HEP 17 YAŞINDA…

Yaşını büyüttüler 1 gecede,

17’sinde bıyıkları terlememiş bir delikanlıydı,

Bir gece de yaşını büyüttüler işte.

Sonra idam ettiler.

O hep 17’sinde kaldı…

Erdal Eren…

Bir dönemin sembol isimlerinden…

Asmayalım da besleyelim mi dediler,

Astılar…

***

12 Eylül 1980 öncesi, bir eri öldürdüğü gerekçesiyle hüküm giyen Eren, Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesiydi. Kendisi gibi Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi olan Sinan Suner’in öldürülmesini protesto etmek için yapılan protesto eyleminde ölen Zekeriya Önge'yi öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Eren, kısa bir yargılamanın ardından 19 Mart 1980’de idama mahkûm edilmiş, 13 Aralık 1980 günü ise Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nde infaz edilmişti.

***

Erdal Eren idam edilmeden 16 saat önce kendisini ziyaret eden gazeteciler Savaş Ay ve Emin Çölaşan'a, “avukatıyla görüştürülmediğini, 18 yaşının altında olmasına rağmen idam edilmek istendiğini, yaşının 18'den küçük olduğunu tespit edecek olan kemik testi yapılması talebinin kabul edilmediğini, vurduğu söylenen jandarma erine çok uzaktan ateş açtığını ama otopside yakın atışla öldüğünün kanıtlandığını, kendisini ibret olsun diye asacaklarını ve ölümden korkmadığını söyledi. İdam kararı verilen Erdal Eren'in 17 olan yaşı bir gün içinde 18 olarak büyütüldü ve sonrasında hemen idam edildi.

***

Annesine yazdığı mektupta ise şöyle diyordu;

“Baharın, karın altından fışkırdığı bugünlerde içeride olmak, çiçek kokusunu alamamak, geniş yeşilliklerin güzelliğini görememek insanda anlatılması zor bir duyguyu yaratıyor. Ama bu duygu öyle karamsarlığın, yılgınlığın, bitkinliğin ve vazgeçmişliğin bir belirtisi olmuyor”

***

Ve aradan geçen yıllar bize Erdal’ı unutturmadı…

Ölümünün üstünden 100 yıl geçse de seni unutmayacağız.

Sen hep bizim 17’sinde mücadele veren Erenimiz olarak kalacaksın.

Işıklar içinde uyu…

YORUM EKLE