HAYATIN MÜZİĞİ

Geçenlerde bir video izledim. Piyanonun tuşlarından hafif hafif gelen sesler, dinleyeni kendinden geçiriyor. Sözlerinden hiçbir şey anlamadım ama müziğin ezgisi güzel, insanı dinlendirici bir yanı var. Bir güzeli anlayabilmek için ille de yabancı dil bilmek gerekmiyor. Bilseydim kötü olmazdı tabiî.

Şimdiye kadar tanımadığım, görmediğim kuşlar gözümün önünden gelip geçiyor. İnsanın dışında hiçbir canlı türü bu kadar güzel anlatılamaz. Doğal hayatın korunması, başka canlıların yaşam alanlarının yok edilmemesi genç kuşaklar için yaşam kadar önemli. Doğa yalnız insanlar için değildir; başka canlıların yaşamasına engel çıkarılmaması lâzım.

İnsanlığın varoluşundan beri bizimle yaşamayı seçen kedilere ve köpeklere kötü davrananlar çıkıyor. Bunlar insanlığın olumsuz yanı, tortuları. İnsanoğlu şu anda, tüm bencilliğiyle doğal dengeyi bozmaya eğilimli görünüyor. Doğasever insanların yetiştirilmesi bir eğitim sorunu. Her canlının doğada bir görevi var, ancak bu bilinçle yaşamı üstün kılabiliriz.

Çocukluğumuzda doğa sevgisini kazandıran şarkılar bestelenir, TRT'de seslendirilirdi. Bunlar akılda kalıcı şarkılardı, birçoğumuzun dilinden düşmezdi. Şimdi ise çocuklar ve gençler şiddet içerikli oyunlarla vakit öldürüyor. Seçici olunamadığı zaman, sanal dünyanın insanın başına belâ ettiği bağımlılık ilişkisi gelişiyor. Bu bağımlılık ilişkisi insanı bir süre sonra mekanikleştiriyor. İnsan özgür istenciyle hareket etmelidir, makinenin bir uzantısı olmamalıdır.

Omzumuzun üstündeki kafayı iyi kullanmalı, başkasının emrine vermemeliyiz. Onca boş zamanımızı yaratıcılıktan uzak, harcayıp gidiyoruz. Kültür endüstrisinin insanı kişiliksizleştiren çok yönlü saldırısıyla karşı karşıyayız. Bunun zararını en aza indirecek olan yine bizleriz. Sanat da uyutma aracı olarak kullanılıyor; sanat uyandırmalı, insanın silkinip kalkmasını sağlamalı. O rengarenk kuşlar müziğe bir esin kaynağı olmuştur herhalde.

***

Doğanın sesleri müziğin çıkışına kaynaklık etmiştir. Büyük müzik insanlarının yaratıcılığının kaynağı doğadır. Günümüzde kapitalizmin talan ettiği doğa, insanların ve diğer canlıların yaşamını sıkıntıya sokuyor. Yaşam gittikçe zorlaşıyor, bu talanın acısını doğa yine insanlardan çıkarıyor. Bunu her gün televizyon ekranlarından izliyoruz.

Büyük müzik sanatçısı Beethoven de öyle değil midir? “ Ay Işığı Sonatı “ basbayağı doğadan esinlenilmiş görünüyor. Yetenekli sanatçılar üstün çabalarıyla, doğanın müziğini ortaya çıkarıyor. Bunu fark eden müzik sanatçıları, donuk geçen yaşamımızı daha katlanılır hâle getiriyor. Her zaman hayatımızın bir müziği olmalı; bu eğitimle olur ancak. Hangi insan olursa olsun, eğitimsiz kaldığımızda yontulmamış bir ağaç gibi oluruz.

İnsanı insan eden, geliştiren, etmenlerden biri de müziktir. Kaliteli müzik milyonlarca insanın coşkusunu ortaya çıkarabilir. Müzikle heyecanlanır, sevinir, hüzünlenir, öfkeleniriz. Müzik hayatımızın nabzını elinde tutar, kalp atışlarımızı kontrol eder. Güzelduyu müzik aracılığıyla zirveye çıkar. Öz olarak söyleyecek olursak müziksiz bir yaşam düşünülemez.

Şu anda güzel sanatları küçümseyen, burun kıvıran bir anlayış yaygınlaşıyor; gereksizmiş gibi gösterilmeye çalışılıyor. İyi yetiştirilmeyen kuşaklar, kolayca bu anlayışın tuzağına düşer. Bu konuda yetişkinlere çok iş düşüyor. Hem yetişkin, hem donanımlı olmak bu anlayışları geriletir.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet SARIASLAN
Ahmet SARIASLAN - 3 ay Önce

Yazı güzel ancak sanki tamamlanmamış gibi bir his uyandı bende. Hani bir tatlının tam tadına varmak üzereyken bitivermesi gibi.

banner187

banner186