ZEYBEKCİ’DEN ZOLAN’A; ‘KAZI BABA ŞİMŞEK’LE ANTİK TARİHE YOLCULUK

Son Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin Denizli Belediye Başkanlığı döneminde Türkiye’de ilk olan bir uygulaması ile, Ege’nin en büyük 2’nci antik kenti Laodikya tüm insanlığa kazandırıldı. Ve arkeoloji alanında dünyaya örnek antik kent Laodikya gün ışığına çıkarıldı. DRT Denizli ekibini Laodikeia’da ağırlayan ve antik kentte adeta tarihi bir yolculuğa çıkaran Laodikeia Antik Kenti Arkeoloji Kazıları Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek, “Efes, bir liman kentidir ve Asya prokonsüllü bir eyaletinin başkentidir. Bugün de Ege’nin en büyük kenti İzmir’dir. 2’ncisi de Laodikeia’dır” dedi.

ZEYBEKCİ’DEN ZOLAN’A; ‘KAZI BABA ŞİMŞEK’LE ANTİK TARİHE YOLCULUK
banner92

DRT Denizli ve Denizli Gazetesi ekibini Laodikeia’da ağırlayan ve antik kentte adeta tarihi bir yolculuğa çıkaran Laodikeia Antik Kenti Arkeoloji Kazıları Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek, “Efes, bir liman kentidir ve Asya prokonsüllü bir eyaletinin başkentidir. Bugün de Ege’nin en büyük kenti İzmir’dir. 2’ncisi de Laodikeia’dır” dedi.

“EGE’NİN EN BÜYÜK 2’NCİ ANTIK KENTİ LAODİKEİA’DIR”
Laodikeia Antik Kenti Arkeoloji Kazıları Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek, DRT Denizli ve Denizli Gazetesi ekibini Laodikeia’da ağırladı. Antik kentte tarihi bir yolculuk yaptıran Prof. Dr. Şimşek, eserler hakkında bilgiler verdi ve hikâyelerini aktardı. İlk olarak ‘Laodikeia’nın kalbi’ diye nitelendirdiği Suriye Caddesi’ni anlatan Prof. Dr. Şimşek; “Caddenin kuzeyinde yer alan düzlüğün sonunda 2 tane tiyatro yer alıyor. Biri Helenistik dönemde yapılmış olan Batı Tiyatrosu’dur. Kuzeydoğu kısmında da imparatorluk döneminde MS 140 yıllarında yapılan Kuzey Tiyatrosu bulunuyor. 35 bin metrekarelik düzlükte; Antik Dönem’de Pagan inancında ‘tapınakların bulunduğu kutsal alan’ anlamına gelen yaklaşık 2 bin 50 yıllık Temenos Alanı var. Burası doğanın bize bıraktığı özel bir mekân. Suriye Caddesi’nde 166 metre uzunluğunda havuz ve geçiş köprüsünü de görmekteyiz. Yan kısmında 7 metrelik dolgu söz konusu. Büyük bir depremin arkasından bu alanlar yıkılmış. Ardından tekrar bir düzenleme yapılmış. Bu alan MS 494 yılında en büyük depremi görüyor ve alana tamamen dolgu yapılıyor” dedi.

“TOPRAK, BİN 600 YIL BOYUNCA BU GÜZELLİKLERİ KORUMUŞ”
Alanda, Pamukkale Üniversitesi olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı adına sistemli arkeolojik kazılar yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Şimşek; “7 metre moloz bina yıkıntıları altında bir hazine keşfettik. Bembeyaz gökyüzüne yükselen sütunlar bu sayede kalabilmiş. Çünkü toprak en iyi koruyucudur. Kazdığınız alanın restorasyon ve koruma önlemlerini almıyorsanız hiç kazmayın daha iyi. Toprak bizim için bin 600 yıl boyunca bu güzellikleri korumuş. ‘Suriye Caddesi’ adı verilen alan dünya arkeolojisi için çok özel bir yer. Burada 2 bin yıl öncesinde 2 tane tapınak vardı. Birisi kentin en büyük tanrısı Zeus adına yapılan tapınak. Diğeri ise; Dokuma Tanrıçası Athena için yapılan tapınaktı. Bu vadide MS 40’lı, 50’li yıllardan itibaren Hristiyanlık yayılmaya başlamıştır. Büyük Konstantin zamanında Laodikeia Kilisesi yapılınca bu alanda bir Hristiyan Mahallesi oluşmuş. Başlangıçta yüzde 30 gibi Hıristiyan Mahallesi vardı. Ama daha sonraki dönemde bu oran gittikçe artmış ve bu yapılar tapınak özelliğini kaybedince de burayı tamamen agoraya çevirmişler. Önceki dönemde Temenos Alanı olan yer sonrasında da agora olarak kullanılmış. Agora insanların alışveriş yaptığı, kaynaştığı bir alandır. İkisini birlikte ele alarak ‘Kuzey Kutsal Agora’ diye isimlendirdik” diye konuştu.

“ÜLKEMİZDE İLK KEZ KURUMSAL ARKEOLOJİYİ TESİS ETTİK”
Laodikeia’da gerçekleştirilen kazı çalışmaları hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Şimşek şunları aktardı: “2002 yılında Denizli Müze Müdürlüğü ile birlikte başlamıştık. 2003 yılında kazı ve restorasyon çalışmaları başlattık. Ara vermeden bu çalışmaları sürdürüyoruz. Laodikeia bizim için, Denizli için çok önemli. Ülkemizde ilk kez kurumsal arkeolojiyi tesis ettik. Sayın Nihat Zeybekci’nin belediye başkanlığı döneminde Türkiye’de ilk kez Kültür ve Turizm Bakanlığı ile protokol yapıldı. Denizli Büyükşehir Belediyesi 8 yıl buranın tüm masraflarını üstlendi. Şu anki Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Osman Zolan da bunu devam ettirdi. 2016 yılının sonuna kadar, burada normal bir alanda yapılan işin 10 katı iş yapıldı.

“15 YILDA BİR MÜZELİK ESER ORTAYA ÇIKARDIK”
Arkeolojik çalışmaların hızlı değil, sistemli yürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Şimşek sözlerine şöyle devam etti: “Çünkü arkeolojik çalışmalarda her şeyi plan-program çerçevesinde yürütürsünüz. Kazma-kürek ile başlayan çalışmalar, çapaya dönüşür. Sonra fırçaya, eleğe dönüşür. Çalışma gittikçe ince hale gelir. 15 yılda ekip olarak güzel işler yaptık. Türk arkeolojisi, Denizli ve ülkemiz adına birçok eser ortaya çıkardık. Müzeye teslim ettiğimiz eser sayısı; 4 bin 500’ün üzerinde. Hemen hemen bir müzelik eser ortaya çıkardık. Bunların hepsi devlet malı niteliği kazandı. Bunlar nadir ve eşi benzeri olmayan eserlerdir.”

“BULDUĞUMUZ BÜTÜN ESERLER BENİM İÇİN ÇOK DEĞERLİDİR”
Laodikeia’da bulunan eserlerin her birinin kendisi için çok özel olduğunu aktaran Prof. Dr. Şimşek; “Afrodisias’a gittiğinizde orada aşırı güzel heykel görmeniz biraz zordur. Çünkü Afrodisiaslılar zengin kentlere sipariş üzerine heykel yapıp antik dünyaya satmışlardır. Buranın daha zengin bir kent olması sebebiyle daha güzel eserlere rastlamak mümkün. Bunun yanında çok değerli kap kacaklar, takılar; yani Antik Dönem’de o insanların kullandıkları ve kentin zenginliğini yansıtan müthiş buluntular söz konusudur. Bulduğumuz bütün eserler beni çok heyecanlandırır; benim için hepsi çok değerlidir. Lykos Vadisi içindeki binlerce yıl önceden bize uzanan eli tutmamız sayesinde Laodikeia bize o kadar cömert davrandı ki; örneğin Suriye Caddesi’nde deprem sonucunda 7 metre dolgunun altında kalan ve ortaya çıkardığımız tüm eserler yüzde 100 orijinaldir. Dünyada bu kadar güzel kalabilen bir şey yok” ifadelerini kullandı.

“EMLAK VERGİLERİ KATKI PAYINDAN BİR PROJE YAPTIK”
Suriye Caddesi’nde yürütülen restorasyon ve kazı çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Şimşek; “Yan tarafta, bir tarafı kapalı duvar olan, önünde sütunlu galerinin, üzerinde kırma çatının olduğu bir alan anlamına gelen Portik’i görmekteyiz. Burada duvar Doğu’ya doğru yıkılmış. Duvar 9 sıra, 11 metre yüksekliğinde ve 265 metre uzunluğunda. Duvarın iç tarafı tamamen resimlerle süslü. Biz bununla ilgili emlak vergileri katkı payından bir proje yaptık. Daha önce öndeki sütunlu galeriyi Denizli Büyükşehir Belediyemizle birlikte kaldırmıştık. Pamukkale Belediyemizin destekleri ve Valiliğimizin sağladığı emlak vergisi katkı payıyla şuanda arka duvarın restorasyonunu yürütüyoruz. Çatısı için ise Kültür ve Turizm Bakanlığımız destek sağlıyor. Bir kültür varlığının, bir uygarlığın ortaya çıkartılıp gelecek kuşaklara aktarılması söz konusu. Tamamen duvarı ayağa kaldırıp çatıyı da yaptıktan sonra dünya arkeolojisi çok özel bir yer kazandırmış olacağız.

YARIN; TARİHİN İLK TİCARİ MARKASI DENİZLİ’DE, LAODİKYA’DA ORTAYA ÇIKTI

 

Güncelleme Tarihi: 06 Eylül 2018, 10:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner21

banner124