HARMANDAN AVM'YE

Geçen bir söz okudum. ‘Harman yerinde toz yutmayan ne bilsin ekmeğin kıymetini?’ yazıyordu. Söz aldı götürdü beni, çocukluğumu hatırlattı.Eski günlere doğru bakıyorum. Çocukluğumda; 40-45 yıl önce, düvene binebildim. Sonra düven kalmadı her yere patoz geldi. Sonra patozunda devri geçti. Şimdi biçerdöver hepsini kolayca hallediyor. Ama harman dövmek, hala zihinlerde... Orak ile biçmesi, destisi, sap atması, düveni, savurması, ambara getirmesi ne zor idi o günlerde. Hepsi bir lokma ekmek içindi.

Eskiden çiftçilik çok zordu.Evet! Bir lokma ekmek için harcanan emek çok fazla idi. Ama zorlukların yanında güzellikler ve en önemlisi de işlerini yapan insanların sonunda yaşadıkları doyum ve mutluluk artık şimdiki insanlardan çok uzak. Sürümden hasada emeğin karşılığı olan tarladan sofralarımıza gelen nimetlerin bedelinin para ile ödenemeyeceğini düşünenlerdenim. Ve derim ki; “çiftçilerin emeği ödenmez.”

                                                                              ***

Neden tarım ile ilgili yazdığımı merak ediyor bazı dostlar. Çocukluğumun en güzel 13-17 yaşım yatılı ziraat okulunda geçti de o yüzdendir tarıma ilgim. 2 yılda tarım alanında yüksekokulda okuyunca 6 yıllık bir tarım eğitimi var hayatımda. Çiftçiliğin her türlü zorluğunu yaşadım ve gördüm.Harman, patoz, biçerdöver deyince aklıma geldi. Ziraat okulu günlerinde tarımsal mekanizasyon derslerinde tüm makinaları görmüş, hepsini kullanmıştık. 1989' da biçerdöver operatörü olmuştum. Durur hala operatör belgem kenarda. Güzel anılar. Hala geçsem başına kullanırım biçerdöveri. Ayarlarını unuttum ama hatırlarım sanırım iş başa düşse.  İlk ehliyetim traktör ehliyeti idi. 17 yaşında okulumuzda traktör kursuna katılıp almıştık tüm sınıf. Büyük bir merak ve istekle az kullanmadıktraktörü de zamanında. 14 yaşında tatbikat dersinde ‘yabani ot’ diye yonca tarlası sürmüşlüğümüz de vardır. 

Şimdiki düz lise okuyan yeni nesil gençlere bakıyorum. Bir dönüm tarla işlemeden, harman dövmeden, bir inşaatta çalışmadan, bir metre bez dokumadan, bir tekne hamur yoğurup saçta ekmek yapmadan, ateşi yakıp bir çorba yapmadan günleri test çözerek geçiyor. Test ile büyütülen AVM çocuklarına  zor öğretiriz ekmeğin kıymetini.

YORUM EKLE