanatçılarınızın sesi, müzikleri oralarda söyleniyor olması lazım. Sizin kültürünüzün giyim tarzı oralarda giyim tarzı olmalı, kullandığı markalar, oralarda marka olmalı. Orada dağıtım ve tüketim kanalları ile ilgili tüm avantajları kullanmalısınız. Dolayısıyla Türkiye olarak bu yerli otomotiv meselesinin son derece önemsiyoruz. kültür coğrafyasında başlamak üzere Türkiye olmak üzere bu coğrafyada etkin olacağımıza inanıyorum.”

“AF MESELESİNİ GEREKSİZ BİR TARTIŞMA OLARAK GÖRÜYORUM”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından ortaya atılan af meselesini değerlendiren Bakan Zeybekci; “Gereksiz bir tartışma olarak görüyorum. Af meselesini oldum olası farklı, seviyeli ve mesafeli yaklaşmıştır. Maliye afları dahil olmak üzere bütün aflardan bahsediyorum. Sonuçta kurallara uyan insanlar var ve bunun da mağdurları var. Yani o mağdur olmuş insanlar, hayatları kararmış olan insanlar hayatlarının çok büyük kırılganlık yaşadığı dönüm noktaları yaşamış olan insanların vicdanını rahatsız etmemek lazım. Bu konu gündemde hiç mi olmamalı? Çok iyi çalışılmalı.  Bence şu anda bunun zamanı değil.  Seçim zamanında böyle şeyleri konuşmak, siyaseten de pek normal değil. Sonrasında tartışma olur, tartışılı konuşulur” dedi.

“BU ÜLKENİN ÇOCUKLARI, BİR KERE ASGARİ EĞİTİMDEN GEÇMELİ”
Son dönemde tartışılan bedelli askerlik hakkında da konuşan Bakan Zeybekci; “Bunu sistematik olarak yorumlamak lazım. Türkiye olarak artık askere sistemimizin, ordumuzun yapısının çok daha farklı hale gelmesi lazım. Bu kadar çok nüfus mu? yoksa çok etkin bir ordu mu? Bizim coğrafyamızın belirli bir şartları var. Sınırlarımız ve etrafımızda coğrafya baktığımız zamanda; bizim tabii ki kalabalık bir ordu, sayısal anlamda üstünde olan bir ordu bulundurmamız gerekiyor. Bunu profesyonele döndürmemiz lazım. Bu ülkenin çocuklarının tamamı hiçbir istisna olmaksızın bir kere asgari eğitimden geçmeli ve askerlik yapmalı. Bir kere o marşlar söylenmeli, o yürüyüşler yapılmalı. Vatan uğruna göreve çağırıldığında göreve sualsiz teslim olma mantığı bir kere verilmeli. 3-4 hafta zaten yeter. İki yıl üst üste insanlar çalışırken işini yaparken hayatını devam ettirirken üçer haftalık aralarla giderler. Bu askerlik görevlerini yapabilirler. Artık zorunlu askerlik kesinlikle Türkiye'de çok sağlıklı bir şekilde tartışılmalı. Profesyonel ordu ayrı bir şeydir. Biz asker bir milletiz. Asker ocağını ‘Peygamber Ocağı’ olarak görüyoruz. Ocağın kapanmaması lazım. Bedelli askerlik meselesini net olarak söyleyecek olursak; kesinlikle taraftarım. Bunun bir kere çözülmesi, onun yolunun açılması lazım. Bedelli askerlikle elde edilen gelirin de profesyonel ordu askerlikle ilgili bir kaynak ile imkân olarak kullanılması lazım” dedi.

“BENİM OĞLUM ŞİMDİ ASKERDE”
Oğlu Atilla Şükrü Zeybekci’nin de kısa dönem olarak askerde olduğunun altını çizen Bakan Zeybekci; “Benim oğlum şimdi askerde. İşinde çok aktif olan bir çocuktu ve kendisi tercih etti. ‘Baba ben ileride askerliğimi şöyle yaptım diye anlatmak ve yaşamak istiyorum’ dedi. ‘İyi oğlum. Sen bilirsin’ dedi. Gitti ve şimdi askerde. 3 aydan beri asker. Gidip orada teslim olmak lazım. Gidip orada; ‘Vatan sana canım feda’ diye bağırmak lazım” diye konuştu. 


YARIN: “BİZ ÖNCE KOMŞULARIMIZLA E TİCARETİ YAPIYORUZ”

CANSU KARACIK-İRFAN ATASOY-DOĞAN AKŞİT-ALPER PARLAK

Güncelleme Tarihi: 03 Temmuz 2018, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner187

banner186