“HOŞ GELDİNİZ” SAYIN VALİM

Denizli Valisi Ali Fuat Atik, 17 Haziran 2020 çarşamba günü görevine başladı. Sayın Vali Ali Atik’e “HOŞGELDİNİZ” diyoruz. Sayın Valim size Denizli’de göreve başlamadan önce bir çok konuda bilgi verilmiştir, sanıyoruz.

1982 yılından buyana Denizli valililerinin mesajlarını gazete sütunlarında verdik. Denizli’de 38 yıldır 16 vali ile birlikte görev yaptık. Olumlu veya olumsuz tepkilerini aldık. Acı ve sevinçli günleri paylaştık. Benim şahsen unutmadığım valiler arasında Sami Sönmez, Necati Bilican, Alparslan Karacan, Oğuz Kağan Köksal, Yusuf Ziya Göksu, Rahmetli Recep Yazıcıoğlu, Gazi Şimşek ve Yavuz Erkmen’dir.

Vali Sami Sözmez’i İstiklal Caddesi’nden mesai için valilik makamına kadar yürürken çok görmüşüzdür. Esnafa “Günaydın ve hayırlı işler” derdi. Hürriyet Haber Ajansı Denizli Bürosu’nu ayda iki kez ziyaret ederdi. Denizlililerle hala diyaloğu vardır.

Vali Necati Bilican, beyefendiliği ile öne çıkan isimlerin başında gelir. Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Ahmet Tanrıkulu ile birlikte Denizli’nin ilçelerinde telefon santrali açılışlarına katıldık ve haberini yaptık.

Vali Alparslan Karacan, büyük tantanalarla geldiği Şanlı Urfa’dan Denizli’de sevgiyle karşılandı. Kopartılan fırtınalarla ilgisi olmadığı anlaşıldı. Basınla iyi diyalog kuran valiler arasında yer aldı. 

Vali Oğuz Kağan Köksal, Denizli’de bir sergide indirttiği “nü” fotoğraf nedeniyle unutulmayanlar arasındadır. Vali Oğuz Kağan Köksal’a sergiden indirilen fotoğraf nedeniyle röportaja gittiğimizde, “Fotoğrafı bir gurbetçi satın aldı ve hemen Denizli’den ayrıldı” demişti.

Vali Yusuf Ziya Göksu, Denizli’de en uzun süre görev yapan isimdir. Halkın sorunlarını dinlediğini ve çözüm ürettiğini biliyoruz. Denizli’de hayırseverleri harekete geçirerek en fazla okul protokolü imzalayanlar arasında yer alır…

Rahmetli Recep Yazıcıoğlu Denizli Kayak Merkezi’nin fitilini ateşleyen isimdir. Yerli ve organik üretime ağırlık vermesiyle tanınıyor. Ve Denizli halkının büyük sevgisini kazanmıştır.

Gazi Şimşek, Pamukkale gelirini Ankara’nın istemesine olumsuz yanıt verdiği için merkeze çekildi. Vali Gazi Şimşek, Pamukkale’nin “Gazisi” oldu.

Vali Yavuz Erkmen, Şehit Öğretmen Yusuf Batur Endüstri Meslek Lisesi ve Vali Vefki Ertürk Kız Meslek liselerinin yıkılmasında imzası olan validir. Denizli’nin gelişmesinde katkısı olan iki meslek lisesinin yıkılmasında imzası olan Vali Yavuz Erkmen’i Denizli unutmayacaktır.

Denizli Emniyet Müdürlüğü’nce 24 saatte meydana gelen olayların dökümünün yer aldığı “Asayiş Raporu” Vali Erkmen döneminde yayınlanmamaya başladı. Asayiş raporu e-mail olarak gönderiliyordu. Vali Erkmen’den sonra gelen valilere durumu anlattık ama olmadı. (!)

Gece-gündüz demeden görev yapan basın emekçileri, tüm engellemelere rağmen asayiş haberlerinden Denizli’yi mahrum bırakmadı.

Sayın valim; biz basın çalışanları olarak şahsınızla iyi diyalog içerisinde Denizli halkına doğru ve yanıltıcı olmayan haberler vermek istiyoruz… Bu konuda bize güvenirseniz, biz de üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız…

Denizli’de görev yaptığınız sürece başarılar dileriz…

ATİLLA SEZENER ÜÇ ANEKTOD

Denizlili avukat Atilla Sezener, sosyal medyadan bilgilendirmeye devam ediyor.  “Bütün Zamanların En Büyük İcadı: Tekerlek”, “Bir Zamanlar ‘Helvacılar’ Vardı” ve “Denizli Delikliçınar” başlıklı üç yazı yayınladı. Sezener, yazıları ile  gerçekten tarihe not düşüyor. 

“BÜTÜN ZAMANLARIN EN BÜYÜK İCADI: TEKERLEK

Önce şunu hemen kaydedeyim. Bizim nesil liseyi bitirdiğinde, şimdiki üniversite mezunlarından on kat daha kültürlüydü. Okul bittiğinde çoğu kez kendi aramızda, arada bazı öğretmenlerle saatler süren çok yararlı ve ilginç tartımalar yapardık. Aralıksız okur ve çok araştırıp sorgulardık. Dünyada ve Evrende her şeyin sürekli değişikliğe uğradığını o zaman öğrendim.

ABD, üniversite sınavlarında tarih boyunca yapılan en önemli icadın cevabının tekerlek olduğunu öğrendiğimizde gerçekten ilk başta şaşırdık. Malum esprileri de yaptık. Fakat gerçeğin o olduğunu anladıktan sonra işin rengi değişti.

***

Gerçi yeni buluşlarla birçok bilinen devamlı değişiyor ama, halen kabul gören inanış tekerleğin, sayısız savaş, icat, medeniyet ve dinlerin çıktığı Mezopotamya’da bulunduğudur. Fırat ve Dicle arasında kalan bu bölgede Sümer- Babil- Asur-Akad-Elam gibi devletlerin Milattan önce yaşadıklarını biliyoruz. Tam olarak hangi asırda ve hangi devletçe bulunduğu hakkında çeşitli kuşkularım olduğundan işin burasını siz araştırın.

***

Tekerlekten önce asırlarca insanlar, su-rüzgar-hayvan güçlerinden yardım aldılar.

***

Tekeri bir an ortadan kaldırın. Bisikletten her çeşit arabaya, trenlerden uçaklara kadar trafik biter. Aklınıza gelen tüm fabrikalar durur. Saatlerden tutun en gelişmiş teknolojilere kadar zaman da durur, mevcut medeniyet de biter.

***

Ortaya konan bir fikir ve görüş sorgulandığında gerçeğin güneşi ışıldar. Tekerleği ilk kez bulup insanlığın yararına sunan atalarımıza minnet ve şükran duyuyoruz.”

“BİR ZAMANLAR ‘HELVACILAR’ VARDI”

"Helvacılar, mahalle aralarında dolaşır, çoğunlukla kendi imal ettikleri helvaları satarlardı. Pek fazla çeşitleri olmazdı ama ürünleri lezzetli olurdu. Zaten helvası tatlı olmayan helvacının meslek ömrü de kısa olurdu. Hem hijyen nedeniyle yasaklanması hem de günümüzün seri üretim helvalarının maliyeti ile başa çıkamamaları seyyar helvacıların sonunu getirdi. 1945’den beri Denizli’deyim. Mahalle aralarında bu tür helvacıları hatırlamıyorum. Demek büyük şehirlerde oluyordu. Bizde pamuk helva-macun-elma şeker ve dondurma satılırdı.”

“DENİZLİ DELİKLİÇINAR"

“Yazılı kültürü reddetme kültürümüz çok geliştiğinden, bundan Denizli’nin en merkezi yeri olan Delikliçınar da nasibini almıştır.

*

Araştırmacı Gazeteci Seval Uysal arkadaşımızın “Delikliçınar ismi nereden geliyor?, eskiden orada çınar var mıydı?" soruları pazarı epey karıştırdı.

*

Birçok arkadaş görüş bildirdi. Tamamı iyi niyetli ama, hiçbirisi gerçeğin ne olduğunu bilmiyor.

*

Ben bu yazıyı kaleme almadan önce sınıf arkadaşım Gazeteci Erol Özbal ve keza sınıf arkadaşım İnşaat Yüksek Mühendisi Hilmi Yağcıoğlu, dostum ve akrabam Prof. Önder Göçkünle konuştum. Önder Göçkün’ün babası Salih Göçkün, Delikliçınar’da yıllarca esnaflık yaptı ve ayrıca Denizli’nin ilk futbol antrenörüdür. Salih Beyin anlattıkları da dahil bu konuda gerekli olanları yazıyorum:

-Delikliçınar ismi, oradaki asırlık ve yaşlanmadan ötürü içi boşalıp delinmiş (Yıldırım düşmesi ile delinme filan yok) ama üst dalları halen yeşil kalan çınar ve diğer çınarlardan esinlenerek Denizli halkı tarafından konulmuş isimdir. Delikliçınar isminin oraya verildiğine dair hiçbir yazılı belge yoktur. Çatalçeşme Parkı’nda olduğu gibi.

- Denizli’deki idam cezaları buradaki çınarda infaz edilirdi. Sonradan çıkarılan yasalarla cezaevleri avlusunda infaz edildiler. Daha sonraları da bu ceza kalktı. Örneğin Erol Özbal, o çınarda idam infazlarını görmüştür.

-Önceleri bir kavşak ve sonra meydan olan bu yere adını veren asırlık Çınar, 1940 dan önce ortadan kalktı. Nasıl kalktığı hakkında inandırıcı bilgi yok. Tahminime göre, “Bu yaşlı ağaçta çok kişi asıldı. Acı hatıraları var. Bunu görünce onları hatırlıyoruz; kaldıralım bari” demiş olabilirler. Çınar doğal olarak ömrünü tamamlamış da olabilir.

-Şimdiki Yeni Camiin olduğu yerde ahşap Fatma Hoca Camii vardı. Onun bahçesinde de yaşlı çınarlar bulunurdu. Sonradan Yeni Cami önü düzenlenmesi zamanında bunların bazıları kesildi. İstiklal caddesinin yapımında da bazı çınarların canına okunduğu zaten biliniyor.

Evet bu notlar yıllar sonra araştırmacılara kaynak olacaktır. Ne kadar çok bırakırsak gelecek kuşaklara iyi bir fotoğraf bırakmış oluruz…

KULFAL (MAVİ ZAMBAK)

Arkadaşımız Tahsin Eşmeli, Mazi Zambak’la olan anılarını yazdı. Arkadaşımız Eşmeli, sosyal medya da yazdıklarıyla ileride bir kitap yazmayı planlıyor mu bilmiyoruz.. Ama yazılarını mutlaka kitap olarak bastırmalıdır. Ve geleceğe mektup bırakmalıdır. Eşmeli, Mavi Zambak’la ilgili yazdığı notu sizinle paylaşmak istedim.

KULFAL (Mavi Zambak)
Yıllar yılı mis kokulu bu çiçeği biz Kulfal olarak tanıdık. Sanırım yalnız bizim köyde bu şekilde anılan bir çiçekti. Başka yörelerde Kulfal ismi pek bilinmiyordu. Yıllar sonra öğrendim ki bizim Kulfal diye adlandırdığımız çicek Mavi Zambakmış. Zambak'ın bir çok türü var ama bizim köyde tanınan ve yaygın olan Mavi Zambak idi. Evlerin bahçeleri haricinde en çok dikildiği yer ise kabirlerdi. Nedendir bilmiyorum, ama belki de kolay kolay ölmeyip her yıl çiçek açtıkları için oralara dikiliyorlardı. O yüzden ne zaman bir Mavi Zambak görsem mezarlıkları hatırlarım. Kim bilir, belki gelecekte bizim de kabirlerimizin üzerinde Mavi Zambaklar yetişir
.”

Köy çocukları çiçeklerin ve meyvelerin yetiştiği ortamda büyüdükleri için doğadan uzak değillerdir. Onlar bilmeyip de kim bilecek?… Bir sümbülün kokusunu kentte yetişenler nereden bilecek?

ÖDEL’DEN DUYGU YÜKLÜ BABALAR GÜNÜ MESAJI

Buldanlı işadamı Dr. Halis Ödel, 21 Haziran Babalar günü nedeniyle sosyal medya hesabından mesaj yayınladı.  Dr. Ödel, “Denizli, Buldan ‘Dokuma ve İşleme’ sanatının kentin adıyla özdeş hale gelmesinde büyük emeği geçen, 1970'li yıllarda üçyüzden fazla aileye iş olanağı sağlayarak ekmek kapısı olan, genç yaşta kaybettiğimiz babamız İbrahim Ödel'i rahmetle anıyoruz. ‘Babalar günü’ kutlu olsun!” dedi.

İşadamı Dr. Halis Ödel, rahmetli babası İbrahim Ödel’in bıraktığı bayrağı zirveye taşıyan evlat olmuştur. Dr. Halis Ödel’in başarı grafiği genlerinde bulunuyor. 1970’li yıllarda Buldan’ın yükünü omuzlayan İbrahim Ödel’e Allah’tan rahmet diliyorum… Yıldızlar yoldaşı olsun…

DENİZLİLİ İŞADAMLARI; DENİZLİ- AYDIN OTOYOLU İHALESİNDEN SEVİNÇLİ HABER BEKLİYOR

Denizli iş aleminin kulağı 3 Temmuz 2020 tarihinde yapılacak otoyol ihalesine çevrildi. Aydın-Denizli Otoyolu’nun ihale edilmesini isteyen Denizli Ticaret Odası, Denizli Sanayi Odası, Denizli Ticaret Borsası Odası, GESİFED, DESİAD ve DEGİAD Başkanları açıklamalar yapmıştı.  “8. kez hayal kırıklığı yaşadık” diyen Denizli Sanayiciler ve İş Adamları Derneği (DESİAD) Başkanı Okan Konyalıoğlu, “ İhale 8. Kez ertelenerek kentimiz için bir büyük hayal kırıklığına daha sebep oldu. 21.02.2018 tarihinden bu güne farklı zaman dilimlerinde ve farklı gerekçeler ile ertelenen otobanın başta Denizli olmak üzere çevre iller için de büyük fayda ve beklentiler barındırdığını bilmeyen kalmadı. Bugün ülkenin belki de en işlek ticaret ve turizm akslarından biri olan bu hattın otoban dışında standart bir karayolu olarak kullanılması akıl alır bir durum değildir. Ankara’nın doğusuna seyahat etmek istediğimizde otobandan çıkmadan ülkenin en doğu bölgelerine gidebilmek mümkün olmaktadır. Kaldı ki daha dün sayılabilecek bir tarihe kadar Aydın-Denizli arası bölünmüş yol bile değildi. Denizli ve bölgenin bu anlamda ihmal edilip arkalara atılması, üreten, değer yaratan bir kentin hak ettiği bir durum olmamalıdır” dedi.

Başkan Okan Konyalıoğlu açıklamasında şu görüşlere verdi:

“Bir önceki ihalenin erteleme gerekçesi olarak her ne kadar Covid-19 gerekçe gösterilse de iş dünyası ve kamuoyu siyasi iradenin bu otobanı yapma konusunda isteksiz olduğunu düşünüyor. Başta iktidar partisi milletvekilleri ile birlikte ilimizin tüm mülki ve idari temsilcilerinin Ankara üzerinde baskı kurması gerekmektedir. Daha düne kadar derneğimizin de içinde bulunduğu pek çok STK ihale süreci için destek ve baskı oluşturmuş, sosyal mecralarda paylaşımlarda bulunarak kamuoyu oluşturmaya çalışmıştır. Ancak ilimizin STK’larının kurumsal çatı temsiliyeti olan platformun sessizliğini manidar bulduğumuzu da belirtmek isteriz. Bu ısrar otobanın hangi şartlarda ve her ne olursa olsun yapılsın olarak algılanmamalı, devleti zarara uğratacak ihale yöntemleri konusunda da seçici ve dikkatli olunmalıdır. DESİAD olarak sanayi, ticaret, turizm ve daha pek çok yan sektörler için müthiş bir hareket ve yarar getireceğini bildiğimiz otoban yapımı için amasız, fakatsız bir çaba beklediğimizi tüm siyasi çevreler ve karar vericilere belirtmek isteriz”

Denizlili işadamlarının üyesi oldukları dernekler, Aydın-Denizli Otoyolu ihalesini çok yakından takip ediyor. İşadamları, yılan hikayesine dönen Denizli-Aydın Otoyolu ihalesi için 3 Temmuz 2020 tarihinde Ankara’dan gelecek sevinçli haberi bekliyor. Denizli milletvekilleri de bu konuda duyarlı. İhale ertelenmelerinin nedenleri niçin açıklanmıyor, bu sorunun yanıtını bekliyor.

“PAMUKKALE VE LAODİKYA’NIN GELİRİ DENİZLİ’DE KALMALIDIR” ÇAĞRIMIZIN 1937’İNCİ GÜNÜDÜR…

Pamukkale ve Laodikya Antik Kenti’nin gelirleri, Denizli’ye kalmıyor... Hierapolis, (Kutsal Şehir) binlerce yıldır, insanlara şifa dağıtıyor… Pamukkale ve Laodikya son yıllarda, Denizlililerin ilgi odağında değil… Artık, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın uygulamalarıyla Denizlililerin “Laodikya ve Pamukkale Sevgi Ateşi” söndü… Geçmişte, Denizlililer gelen konuklarını Pamukkale ve Laodikya’da ağırlar ve fotoğraf çektirerek anılarını ölümsüzleştirirdi… Şimdiler de ise; böyle anılar ölümsüzleşmiyor…“PAMUKKALE VE LAODİKYA’NIN GELİRİ DENİZLİ’DE KALMALIDIR” çağrımıza Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, yanıt verene kadar devam edeceğiz.

PAZARTESİ’NİN SÖZÜ:

“Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.."

Mustafa Kemal ATATÜRK

YORUM EKLE

banner212

banner211