GÜNEYLİLER BULUŞUYOR 2

Geçen yıl birincisi yapılan “Güneyliler Buluşuyor“ şenliği bu yılda devam etti. Yine geçen yıl olduğu gibi heyecanlı bir topluluk bekleyiş içindeydi. Güney'in geçmiş yaşantısı canlandırılmaya çalışıldı. Amaç geçmişle gelecek arasında ileriye yönelik bir bağ kurmaktı. Geleneksel el sanatları ve çocuk oyunları da canlı bir şekilde gösterildi. Bu oyunlar gösterilirken izleyiciler büyük bir heyecan içindeydi. Âdeta geçmişle bütünleşmişti oradakiler.

Güney'in Pazar yerinde eski geçim araçlarıyla ilgili bir sergi de vardı. Kalaycılıktan, nalbantlıktan, semercilikten, dövenle harman dövmeye kadar geçmişteki yaşam gözler önüne getirildi. Bunları izlerken insanlar “Vay be nereden nereye gelmişiz!” demekten kendilerini alamadılar. Şimdi bu geleneksel sanatların hepsi kayboldu. Bunları göstermenin bir amacı vardı; genç kuşakların yaşamı var eden nineleri ve dedelerinin yaşamıyla buluşmalarını sağlamaktı. Bunların şenlik ve eğlence havasında verilmesi izleyicilerin gözünde daha etkili olmasını sağladı.

***

Güney'e hizmet veren, bugün hayatta olmayan insanların fotoğraflarıyla gösterilmesi bellekleri yeniden tazeledi. Çeşitli meslekten insanların bir kez daha anıldığı bir gösterimdi aynı zamanda. Fotoğraflarını gördükleri bu insanlar umutlarını daha da çoğalttı. Yok yoksul ortamlarda bu insanlar yetiştiğine göre, şimdi haydi haydi yetişir dediler. Bu fotoğrafları göstermenin amacı umudu kamçılamaktı, insanları kendine getirmekti. Kendimizi unutmamamız iletisi de veriliyordu.

Geçmişten günümüze amatörce çekilen fotoğraflar Güney'i daha iyi tanımanızı sağladı. Çıplak bir tepe olan Kızıltepe ve Sivri ormanlık bir dağ görünümüne girmişti. Bu görüntüler geçmişle gelecek arasında, bir karşılaştırma şansı sundu insanlara. Geçmişin kerpiç evli köyü şimdinin planlı yerleşimine dönmüştü.

***

Bütün mesleklerden insanlar fotoğraflarla gösterildi. Bu fotoğraflarda yargıç, öğretmen, asker, doktor, profesör... hepsi vardı. Bu insanlar bir kez daha fotoğraflarıyla insanların gözünün önüne geldi. Güney'den yetişen Mustafa Balbay'ın fotoğrafı da sergide yer aldı. Mustafa köylülerine gülümseyerek bakıyordu.

Osman Akşit'in resimleri de büyük ilgi topladı. Köylüler o resimleri tek tek inceliyorlar, hayranlıklarını ifade ediyorlardı. Bu resimlerde Güney çok iyi canlandırılmıştı. İçindeki el dokuma kilimlerle rengarek bize bakıyordu. Harman yeri, tarla bahçe işleri tüm canlılığıyla verilmişti. Resimlerin bir başka özelliği de insanları üretim içinde göstermesiydi.

***

Şenliğe katkıda bulunan, emeği geçen insanlar kürsüde ağırlandı, onurlandırıldı. O insanlar için bu bir mutluluk kaynağıydı. Kadınların düğünlerdeki etkinlikleri de televizyon çekiminde gösterildi. Türküleriyle, manileriyle kadınlar şenliğe ayrı bir renk kattı. Kendi sesleriyle türkü çığırmaktan çekinmedi kadınlar.

Buradaki sunuculuğun bir bölümünü Tansel (Akkız) öğretmen yürüttü. Mümkün olduğunca canlı olmasına ve hareketli olmasına dikkat etti Tansel bey. Sunuculuğu güzel yaptı, insanların dikkatini hep uyanık tuttu. Daha sonra usta sunucu Orhan Batbay kürsüye geldi. Geçen yıl olduğu gibi ustalığını gösterdi Orhan. Başta köyün muhtarı olmak üzere Yeşilova kaymakamı, Yeşilova belediye başkanı ve Burdur milletvekilini kürsüye çağırdı. Onları katılımlarından dolayı ayrı bir değer biçti.

***

Eğlence bölümü ise en canlı ve heyecanlı anların yaşandığı bir bölümdü. Güney’den yetişen değerli saz ve ses sanatçısı İsmail Barkan ve Semra Barkan sahneye çıktıklarında orada bulunanların heyecan düzeyi yükseldi. İsmail ve eşi Denizli, Acıpayam, Burdur ve Yeşilova yöresinin türkülerini söyledi. Arada bir oyun havaları da çalınarak bir halk oyunları gösterisi yapıldı. Adil Usta'nın “topal" oyunu insanları büyüledi, göz doldurdu. İsmail, alkış sesleriyle sahneden köylüleri selamlayarak ayrıldı.

Daha sonra Ege'nin tok ve gür sesli halk müziği sanatçısı Tolga Çandar sahneye çağrıldı. Sunucuyla aralarındaki diyalog mükemmeldi. Tolga konuşmalarıyla, esprileriyle şenliğe ayrı bir renk kattı. Tolga Ege ağzını Özay Gönlüm'den sonra en iyi kullanan bir insandır. Söylediği Ege türküleri izleyicileri tam anlamıyla coşturdu. Binlerce insan o coşkuya ortak oldu; onun türkülerini hep bir ağızdan ezbere söyledi. Tolga Çandar’la ortak heyecan yakalanmıştı.

***

Yalnız Güneylilerin bir eksiği alkışı tasarruflu kullanmalarıydı. Aslında alkışlar sanatçıyı besler ve canlandırır. Alkış onların gıdasıdır. Neyse ki, İzmir Marşı'yla bu tasarruf bol alkışa dönüştü; tüm izleyiciler marşı hep bir ağızdan ayakta söyledi. Tolga mutlulukla sahneden ayrıldı.

En son olarak genç sanatçılardan Ahu Kavak sahneye çıktı. O da gençleri coşturdu, gençler onun şarkılarıyla oynadılar, eğlendiler. Saat 24’e kadar bu canlı gösteri devam etti. Güneyliler sonuna kadar programı izlemeyi sürdürdü. Belki de bu şenlik bir muhtarlığın gerçekleştirdiği, kolay olmayan bir kültür ve sanat şenliğiydi. Hiçbir kurumun ve kuruluşun desteği olmadan Avrupa'da çalışan işçilerin Güney halkına bir armağanıydı bu şenlik.

Avrupa ülkelerinde çalışan işçilerin ve yerli girişimcilerin bu şenliğe katkısı büyüktür. Onlar özel çabalarıyla Güney kültürünü canlı tutmaya çalıştılar. İnsanları bir araya getiren çaba önemlidir, her zaman saygıyı hak eder. Böyle bir şenliği gerçekleştirme çabasını gösterdikleri için onları kutlarız. Ayrıca bu şenliği gerçekleştirmek için gençler arı gibi çalıştı, onların emeğini de unutmuyoruz. Selâm olsun bu şenlik için gecesini gündüzüne katanlara!...

Mehmet PEKDÜZ 13/8/2019

YORUM EKLE
YORUMLAR
Abidin sevk
Abidin sevk - 3 ay Önce

Merhaba, güzel ve canlı bir anlatım. Elinize ve dilinize sağlık.

Emin Dank
Emin Dank - 3 ay Önce

Mehmet bey, çok güzel bir yazı olmuş. Kalemine sağlık.

Hüsniye Karadağ
Hüsniye Karadağ - 3 ay Önce

Şenliğe bizde katılacaktık ama gelemedik.

ozen sevil
ozen sevil - 3 ay Önce

Kalemine sağlık Mehmet hocam. Çok güzel bir anlatım olmuş. Başarılarının devamını dilerim.

Gürcan Pektaş
Gürcan Pektaş - 3 ay Önce

Ellerine sağlık Mehmet hocam.

Sefa ayana
Sefa ayana - 3 ay Önce

Çok teşekkür eline sağlık okul arkadaşımın

Metin Aydınsoy
Metin Aydınsoy - 3 ay Önce

Teşekkürler Mehmet Hocam güzel yazın için.

Mustafa Ali MERCAN
Mustafa Ali MERCAN - 2 ay Önce

Bir yerel etkinliğin geçmiş ve günümüz kültürlü ile harmanlanıp geleceğe umutla taşınması ancak böyle yazılabilir. Tebrikler goca yürekli adam