HALKIN GÜR SESİ: ÂŞIK İHSANİ

Anadolu âşıklık geleneğinin önemli seslerinden biri olan Âşık İHSANİ, Nazım Hikmet Kültür Merkezi ve Anadolu Müzik Kültürleri Derneği tarafından ortaklaşa bir törenle, ölümünün 10. Yılında 21 Haziran'da anıldı. Bu anmaya değerli sanatçılar ve kültür adamları da katkı sundu. Tören Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Halk müziğinin bu değerli sesi 1932 yılında Diyarbakır'da doğdu. Küçük yaşta babasını kaybetti; yoksulluk ve bin bir sıkıntı içinde büyüdü. 17 yaşındayken İstanbul Büyük Çekmece Mimar Sinan Köyü'nde maden ocağında çalışmaya başladı. Maden ocağı kapanınca lâstik fabrikasında çalıştı. 1957 yılında Uşak Şeker Fabrikası'na girdi. Yapmadığı iş, çekmediği sıkıntı kalmamıştır. Ekmeğini kazanma uğraşı içindeki bu insan, halkının çektiği sıkıntıları iliklerine kadar hissetmiştir.

***

1958’de Ankara Radyosu Yurttan Sesler programının şefi Muzaffer Sarısözen tarafından programa davet edilmiştir. Bu davetten sonra her hafta radyoda türkü söylemeye başladı.

1960’lı yıllarda bilinen ve tanınan bir âşık olan İHSANİ, Türkiye İşçi Partisi'ne üye olmuş, sosyalist gençliğin ve önderlerinin mücadelesini türküleriyle emeği ile geçinen insanlara duyurmuştur. Dönemin gençlik hareketiyle birlikte birçok protesto gösterisine katılmıştır. İHSANİ, yalnız Türkiye'de değil, Türkiye'nin dışında da birçok konser verdi.

Âşık İHSANİ, 68 ve 78 gençliğinin beğenerek, severek ve içinden hissederek dinlediği bir sanatçıdır. Özellikle gençler o dönemde, onun türkülerini ezbere ve yüksek sesle söylerlerdi. Âşık İhsani’nin gür ve tok bir sesi vardır. Mitinglerde, toplantılarda onun gür sesi, insanları derin uykudan uyanmaya çağırıyordu. O milyonları uyandıran, kendisi olmaya çağıran, belini doğrultup ayağa kalkmasını isteyen gök gürültüsü gibi bir sesti. O ses, insanları birliğe, dayanışmaya, uygun adım yürüyüşe çağırıyordu. Günümüz gençliği bu gümbür gümbür sesi dinleyebilseler, böyle bir sesi dinleme şansını yakalayamadıkları için üzülecekler. O ses, hep gençlere ve genç kalacak olanlara dokunup geçti.

***

Âşık İHSANİ sadece sazıyla sözüyle halkı uyandırmaya çalışan bir sanatçı değil; birçok eser de yazmıştır. Değişik halk hikâyelerini türkülerle birlikte derlediği “Kerem ile Aslı", “Aşık İHSANİ ve Güllüşah” kitaplarının yanında şiir kitapları da vardır. İHSANİ, şiirlerini “Ağalı Dünya, 1964-65, 2 cilt" , “Yazacağım, 1966”, “Bakalım Hele, 1967”, “Bak Tarlanın Taşına, 1974”, “Vur Ağanın Başına,1975”, adlı kitaplarda toplarken, “Dünden Bugüne Aşık İHSANİ, 1976”, “Düş Değil Bu,1993”, tüm şiirlerini topladığı “Bıçak Kemikte,1973” adlı antoloji ve gezi izlenimlerinden oluşan “Beyaz Köle" adlı kitapları vardır.

Bu çalışkan, verimli, üretken, halktan yana sanatçının aramızdan ayrılışının 10. Yılında anılması çok anlamlıdır; bir değerbilirlik örneğidir. Çalışmaları, mücadelesi ve değerli anısı önünde saygıyla eğiliriz.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Yusuf  YURDAKUL
Yusuf YURDAKUL - 3 yıl Önce

Hocam emeğinize sağlık biz bu değerlerimizi öğrenmeli ve öğretmeliyiz.

Ramazan Pektaş
Ramazan Pektaş - 3 yıl Önce

Aşık Ihsani li 80 li yıllar gibiydi. 70 li i0 li yıllar Aşık Ihsani gibiydi... Anısı önünde saygıyla egiliyorum. Ellerine, yüreğine saglik.

Arif DAnk
Arif DAnk - 3 yıl Önce

İnancımızmı zayıfladı, yoksa düşüncelerimizmi yaşlandı ki bir dönem önemsediğimiz degerleri unutur olduk.

Meti AYDINSOY
Meti AYDINSOY - 3 yıl Önce

Teşekkürler Mehmet PEKDÜZ. AŞIK İHSANİ'NİN SESİNİ biliyorduk ama yaşmını da öğrendik.